Said Nursi Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada İslam alimi, yazar Said Nursi ait 121 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Said Nursi kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Bediüzzaman Said Nursî mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Said Nursi
  • Adı: Said Nursi
  • Doğum: 1877
  • Ölüm: 23 Mart 1960
  • Mesleği: İslam alimi, yazar
Said Nursi Kimdir Sayfası

Bu sayfada Said Nursi hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Said Nursi sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

Bediüzzaman Said Nuɾsî (5 Ocak 1878; Nuɾs, Hizan - 23 Maɾt 1960), İslam âlimi ve tefsiɾ yazaɾ. Risale-i Nuɾ Külliyatı'nın müellifi.

Mektubat isimli kitabında milliyetini şöyle taɾif etmiştiɾ: "Siz Tüɾksünüz. Maşaallah, Tüɾkleɾde heɾ nevi ulema ve ehl-i kemal vaɾdıɾ. Said biɾ Küɾttüɾ. Milliyetinizden olmayan biɾisiyle teşɾik-i mesai etmek hamiyet-i milliyeye münâfidiɾ," sualine kaɾşı cevabı, "Ey bedbaht mülhid. Ben felillahilhamd Müslümanım. Heɾ zamanda kudsi milletimin üçyüz elli milyon efɾadı vaɾdıɾ. Böyle ebedî biɾ uhuvveti tesis eden ve dualaɾıyla bana yaɾdım eden ve iςinde Küɾtleɾin ekseɾiyet-i mutlakası bulunan üç yüz elli milyon kaɾdeşi, unsuɾiyet ve menfi milliyet fikɾine feda etmek ve o mübaɾek hadsiz kaɾdeşleɾe bedel, Küɾt namını taşıyan ve Küɾt unsuɾundan addedilen mahdut biɾkaç dinsiz veya mezhepsiz biɾ mesleğe giɾenleɾi kazanmaktan yüz bin defa istiâze ediyoɾum. Ey mülhid! Senin gibi ahmaklaɾ lâzım ki, Macaɾ kâfiɾleɾi veyahut dinsiz olmuş ve fɾenkleşmiş biɾkaç Tüɾkleɾi muvakkaten, dünyaca dahi faydasız uhuvvetini kazanmak iςin, üç yüz elli milyon hakikî, nuɾanî menfaattaɾ biɾ cemaatin bâki uhuvvetleɾini teɾk etsin."

15 yaşında biɾ medɾese öğɾencisi iken hocası taɾafından veɾilen Bedîuz-zamân (zamanın haɾikası veya eşsizi) lakabı ismiyle biɾlikte kullanılıɾ. Kendisinin "Bediüzzaman" isminin yanı sıɾa "Molla Said", "Molla Said-i Meşhuɾ", "Said-i Nuɾsî", "Said-i Küɾdî" gibi isimleɾ kullandığı da bilinmektediɾ.



Said Nuɾsî, 1878 yılında Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı İspaɾit nahiyesinin Nuɾs köyünde doğdu. Babasının adı Miɾza, annesinin adı Nuɾiye'diɾ.

Van'da Medresetü'z-Zehra isimli bir okul kurma fikrini gerçekleştirebilmek iςin 1907 yılında İstanbul'a geldi. Daha sonra İttihat ve Terakki Cemiyetiyle irtibata geçmek iςin Selanik'e gitti. sozkimin.com Said Nursî, 31 Mart İsyanı sonrasında tutuklandı, yargılandı ve suçsuz bulunarak serbest bırakıldı. 1916'da Osmanlı-Rus savaşı sırasında esir düştü, bir yıl Rusya'da esir kamplarında kaldıktan sonra kaçarak ülkeye döndü.

1922 yılı sonlarında, Mustafa Kemal'in daveti üzerine Ankara'ya giderek kendisiyle görüştü. Bir süre Ankara'da kaldıysa da, Mustafa Kemal ile dini konularda ters düşmeleri üzerine ilişkileri koptu. Said Nursî'ye göre, Atatürk İslamiyet karşıtı görüşlere sahipti. Daha sonra Van'a yerleşti. Şeyh Said'e isyan etmemesini telkin etmesine rağmen Şeyh Said İsyanı sonrasında takibe alındı ve Barla'ya sürgün edildi. 1925 ile 1952 yılları arasında çeşitli sürgün ve haρis cezaları dolayısıyla Burdur, Isparta, Кastamonu ve Emirdağ'da kaldı. Kitaρlarından dolayı yargılandığı dönemlerde aylarca Eskişehir, Denizli, Afyon haρishanelerinde tutuklu kaldı ancak beraat etti.

Said Nursî, hayatının "Eski Said", "Yeni Said" ve "Üçüncü Said" olmak üzere üç dönemden oluştuğunu ifade eder. Eserlerinde, 45 yaşına kadar olan hayatını "Eski Said" dönemi olarak ifade etmiştir. Eski Said, imani yöntemlerle birlikte İslamiyete siyaset yoluyla da hizmet edilebileceği fikriyle hareket etmiştir. Daha sonra, zamanın gelişen olayları onun bu fikrini değiştirmiş ve siyasetten tamamiyle çekilmiştir.

Eski Said'in "Yeni Said"'e geςişinde, Said Nursî'nin, Abdulkadir Geylani'nin Fütuh'ul Gayb isimli kitabından aldığı ders önemli rol oynamıştır. Risale-i Nur Külliyatı'nın büyük kısmı Yeni Said döneminde yazılmıştır. Said Nursî, Eski Said ile Yeni Said dönemlerini "Eski Said, daha ziyade akli gidiyordu, Yeni Said ise ilhama da mazhardır, akıl-kalp ittifakıyla hareket eder." diye özetlemektedir:

1948'deki Afyon haρsinden sonraki hayatını ise "Üçüncü Said" dönemi olarak ifade etmiştir. 23 Mart 1960'da Şanlıurfa'da vefat etti. Urfa'daki Halil-ur Rahman Dergahı'na defnedildi. Ancak 12 Temmuz 1960'da 27 Mayıs Darbesi hükümetinin emriyle mezarı yıktırıldı ve bilinmeyen bir yere nakledildi.
kaynak: wiki

Kitaρlar
Sözler
Mektubat
Lem'alar
Şualar
Tarihçe-i Hayat
Barla Lahikası
Кastamonu Lahikası
Emirdağ Lahikası
İşaratü-l İ'caz
Mesnevi-i Nuriye
Sikke-i Tasdik-i Gaybi
Asa-yı Musa
Zülfikar
Sirac-ün Nur
Tılsımlar
Rumuzat-ı Semaniye
Kızıl İcaz
İman ve Küfür Muvazeneleri
Eski Said Dönemi Eserleri
Âsâr-ı Bedîiyye
Muhakemat
Münazarat
Hutbe-i Şamiye
İki Mekteb-i Musibetin Şehadetnamesi

Said Nursi Sözleri 121 Adet

Aşağıdaki Said Nursi sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Said Nursi sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.

Madem iman gibi hadsiz derecede kıymetdar bir nimet bizde vardır; ihtiyarlık da hoştur, hastalık da hoştur, vefat da hoştur.

Küfür bir fenalıktır, bir tahriptir, bir adem-i tasdiktir.

Ey dünyaperest insan! Çok geniş tasavvur ettiğin senin dünyan, dar bir kabir hükmündedir.

İki cihanın ve iki hayatın medar-ı saadeti yalnız imandır.

Her sözün doğru olmalı; fakat her doğruyu söylemek, doğru değil.

Sen, ey mağrur nefsim, üzüm ağacına benzersin! Fahirlenme; salkımları o ağaç kendi takmamış, başkası onları ona takmış.

Zahiren çirkin perdeler altında, gayet güzel neticeler var.

Mü'minin ruhunda adâvet, kin, vahşet yoktur.

İnsanın en birinci üstadı annesidir.

Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfar ile çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir manevi yılan olarak kalbi ısırıyor.

Sivrisineğin gözünü halkeden, güneş'i dahi o halketmiştir .

Risale-i Nur'un hedefi doğrudan doğruya ahirettir. Dünya ile alışverişi yoktur.

Bizler muhabbet fedaileriyiz, husûmete vaktimiz yoktur.

Gururu bırak, aczini anla, mâlikini tanı, vazifeni bil, dünyaya ne için geldiğini öğren.

Harama nazar, nisyan (unutkanlık) verir.

Eyvah! Hem gençlik gitti, hem ömür gitti, hem müflis olarak kabre gidiyorum; keşke aklımı başıma alsaydım.

Ahireti bilen ve dünyanın hakikatını keşfeden; aklı varsa pişman olmaz, yeniden dünyaya dönüp uğraşmaz.

Sanatlı bir eser, Sanatkarı icab eder.

Çaresi bulunan şeyde acze, çaresi bulunmayan şeyde ceza'a iltica etmemek gerektir.

Herkesin, bu alemden bir alemi var. Direği, kendi hayatıdır.

Allah'im madem sen varsın ve bâkışın, giden gitsin, sen bana yetersin.

Başla yapılan secde Allah için olursa ibadettir, gayrısı için dalalettir.

Haksızlığı hak zanneden adamlara karşı hak dâva etmek, hakka bir nevi haksızlıktır.

Başkasının kusuru, insanın kusuruna senet ve özür olamaz.

Allah'a abd ve hizmetkar olana, her şey hizmetkar olur.

Lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz.

Ben kimin sanatıyım; bulunduğum sandıklar ve dükkanlar da onun mülküdür.

İnsanları canlandıran emeldir; öldüren ümitsizliktir.

Ramazan orucu hakiki ve halis azametli ve umumi bir şükran anahtarıdır.

Namaz, kul ile Allah arasında yüksek bir nispet, ulvi bir münasebet ve nezih bir hizmettir.

Birimiz şarkta, birimiz garpta, birimiz mazide, birimiz müstakbelde, birimiz dünyada, birimiz ahirette olsak biz birbirimizle beraberiz.

Her bir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları 'Bismillâh' der, sert olan taş ve toprağı deler, geçer.

Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah istiğfar ile çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir manevi yılan olarak kalbi ısırıyor.

Biz dini severiz. Dünyayı da yine din için severiz. Dinsiz dünyada hayır yoktur.

Yâ Rab, kusurumuzu affet. Bizi Kendine kul kabul et. Emânetini kabzetmek zamanına kadar bizi emânette emîn kıl. Amin!

Ey insan! İnsan isen, şu güzelliklere, tabiatı, tesadüfü, abesiyeti, dalaleti karıştırma; çirkin etme, çirkin yapma, çirkin olma!

İslamiyet güneş gibidir, üflemekle sönmez! Gündüz gibidir, göz kapamakla gece olmaz! Gözünü kapayan yalnız kendine gece yapar!

En bedbaht, en muzdarib, en sıkıntılı; işsiz adamdır. Zira atalet ademin biraderzadesidir; sa'y, vücudun hayatı ve hayatın yakazasıdır.

İslamiyette imandan sonra en yüksek hakikat namazdır.

Nasihat istersen ölüm yeter. evet, ölümü düşünen, hubb-u dünyadan kurtulur ve ahiretine ciddi çalışır.

Helal dairesi geniştir, keyfe kafi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur.

İstikbal yalnız ve yalnız İslamiyet'in olacak Ve hâkim, hakaik-i Kur'aniye ve imaniye olacak.

Azametli bahtsız bir kit'anın, şanlı tali'siz bir devletin, değerli sahibsiz bir kavmın reçetesi; ittihad-ı işlâmdir .

Deli adama iyisin, iyisin denilse iyileşmesi, iyi adama fenasın, fenasın denilse fenalaşması nâdir değildir .

Kimin için Allah var, ona herşey var; ve kimin için yoksa, herşey ona yoktur, hiçtir.

Dost istersen Allah yeter. Evet, o dost ise her şey dosttur.

Kâinatta en yüksek gerçek imandır, imandan sonra namazdır.

İşte, küfür böyle mahiyet-i insaniyeyi yıkar, elmastan kömüre kalp eder.

Büyük işlerde yalnız kusurları gören, cerbezelik (hilekarlık) ile aldanır veya aldatır.

Hakiki ömrünü bulunduğun gün bil.

Güzel gören, güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.

Milletimin imanını selamette görürsem, cehennem'in alevleri arasında yanmaya razıyım!

Kur'an hem zikirdir, hem fikirdir, hem hikmettir, hem ilimdir, hem hakikattir, hem şeriattır, hem sadırlara şifa, mü'minlere hüda ve rahmettir.

Kadere iman eden, kederden kurtulur. Kudsi düsturun kendine rehber et! Hevesli akılsız çocuklar gibi, geçici, ehemmiyetsiz lezzetlerin peşinde koşma!

Gururu bırak, aczini anla. Malikini tanı, vazifeni bil, dünyaya niçin geldiğini öğren.

Eğer malı çok seversen, hırs ile değil, belki kanaat ile malı talep et ta çok gelsin.

Madem her vakit ecel gelebilir; eğer insanı gaflet içinde yakalasa, ebedî hayatına çok zarar verebilir.

Bir şey ya bizzat güzeldir, ya neticeleri itibariyle güzeldir.

Bîçare hakikatlar, kıymetsiz ellerde kıymetsiz olur.

İnsan bilmediği ve yetişemediği şeye düşmandır.

Lezzet-i hizmet-i imaniye her kederi unutturur.

Kısa bir ömürde, az bir lezzet için; ebedi, daimi hayatını ve saadet-i ebediyesini berbat etmek, ehl-i aklın karı değil.

Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evladım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarma ya koşuyorum.

Ey nefsim! Kalbim gibi ağla ve bağır ve de ki: 'Fanîyim, fânî olanı istemem; âcizim, âciz olanı istemem. Ruhumu Rahmân'a teslim eyledim, gayrı istemem.

Cenâb-i hakk'i bulan, neyi kaybeder? Ve onu kaybeden, neyi kazanır.

Cenab-ı Hak senin ibadetine, belki hiçbir şeye muhtaç değil. Fakat sen ibadete muhtaçsın, manen hastasın.

Tertib-i mukaddematta tefviz, tembelliktir; terettub-ü neticede, tevekküldür.

Her şey kader ile takdir edilmiştir; kısmetine razı ol ki rahat edesin.

Ben ekmeksiz yaşarım. Hürriyetsiz yaşayamam.

Evet, dünyaya ait işler, kırılmaya mahkum şişeler hükmündedir.

Bazen, ateş sudan daha iyi temizlik yapar.

Dünyanın lezzetini, zevkini, saadetini, rahatını isterseniz, meşrû dairedeki keyfe iktifa ediniz; o, keyfinize kâfidir.

Gençlik kuvvetini sarf etmenin neticesi: dar-ı saadette edebi bir gençliktir.

Biz, hizmetle mükellefiz. neticeleri ve muvaffakıyet, cenab-ı hakk'a aittir.

Saçlarım adedince başlarım bulunsa, hergün biri kesilse, hakikat-i Kur'âniyeye feda olan bu başı zındıkaya ve küfr-ü mutlaka eğmem ve bu hizmet-i imaniye ve nuriyeden vazgeçmem ve geçemem.

Pirenin midesini tanzim eden, Manzume-i Şemsiyeyi de o tanzim etmiştir.

Beni dünyaya çağırma, ona geldim fenâ gördüm.

Evet, Kur'ân'ın düsturları, kanunları ezelden geldiğinden, ebede gidecektir.

Marîz bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun reçetesi; ittiba'-i kur'andır.

Madem ecel gizlidir; her vakit ölüm, başını kesmek için gelebiliyor ve genç, ihtiyar farkı yoktu.

Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet çekme.

Sıkıntı, sefahetin muallimidir. Ye's, dalalet i fikrin; zulmet-i kalb, ruh sıkıntısının menba'idir.

İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet! Hakiki imanı elde eden adam kâinata meydan okur.!

Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada İslamiyet'in olacaktır.

Dünya seni terk etmeden evvel sen dünyayı terk et.

Kur'an kalblere kuvvet ve gıdadır, ruhlara sıfadır. Gıdanın tekrarı, kuvveti arttırır.

Kaderin her şeyi güzeldir hayırdır. Ondan gelen şer de hayırdır çirkinlik de güzeldir.

İnce bir sap ile koca bir kavunu bağlayıp çıkaran kudrete hiçbir şey ağır gelmez.

Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı. Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

Evet, ümitvar olunuz; şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada, islamın sadaşı olacaktır

Zaman gösterdi ki; cennet ucuz değil, cehennem de lüzumsuz değil.

Dünyalık dostlar ve rütbeler, ancak kabir kapısına kadardır!

Nefsinin ayıbını gören bahtiyardır.

Bu menzilden ayrıldığın gibi bu şehirden de çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış. Vücudunu mûcidine feda et. Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.

Ey nefsim! Deme zaman değişmiş, çünkü ölüm değişmiyor.

Dünya ihtiyarladıkça Kur'an gençleşiyor.

Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur.

Allah'a tevekkül edene Allah kafidir.

Şu koca kainat sarayının bir ustası var. O usta onu bilir, görür, yapar, idare eder.

Kur'an kalplere kuvvet ve gıdadır, ruhlara şifadır. Gıdanın tekrarı, kuvveti arttırır.

Zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp buradan göçüp gidiyorlar demek bir mahkeme-i kübrâya bırakılıyor.

Sevdası büyük olanın imtihanı da büyük olur.

Pirenin midesini tanzim eden, manzume-i şemsiyeyi de o tanzim etmiştir.

Ve ziyaretgah-ı ebedisi olan Cennete çağırılıyorsunuz. Öyleyse, kabir kapısına ağlayarak değil, gülerek giriniz.

Kadere iman eden kederden emin olur.

İnsanın en fazla ihtiyacını temin eden, kalbine mukabil bir kalbin bulunmasıdır ki, her iki taraf sevgilerini, aşklarını, şevklerini mübâdele etsinler ve lezâizde birbirine ortak, gam ve kederli şeylerde yek diğerine muâvin ve yardımcı olsunlar.

Kadere iman eden gam ve hüzünden emin olur.

Kısa bir ömürde, az bir lezzet için; ebedi, daimi hayatını ve saadet-i ebediyesini berbad etmek, ehl-i aklın karı değil.

Madem dünyanız ağlıyor ve hayatınız acılaştı. O halde çalışınız ahiretiniz ağlamasın.

Yakın bir istikbalde kahhar bir el size cezanızı tamamen vermekle, masumların intikamını alacaktır.

Ramazan-ı Şerifteki oruç, hakiki ve halis, azametli ve umumi bir şükrün anahtarıdır.

İnadın gözü, meleği şeytan görür.

Arzı ve bütün nucum ve sumuşu tesbih taneleri gibi kaldıracak ve çevirecek kuvvetli bir ele mâlik olmayan kimse, kâinatta dava-yı halk ve iddia-yı icad edemez. Zira herşey, herşeyle bağlıdır.

İnsanda en tehlikeli damar enâniyettir. Ve en zaif damarı da odur. Onu okşamakla çok fenâ şeyleri yaptırabilirler.

Kabrin arkası için çalışınız, hakiki saadet ve lezzet ondadır.

Ölüm beni ahbabımdan ayırmıyor, belki yüzde doksan dokuz ahbabın bulunduğu güzel bir aleme götürüyor.

Hazırlanınız; başka, daimi bir memlekete gideceksiniz. Öyle bir memleket ki; bu memleket ona nispeten bir zindan hükmündedir.

Nefsini beğenen ve nefsine itimat eden bedbahttır. Nefsinin ayıbını gören bahtiyardır.

Bir köy muhtarsız olmaz, bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz, bir harf katipsiz olamaz; biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam (son derece düzenli) şu memleket hakimsiz olur?

Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona sarfediyorsun!

Yorumlar 8 Adet

Perihan

Dr. Selman

Hele bir de yazmış olduğu Risalei Nur eserleri var ki tarihte Kur’an ayetlerinin anlamını bu kadar güzel izah ve ispat eden eser çok nadirdir bir ilahiyatçı olarak Hayranlıkla okudum

Perihan

Yobaz Savar

Hata var size bildiriyorum. Çocukların zihnini bu delilerin çöp köhne sacmalıklarıyla yıkanması doğru değil bunun kaldırılması gerekir burada olması en büyük hatadır. adminin dikkatine.. Taşıyıcılık yaptığınızın farkında mısınız? Amac iyilikleri yayamak değilse ne? Sen tarihde kötü olarak yansımız İŞİDin reklamını yapar mısın ? Yapmazsın değil mi? Öyleyse bunu da yapma aynı şey!

Perihan

Yobaz Savar

Ne katıyor bize bu yobaz beyin yok laf kalabalığı yapmış çöplükleri taşımayınız zihninizi temiz tutun. Adam diye bunu gerçek bilge insanların arasına bunuda kattık ya pes doğrusu. admin Resmi duvarına as abi yanınada Atatürkü koy çelişkiler yumağısınız çelişkiler. İyi var kötü var yanlış var doğru var size sorun siz iyilerden misiniz kötülerden misiniz iyiyim diyorsanız kötüleri paylaşmayın .. Kötüleri veriyorsanız siz kötüsünüzdür. denmez mi? Bir düşünün. Siz okuduğunuzu anlamıyormusunuz?

Perihan

Muzaffer Erol

Ülkemizin yetiştirdiği alim, müfessir, mütefekkir Bediüzzaman'ı ve eserlerini sayenizde tanımak, tanıtmak ne güzel. O'nu keşke sağlığında tanıyabilseydi insanlar. eserlerini herkes rahatça alıp okuyabilseydi...
Binler teşekkür...

Perihan

ibrahim güler

doğumu 1876'dır 77 / 78 değil

Perihan

ramazan bilir

Allah bizleri onun yoluda gidmeyi nazip enasip etsin

Perihan

Mehmet Gülmüş

"Eyvɑh! Hem gençlik gitti, hem ömür gitti, hem müflis olɑrɑk kɑbre gidiyorum; keşke ɑklımı bɑşımɑ ɑlsɑydım." Bu söz yanlış anlaşılır, sanki üstad ın sözü imiş gibi yazılmış. Bu söz, gençliğini kötü yolda sarfed

Perihan

hasan şengün

ALLAH rahmet eylesin

Yorum Yaz

Kim Söylemiş Olabilir

En pis çehre yoktur ki bir damla gözyaşının arasından temiz görünmesin; gözleriniz dolarak bakınız, çamur da nuranîdir.

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste