Sait Köşk Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada Yazar Sait Köşk ait 74 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Sait Köşk kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Sait Köşk mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Sait Köşk
  • Adı: Sait Köşk
  • Mesleği: Yazar
Sait Köşk Kimdir Sayfası

Bu sayfada Sait Köşk hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Sait Köşk sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

Sait Köşk hakkında tüm internette aramalarımıza rağmen yeterli bilgiye ulaşamadık.

Yazdığı, söylediği veya kitaρlarından toparlanan bazı sözleri sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Eğer siz Sait Köşk hakkında bilgiye sahipseniz ve bizimle paylaşıp bu sayfanın gelişiminde katkınızın olmasını istiyorsanız lütfen bizimle irtibata geςiniz.

Sait Köşk Sözleri 74 Adet

Aşağıdaki Sait Köşk sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Sait Köşk sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

İnsanın süsü nezaketidir. Kibarlık, kusur kapatır.

Haddini bilen insanların kadrini bilmek lazım.

İnsan neyi severse odur. Şefkati mi seviyor, odur; merhamete mi âşık, odur; sevgiyi mi arıyor, aradığıdır; bir kahverengi gözlüye mi hayran, hayran olduğudur; kalben mi seviyor dostlarını, evet; o zaman kendisi de dosttur. Kısacası insan ne ile meşgulse odur.

Sanat zorbalığa karşıdır da sanatçının zorbalığına ne demeli? Halkını anlamayan sanatçı ancak zombileşmiştir.

Gerçek aşkın yolunu sorana diyorum ki, önce mecâzi aşkın peşinden koş, geceler boyu uykusuz kal, her ânın o olsun, şarkılar dinle, şiirler yaz. İşte bu durum sana öğretecektir gerçek aşkın yolunu. Aşkın mecazisini yaşamayan, ne bilsin hakikisini? Ah, ne kadar da çoktur, dilden öteye gidemeyen hakiki aşklara sahip olduğunu zannedenler.

Gözlerimi kapar ve ben her akşam ölürüm. Gözlerimi açar ve her sabah dirilirim. Bir akşam, her akşamki gibi gözlerimi kapatacağım, ama o sabah her sabahki gibi gözlerimi açamayacağım. 'Uyudun, uyanamadın olacak.' Hayatım son bulacak. Ölüm bu kadar basit aslında.

Haddini bilen insanların kadrini bilmek lazım.

Her insan ilgi çekmek ister. Bir insana ilgisiz kalmak, o insana yapılmış en büyük kötülüklerden biridir.

Cesaret, öfke anında nefse hakim olabilmektir.

İnsan bazen, acı çığlıklarını Kahkahalarının ardına gizler.

Körükörüne bağlanmak gibi bir şey.

En sevdiğim ay eylüldür. Ne sıcaktır ne soğuk. Ne Tam neş'e, ne tam hüzün. Günler ve geceler, ne çok uzun ne çok kısa. Güneş daha bir sarı, daha bir kızıl. Sararmaya yüz tutmuş, düşsem mi düşmesem mi kararsızlığında yapraklar. Bitişler ve başlangıçlar. Merhabalar ve vedalar. Huzur bulduğum aydır Eylül.

Neyi nerede nasıl söyleyeceğini bilmek, üslup sahibi kişilere mahsustur.

Ne yanımdakiler, ne de canımdakiler. Kalbimdekileri kimse bilemez.

Deniz üzerinde taş sektirmek güzeldir. Zaman zaman hayatımızda yer işgal eden boş işleri, boş kişileri de hayat denizinde tıpkı bu taşlar gibi sektirmek lazım.

Hayat meraktır, ölüler merak etmez.

Münakaşa ederken geçen hayatın farkında mıyız? Ya da birbirimize dargınken!

Birilerine hayatı zehir ediyorsanız, hatırlandığınızda yüzler düşüyor, kaşlar çatılıyor ve kalplerde sıkıntı oluşturuyorsanız yaşamasanız da olur. Birilerinin hayatını kolaylaştırıyorsanız ve onun hayatında hoş bir yere sahipseniz, tebessümle ve geniş yüreklilikle anılıyorsanız, Allah ömrünüze ömür katsın.

aptığı iyilikleri sergileyen kadar, yapılan iyilikleri görmeyen de kibir budalasıdır.

Hayat kolay ama insan zor. Güneş her gün aynı şekilde doğuyor. Aynı şekilde, aynı yerden herkese yirmi dört saat veriliyor. Göz aynı, el ayak aynı. Ama duygular farklı. Kibirler, hasetler; gıybetler, dedikodular; o ne derler, bu ne derler ya da onu dediler bunu dediler, aç gözlülükler, vs. Farklar çok anlayacağınız. Hayat kolay aslında, onu zorlaştıran hatta çekilmez hale getiren bizim tercihlerimizdir.

Eleştirmek ile hakaret etmek arasındaki fark edebinizi gösterir.

Söyleyeceklerimle dostlarımın ve sevdiklerimin dünyasını mahvedeceksem, susmak güzel. Çaresizlik varsa insanın iç dünyasında, söyleyecekleri çare olmayacaksa hiçbir şeye, susmak güzel. Evet, bazıları konuşarak anlaşabilir, kabul ediyorum. Ama susarak anlaşılmak isteyenlere de hak verilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Yaşadığın şeylerden asla pişmanlık duyma!' der bir hayat felsefesi. 'Keşke' de deme der. Keşke de diyorum, pişmanlıklarım da var hayatta. Keşkeleriyle, pişmanlıklarıyla bu hayat benim. Her pişmanlık biraz tevbedir. Tevbeleriyle bu hayat benim.

Öyle bir hayat yaşa ki, ölüm seni korkutmasın.

İnsan taraf olmak durumundadır. Haklının yanında, adaletin yanında, mazlumun yanında, zalimin karşısında olmak zorundadır. Tarafgirlik başka bir şey, o biraz hak gözetmeden bağnazlığa ve mutaassıplığa kaçıyor.

Kısmet, aramayana denemeyene nasip olmuyor. Terlemeyene hiç. Armut pişmiyor, pişse de sabırsızın, tevekkülsüzün ve işinin gereğini hakkıyla yerine getirmeyenin ağzına düşmüyor.

Takdir edileni ancak çalışarak elde edersin.

Her doğru söylenebilir, ama her doğru her yerde söylenebilir mi? Bir gerçeğe hizmet edecekse, bir sineye merhem olacaksa evet. Yaralayacak gerçeği söylemekten imtina ederim.

Kalp, rüzgarın önünde bir tüy gibidir. Gün olur, alır başını gider; içi içine sığmaz olur. Şükür gerekir. Gün olur, her yer ona dar gelir; bulunduğu hiçbir yere sığmaz. İltica gerekir. Ey dost, rüzgar her yönden esiyor; unutma ki kalbini kalbinde saklamalısın.

Başka yerde derman arama, bakma öyle uzaklara, dalma hayallere. Derman, sana şahdamarından daha yakın. Herkesin derdi başından aşkın. Derman sende, kendinde.

Kaç yaşında olursanız olun anne gittiğinde öksüzsünüz. Anne gittiğinde sizi her an sarıp sarmalayan bir dua'yı kaybediyorsunuz. Anneler, yürüyen duadır. Annesini kaybeden evlada düşen ise Allah'ın rızası istikametinde kalıp onun amel defterini kapatmamaktır.

Kafamda bir silüet salınıyor. Merhametten bir vicdan, tebessümden bir kalp. O salınırken ben gözlerimi kapıyor, ve onunla birlikte ben de salınıyorum. O bir hayal, unut gitsin. Unutuyorum ama gitmiyor ki. 'Bir peri suret görünmüş, bir hayal olmuş sana.

Her eleştiri, her karşı çıkış, muhalif olmak; neden hep ihanet olur ki? Yani ben seninle aynı şeyleri düşünüyorsam dost, farklı düşünüyorsam düşman mıyım? Daha bir yani: Ben hep senin gibi düşünmek zorunda mıyım?

Kıskançlık kalbe yüktür. Yüzdeki tebessümü götürür.

Bazen, gözün gördüğü yanlış; kalbin hissettiği doğrudur.

Doğal hayatta duygulara yer yoktur diyorlar, yanlış, 'duygusuz hayat' doğal değildir.

Çalışmak, elde etmek için tek başına yeterli değildir. Bir de kısmet vardır. Kısmetinde varsa kaderin olur.

Utanma ve acıma duygusundan mahrum olmak, insanı suça iter.

Nefs, insanı özgürlükle köleleştirir. Her istediğini yapan insan nefsinin kölesidir.

İnsan ümidini hiçbir zaman kaybetmez. Bazen kaybettiğimiz yerde bulamasak da, hiç ummadığımız bir anda karşımıza çıkarak bizleri ayakta tutar.

Cömert kişi dağıtır gibi görünse de gerçekte toplayandır. Dünyada dağıttıklarını ahirette toplar.

Kuyularda Yusuf olmak kolay. İttiriverirler seni, kuyuda bulursun kendini. Zor olan Züleyha'nın karşısında Yusuf olmak. Züleyha'dan kaçabilmek, Züleyha'dan sığınabilmek Allah'a.

Bana bakılası bir yüz verdin. Ben ise yüzsüzlük ediyor ve Sana yüzümü dönemiyorum. Tüm yüzsüzlüğüme rağmen beni yüzüstü bırakmayıp yüz veriyorsun ya Rabbim, daha ben Sana ne diyeyim!

Bir fiyatın olmasın Değerin olsun!

Mutluluklar acılarla sırlıdır. Camın arkasında acıdan sırlar yoksa. Camın önünde parlak mutluluklar da olmaz.

İnsanın süsü nezaketidir. Kibarlık, kusur kapatır.

Söylediklerinin değeri yaptıkların kadardır.

Sevgili, bu merhamet, bu şefkat sende varken, istesen de taş yürekli olamazsın. Ama itiraf etmeyeceğim. Sen hiç bilmeyeceksin beni. Söze düşmeyecek, göze gelmeyecek. Sen şefkat abidesi, bense şefkatine karşılık veremeyecek bir mahcup. Şefkatinin ve merhametinin esiri olmak güzel. Keder yok, hüzün yok. Huz ma safa, da ma keder! Öyle yapıyorum.

Neden sorusu tefekkürün kapısıdır. Tefekkür dıştan içe akıştır. Kainatı kalbe sıkıştırmak, ülfetten sıyrılıp uzlete dalmaktır. Kalabalıklardan ayrılıp yalnızlıkta Yalnız'a ulaşmaktır.

Kindar olmak dindar olmaya engeldir.

Günahlar insanın kalbine göz penceresinden girer.

Gün doğarken yeniden doğar insan, anlayana bir fırsat daha verilmiştir.

Yoksulun cömertliği, zenginin cömertliğinden daha önemlidir. Biri olanı verirken diğeri olmayanı da verir. Kiminin parası, kiminin duası.

Ahlak sadece namusta değil, bütün bir hayat tarzındadır.

İnsan ihsanı menfaati kadardır.

Egosu büyük olan insanın, dünyası küçüktür.

İnsanı insan kılan sahip olduğu melekelerdir. Merhamet, şefkat, sabır, sevgi ve saygı kimde varsa, o insan kıymetlidir.

Ayna kırılsa da, yansıttığı güneşe bir şey olmaz.!

Çocuk her ağladığında istediği her şeye sahip olabiliyorsa, bir müddet sonra hem kendiniz hem de çocuğunuz için, o psikolog senin bu psikolog benim dolaşmaya başlarsınız.

Yıkmakla kurmak arasında tebessüm vardır. Bir bakışla yıkılır, bir tebessümle kurulur yüreğimiz.

Birilerine hayatı zehir ediyorsanız, hatırlandığınızda yüzler düşüyor, kaşlar çatılıyor ve kalplerde sıkıntı oluşturuyorsanız yaşamasınız da olur. Birilerinin hayatını kolaylaştırıyorsanız ve onun hayatında hoş bir yere sahipseniz, tebessümle ve geniş yüreklilikle anılıyorsanız, Allah ömrünüze ömür katsın.

Kıskançlık kalbe yüktür. yüzden tebessümü götürür.

Allah, kendisini bilen herkesin kimsesidir.

Akla yol gösteren kalptir. Kalbi ihmal eden akıl, şefkat ve merhametten mahrum kalır.

Kalpte ne varsa gözden o süzülür.

Hüner akışına bırakmakta değil, akışa hakim olmaktadır.

Ömrünü fenaya değil de Baki'ye harcarsan, beklediklerin sana verilecektir, bekle gör!

Dünya hayatı; cilveli, işveli gözükse de aslında aldatıcı bir sürgün yeridir? Ne garip, zindandan zevk almak? Aldanmamak, uyanık olmayı gerektirir. Yaşamak için aldanmak lazım değildir. Yaşamak için aldananlar yasak elmanın peşinden koşanlardır. O bir elma insanı cennetten eder de dünya zindanına sürdürür.

İnsan kusurlarını ya aynada görür, ya da ayna misal dostları sayesinde görür. Kusurları ayna gibi dilsiz, ayna gibi hissiz gösteren dost, hakiki dosttur.

Hayatta dürüst ve mahcup kalabilmek için ne kadar da çok yoruluyorsun kalbim.

'İnsan sevdi miydi buna bir çare düşünmeli' der şair. Hesaplı sevgi nerede görülmüş? Şunu şu kadar seveceğim, kahverengi gözlüyü sevmeyeceğim. Şöyle olursa, böyle yapacağım. Böyle yaparsa, şöyle davranacağım. Bilmez misin, sen ne yaparsan yap, hangi hesaplar peşinde koşarsan koş, insan sevdi mi, bütün hesaplar karışır.

Acıları dindiren maddiyattan ziyade merhamettir, tesellidir.

Ne kötü; bazen tevazu, gururun perdesi olarak kullanılır.

Sorunu çok olanın soranı az olur.

Yorumlar 0 Adet

Burası çok ıssız, henüz yorum yazılmamış.

İlk yorum yazan sen ol!

Yorum Yaz

Kim Söylemiş Olabilir

Zira evrendeki hiçbir varolan, ilahi yetkinliği kendi başına temsil etme gücüne sahip değildir.

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste