Umberto Eco Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada İtalyan bilim adamı, yazar, edebiyatçı Umberto Eco ait 38 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Umberto Eco kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Umberto Eco mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Umberto Eco
  • Adı: Umberto Eco
  • Doğum: 5 Ocak 1932
  • Ölüm: 19 Şubat 2016
  • Mesleği: İtalyan bilim adamı, yazar, edebiyatçı
Umberto Eco Kimdir Sayfası

Bu sayfada Umberto Eco hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Umberto Eco sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

Umbeɾto Eco, İtalyan bilim adamı, yazaɾ, edebiyatçı, eleştiɾmen ve düşünüɾ.

Dünya kamuoyunun gündemine Gülün Adı ve Foucault Saɾkacı gibi ɾomanlaɾıyla giɾen İtalyan yazaɾ, aynı zamanda Oɾta Çağ estetiği ve gösteɾgebilim dalının ustalaɾındandıɾ. Eco, 1971'de Bologna Üniveɾsitesi'nde pɾofesöɾ olaɾak çalışmaya başladı. Yapısalcılık sonɾası gösteɾgebilim gelişmeleɾine önemli katkılaɾıyla tanınmaktadıɾ. Eco, yüksek lisans ve doktoɾa çalışmalaɾını Thomasçılık akımı ve bu akımın estetik anlayışı üzeɾine yaptı. Taɾihçi, filozof, Oɾta Çağ uzmanı, James Joyce üzeɾine deɾin aɾaştıɾmalaɾ yapmış biɾ yazaɾ. Yazaɾın ilk ɾomanı Gülün Adı 1980'de yayımlandı. 1962'de Toɾino Üniveɾsitesi'nde doçent, 1969'da ise Floɾansa Üniveɾsitesi'nde göɾsel iletişim dalında pɾofesöɾ oldu. 1971'de Bologna Üniveɾsitesi'ne geçti ve 1975 yılında bu üniveɾsitenin Gösteɾi ve İletişim Bilimleɾi Enstitüsü'nün başına getiɾildi.

Eco'nun çalışmaları 1960'ların ortasından itibaren avantgarde yaρıtlara, kitle kültürüne yönelmiştir. Son dönemlerde ise, güncel olay ve olguları da ele alan çalışmalar yaρmaktadır. Bu çalışmalar arasında edebiyat eleştirileri, tarih ve iletişim yazıları önemli bir yer tutmaktadır. Eco özellikle tarih bilgisiyle süslediği eserlerinde tam bir ustalık gösterir. sozkimin.com Özellikle Baudolino adlı eserinde Bizans ve IV. Haçlı Seferi hakkındaki anlatılar sürükleyicidir. İstanbul'a geniş yer ayırdığı bu eserini yayınlamadan kısa bir süre önce 1998 yılında İstanbul'u ilk kez ziyaret etmiştir. Beş gün süren ikinci ziyaretini ise sanat tarihçisi Dr. Sedat Bornovalı eşliğinde 2013 yılında gerçekleştirmiştir. Bu ziyareti sırasında Boğaziçi Üniversitesi'nde yazar Orhan Pamuk'la bir söyleşiye de katılmıştır.



Roland Barthes'tan sonra, "ayrıntıların anlamı" ya da "ayrıntıların sosyolojisi" adı verilen bir anlayışın önemli köşe taşlarından birisi olan Umberto Eco'nun pek ςok eseri Türkiye'de yayınlandı.

Kasım 2005 ve Haziran 2008 tarihlerinde ABD'den Foreign Policy ve İngiltere'den Prospect dergilerinin internet üzerinden okuyucu anketleri ile oluşturduğu Dünyanın ilk 100 entelektüeli listelerinde, 2005 yılında 2., 2008 yılında 14. sırada yer almıştır. Takma ismi Dedalus'tur. Bir süredir kanser tedavisi gören ünlü şair 19 Şubat 2016 tarihinde saat 22.30 sıralarında evinde yaşamını yitirdi. Umberto Eco ölmeden önce bir arkadaşına söylediği vasiyetinde "Ölümümden sonra 10 yıl boyunca benim adımı kullanarak etkinlikler düzenlemeyin" şeklinde bir istekte bulunmuştur.
kaynak: wiki

Umberto Eco Sözleri 38 Adet

Aşağıdaki Umberto Eco sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Umberto Eco sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

Görevini yapmış olma duygusu kadar insanı dinlendiren bir başka şey yoktur.

Bir işi yapılması gerektiği gibi yapmak ile yapmış olmak için yapmak arasında onlarca fark var.

Gerçek sevgi, sevilenin iyiliğini ister.

Günümüzde gittikçe daha çok kişinin çok miktarda kitabı görme imkanının bulunması, iyimser olmak için bir sebep.

Bazı şeyler yürekle sezilir. Bırak yüreğin konuşsun; yüzleri sorguya çek, dilleri dinleme.

İnsanın şevkini kıran, küçük düşüren bir sınırımız var: ölüm.

Çoğu kez bilgi hazinelerinin saf kimselere karşı değil, tersine başka bilgili kimselere karşı korunması gerekir!

İnternet, yanlışla doğrunun ayırt edilmediği, süzgeçsiz bir hafıza rezaletidir.

Yalnızlık, bir tür özgürlüktür.

İnsanoğlunun çoğu kez çarpık olan usunun dokunmadığı doğanın görünümü ne güzeldi.

Aptal davranışlarında yanılmaz. Mantık yürütmede yanılır. Aptal şöyle der: Bütün köpekler evcil hayvanlardır, bütün köpekler havlar; kediler de evcil hayvanlardır; demek ki onlar da havlar. Ya da, bütün Atinalılar ölümlüdür, bütün Pireliler de ölümlüdür; demek ki bütün Pireliler Atinalıdır. Ki bu, doğrudur. Ama rastlantı olarak. Aptal doğru bir şey söyleyebilir; ama yanlış mantık yürüterek. İnsan yanlış şeyler söyleyebilir; yeter ki doğru mantık yürütsün.

Bence, edebiyatın gücü, bir metnin, hiçbir zaman tümüyle tüketilmeksizin durmadan farklı okumalar üretebilmesindedir.

Sevgi, seveni sevilenle bir kılar; sevgililer herhangi bir biçimde birleşmek isterler ve sevgi, bilinçli bilgiden daha çok bilir.

İnsan soyunun yenilenmesinden ruhani meclisler ve saraylar söz ediyorsa eğer, buna inanma.

Kütüphanenizin kucağında hiç üşümeyeceksinizdir. Her halükarda, cahilliğin dondurucu tehlikelerinden korunmuş haldesinizdir.

Basit insanların yaşamı, bilgiyle ve bizi bilge kılan uyanık bir ayırt etme duygusuyla aydınlatılmamıştır. Hastalık ve yoksulluk altında ezilmiştir onların yaşamı; bilgisizlikle dili bağlanmıştır.

İyi ile kötü arasındaki çizgi son derece incedir; birileri için iyi olan başkaları için kötü sayılabilir. Kadim öykülerde de bir peri ile bir cadı arasındaki fark sadece yaş ve güzellikten ibarettir.

Gürültü patırtının ardından sessizlik gelir.

Aydınlanmış entelektüel ahlakın vazgeçilemez koşulu, tüm inançları, hatta bilimin mutlak gerçek dediklerini de eleştiriye tabi tutmaktan geçer.

Öyle bir an geliyor ki, insanın içinde bir şeyler kırılıyor; ne enerji ne istek kalıyor.

Bizler kitaplar için yaşıyoruz. Kargaşa ve yozlaşmanın egemen olduğu bir dünyada hoş bir görev bu.

Gençler artık hiçbir şey öğrenmek istemiyorlar, bilim geriliyor, tüm dünya tepetaklak olmuş, körler körleri yönetiyor ve onları uçuruma sürüklüyorlar, kuşlar, daha uçmayı öğrenmeden yuvadan ayrılıyor, eşekler çalıyor, öküzler oynuyor.

Gerçek bölünmez bir bütündür; kendi saydamlığıyla pırıl pırıl parlar ve kendisinin bizim çıkarlarımız ya da utancımız tarafından eksiltilmesine izin vermez.

İnsan ilk seferinde dikleşmeyi sağlayamazsa, bütün bir ömür boyu iktidarsız kalır.

Bana, ıssız bir adaya düşmüş olsam yanıma hangi kitabı alacağımı soranlara şu yanıtı veriyorum: Telefon rehberi; rehberdeki bütün o karakterlerle sonsuz öyküler yaratabilirim.

Ölüm; yolcunun dinlenmesi, tüm çabaların sonudur.

Milyonlarca gerçek kişinin aralarında pek çok çocuk olmak üzere açlıktan ölmesi karşısında insanların fazla rahatsız olmaması, ama Anna Karenina'nın ölümü karşısında ıstırap çekmesi ne anlama gelir? Asla var olmadığını bildiğimiz bir kişinin kederini derinden paylaşmamızın anlamı nedir?

Balkanların korkunç bir sosyal bellek problemi var. Çünkü onların İtalya ve Fransa'dan daha fazla devrimi var.

Kitaplık: Canlı bir nesne, bir insan zihninin yönetemeyeceği güçlerin barınağı, birçok zihinden çıkmış, onları üreten ya da iletenlerin ölümünden sonra da varlığını sürdüren bir gizler hazinesi.

İnsan kendine özgü şekilde olağandışı bir yaratıktır. Ateşi keşfetti, şehirler inşa etti, muhteşem şiirler yazdı, dünyaya çeşitli yorumlar getirdi, mitolojik imgeler yarattı. Ama aynı zamanda hemcinslerine savaş açmaktan, çevresini yok etmek gibi yanılgılara düşmekten bir türlü vazgeçmedi. Terazinin bir kefesine yüksek zihinsel meziyeti, öbür kefesine aptallığı koyduğunuzda neredeyse dengede kalır.

Yalnızlık, bir tür özgürlüktür.

Benim hayatımın sorunu, gördüğüm şey ile görmek istediğim şeyi hep karıştırmış olmam.

Çok bilgelikte çok acı vardır; bilgisini arttıran acısını da arttırır.

İnsan ilk seferinde dikleşmeyi sağlayamazsa, bütün bir ömür boyu iktidarsız kalır.

Biz kitaplar için yaşıyoruz. Kargaşa ve yozlaşmanın egemen olduğu bir dünyada hoş bir görev bu...

Devlet çok güçlü olduğunda şiir susar.

Hiçbir şey değişmiyor cisimlerin konumundan başka.

Büyük ateistlerin hepsi din adamı yetiştiren okullardan çıkmıştır.

Yorumlar 1 Adet

Perihan

ridspter

müthiş bir emek

Yorum Yaz

Kim Söylemiş Olabilir

Bu neşenin sonu elbette baş ağrısıdır.

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste