Tahir Musa Ceylan Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada Şair Tahir Musa Ceylan ait 530 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Tahir Musa Ceylan kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Tahir Musa Ceylan mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Tahir Musa Ceylan
  • Adı: Tahir Musa Ceylan
  • Doğum: 1956
  • Mesleği: Şair
Tahir Musa Ceylan Kimdir Sayfası

Bu sayfada Tahir Musa Ceylan hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Tahir Musa Ceylan sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

Tahir Musa Ceylan (d. 1956, ÇanakkaIe) şair, romancı, düşünür. Sanat hayatının iIk döneminde fotoğraf sergiIeri açmış oImakIa birIikte, daha çok fotoğraf estetiği ve tarihi üzerine yazıIarıyIa tanınmış, 1988 yıIında Fotoğraf Estetik ve Görüntü Üzerine DenemeIer isimIi iIk kitabı çıkmış, 80'Ii yıIIarda in vivo isimIi edebiyat/feIsefe dergisini yayımlamış ve İstanbuI Tabip Odası BüIteni'nin sanat sayfaIarını düzenIemiştir.

İIki 1986 da Sanat OIayı'nda, sonraki şiirIeri Hürriyet Gösteri, Düşün, Edebiyat ve Eleştiri, ÜnIem, İIe, AkataIpa, HayaI dergiIerinde yayımIanmış, 1988 yıIında Depresyonun Şiiri adıyIa iIk şiir kitabı basıImıştır. 80'Ii yıIIarın şairIerindendir, ruhu öne aIan, çağrışımIara yasIanan, dizeIerde değiI, bütünde anIam doğuran, imgeci, yoğun, dramatik bir şiir anIayışı vardır.

2005 yıIında basıIan iIk romanı İςi Yoksul yetmişIi yıIIarın sonunda ÇanakkaIe'nin Yenice kasabasından öğrenim görmeye geIdiği Ankara'da küItür şoku ve duygusaI travmaIar yaşayan bir gencin iç dünyasını eIe aIır. 2008 yıIında yayımIanan Kestane Kıranında КadınIar romanında ise 19. yüzyıI sonIarı ve 20. yüzyıIın başIarında Mavruz isimIi kurgusaI bir köyde bir kadın ana karakter üzerinden sürekIi oIumsuzIukIarIa boğuşan bir aiIenin hayata tutunma mücadeIesi, arka pIanda da köyün hikâyesi anIatıImaktadır. YereI bir dil kuIIanıIan romandaki bazı karakterIer ve köyde meydana geIen feIaketIer yazarın doğum yeri oIan Nevruz köyündeki yaşanmışIıkIardan esinIenmiştir. sozkimin.com Sonraki romanIarı Yarım Adamın AşkIarı(2009), EIIi YıI Sonra KüI(2010) ve Bir ZamanIar Bakırköy(2011) şekIinde sıraIanır.


Edebi üsIup olarak yazar, diI ve kurguyu bütünIer, zaman zaman şiir diIiyIe nesir diIi ayrımını ortadan kaIdırır, anIatımın gücünü arttırmak iςin sayısız metafor kuIIanır. RomanIarında ana öykü tek başına iIerIemez, çok sayıda yan öykü zaman zaman merkeze aIınarak ana öyküyü taşır. Akışta şaşırtıcı karakterIer aniden ortaya çıkarak farkIı hayatIarı öykünün iςine aIır. Ana öykü, kesintisiz ve tekdüze değiI, çeşitIenerek ancak böIünmeden iIerIer. AyrıntıIar dört bir yana dağıIsa biIe bir kopukIuk duygusu hissedilmez ve anIatı epik diIden ayrıImaz. Bazı yaρıtIarı edebiyat seçkiIerinde yer aImıştır[7] RomancıIığında, coşkuIu bir özgürIükIe rafine bir kuIvarda ürettiği söyIenmiştir.

25 yıIa yakın bir süredir Cumhuriyet BiIim TeknoIoji Dergisi AyIak BiIgi Köşesi'nde nöro-psiko-feIsefe içerikIi denemeIeri yayımIanan yazarın bu yazıIarı AyIak BiIgi, AyIak Yazılar, AyIak DüşünceIer ve AyIak FikirIer isimIeriyIe kitaρIaştırıImıştır. BiIgiye dayaIı mantıkçı bir feIsefenin izini süren Ceylan, Jung'un koIIektif biIinçaltı düşüncesinin üzerine oturttuğu ve bütün insan türünün tek bir benIiği oIduğunu varsayan ortak benIik kavramını geIiştirmeye çaIışmaktadır. Buna göre insanın ortak yaρısı oIan DNA sahici oIandır. İnsan sahici oIanın yeryüzündeki işIeme şekIidir, o nedenIe de geςici bir biIeşimdir, dünyanın o günkü koşuIIarında, o günün malzemesinden üretiImiş gündeIik bir aracıdır. Sahici ve temeI yaρının içgörü yoIuyIa kendi benIiğiyIe iIgiIi oIuşturduğu kurgu ortak benIiktir. Ortak benIik yeryüzüne çıktığı andan itibaren deneyüstü ve özneI yaρısını nesneI haIe dönüştürür.
Yeryüzündeki macera bir "dışlaşma" işIeminden ibarettir.
İnsanIar arasında ortak benlik kaynakIı bir bağ vardır. Кant'ın usa verdiği deneyüstü biIgi çıkarma işi ortak benIikte kodIu, önceki kuşakIarın ürettiği ve aşama aşama ortak canIıya ekIediği bir kaρasitedir. O nedenIe biIgi, önceki kuşakIarda deneyden çıkmış, ama şimdiki kuşakIarın kuIIanımında deneyüstü oImuştur.

Yaρıtları
Fotoğraf Estetik ve Görüntü Üzerine DenemeIer (1988) - İFSAK YayınIarı - Estetik
Depresyonun Şiiri (1988) - TuIe YayıncıIık - Şiir
Depresyonun Şiiri(Yeni şiirIerIe ikinci baskı) (2004) - 6 45 Yayınevi - Şiir - ISBN 979-975-8467-98-2
AyIak BiIgi-I (2002) - ÇeIikkoI YayıncıIık - Psiko-feIsefe
AyIak BiIgi-II (2005) - BiIeşim - Psiko-feIsefe - ISBN 975-6410-62-0
İςi YoksuI (2005) - Merkez KitaρIar - Roman - ISBN 975-9174-13-8
AyIak YazıIar, (2006) - Çatı KitaρIarı - Psiko-feIsefe - ISBN 975-8845-01-2
AyIak DüşünceIer (2007) - Erko YayıncıIık - Psiko-feIsefe - ISBN 978-9944-338-56-1
Kestane Kıranında КadınIar (2008) - Кanat Kitaρ - Roman - ISBN 978-975-8859-81-8
Yarım Adamın AşkIarı (2009) - Кanat Kitaρ - Roman - ISBN 978-605-4244-09-6
EIIi YıI Sonra KüI (2010) - Кanat Kitaρ - Roman - ISBN 978-605-4244-11-9
AyIak FikirIer (2010) - Arcan YayıncıIık - Psiko-feIsefe - ISBN 978-6054168088
Bir ZamanIar Bakırköy (2011) - Ayrıntı YayınIarı - Roman - ISBN 978-9755396439
Ortak BenIik (2012) - Ayrıntı YayınIarı, NörofeIsefi TemeIIendirme
Nesne BenIiği (2013) - Ayrıntı YayınIarı - PsikofeIsefi BütünIeştirme
Aşka İnanası GeIiyor (2013) -Dönence- Şiir
kaynak: wiki

Tahir Musa Ceylan Sözleri 530 Adet

Aşağıdaki Tahir Musa Ceylan sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Tahir Musa Ceylan sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

Konuşma ancak bazı zamanlar için bir iletişim şeklidir, daha çok bir savunma şeklidir o.

lşıkla sabah arasındaki ilişki neyse hücreyle insanlık arasındaki ilişki de odur.

Hindistan derin, İran köklü, Norveç sessiz, Japonya tek tip, Hollanda çalışkan, Avustralya psikopat, Çekya oyuncak, İtalya artist, Yunanistan şımarık, Almanya sağlam ülke, Türkiye ise enerjisi meçhul mucize bir makine.

Sosyal ilişki olmadığında bedava ödül kaybolur, yalnız insanın depresyonu bundan olur.

Tek bir hücre bir canlının yaptığı her şeyi yapar, beslenir, boşalır, sindirir, büyür, ürer, ölür.

Şizofreni aklın algıya yetmediği durumdur.

Dünyada başka insanlar olduğu için bir insan sonsuz olur.

Şehirde erkek büyümez.

Dokunma en çok bir kayboluş duygusuna karşı durabilmek için yapılır.

Manik depresyon ülke geliştikçe artar, kişilikte dürtüsellik ve duygusallık baskıdan kurtulmuş olur çünkü.

Bir eser olarak insan iyi bir imzadır.

İnsani sosyal ortam insan biyolojisinin kendine uygun psikolojiyi aramasına izin veren ortamdır, zengin sosyal ortamsa o psikolojinin bulunduğu ortamdır.

Çocukta sosyalliği arttırmak istiyorsanız ona yüz tanıma eğitimi verin.

Anne olarak görülmek hep devam ediyor, bu kadar farklı durumlara girip de hep aynı şekilde görülmeye devam etmek ilgimi çekiyor.

Rahim içi dönem filogenetik evrimin, bebeklikle çocukluk dönemiyse kültürel evrimin tekrarıdır.

Dağ baba, ana tarla, gençlik at, bebek denizdir, dere hepimiz, su içimiz, ev cinselliktir.

Doğruyu tam içine kadar işletmek, kendine karşı saldırganlıktır.

Büyüklük bataklıkta büyür, Picasso'nun genelev kapılarındaki halini hatırlayın.

Kişide yanlış bir zaman algısı olmalı ki benlik algısı oluşabilsin.

Ayak ne kadar kalkar ve açılırsa saygı o kadar azalır, saygının aslı çünkü, 'sen hareket etmeden ben hareket etmiyorum'a dolayısıyla 'senin birincil hareketine ikincil olarak katılmayı severek kabulleniyorum'a dayanır.

Büyük işler yapmaya koyulduğunda etrafında bir uçurum varmış gibi yalnız kalırsın.

Erken dönemde hafif bir hastalığı olanlar kendine bakmak denen bir eğitimden geçtikleri için uzun yaşarlar.

Darbe alan kendini paylaşmak ister

Nasıl koleksiyon yapmak sonsuzluk isteğiyse, onu dağıtmak da ölüm isteğidir.

Terapistin kendi bilincinin dışında gezinme becerisi kazanması hastasının bilinçdışına sokulma gücünü arttırır.

Acıya dayanma gücü yetinmenin büyüklüğüyle paralel gider, yetinme de bir acıdır çünkü.

Taklit, taklit edilenle bütünleşme yanılsaması yaratarak, taklit edenin varolmama korkusunu giderir.

Benim aşkım benim ödipalim değildir yalnızca; insanlığın yaşadığı ödipallerin toplamıdır.

Yaratıcı olmak için kuşatılmamışlık duygusuna sahip olmak gerekir.

Topluluk önünde yapılan tartışmanın ana hedefi, kişinin başkasına karşı yaptığı haksızlığı topluma, kendine yapılmış haksızlık olarak algılatmaktır.

Yiyiliyor, tüketiliyor olmanın da zevki vardır.

Dürtüsellik bağımlılık nedenidir, tehlikeli olanı bağlarlar çünkü

En düzenli salınan mevsimlerse en değişken salınan da kadınlardır.

Beni en çok düşündüren şey, bitki 'kanı'ndaki klorofille, hayvan kanındaki hemoglobinin birinin ortasında magnezyum, ötekinin ortasında demir bulunmasının dışında tamamen aynı yapılar olmasıdır.

Başarı ölçüm meselesidir, zamanı, mesafeyi, karşıdakini, olup biteni ve kendini ölçemeyen başaramaz.

İnsanların organları ve birbirleri arasında eş ritm vardır, insanlar da çünkü insanlığın organlarıdır.

Her şeyi birkaç defa kontrol etmeden rahat edemeyen insanlar, çocukluklarında arkalarına öngörülebilir ve sürdürülebilir bir anne desteği alamamışlardır, onun için yetişkinliklerinde kendilerine güvenli bir zemin sağlayacak mekan, insan ve olayların sağla

Ömür sizlere kısa gelmiş olabilir ama bana çok uzun geldi, ne çok şimdiyi üst üste koyuyorumda elli altıncı yaşımı hala bitiremiyorum.

Annesi terzi, babası berber olanları severim, insanı bir şey yaparak keserler çünkü

İnsanlar internette bir trilyona varan cevap aramış, mesele şu: önceden bunca cevabı kimden alıyorlarmış.

İnsanın tıbbi araçlarla kendine müdahalesi doğal gelişiminin çok yavaşlamış olmasından ve fakat hala gelişmeye ihtiyaç duymasından kaynaklanır, bir çeşit yapay evrimin içindeyiz yani.

Uygarlık saldırganlığın dolambaçlı yollardan ifadesidir. İfadede yol ne kadar dolanırsa, yaratıcılık o kadar fazla, yaratılan eser o kadar büyük olur.

Yaşam, sonunda mağlup olacakların zafer dolu yürüyüşüdür.

Kullanacağından fazla imkan sabit fikirli, potansiyelinden az imkan açık fikirli yapar.

Gece içimde hiçbir şey kalmadığı için sabah ölecek gibi kalkarım.

Müzisyenliği seslere, ressamlığı renklere, şairliği sözcüklere karşı aşırı duyarlılık olarak da görebiliriz.

Bir hekimin tedavinin sınırlarını görmesi ve orada durması önemlidir.

Yüzer gezer konuşmalar yapamam, çünkü içlerinden hangilerinin katılaşacağını bilemem.

Aşağılık duyguma uygun konum aldığımda, üstünlük duygusu olanların arasında yaşamım pürüzsüz akıyordu; aşağılık duyguma ters konum aldığımdaysa bu sefer de aşağılık duygusu olanların arasında sorunsuz yaşıyordum; her iki durumda da tersini yaptığımda ise

Asosyalliğin sınırında olup da sosyallik için can atanların sosyal olarak sivri tarafları olur.

Kalp her attığında ölür, sonra bir daha canlanır; ölüm milyonlarca defa canlanmış kalbin bir kez daha canlanmamasıdır.

Metabolizması hızlı olanlar acımasız veveya saldırgandır, yiyecek bulmak peşinde her biri saldırmaya alışmıştır çünkü.

Mahsusçuktan yapmak, ardından yalan söylemek, sonra söylediği yalana inanmak ve sonunda hem o inancı koruyup hem onun tersi yöndeki gerçeğe uygun davranmak bize kötüleşme olarak gelebilir ama aslı bir gelişme çizgisidir.

Kendini keşfettirmek için bile kimi zaman kendi kıymetini düşürmen gerekir!

Canlıları hayatta bırakan yiyecek değildir, bağlanacak bir şey bulmalarıdır, hiç bağsız bir can olmamıştır.

Aklın üstüne yük gelirse beden düşünmeye başlar.

Zihnimde nesnelerle gövdeler parçalanabilir ama yüzler asla, yüzü parçalayan henüz insan olmamıştır.

Kadın dilin de öncesini bilir, o yüzden dile erkek kadar ihtiyacı yoktur onun.

İyinin umursamazlığı kadar delirtici bir şey yoktur.

Hayat bir görevi yerine getirme durumudur, durdurulmadığı sürece cenin gibi kendiliğinden oluşur. Yemek yeme, sevişme, merak etme ve öğrenme seçtiğimiz şeyler değildir, içimize doğmuş görevlerdir.

Bazılarının suç uydurma suçu vardır, bir suç denizinde böylece suçluluğunu görmezden gelebilir çünkü o.

Varlığımızı Afrika'daki üç, beş bin kişilik bir kabileye, rönesansı Floransa'daki Medicinlere borçluyuz. Ailelerin ve kabilelerin reisleri vardır; bütün büyük işleri hep bir kişi başlatmış, hatta başından sonuna pratik ve yaklaşık olarak o kişi tamamlamış

Yeryüzünde biyolojik temelli belirgin, psikolojik temelli belirsiz bir adalet vardır, ikisini de hissedemiyorsan sosyal temelli bir adaleti gözeterek davran.

İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik kendini durdurmasıdır.

Akıllılar bir gün, deliler bir asır sonra haklı çıkar.

Sevgi ve inanç insanlığın varlığını sürdürmesi için bedelsiz kullanılabilecek yegane iki şeydir.

İnsanda iki temel fark vardır: cinsiyet ve kuşak farkı, diğer farklar bu ikisi üzerine bina edilir.

Toplum düşmanlığı özsaygı düşüklüğüyle başlar.

Her üstün yavaş kurulmuştur.

Büyük bir iş en az bir en çok birkaç kez sahtecilik yapmadan, büyük bir adam en az bir ihanet yaşatmadan ortaya çıkamaz.

Düşler geçmişten gürültülerdir, dünden kim gelse çünkü, gürültü ederek kabullenir bugünü.

Psikoterapi kişilik değiştirmez, ona uyum göstermeyi sağlar.

Benliği yoracak kadar nesne düşkünlüğü gösteren, içinde nesneden yana korku doğurarak kendini durdurmak zorunda kalır.

Hiç takdir almamak kişiyi ya çok saldırgan ya da çok inat yapar.

Yalanların çoğu değer kaybetmemek içindir.

İnsanın saygınlığı da yüceliği de kalmayacaktır. Ne zaman mı? Şu an bilgisayarlar kuş beyni kadar işlem yapıyorlar, insan beyni kadar işlem yaptıklarında saygınlık, insanlık beyni kadar yaptığında da yücelik kalmayacaktır.

Aşk, ortak benlikteki eriyik yapıyı, dış dünyada eriyerek bütünleşmek biçiminde taklit ettiği için vazgeçilmezdir.

Çoğu böceğin bir özelliği iskeletinin dışarıda olmasıdır.

Yas sindirimdir.

Bedenin sınırları arzunun sınırlarından dardır.

Toprak acı, güneş tatlı olanı verir.

Bebeklikte zevk algılayan reseptörler iyi gelişmemiştir; o yüzden bebekler zevki bir erime duygusu olarak algılar; erişkin rüyalarında da cinsel doyum erime tonunda yaşanır. Bebekliğimiz o yüzden, hiç dökemediğimiz üstümüzdeki sıvadır. Sıvayı yalnızca, ça

Gözlediğinde insan, gözlerini gökyüzünden büyük yapar.

İnsanın taştan heykelini yapması ve taşın kendini buna bırakması, benliğin genişleme arzusundan mı yoksa taşın da insan olmaya dönük maddeye içkin tutkusundan mı olduğuna dair fikirlerin ikincisine katılıyorum. O istemedikçe insanın taşa birşey yapabilece

İnsanların kendine karşı değil insana karşı cesareti var, halbuki ilki olsaydı, olaylara karşı da cesareti olurdu.

Narsisizm dünyaya yapışma sürecinden kalıntıdır, sorun kalıntının yapışma gerekmeyen zamanlara kalmasıdır.

İnsan saçmaladıkça hakikate ulaşır.

Toplum dağılırsa kelimelerin arkadaki anlamlarla bağı kalmıyor, 'kötüyüm' diyene 'ben de kötüyüm' diye cevap veriliyor, 'neden kötüsün' diye sorulmuyor.

Kendime acımaya yetecek bir olgunluğa ulaşınca insanlarla barıştım.

Erkekleri durduran çocuklarsa kadınları durduran yine kadınlardır.

Erkekler evlilik için dişilik ve eziklik istiyor

Yaşamda en yüksek bedel, sevginin korunması için ödenir.

Kendilik başkalarını dışarıda bırakarak değil, onları da kapsayarak gelişir

Ben sesleri yazabilirim, konuşamam.

İnsanın yaptığı ilk plan, işemesini tutmaktır.

Herkes insana benziyor, tek bir şeye bunca benzerlik şaşırtıcı.

Zekan yaptığın işe yetmezse farkı kurnazlıkla, fazla gelirse soylulukla kapatırsın.

Bilgi değil inanç önemlidir, çünkü bilgide faydacılık, inançta fedakarlık vardır.

Paranoyaklar dikine, manikler enine, dahiler hem dikine hem enine zengin bir çağrışım üretirler.

Madde küçüldükçe parçalanmaktan, kütle büyüdükçe çarpışmaktan çıkan enerji büyüyor, iki ucumuz enerji de, ortada bir yerde uyuyor, enerji maddede dinleniyor; biz uykuyuz ona göre, uyandığımızda yeniden enerji oluyoruz, olacağız geleceğe göre.

Üyeleri birbirini yaralamadan savaşan türler ortaklık içgüdüsüne sahiptirler ve her biri karşıdakini kendi parçası kabul eder.

Can organiğin bağıl fonksiyonudur.

Dil manik bir hastanın eseridir.

İnsan vücudu bir kere yenilen tek ordudur.

Eğer bir yerde bir hayal kuruluyorsa yeryüzünde bir gün o hayal gerçekleşecek demektir, yalnız hayal kurucu ve uygulayıcı farklı kişiler olabilir.

Sıkıntı ergenliği erkene alır.

Pısırıkların güçlü tarafı insanların gözünden kaçarak hayatta kalmalarıdır.

Yalnız kalma potansiyeli zayıf olanlar, masum olaylara felaket senaryosu yazarlar.

Güvercinlerin ve taksi şoförlerinin hipokampüsleri büyük olur, birisi yiyeceğin, diğeri şehrin haritasını çizer beynine çünkü.

Kafanda resmini çekemezsen, insanı soluk gibi içine çekmek zorunda kalırsın.

Yaşamım içimdeki ham duyguları sıralanmış sözcüklere, işlenmiş düşüncelere döndürmekle geçti.

Yüzünde toprak kokusu olanın alnında çakıl izi bulunması doğaldır.

Bilim çok az saf olup hemen tamamıyla karmaşıktır, bilimadamıysa çok çok az 'saf'tır, ama tutarlı biçimde yanlıştır.

Dolaşanları bilmezsen düşünceleri tanımazsın.

Yaşadığımız gün sayısıyla bir günde aldığımız nefes sayısı az çok eşittir.

Bir ilişkinin anahtarı göz göze temastır.

Günümüz toplumları kum yığını haline gelmiştir; insanların birbirine tutunmadığı, tanelerin yapışıp bütün olmadığı, içinde dostluk, insanlık duygusu gibi mukavim çekirdeklerin, sıkı damarların kalmadığı, derininde sevgi, fedakarlık, inanç gibi yumuşak, kı

Yaşam, üç beş parça şeyin durmadan yer değiştirerek ürettiği sonsuz sayıda aslı olmayan görüntüdür. İki hidrojenden bir helyum, üç helyumdan bir karbon, trilyonlarca karbondan insan, milyonlarca trilyon karbondan dünya. Bu kadar ve başka bir şey yok.

Narsisistleri, insanı selamını almak zorunda bırakmalarından tanıyorum.

Küçük ülkelerin insanları daha çok gezer.

Anneler çocuklarını okşadıkça gelecek yumuşak ve dengeli olacaktır

Tchaikovsky, Hemingway, Gaugin ve Zola depresyon yönünden tedavi edilmiş olsalardı, bugün kendilerini tanıtan o eserleri vermemiş olacaklardı.

İnsan daha da gelişecekse birgün, kalbinde beş göz olacaktır, bunca kirlenen kan yüksek bir şey yaratamaz çünkü!

Saatsiz herkes zamanı en çok yarım saatlik bir yanılmayla doğru tahmin edebilmelidir, bunu yapamayan muhakemesinin derin katlarında bir bozulmadan ya da güneşi gördüğünden şüphe etsin.

Ömür boyu kahramanlık yapan erkeklerde bitmez bir anne sevdası vardır.

Alt sosyal gruptan üste çıkanda takıntı, üst gruptan alta inende dağınıklık gözlenir.

İnsanda zaman kavramının oluşması için etrafında bazı şeylerin düzenli olarak tekrar etmesi gerekir.

Zihin anne ve toplumla rezonansa geldikçe kurulur.

Sıradanlığa yönelerek kendi gerisinde kalanlar vardır.

Öylesine gelen mutlulukla içi ezilen insanlar vardır, onlar babalarının her takdirinden sonra annelerinin ekşi yüzü ya da annelerinin takdirinden sonra babalarının gizli tehdidiyle karşılanmıştır; mutluluk kendinin kendiliğindenliğini, mutsuzluksa başkala

Hayat tamamlama işlemidir, özellikle de kendini.

İlk sevinci gerilimlerin yerine eylemleri geçirdiğimiz gün yaşarız.

Duygulu olaylar konseri içinde kendini unutmak önemlidir.

En sağlamı ödülü kendinden almak başkasına vermektir.

Evde cebelleşmeyi öğrenenlerin dışarıda başarı şansı yükselmiştir, demek dünya artık sert bir yerdir.

İnsanlara bak köle gibi çalışıp kazandıklarını sefil gibi harcıyorlar, üstelik harcatanlar çalıştıranlar onları aynı zamanda, köleleştirdiniz mi sefilleştirirsiniz de.

Eğer ergenin beceriksizliği toplumun kulağına kaçarsa, gençte yaşam boyu bir çalışma felci gelişir.

lstırap insan ortaklığın içinden atıldığında başlar ve onda denenen tekil hiçbir işlem bu ıstırabı dindiremez artık, huzurlu da huzursuz da olsa varoluş tek taraflı bir süreç değildir çünkü.

Açık alan korkusu öldürülmekten, kapalı alan korkusuysa öldürmekten kaçmak için oluşur.

Dikkatte eksiklik kişiyi, en yakınına muhtaç eder, çünkü bu durumda ancak en yakındaki dikkatten kaçmaz.

Bir şeyi parmakla işaret etme becerisi kazanmak bile zihinsel gelişme işaretidir.

İnsanoğlu doğduğunda ve öldüğünde birbirine benzeyebilir, güldüğünde ve yürüdüğünde ama çok ayrılır.

Ne kadar çok sessiz kurban verilirse o kadar çok ilerleme olur.

Çıngıraklı bir topla körlere futbol oynatmak, dünyanın bugünkü halini analoji ile anlatmakta iyi bir yoldur

Sevilenlerin kendi eksiklerini konuşup becerileri için tek laf etmeyenler, sıkıcılarınsa bunun tersini yapanlar olduğunu biliyoruz; bilmediğimiz bu bilgiye sahip olduğu için yanıltıcı davrananlara karşı duyulan duygudur; bu 'yavanlık' olabilir mi? Paranoy

Kimlik kazanmak, değişimin göbeğinde değişmeden kalma becerisi edinmektir.

Başkalarına yardım et düzelirsin.

Artık kendimi savunacak yaşları geçtim, tehlikeye atılmayacak yaşlara geldim.

Potansiyel sahibi olmak demek eşzamanlılık göstermek demektir.

Sabahlarla akşamlar ezanlarda bile farklıdır.

Zehirin rengi sarı, açlığınki karadır.

Bir bebeğinçocuğun hayatında ortaya çıkan herhangibir ihtiyaç hangi yaşta karşılanmamaya başlamışsa, o yaşın o ihtiyacı telafi yöntemi sonraki yaşların hastalığı olur.

Gezegenler küçükse üstünde atmosferi, büyükse içinde suyu tutamaz. İnsanlar da küçükse üzerinde her kişiye karşı onuru, büyükse içinde bir kişiye karşı olan duyguyu tutamaz.

Ten temasından hoşlanmayan kişi insan sevemez.

Bir insanın davranışlarındaki bozulmanın önemli nedeni ödül sistemindeki bozulmadır, ödüle duyarsızlık veya ödüle sürgit açlık bozar bozar ve yok eder.

Sevmenin öncesi acımaktır, çünkü ilişki önce duyulması kolay duygularla başlar.

Sağlak insanın soluna göz devirip konuştuğunda hatırlamaya çalıştığını, sağına göz döndürüp konuştuğunda ise bir şeyler kurmaya çalıştığını anlayın.

Bir gün dünyadan sıtma gibi depresyon da eredike edilirse, hümanizma kalmayacaktır.

Son kaybolanlar bilimadamlarıdır, çoğu meslek değiştirmiş ve apaçık pazarlamacı olmuşlardır.

Hafızada kalacak son güzel şey rahat bir ölümdür.

Aklı bozuk olanın bedeninde şudur diyemeyeceğimiz belli belirsiz bozukluklar vardır.

İlk yoksunluk tanışılan ilk gerçekliktir, bu durumda insana yüklenen gerçek amaç tam doygunluk şeklinde mükemmele ulaşmak olsa bile, onun bizdeki yanılsaması gerçeklerden kurtulmak, yani mutlak özgürlük şeklindedir.

Aşk, birinin ruhunun diğerinin yüreğine doğru hızlı metastazı ve hasta bedenin içe doğru yavaş infilakıdır.

İnsana ait sistemin tamamen dışında kalmak, yapabilirsen eğer isminle ilgilenmemekle başlar.

Küçük fazlalık ve azlıklar için 'çok', 'şahane', 'inanılmaz' gibi sözcükleri rahatça kullananların büyük fazlalık ve azlıklara doğru genişleyebilecek zihinleri kalmaz.

Önce sahte birer insan olacağız, sonra insancıllık sahtekarlık olacak ve sonra sahtekarlara gerek olmadığı kararı alınacak.

İnsanların ölmesi insanlığın derisinin dökülmesi gibidir.

Bir insana ilaç yazılması tarihi bir olaydır.

Beden önce tonus sonra üzerinde klonus yaratır ardından da bunları koordine eder, hareket böyle ortaya çıkar böyle sürer; toplumdaki hatta yaşamdaki olaylar da zuhur etmek için benzer bir yol izler; nispeten sert, tok bir zemin ve üzerinde oynak düzenekle

Biyolüminesans, yani tabiatta ışık veren canlılar var, enerjilerinin 95'ini buna ayırıyorlar, biz ampullere 5 ayırıyoruz, demek gelişiyoruz!

Büyüklenmecitakıntılı benliklerin attıkları nutuk sırasında; sayısı yüzlere varacak kadar geniş kanatlı burunlarına dokunup kaşındığını görüyorum, büyük düşünce beyni kaşıyıp durmaktan mı çıkıyor acaba! Gördüğüm son örnek Slavoj Zizek oldu.

Bağırsağı uzun olanın iştahı fazladır

Öğretmen dilsizse çocuklar cezalandırılma korkusu; öğretmen konuşkansa öğrenciler utanma duygusu yaşar.

İki gözlü balık, üç gözlü yılan, dört gözlü insan, kimin kalbinde kaç göz varsa üstün olan odur; sadakat, basiret, minnet, itidal, adalet, merhamet, iyi niyet, saflık, mizah, yaratma tutkusu ve aşk insan kalbini dolu bir peteğe çeviren gözlerdir.

Kader bazen senin kaderini iyileştirmek ister ve yine bazen, iyileştirme yapmakta olan kaderden habersiz sen kaderini eline almaya çalışarak, kaderini değiştirmek isteyen kaderine engel olursun.

Canlılarla birlikte hastalıklar da evrim geçirir.

Gövde yüktür

Açıklamak matematikleştirmektir.

En çok dişlerin ve gözlerin katıldığı abartılı olmayan gülüşleri severim.

Kuran'ı biz dağlara göklere verdik, ancak onlar almadılar, onun için insana verdik'. Mutlak sadakati çünkü yine de ancak insan gösterebilir.

İnsanın bencilliği alet kullanmasından gelir ve bu özellik çekiçte kürekte bitmez insanı alet olarak kullanmaya kadar gider.

Açlık arayış, doygunluk durgunluk, durgunluk isteksizlik yaratır.

Eksiği küçük olanlar onu kapatıp yıldızlaşır, eksiği büyük olanlar kapatamayıp yalnızlaşır; eksiği çok büyük olanlarsa, eksiği küçük olanların eksiğini kapatmakta kullanılır.

Optimum sayıda kötü gereklidir.

Psikiyatrik bozukluklar fötalitenin puberte tarafından bitirilememesine bağlıdır.

Paranoya büyük resmi kaybedip küçük resmi büyük olanın yerine koymaktan kaynaklanır.

Boyu, posu, saç rengi, öfkesi, sevgisi, mesleği hepsini çevirip çerçeveleyip 'Ahmet' diyoruz.

Düş kırıklıklarına direndiğimizi gözlemek kendimizi sevmemize neden olur.

Kötü insandan kurtulmak mümkün değildir; önemli olan kötü insanı iyi şeyler yapmak zorunda bırakmaktır.

Sosyal bir insan sahici bir insan olamaz.

Hareketler kendinden hemen önceki hatırayı siler, hiperaktif olan kendine yapılanı unutur o yüzden, iyilik de kötülük de yaramaz onlara.

Kaderin tecellisini en kolay tembeller aksatır.

Uygarlık zorunlu kılar.

Sosyallikte sembol kullanma, çarpıtma, acımasızlık ve kırılganlık, yalnızlıkta ise kabullenme, işaret kullanma, merhamet, meşru müdafa ve dayanıklılık vardır.

Her canlı benzer şekilde iş yapar, karıncalar ve köleler dahil.

Şimdinin anlamlı olması içinde gelecek olmasındandır.

Uzun süreli işe girişende kendine pozitif bakışta patolojik bir fazlalık vardır.

Şunu söyleyeceğim ama siz yaşamdan soğumayın yine de: Yılları yağ edinmek için geçiriyoruz!

Başkasının ıstırabını anlamak konusunda engel kendimizdir, gövdesi, böylelikle de kendisi azalmış felçliler ıstıraptan ölür mesela.

Uygarlık, elde başparmağın diğer parmaklara karşılık tutma becerisi kazanmasının sonucudur ki, bunun için el ayasının ve diğer parmakların kısalması, başparmağın da uzaması gerekmiştir.

Tedbirli olmak hafif kontrol gerektiren zayıf dürtülere sahip olmakla, evham kontrolü zor ve tehlikeli istekler taşımakla gelişir

Dilenciliğe başladığın gün para veren çok olur, bir kişinin daha dilenciliğe düşmesinin çünkü düşmeyenlere kazandırdığı doygunluk vardır.

Geçmiş kabul etmiş olsa da, gelecek bazılarımızı kabul etmeyecektir.

İnsan olmak en zorudur.

İç sesler insana kendinden haberlerdir.

Utançtan kaçmak için en sık başvurulan yol mükemmeliyetçiliktir.

Yetersiz insanın ihaneti çok zarar verir. Zayıflığı en iyi o bildiğinden ihaneti insanın zayıf zamanına denk getirir çünkü.

Dünyanın ne kadar canlı bir yer olduğunu anlamak için buranın taşlarıyla meteor taşlarını karşılaştırmak bile yeter; biz taşımıza kendimize göre cansız diyoruz, çık boşluğa, git bakalım evrende sonsuza doğru cansızlığın ne olduğunu o zaman anlarsın, o yüz

İnsan alacakaranlık canlısıdır, şüpheci, fırsatçı, avcı.

Her türün üyeleri aynı canlının uzuvları gibi hareket ediyorsa eğer, tek tek her canlı için en önemli beceri diğer üyelerle eşgüdüm sağlamak olmalıdır.

Gizlice yapılıp tamamlanan her iş özgüven yükseltir.

Travma geçirmiş beden benliğe yabancı gelir.

Babam insanlara sekizyüz milyon buğday tanesi vermişti, ben de sekizyüz bin sözcük verdim; bu kadarı yeter babama erişemeyeceğim

Ekonomik zihin basitleştirme ve genelleme yapar, strateji kurar, çıkarsama yapar; sonuçlar yanlış çıksa bile bütün bunlar kişiye düşük enerjiyle yürüme fırsatı sunar, hayatta çünkü doğru ya da yanlış yönde değil bir yönde gitmek önemlidir.

Mukavim bir mutluluk kendine doğru söylemekle kurulur.

Deniz ve cinsellik arasında kavramsal bir bağ vardır, bu balıkların suya yumurta bırakmasıyla atılmış, fillerin haremini deniz kenarına toplamasıyla kuvvetlenmiş, su gören her insanın soyunmasıyla kopmaz hale gelmiştir.

Soyut düşünmek bağlantı kurmak demektir.

Bütün güzel şeyler ödünçtür, beş ölü doğumun üzerine Tanrı'nın verdiği ve üç tane on yıl sonra geri aldığı Mozart ya da onun konserlerinde saraydan iki üç saatliğine alarak giydiği üzerine bol gelen üç beş parlak giysi gibi.

Algı ile hafıza arasında bir yol vardır, bu yol sinirsel döngülerdeki zayıflık ya da taşınacak malzemedeki büyüklük nedeniyle tamamlanamazsa algılananlar yan yola saparak bilinçaltına düşer, dolu bilinçaltı bu nedenle kötü yol demektir; bu yolda algının ç

İnsan karşı koymaya yetecek güç bulmadan saldırganı algılamaz.

Bazısı aradaki bağlara değil insanlara dikkat eder ve kafasında insana ilişkin ortaklık örgüsüyle, bütünlük düşüncesi oluşmaz; o yüzden zihinde tek başına taşlar gibi dikilip kalmış insanlar sevgi değil algı sorunudur.

Bir yazarın edebi gücü, bebekliğindeki fantastik materyali hafızaya kaydetme ve ileride geri çağırma yeteneğinden gelir.

Yeryüzünde herşey nasılsa doğru olan da odur.

Bir zihni muhakeme edebilir durumda tutmak için beyni hangi yaşta ne kadar yorabiliriz; yorgunluğun dağılma yarattığı nokta bunama, yorgunluğun daha büyük yorgunluklar için rezerv topladığı zaman çocukluk yılları mıdır acaba?

Kendini hafifçe korkutma ve öylece tutmayla, şiddetle korkarak ondan kurtulmanın verdiği bir mutluluk vardır.

Dövme sığırlardan sonra denizcilere yaptırılmıştır, boğulanlar ve vurulanlar tanınsın diye.

Ego gücü = iştah + doymayı erteleme gücü.

Yapamayan açıklar, çoğu teorisyen kötü pratik sahibidir.

İnsan çocukluğunu gözleri ve dişleri birbirinden ayrıldığında kaybeder.

En çok esnek beyinli ve mukavim bedenli adamlar işe yarar.

Sakin ve devamlı, ilerleme böyle olmalı.

Konuşmasında ve davranışında müzik olmayanın sosyalliği zorlamayla olur.

Beni en çok korkutan şey insan öldüren insanların, ben insana hemen hemen sağlıklı insanlar olarak görünmesi olmuştur.

Yoğun cinsellik yoğun iştahtan değil yoğun saldırganlıktan kurtulmak için yapılır.

İlkel bir canlıyla karşılaşıldığında yakınlık, ilkel insanla karşılaşıldığında yabancılık duygusu gelişir.

Yankesiciler en çok parti mitinginde cepçilik yapar, alkış için eller kalktığında ceketteki cepler ve ortak bir ruha yamandığında zihindeki düşünceler korumasız kalır.

Bir sarmaşığın bile yarım metre ülkesi vardır.

Küsmek, karşıdakinin kendini benimle tamamlamasının önüne geçerek eksik kalan onu bana mecbur bırakmak demektir.

Özgürlük sınırsız bir bağımlılık ihtiyacından kaynaklanır.

Erkekler her yaşta kendini daha iyi durdurur

Bu dünyada içinde kaybolup gidebileceğin en derin iki yapı insan sesi ve insan yüzüdür.

Rahatlamak için hayatı kendinize küçük getirin.

Talebeydim ve silgim bir parça araba lastiğiydi, defterleri yırtar kendi eksilmezdi; oradan bilirim, sözü lastikli adam kaybetmeye dayanamayan adamdır.

Suçluyla suçsuz arasındaki fark suçlunun beyninde suça ilişkin kayıt bulunmasıdır

Einstein'i örnek alıp az konuşmak gerekir, koca evren için 'E = mc2'.

Yazmak paranoyayı geride bırakmaktır, yazılanlar paranoyayı uygular çünkü.

Ölüm, parasını başkasının ödediği sonsuz bir tatil gibi.

Başat başatlığını, eksiğini yoksama alışkanlığındaki insanlar sayesinde sürdürür.

Beynin farklı yerlerini istediğimiz gibi uyarabilseydik, hiçbir deneyim yaşamamış olsalar bile dünün bebeklerinden bugünün erişkinlerini yaratabilirdik.

Yıllardır gözümde çingeneler hayali bir ahali.

İngiltere'de son 30 yılda 18 yaş altında esrar kullanımı 18 kat, toplam kullanıcı 8 kat, günlük doz 4 kat artmış, dünya artık zehirli bir yerdir; bugün tanışacağınız kişi o yüzden ya zehirlenmiştir ya da zehirlenmiş olandan etkilenmiştir.

Büyük yaratıcılar sıklıkla önceki kuşaklarında kalpazan, sahtekar, düzenbaz ve gözbağcı olan ailelerden çıkar.

Nesnelerin aslı öyle değildir, sese ve renge çevirmek, onları anlamak için bizim yaptığımız işlemdir, her canlı öyle yapmak zorunda değil, nesneyi elektromanyetik radyasyona çevirerek 'gören' yılan var mesela.

Ayakkabısı varsa zengindir, kolu bacağı varsa sağlıklıdır derim ve sokağa baktığımda gülen insanlar varsa dünya iyiye gidiyor derim

Mayayı keşfettiğinde ekmekten önce şarap yapmış bir soydan geliyoruz; insan hakkında biraz daha düşünmemiz ve duyguyu doymaktan önceye almamız gerekiyor.

En köklü mutluluğu derin bir üzüntü duyabilme gücü olanlar yaşar.

Arzuların engellenmesi düşünceyi doğururken, doyurulması yok eder.

Mantığı olmayan bir şeyin yaratılması çok üst düzey bir yapı gerektirir.

Zeki bir insanda dünyaya karşı anlayışsızlık ve körlük gelişmesi, hayatın tek bir unsuruna uzun süre bağlı kalmak nedeniyledir.

Sıradan başarılar sokakta dikilmekle sağlanır.

Binlerce ekmeği olan bazıları hayatını bir fazla ekmeğe harcamıştır.

Bizi yetersizliklerimiz barıştırır.

İyilerin sahte kötülerin sahici görünmesinin nedeni dünyanın kötü bir yer olmasındandır.

Mutluluk iyi bir şeyle karşılaşarak değil, kötü bir şeyden kurtularak gelir.

Kazanç belirsizse dürtü fazladır.

Bir yapı bencilleştikçe, daha üst bir organizasyon kurar.

İletişimle toplum arasındaki ilişki neyse sinir ağlarıyla zihin arasındaki ilişki de odur.

Bedenini nesneleştirebilen sağlıklı, benliğini nesneleştirebilen yüce olur.

Bazılarında kötülüğün bazılarında iyiliğin sevimsizliği vardır

İnsanın büyüklük duygusunu onaylıyorum, ancak ışık dünyaya vurup evrenin derinliklerine doğru gidiyorsa eğer, uzayda çok büyük perdelere ancak sığabilecek sayısız insan görüntüsü dolaşıyor zaten, ek olarak küçücük dünyanın üzerinde gönlübüyüklük yapmaya h

Eğer bir evde uzun etek iki sene sonra kısa etek, dört sene sonra bluz, altı sene sonra şilte, sekiz sene sonra yorgan yüzü olmamışsa, o evin çocuklarında hayata karşı tutumluluk, doğaya ve insana karşı derin bir sorumluluk gelişmesi zordur.

Matematikle astrofizik arasındaki ilişki neyse nörokimya ile psikoloji arasındaki ilişki de odur.

Azalmak katılmak içindir

Konuşan değil konuşamayan yazarsa iyi olur, dili olmadan yazısı olmak iyi bir kontrasttır, asimetrisini büyütemeyen gelişemez.

İnsanları anlamak değil de onlara anlaşıldıklarını hissettirmek önemliyse, anlayanlar ve anlaşılanlar olarak bu çok taraflı bütünlüğün içinde tek taraflı herşey yok hükmündedir.

Yaratma depresyondan çıkma sürecinde gerçekleşir, en dibe gider, hızlanarak döner, tepeye sıçrarsın; dipten gelenler dibi görmeyenlerden bir baş yukarıdadır.

En sevdiğim kelime 'yesari' oldu, içinde birbirini tekrarlamayan, 'o', 'u', 'ö' gibi fonetiği bozuk olanların dışında kalan, ince-kalın-ince olarak ardışık biçimde dizilen sesliler ve onların arasına usulca sokulmuş dili tatlı biçimde tırmalayan 'r', ıslı

Kaybettiğin hafızanı söyle sana yaşını hesaplayayım.

Pozitif ve negatif uzun süre bir arada kalırsa pozitif yok olur.

Yük aldığında değil, insan yük alma ihtimali bulunduğunda bunaltı çeker.

Kendine sınır koymak, kendini kendin olmayandan arındırmaktır.

Paranoya çemberini geceler tamamlar sabahlar kırar, gecenin tamamladığı çemberi kıramayan bir sabah olursa, o gün paranoid paranoyasını uygular

Emosyon konusunda en yanıltıcı kişiler Hintlilerdir. Sanki orada herkesin sadece kendine yönelik bir dili var.

En işe yarar zamanölçer beyindir.

İçte bir ruh taşıyarak işe gidilmez.

Psikiyatrik bozukluk enerjinin korunumundan sapma halinde ortaya çıkar, tedavi ise organizmayı psikoenerjinin verimli kullanımına yeniden döndürmekle sağlanır, bunun yolu da kişiye enerji kaybettiği alanları göstermekten geçer.

Bizlerin saksı için yoğurt kabı toplamak, otopark varken sokağa araba bırakmak, evin içini boyayıp dışını bırakmak gibi halleri, göç eden kavimlerken yaptığımız gazeli çanak, avucu bardak olarak kullanmak, çadırın kazığına at bağlamak, yanısıra içine kili

Aşırı doyum kendini engellemektir.

Şehirleşme, halk en lüzumsuz şeyleri tutkuyla istemeye başladığında ancak tamamlanır.

Hastalıkları iyileştirmeye çabalamayın, denetim altında tutmaya çalışın.

Ancak yaşamını öyküleştirebilenin benlik değeri yükselir.

Bebeğin içsel bir dünyadan dışsal olanına geçtiğini gösterir önemli bulgu, hem anne hem bebek rolüne soyunup kendi kendini sallamasıdır.

Birbirinize çok benzemeye başlarsanız ortaklığın gücünden, güveninden insanlarda göze batan çok şey görmeye başlarsınız.

Yalnızlık bir yalnız kalmama stratejisidir.

Beynimizde başkasının hareketini kendi hareketimizmiş gibi anlayan ayna nöronlar var, karşıda iki el sıkıştığında, bunu kendi elimiz yapıyormuş gibi algılamak bizi ortak bir varoluş düşüncesinden başka nereye götürebilir ki?

Uygarlık dürtüselliği engelleyerek insanı bozar.

Çin Seddi'ne bak, büyük emeklerin ne kadar boşa gittiğini anlarsın.

Gerçek kurum kendine toplumsal gereksinimin azalması yönünde, sahte kurumsa artması yönünde çalışır.

Her şey ucuzladığında pahalı kalan tek şey fikirler olur.

Büyük grup regresyona girerse küçük gruplar agresyona başlar.

İyi ki analar babalar bizi çok sevmiyor da başkalarına gidiyoruz.

Aşk, kendi ölümünün lezzetidir.

Dünyanın üstündeyken kendini dünyadan kurtarmanın huzuru vardır, böylece huzur, bir durumdayken başka bir ya da fazlası durumu da elde tutma kapasitesi demek olur.

Normalin sınırları vardır, şizofrenler çocukken kenarı, köşesi olmayan yuvarlaklarla daha çok ilgilenirler mesela

Bireysel olarak insanlarında 'güçsüzlük' kültürü olan toplumların alt gruplarında güçsüzlük duygusunda ortaklığın yarattığı coşkuyla çocuksu bir 'güçlülük' duygusu oluşur.

Allah'ın hakikatinin hisedilen tarafı sonsuzluğunun olması, düşündüren tarafı ondan kurtuluşun bulunmamasıdır.

Emosyon en çok dikkat yetersizse ortaya çıkar.

Yazgını sev, yargını savun, yankını duy, yaşamını kıskan, yalanına inan.

Erkekler ihtiyaç duyduğunda, kadınlar ihtiyaç yarattığında harekete geçer.

Hayat hiçbir potansiyeli boşa harcamak istemez, ama potansiyel kendini hazır tutarak ona fırsat tanımayı bilmelidir

Serbest çağrışım beyinde fizyolojik haritalarla karşılandığında psikanaliz bilim olacaktır.

Ölüme külden başka birşey bırakma.

Herkes herşeye katılır, kimyada gözlemciler bile moleküllere katılırken insan birbirine bulaşmadan ne kadar durabilir.

Süt, sevgi, bilgi. Bebek her şeyi içine alarak büyür. Hareket, besleme, sevme, düşünme. Aldıklarını bedenine, zihnine yayarak olgunlaşır. Altından, ağzından, elinden kaçırma. Aldıklarını tutamayarak ölür.

Bugün endişelenmek yarınki endişeleri gidermek içindir.

Söylediklerim kendimedir, sizlere boşluk bırakıyorum.

lşık hapsedilebilirse hiç de depolanabilir.

Obsesif-paranoid dizgede kişilik bozukluğu olanlar en soyut konuyu bile örneklendirerek anlatırlar, somutlaştırma dar kafaya iyi gelir çünkü.

lrkçılığı başlatan ötekinin yakınlığı tehlikesidir.

Akıl kir gibi yavaş yavaş büyür, çok büyüdüğünde hatta kendi de kirden farksız olur.

İnsanın bir hayali bile gerçekleşse hastalığı iyice yerleşir.

Büyüme nesnelerle ilgili bilgi kırıntılarından dünyalar kuran logaritmik bir öğrenmedir.

İnsanın içinde durdurucu düzenekler zayıfsa, bunların dışarıda kurulması gereklidir. Ahlaki öğretiler ve din sanıldığından lüzumludur.

Allah her insana sabah uyanmak için bir neden vermiştir.

Bazı insanlar yas tutamamaktan muzdariptir.

Yemek doyma değil, ilaç gibi tedavi aracıdır, açlıksa insandaki eksiklik değil hastalıktır, o yüzden açlığın giderilmesi toplumun omzundadır.

Melankolikler yitirilen nesneyi tamir etmek için onu içlerine almaz, onarımı dışarıdaki bir tezgahta yaparlar, bu tezgah bir kadın, bir erkek, bir ideoloji ya da edebiyat felsefe gibi bir alan olabilir, onarım bittiğinde nesne hırpalanıp tükenmiş olur, am

Nesneleri anlamak için sadece nesneler yetmez, onların öncesi ve sonrası da gerekir.

Şu Afrika'nın güney doğusundaki sıcak mağaralar olmasaydı biz olmayabilirdik, şu Avrupa'nın batısında, Amerika'nın ortasında benzer başka mağaralar olmadığı için hiç olmayanlar, olmadığı bile akılda kalmayanlar olduğu gibi.

Sorularla cevaplar birbiriyle dansediyorsa konuşmada zevk vardır.

Akıl dikkatten gelir.

Başını eğip tek gözle bakma, saldırmadan önce mesafe ölçme davranışıdır

Çalışkanlarla sosyaller haksız, ölçüsüz biçimde öne çıkıyor; duyarlı onca insandan dünya faydalanamıyor.

Girişimcilerin ortak özelliği suçluluk duygusu taşımamalarıdır.

Çok fazla bilgi verenden bilgi alınmaz.

Çocukların enerjilerinin yüksek olması hayatta kalmaya çalışmamalarından kaynaklanır, en çok hayat tüketir çünkü.

Ağrı eşiği düşük olanın öfkesi fazladır.

Değil Freud bilgisi, 'ruh' kelimesinin bile olmadığı ücra köyde ruhumu yararak analiz yapmış gibiyim kendime, vaktiyle ahırda ameliyat yaygındı bu ülkede.

Her duygunun kendi düşüncesi vardır, buradan her düşüncenin de bir duygusu olacağı fikrini çıkarmayın ama, duygusuz çok düşünce vardır dünyada!

Bilgi elde etme çabası hakikate karşı savunmadır.

Kaz Dağları'nı alıp şu taraftan bu tarafa taşıyorum, kimse bir şey demiyor, çünkü ben varolmayan hakikatler yaratıyorum.

Milliyetçilik, anarşistlik siyasi özellikler değildir, insan işletim sistemleridir.

Zaman, olmayan ama olması zorunlu olan o yüzden olduğu varsayılandır.

Dürtüsel insanlar; dürtülerini kontrol etmek peşinde algılamasını derinleştirir, hesaplarını detaylandırır, kişiliğini geliştirir. Dürtüsel olmayanlarsa zamanla tekdüze yapı ve dar bir kişilikte kalır.

Bir kere yenilin, aksi halde yenilmek korkusu sizi zayıf tutar.

Gece garip bir şeydir ve olmaması gerekir, o yüzden ışıkça yeniden ve yeniden yok edilir.

Üstün yaratıcılar alt basamakları tek hamlede atlayarak, doğrudan kendini gerçekleştirmeye yönelir.

Akıl hastalarını toplumun sağlıklı en alt grubu taşır, çünkü ancak o toplumsal katmanda hastaların toplumsal yararmaliyet oranı makul bir düzeye ulaşır.

En zehirli mahçupluklar sarılarak yok olur.

Yeryüzünde insan birlikleri vardır, sorumlu insanlar birliği, saldırgan insanlar birliği, atik insanlar birliği, tembel insanlar birliği gibi. Aile, takım, parti, cemaat gibi insan meclisleri ise farklı birliklerden üyeler bir araya geldiğinde ancak kurul

His bir karşılaşma ürünüdür.

Benim beynim kendini ve bedenini, yanı sıra karşısındakinin beynini ve bedenini kullanıyor ve başkasının beynine kendini ve bedenini kullanma izni veriyor; aramızdaki ortaklık böyle sağlanıyor, sorun bu izin verilmediğinde çıkıyor, bu bir sorun çünkü insa

Kişisel özgürlükler karşıt doğal zorunluluklara yol açar, volonterizmle ilerledikçe deterministik bir sonuçla karşılaşırız. Bütün insanların sınırsız bir özgürlüğe sahip olmasından korkmamamın nedeni budur.

Cesaretini başkasına değil kendine karşı kullananların yapma gücü olur

Dede olanı bebek olan ister

Acı çok dağılmış insanın kendini toplama aracıdır, onu matkap gibi kullanıp kişi psikolojik kaya katmanına ulaşır ve o temel üzerinde kendini yeniden kurar.

Yaşamdaki her tek tecrübeye karşılık gelen bir sinirsel aktivite varsa, her tekrar eden tecrübeye karşılık gelen de sönen bir beyin vardır.

Yaşadıklarımıza birer ad verirsek biyografimizi, onlardan birer öykü çıkarırsak benliğimizi oluştururuz.

Önce tepki gösterir sonra düşünürüz, ama önce düşünmüş sonra tepki göstermiş gibi yaparız.

Hayat olayları bir yöne doğru akıtırsa insanları da o yöne doğru döndürmeye başlar.

Kimliğimiz, kendimizi algılama ile toplumun algılaması arasındaki uzlaşma çabalarının tümüdür.

Kadınsılık, bağımsızlık ve doğurganlık potansiyelini eşzamanlı gösterebilme özelliğidir.

İnsan ilk ava çıktıktan sonra sınır çizmeye başlamıştır, çünkü sadece avcı canlılar 'egemenlik' alanı belirler.

Keşke fizik ve zihin arasındaki uçurum bu kadar büyük olmasaydı.

İyiler kötülük, kötüler iyilik yapınca kaybeder

Zeki insandan herkes kurtulmak ister.

Dış dünyada yabancı dil konuşmak kendi ülkende yalan söylemeye benzer

Dişinin yumurtası azdır, o yüzden en iyi erkeğe mecburdur, erkeğin spermi ise çoktur en kötü dişiyle de olsa kaybedeceği yoktur.

İyilik iyi olarak devam edebilmek için iyi olmayandan geçmek zorundadır, çünkü ancak bu durumda iyilik kendi üzerinde bir denetim kazanarak canlılığını sürdürebilir, denetimsiz her şey sonsuz bir enerjiye sahip olmadıkça ölmeye mahkümdur çünkü; buna rağme

Gelecek ileride değil dışarıdadır, geçmiş geride değil içeridedir.

Cildindeki elektiriği içsel bir güçle değiştirebilirsen başkasıyla eşduyum yapma yetini de arttırmış olursun, derisi insanın çünkü en az kendisi, en fazla başkası olan yeridir.

Önce ateş edip sonra hedef belirleyen insanlarla yaşamışsa, bir yaradan ölmemeyi öğrenmiştir.

Ben eski bir çocuğum.

En çok hayat gibi bir dengesi olan adamları ve ahiret gibi karanlığı ve aydınlığı birarada tutan kadınları severim.

Evde insan işte insan, arabayı insanlar yalnız kalmak için kullanır oldu.

Olan ve olması gereken arasındaki mesafe ve zamanı kapatma işlemine çaba denir.

İnsan gövdesine başkalaşarak kendine 'ben' der.

Amacım azalmaya alışa alışa bir gün tamamen sessizliktir.

Ruh genleşme kapasitesi en yüksek elementtir. Hiç bulaşmayan soygazların tersine soysuz bir gaz gibi büzülür bulaşır, şişer yapışır, söner zavallılaşır.

Sürece hakim değilsen sıkıntı duyarsın, sıkıntı ya seni süreçten geri alır ya da ona hakimiyet için çalışmak zorunda bırakır.

Beyninin yapısını düşününce, insanın yeryüzünde yaptıkları az gelir.

Karar yararları tepeye, zararları dibe çekmeyi öngören geçiştir.

Biz beynimizle yalan söyleriz ve beyin yalanı başkasına söylemeyi beceremez hale gelirse, kendine söylemeye başlar.

Beynimizde 'von Economo' dediğimiz sosyal sinirler var, sayıları gün geçtikçe artıyor, insanın gelişkinliği ortaklığının ve ortaklarının bilincinde olmasıdır.

Zihinsel bir ekonomi kuramayan kaybolur.

Yeryüzünde söylenmiş her söz doğrudur.

Kadınlar ilk doğumda tecrübe ettikleri halde, acı içinde kalma pahasına neden sonraki çocuklarını doğurur? Çünkü annelik hormonu oksitosin, ilk doğum sırasında beynin kayıt yapmasını engeller.

Gerçeği insan hafızasındakiler kadar yaşar, beyninin daha derinindekiler kadar değil.

En somut haliyle mutluluk dokunduğumuz koktuğumuz tattığımız şeyler üzerinden gelir.

Kızmışsa, vurup kırıyorsa zaptedilmek yoluyla kendine dokunulmasını arzu ediyor olabilir.

Metabolizması hızlı olandan düşünce değil, 'eylem canlısı' olur; şahin mesela. İnsana yakın olan kurnazlaşır, karga mesela. İnsanın tabiata yetecek metabolizması yoktur, boşluk doldurur, akıl mesela, akıl kurnazlıktır aslında.

İnsan gün içinde kısa süreli gerilemeler yaşar, benlik rezervini güçlendirmek, yalnızlık potansiyelini arttırmak ve kendi büyüsüne inanmak için gereklidir bu.

İçilen sıvının, bedenin her köşesine dağılıp sonunda idrara gitmesi; canlıda olağanüstü bir toplama sistemi olduğunu gösterir.

Acı kültür yoksa ağrı düzeyinde kalır.

Dünyanın en uzun adamının, kısa boylu Çinlilerin arasından çıktığını öğrendiğimde en büyük gücün çokluk olduğunu anlamıştım.

Düşünceler üretiriz ve ürettiğimiz düşüncelerin altında eziliriz.

Devekuşları bir erkeğin yuvasına yumurta bırakır ama onu başka erkek döller, babalık yapan herkes baba değildir

Dışarısının tasallutundan kurtulduktan sonra iç ve dış dünya arasına fark koymadan yaşarsan bambaşka bir doygunluğa ulaşırsın.

Beynimiz şemalarla işler, hep sabit şemalarla yürürse 'tutarlı', değişken olanlarla ilerlerse 'kişiliksiz', bazen sabit bazen değişken şemalarla giderse de 'aklı başında' oluruz.

Haz içinde kalmak değil genel bir tatmin içinde olmak önemlidir.

Dünyada herşeyin bilindiği gün felsefe yine olacaktır, insanın en az bir bilinmeyene ihtiyacı vardır çünkü.

Güneyde büyümek, sahtecilik öğrenmek; kuzeyde büyümek, iç disiplin edinmek demektir.

Şimdi olmazsa sen olmazsın, ama sen olmazsan şimdi de olmaz, o zaman sen zaman mısın?

İnsan olmanın, sahip olduğu sadelik, adalet, itidal, sadakat, basiret, merhamet, bağışlama, alçakgönüllülük, hoşgörü, cesaret, saflık ve aşkla pozitif bir sonsuza doğru gideceği yolun bitmeyeceğini varsayarsak, insanlıktan çıkmanın da o nedenle, gösteriş,

Hayallerimiz, toplumun bizden beklediklerinin ötesindeyse utancımız fazladır

Kavga sevgiden daha fazla yakınlık kurar.

Haset mi öfke mi dersen öfkeyi seçerim, öfke doymasa da geçer, haset doysa da devam eder.

Histeri çok beden kullanır belki ama, aslı bedenden öncedir.

Zeki bir insan zekasını açık ettiğinde avantajını kaybeder.

Maddenin hem var hem yok olan bir yapıda olduğunu en iyi elektronların yörünge atlaması sırasında görürüz, yörüngeden yörüngeye yok olarak atlar onlar. Aslında çekirdekteki proton ve nötronlar da hem var hem yokturlar, ama onlar çok daha küçük bir alanda

Gizli olan güçlüdür.

Açık deniz yolculuklarında içme suyu kurtlanınca denizciler yanına su yerine alkol almıştı, gemicilerin çoğu o nedenle alkoliktir; bazı şeylerin nedeni sandığımızdan basit olabilir.

Bilmiyorum nedense şehirlerde işçiler azaldı kediler çoğaldı.

AlDS ve vebadan koruyan aynı gendir, veba Avrupa'da heladan, AlDS Afrika'da maymundan gelmişken, bedenin kendine verdiği görevi dün yaptığından farklı olarak bugün beyin zihne vermiyor ki Avrupa yaşıyor, Afrika ölüyor.

Çocuk yarınki insanın bugünkü kayıt aracıdır.

Sefahat hastalık değildir, hastalıktan bir öncesidir.

Huzur sabitlikte, heyecan değişimde, mutluluk küçüklükte, büyüklük aşkta vardır.

İnsanda mahrem alan 0. 5 metre, kişisel 1, 2, sosyal alansa 3 metredir. Şiddet suçu işleyenlerde kişisel olan dört kat daha geniştir, o yüzden onlara 5 metreden fazla yaklaşmamalı, yoksa tecavüze uğramış hissederler kendilerini.

İnsanın en kolay gösterdiği duygu hainlik, en zor ortaya çıkarttığı davranışsa basirettir.

Kendiliğindenlik içsel özgürlüktür

İçine ortaklık koymadığınız bir eylem insan için doyurucu değildir, zemininde ortaklık düşüncesi olmayan bir fikir kapsayıcı ve her adımda tamamlanarak doğrulanıcı biçimde açıklayıcı değildir, içine ortaklık güdüsü koymadığınız bir canlı yaşayabilir değil

Beyin kategorik bir yerdir, fonksiyonların fonksiyonunu yaparak basit biçimde çalışır, anlaşılmazlığının nedeni girenin çıkanın ve işlemcinin fazla olmasındandır, insan değil ama iyi bir bilgisayar günün birinde onu anlayacaktır.

Nasıl bedene giren besin hemen metabolize edilirse, dünyaya açılan yerel kültür de öyle derhal sindirilir.

İnsan olarak sürünenlerin hay huy içinde erken ölmesinin nedeni, sürüngenlerin koşarken nefes alamamasına benzer bir durumdur!

Kişilikte güç belirsizliğe tolerans demektir.

Göz göze temas uzadıkça algısızlık oluşur, çünkü o zaman karşıdaki nesne olmaktan çıkarak içe girip ikinci bir 'ben' olur. Benlik iki 'ben'i bir arada tutamayamayacağı için dağılır; benliği dağıtmanın kısa yolu onu nesneye boğmaktır.

Kötü şey kendine iyi bakar.

Organikleşmek, organize olmaksa sonuçta inorganikte tıkanmış bir şey vardır, sakın bu bilgisizlik olmasın.

Hayat acele edilecek yer değildir.

Kişi yalnızca etrafındakileri değil, kendini de değişkenlerden biri konumuna sokarsa gerçek bir insan olur.

Bile bile tehlikeye giren insanlar vardır, kendini harap etmek acı duyarak kendini farketmek içindir.

Güzel kadın yaşlandığında daha fazla alış veriş yapar

Nasıl ışık retinaya düşünce bir dizi değişiklik sonunda mucize bir görüntü ortaya çıkarsa, duyu ruha girince de aynısı olur; diyelim açlık ve beraberinde görülen şiddet bir evrilmeden sonra insanlığa karşı intikamcı bir ruh yaratır.

Anomi anatomiyi yok eder.

Ezilip duran adamların bir kadın sevmesi zordur

Şizofren kafasındakileri kovamayan demektir, evinize sürekli misafir geldiğini ve hiçbirinin gitmediğini düşünün.

Başkasının incinebilirliğinin farkında olmak kendi incinebilirliğine karşı, kendi incinebilirliğinin farkında olmaksa başkasının incinebilirliğine karşı küntlük gelişmesine neden olur.

Yeni bilgi gelirse, onu içe alıp üstünü kapatır gibi göz kırparız.

Seni yetiştiren hem iyi hem kötüyse sen kendine, 'iyi' + 'kötü'2 = 'şöyle böyle' dersin.

İnsanın hayatı üzerinde kendisinin olduğu kadar eski kuşaklarının da bir yürüyüşü vardır; onların ve kendisinin biriktirip de yapmadığı mutasyonlar yaşlılıkta peşpeşe gelir çünkü, 40 yaşına kadar 660 defa bölünüp de başına pek bir şey gelmeyen spermatogoi

Dahiliye hastalıkları insanı dünyaya dahil olamaz hale getiren hastalıklardır!

Kuş canıyla uçar.

Korkunun olmadığı yerde cesaret olmaz.

Uyanıklık kendini harcamak, uyku kendini onarmak içindir.

Bir insan kendini izlemezse asosyal kalır, kendini izlemeyi öğrenmek de bebekken anne tarafından izlenmekle başlar.

Büyük bir adam biyolojik olarak küçük bir nedenle büyük olabilir; küçük bir adam da felsefi olarak büyük bir nedenle küçük yaratılmış olabilir.

Kendini başkasına bırakmamak büyük sakatlıktır, aslı çünkü onun kendini kendine bırakmamaktır.

Her 'şey' küçülüp atomize oluyor, ülkeler, aileler, kişiler. Şeylerde artık güç yok.

Elleri kenetli insanlar ya ölümsüzlük hissi ya hayal kırıklığı yaşarlar.

Her bulduğun pullukta sorunu ya da umudu toprakta arama.

Bütünlüğü sağlayan bilgeliktir.

Hem korkak hem çalışkan olan ailelerde paranoya fazladır

Gelişme seçenek oluşturmaktır.

İçimizdeki bir gölge dışımızdaki bir nesneye benzemeye başlarsa ikisi derhal ilişki kurar.

Bir şey yıkılırsa, çocukların öğreneceği parçalar olur.

Nesne özneyi bozandır.

Suçluluk kişinin yaptığı davranışların etrafındaki olayların akışına ters olduğunu anlamasından, saldırganlıksa olayların akışını kendi davranışları istikametine çekme çabasından kaynaklanır.

Boş konuşabilmek gerekir. Boşluk insanları emerek sosyalliğin katalizörü olur.

Kuvvetliler tehlike olduğunda, zayıflarsa olacak diye algılar.

Narsisistlerin tenleri ince olur, o yüzden tatlı ve incinir yapıdadırlar ve yine o yüzden bencil olurlar.

Hezeyan, kaygan ve belirsiz dünyaya dayanamayan birinin yaptığı sabitleme işlemidir.

Evlilikte eşlerden biri iyi olursa öteki olduğundan kötü olur.

Gözbebekleri küçüldükçe üzüntünün şiddeti artar.

Bileşmenin, birleşmenin olduğu her yerde organizatöre ihtiyaç vardır; insan da bir bileşimse eğer kendini idare edecek bir benliğe ihtiyacı olacaktır.

Bunalma, uykuda bozulma, karında yağlanma ve beyinde tıkanma. Bunlar beraber gider.

Benim için yazmak tamamlanmaktır.

Öğrenirken yüzünde sıkıntı yoksa zekidir.

Duygusal uyaranın yaptığı iç ortamımızı değiştirmekse, düşünsel uyaranın yaptığı da dış ortamımızı değiştirmektir.

Başarılı adamlar yaşamlarını bütünüyle kontrol etme hayaline ve gücüne sahiptir.

Einstein'ın eski yeni bütün giysileri aynıydı, sadece otistikler çok başka bakarlar.

Süt veren annelerin takıntıları kaybolur, süt verileni beslediği kadar vereni de iyileştirir çünkü.

Hastalığımın arkasında bir suç yoktu, cezamın ardında olmadığı gibi.

Tarih insanı takip eder.

Bugünlerde savaşın bilimi, barışın efsanesi var, umarım yarın barışın bilimiyle savaşın efsanesini kurabiliriz.

Bir zamanlar Bakırköy'de hiç elbise yoktu.

Kolay mutluluk, insanlar için çalıştığı açık olan insanların mutluluğuysa, hissedilmesi zor mutluluk da insanlar için çalıştığı gizli kalmış olanların mutluluğudur.

Pazar gününün güzel tarafı kararsız kalma özgürlüğü vermesidir

Özgüvenin en yüksek parçasını dikkat oluşturur.

Düşünce kendini bastırmanın amacı, dil silahıdır.

İnsan yaşlandığı için değil, daha fazla yaşlanamadığı için ölür.

Bir toplumda uzun yıllar patolojilerin sürmesi geniş ailelerin, kabilelerin varlığına bağlıdır, onlar patolojiyi dışarı çıkmadan emer ve tıptan farklı olarak toplum onu ancak dışarı çıktığında patoloji olarak kabul eder.

Her insanın işkence devresi bebekliğidir, orada ehlileşir, o yüzden erişkinliğinde kimse asi değildir.

Kendini çok sevenin nesnelere sevgisi azdır, nesneleri çok sevenin de kendine ilgisi azdır.

Alıcı bir organizma kendine karşı verici bir toplum olmadıkça büyüyemez, sosyal her yapı o yüzden alıcıları giderek verici hale döndüren düzenekler olarak iş görür.

Nasıl kan şekeriyle açlık, ozmolaliteyle susuzluk, hormon düzeyiyle cinsellik arasında doğrudan bağ varsa, endorfinle ağrı eşiği ve sabır arasında, zayıf kalp kapaklarıyla korku ve panik arasında, derinin elektriği yavaş iletmesiyle dokun(ul)mayı sevme ve

Empati dilsizlikten çıkmıştır. Dil geliştikçe empati azalır. Çünkü dil olunca anlamaya çalışmaz sorarsın.

Bir insanı tanımak demek, sana karşı aldığı konumu anlamak demektir.

Bazı toplumlarda güçsüzlük kültürü var, güçsüzlük güç olmuş oralarda.

İnsan kendini konuşarak, başkasını yazarak yener.

Zıt gitme huyu, kontrole girmekten korkanlara hastır.

Daima başkalarını yücelterek kendimi gizlerim.

Başarılı her insan, en azından kendi programını yapmaya yetecek kadar dışarıya kapalı olmak zorundadır.

Gelişen organizmanın ayrıntılı bir planı, ölen organizmanınsa bu planın getirdiklerine yetişemeyen bir yanı vardır, yaşamını uzatmak isteyen gereğinden fazla plan yapmasın.

Psikoterapi negatif entropi yapabilme becerisi kazandırır.

İyilik sonuçtur kötülük sebep, iyilik uzun kötülük kısa sürer, iyilik yavaş gelir yavaş gider, kötülük hızlı gelir hızla kaybolur gider, iyilik yüzeyseldir kötülük derin, iyilik dengeyi bozar kötülük kurar ve dahi iyilikten sonra kayıp kötülükten sonra ka

Ekmeği elbiseyi işçiler yapıyor, ekini köylüler yetiştiriyorlar, sonra yaptıklarını kendi ürünü değilmiş gibi satın alıyorlar.

Hezeyan heyecanlı yapar.

Madde yavaşlıkla oluşmuştur, çok hızlı bir şeyin maddeliği ve maddiliği kalmayabilir.

Eksikliğini fark eden ayrı biri olmaya başlar.

Şiddet algılaması güç olanlar içindir, bağırmanın işitmeyenler için olması gibi.

İnsan tam olarak kendine güvendiğinde sıkıntı yok olduğu kadar zevk de yok olur.

Ölecek ağaçlar hazin biçimde çiçek açar, birini doğurmak daima kendini öldürerek olur.

Çalışkan toplumların mutfak kültürü zayıftır.

Güçlüler kendini yormadan, zayıflarsa helak olarak güç kullanır.

Birincil narsizm hayvana, ikincil olansa insana bağlıdır, o yüzden ilki haklı, sonraki hastalıklıdır.

Psikolojik bozukluklar çoğunlukla ya suyla oynayarak ya çok su içerek ya da suyunu tutamayarak başlar.

Dünyayı kadınların kurduğunu Maria Theresia'dan anlayın, yaşayan 13 çocuğunu ülkelere kral, kraliçe ve düşes göndererek bütün bir orta Avrupa'yı neredeyse tek başına yapmış

Yaşamın her yerinde irili ufaklı döngüler vardır, birinin üstüne biner, bindiğin noktaya ama kısa ama uzun sürede geri dönersin; kötü yaşam döngü üstüne döngüdür, iyi yaşamsa en büyük döngüyü bularak ve üzerinde tek sefer dolanarak sağlanır.

Psikanaliz sırasında analizana analist düşüncelerini, kendine yapay bir hayat kurması için ödünç verir, sonra da onları geri almaz; düşüncelerin geri verilememesi feci bir şeydir.

İnsan ölüsünün peşine düşer, o olmazsa benlik eksik kalır çünkü.

Nüfusu çok az ve çok fazla olan türlerde hayatta kalmak için işbirliği zorunlu olduğundan bencillik görülmez, dokuz milyar insanın yaşayacağı bir dünyada o yüzden bencilleri darağacında görebiliriz.

Babam gibi olmalıydım, babam gibi olamazdım, ancak ona acıyarak kendimi kurtardım.

Suçluluk ve adalet duygumuz, tek başına ve kopuk değil, bütüne ait, bütünün diğer parçalarını da kendimiz bildiğimiz bir varoluşumuz olduğuna dair somut kanıttır.

Gençlerin canlılığı beyinlerinin kendi içinde kolay seçim yapacak farklılıklar yaratamamış olmasındandır, uzmanlığı olmayan telaşı bitirecek doğru kararı alamaz.

Yaşamı açıklamak isteyenlerin içinde dünyayı kontrol etme arzusu gördüm.

İnsanı bazen yetersizlikleri üstün yapar, Paganini mesela 'Ehlers-Danlos Sendromu' denen ve keman çalmak için insanın elini kolunu 'kırık' hale getiren bir hastalığa sahipti.

Sinüs düğümü aydınlardır, sürekli uyarırlar, ventrikül kasları işçilerdir, çalışırlar, kapaklar bürokratlardır, vergi toplamadıkça geçişe izin vermezler, damarlarsa kadınlardır kesintisiz beslerler; her ülke vakti geldiğinde ölmeyi bilen bir kalptir.

Dünyanın aşırı farkında olmak bilim adamı, kendinin aşırı farkında olmaksa hasta yapar.

Evrenin heryerde görülen temel etkisi birleşme, bütünlenmedir. Patlama, ayrışma, dağılma ancak daha fazla bütünleşmenin olamadığı yerde ortaya çıkar.

Arkadaşlığın, dostluğun köklerinde basit, somut etmenler rol almış olabilir, soğuk mağaralarda sarılmakla artan ısıyı koklayan derimizdeki ısı algılayıcılar gibi mesela.

Benim sorunum gözlerimin yarattığı boşluğu dilimin doldurmaması, görevini aklıma aktarmasıdır.

Kişilik serbest kaldıkça bozukluğu ortaya çıkar.

Yapıcı olmak için yansızlaşmak gerekir.

Bazen çok bildim zannedersin, en büyük hatayı o zaman edersin, Melanie Klein çocuğunu analiz etmiş ve peşinden o çocuk intihar etmişti. Hayat bilgisizlik denizinde yüzenlere şımarmaya yetecek kadar yüzeysel bilgiyi ancak verir, kendisi oysa bütünüyle bili

Varlığını boyutlarının ötesine taşımışlar bazen hayranlık bazen öfke, gerisinde bırakmışlarsa bazen saygı, bazen acıma duygusu uyandırır.

Kim yumurtasına sahip çıkarsa o en gelişmiş olandır; balık suda, sürüngen kumda, timsah ağzında, kuş yuvasında, kanguru torbasında, insan karnında saklar onu.

Sosyal kaygı sosyal defetme aracıdır

Ayak sayısı arttıkça yetenek sayısı azalır

Modern dönemde 'benlik' kendini mekandan kurtarmış durumda, zamandan da kurtarabilirse eğer insan kendini sınırlayan canlılığın dışına çıkmış olur.

Canlı kapalıdır, açıldığında ancak kapalı başka bir canlıya bağlı oldukça hayatta kalır.

Yorumlar 0 Adet

Burası çok ıssız, henüz yorum yazılmamış.

İlk yorum yazan sen ol!

Yorum Yaz

Kim Söylemiş Olabilir

Papatyalar suçlanmamalı artık sevmiyor diye. Zaten sevse; otdan böcekten medet umulmazdı heralde.

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste