Stanley Kubrick Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada Yönetmen, senarist, fotoğrafçı Stanley Kubrick ait 15 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Stanley Kubrick kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Stanley Kubrick mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Stanley Kubrick
  • Adı: Stanley Kubrick
  • Doğum: 26 Temmuz 1928
  • Ölüm: 7 Mart 1999
  • Mesleği: Yönetmen, senarist, fotoğrafçı
Stanley Kubrick Kimdir Sayfası

Bu sayfada Stanley Kubrick hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Stanley Kubrick sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

Stanley Kubrick, Amerikalı yönetmen, senarist, yapımcı, fotoğrafçı ve sinematograf.

Estetik kusursuzluğu elde edebilmek için denediği farklı teknik yöntemlerle dünya çapında sinemayı etkilemiş ve dünyanın gelmiş geçmiş en iyi yönetmenleri arasında sayılmıştır. Eserlerinin çoğunda özgün senaryo yazmayı tercih etmemiş, edebiyat yazarlarının eserlerini sinemaya uyarlamıştır. Kubrick sinemasında, mükemmeliyetçi atmosfer dışında yoğun sembolizm ve gerçekçilik görülür. Korku, savaş, polisiye, kara mizah ve bilim kurgu olmak üzere farklı türde eserler vermiştir. Kubrick, beş kez aday gösterildiği Oscar Ödülleri'nden sadece birini, 2001: Bir Uzay Macerası filmi ile En İyi Özel Efekt dalında kazanmıştır. Martin Scorsese, James Cameron ve Woody Allen gibi isimler, Kubrick'i önemli bir ilham kaynağı olarak gördüklerini belirtmişlerdir.

Yönetmenin önemli filmleri arasında Zafer Yolları (1957), Spartaküs (1960), Lolita (1962), Dr. Garipaşk (1964), 2001: Bir Uzay Macerası (1968), Otomatik Portakal (1971), Barry Lyndon (1975), Cinnet (1980), Full Metal Jacket (1987) ve Gözleri Tamamen Kapalı (1999) yer almaktadır. Amerikan vatandaşı olan Kubrick, Lolita filminin çekimleri için geçici olarak taşındığı Birleşik Krallık'a, filmin çekimlerinin tamamlanmasının ardından kalıcı olarak yerleşmiş ve hayatını kaybettiği 1999 yılına dek Hertfordshire, Birleşik Krallık'taki evinde yaşamaya devam etmiştir.

Kariyerine New York'un Look dergisine amatör fotoğraflar çekerek başlayan Kubrick, kısa zamanda Look dergisinin fotoğrafçılarından biri oldu. İzlediği filmlerden çok daha iyisini yapabileceğine inanarak yönetmenlik yapmaya başladı. sozkimin.com İlk filmleri Fear and Desire, Killer's Kiss ve The Killing ile kendisini ispatladı. Paths of Glory ve Spartaküs ise, onun iyi yönetmenler arasındaki yerini almasını sağladı.



1960'lı yıllarda Lolita filmini çekmek üzere Birleşik Krallık'a giden Kubrick, yaşamının geri kalanını bu ülkede, Hertfordshire'da satın aldığı Childwickbury Köşkü'nde geçirdi. Dr. Garipaşk, satirik komedinin sinemadaki önemli örneklerinden biri olarak kabul edilir. Ancak Stanley Kubrick'i 20. yüzyılın en önemli yönetmenlerinden biri yapan, 1968 MGM Cinerama prodüksiyonu olan 2001: Bir Uzay Macerası ve 1971 yapımı Otomatik Portakal'dır.

William Makepeace Thackeray'in bir romanının sinemaya uyarlanması olan Barry Lyndon, Jack Nicholson'ın oynadığı The Shining, yaklaşık 7 yıl çalıştığı savaş filmi Full Metal Jacket ve son anda yapmaktan caydığı Yapay Zeka, Kubrick efsanesini sürdüren filmler oldular.

Arthur Schnitzler'in Traumnovelle romanından uyarlanan ve Tom Cruise ile Nicole Kidman'ın oynadıkları, Gözleri Tamamen Kapalı'yı bitirdikten birkaç gün sonra ölen Kubrick; Childwickbury Manor, Hertfordshire, Birleşik Krallık'ta toprağa verilmiştir.
kaynak: wiki

Uzun metrajlı filmleri

1953 Fear and Desire
1955 Killer's Kiss
1956 The Killing
1957 Paths of Glory
1960 Spartacus
1962 Lolita
1964 Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb
1968 2001: A Space Odyssey
1971 A Clockwork Orange
1975 Barry Lyndon
1980 The Shining
1987 Full Metal Jacket
1999 Eyes Wide Shut

Belgseller

Day of the Fight (1951)
Flying Padre (1951)
The Seafarers (1953)

Stanley Kubrick Sözleri 15 Adet

Aşağıdaki Stanley Kubrick sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Stanley Kubrick sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

Yazarların, ressamların veya film yapımcılarının bir şey söyleme amacıyla bir yapıt meydana getirdiklerini düşünmüyorum. Onların hissettikleri bir şey var ve sanatı seviyorlar; kelimeleri, boyanın kokusunu, veya selüloidi veya fotoğrafları ya da oyuncularla çalışmayı. Hiçbir gerçek sanatçının, kendisi öyle düşünse de, hissetmediği bir şeyi yaratabileceğini düşünmüyorum.

Röportaj yapmayı sevmem. Tam olarak söylediğinden daima yanlış alıntılanma veya daha da kötüsünün olması olasılığı vardır.

Okulda bulunduğum süre boyunca hiçbir şey öğrenmedim ve 19 yaşıma kadar kendi isteğimle bir kitap okumadım.

Hiçbir zaman tek bir film ile olağanüstü bir başarı kazanmadım. Benim şöhretim yavaş yavaş oluştu. Şimdi bana, başarılı bir yönetmen olduğumu ve birçok kişinin benim hakkımda iyi şeyler söylediğini söyleyebilirsiniz. Ama aslına bakarsanız hiçbir filmim tamamen pozitif eleştiriler almadı ve gişede çok büyük hasılatlar elde etmedi.

Filmde üslupla ilgili beni özellikle etkileyecek herhangi yeni bir fikre rastlamadım. Bence üslubun özgünlüğüyle ilgili kafa yormak az çok faydasız bir şeydir. Yaratıcı bir zekaya sahip gerçekten özgün bir kişi eski üslupla çalışamaz, değişik bir şey yapar. Diğerleri üslubu daha ziyade yerleşmiş adetler olarak düşünür ve bu adetler dahilinde çalışmaya uğraşırlar.

Birçok insanın normal görünmek için gerçek olmayan bir dizi pozlar verdiği, bir tür gri hiçliği kabul ettiği bu dünyada, suçlu ve asker en azından bir şeye karsı ya da bir şeye taraf olma meziyetini gösteriyor. Kimin daha fazla fesatla uğraştığını söylemek zor. Suçlu, asker, veya biz.

Suçlulara ve sanatçılara karşı garip bir zaafım var. Her ikisi de hayatı olduğu gibi kabul etmiyor. Her hazin hikaye, gerçek hayattaki olaylarla çelişki içinde olmalı.

Eğer bir şey yazılabiliyor veya düşünülebiliyorsa, filme çekilebilir.

Bir film yapımcısının, eline bir parça kağıt alan bir roman yazarı kadar özgürlüğü vardır.

Bir adam roman yazar. Bir adam senfoni yazar. Bir adamın film yapması gereklidir.

Belki saçma gelecek ama genç yönetmenlere önereceğim şey ellerine bir kamera ve film alıp, herhangi bir konuda film çekmeleridir.

Perde büyülü bir dünyadır. Öyle bir gücü vardır ki, duyguları başka hiçbir sanat formunun yanına bile yaklaşamayacağı bir şekilde ortaya çıkarır.

Eğer Leonardo, Mona Lisa tablosunun altına şöyle yazsaydı ona nasıl değer verebilirdik? 'Hanımefendi gülümsüyor çünkü sevgilisinden sakladığı bir sır var' Bu izleyiciyi gerçeğe zincirlerdi ve ben bunun 2001'e (Space Odyssey) olmasını istemiyorum.

Bence okullarda yapılan en büyük yanlış, çocukları korkuyla motive ederek bir şey öğretmeye çalışmaktır. Not alma korkusu, sınıfta kalma korkusu gibi. Bir konuya ilgi duyarak öğrenmek ile, korku ile bir şeyi öğrenmek arasında nükleer bir patlama ile bir kıvılcım kadar fark vardır.

Ben daima hafifçe gerçeküstü çalışmayı ve onu gerçekçi bir tarzda sunmayı sevdim.

Yorumlar 0 Adet

Burası çok ıssız, henüz yorum yazılmamış.

İlk yorum yazan sen ol!

Yorum Yaz

Kim Söylemiş Olabilir

Mutluluk aşkta anormal bir durumdur; görünürde çok basit, her an ortaya çıkabilecek bir aksaklığa bu aksaklığın kendi başına içermediği bir ağırlık yükleyiverir. O büyük mutluluğun nedeni, kalpte değişken, durmadan tutmaya çalıştığımız, yer değiştirmediğinde neredeyse fark edilmez olan bir şeyin varlığıdır. Aslında aşkta sevincin etkisiz hale getirdiği, gizli bir güce indirgediği, ertelediği; ama -istediğimizi elde etmesek, uzun süredir zaten olacağı gibi her an çekilmez olabilecek, daimi bir ıstırap mevcuttur.

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste