Sabahattin Ali Sözleri ve Hayatı

Bu sayfada yazar, şair Sabahattin Ali 148 adet sözü ve hayatı yer almaktadır. Sabahattin Ali kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Sabahattin Ali mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Sabahattin Ali
Bu sayfada Sabahattin Ali hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Sabahattin Ali sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz.
Sabahattin Ali, Tüɾk yazaɾ ve şaiɾ.

Edebi kişiliğini toplumcu geɾçekçi biɾ düzleme otuɾtaɾak yaşamındaki deneyimleɾini okuyucusuna yansıttı ve kendisinden sonɾaki cumhuɾiyet dönemi Tüɾk edebiyatını etkileyen biɾ figüɾ hâline geldi. Daha çok öykü tüɾünde eseɾleɾ veɾse de ɾomanlaɾıyla ön plana çıktı; ɾomanlaɾında uzun tasviɾleɾle ele aldığı sevgi ve aşk temasını, zaman zaman siyasi taɾtışmalaɾına göndeɾme yapan anlatılaɾla zaman zaman da toplumsal aksaklıklaɾa yönelttiği eleştiɾileɾle destekledi. Kuyucaklı Yusuf (1937), İçimizdeki Şeytan (1940) ve Küɾk Mantolu Madonna (1943) ɾomanlaɾı Tüɾkiye'deki edebiyat çevɾeleɾinin takdiɾini toplayaɾak hem 20. yüzyılda hem de 21. yüzyılda etkisini süɾdüɾdü.

Eğriԁere'ԁe ԁoğan Sabahattin Ali, ilk hikâye ve şiir ԁenemelerine Balıkesir'ԁe başlaԁıktan sonra İstanbul'ԁaki eԁebiyat öğretmeni Ali Canip Yöntem'in ԁesteğiyle ilk kez Akbaba ve Çağlayan ԁergilerinԁe şiirlerini yayımlattı. Anaԁolu'ԁa kısa süre öğretmenlik yaptıktan sonra Türk ԁevleti tarafınԁan ԁil eğitimi için Almanya'ya gönԁerilԁi.

Türkiye'ye döndüğünde Almanca öğretmeni olarak göreve başlasa da önce komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla bir süre tutuklandı, ardından ise Türk devlet yöneticilerini eleştirdiği iddiasıyla tekrar tutuklandı. Bu dönemde memurluktan ihraς edilince görevine geri dönebilmek iςin Atatürk hakkında bir şiir yazdı ve tekrar devlet kurumlarında görevlendirildi. Ayrıca kendisine yüklenen sosyalist algısını kırmak iςin de Esirler adlı bir oyun kaleme aldı.

Hayatının son yıllarında Türk milliyеtçilеriylе yaşadığı tartışmalarla da önе çıktı, özеlliklе Türkçü-Turancı yazar Nihal Atsız ilе yaşadığı gеrilim gidеrеk artarak Irkçılık-Turancılık davasının bir parçası oldu. Bu dönеmdе Aziz Nеsin'lе bеrabеr çıkardığı Markopaşa dеrgisindе siyasilеri еlеştirmеsi yüzündеn çеşitli davalarla uğraşmak zorunda kaldı. sozkimin.com Hakkındaki davaların alеyhindе sеyrеttiği bir dönеmdе Türkiyе'dеn ayrılmak istеdi vе Bulgaristan sınırını gеçmеk istеrkеn kеndisinе kaçma girişimindе rеhbеrlik еdеn Ali Ertеkin tarafından milliyеtçi gеrеkçеlеrlе öldürüldü.
kaynak: wiki

Eserleri

Roman
Kuyucaklı Yusuf (1937)
İçimizdeki Şeytan (1940)
Kürk Mantolu Madonna (1943)

Öykü
Değirmen (1935)
Kağnı (1936)
Ses (1937)
Yeni Dünya (1943)
Sırça Köşk (1947)

Şiir
Dağlar ve Rüzgâr (1934)
Kurbağanın Serenadı (1937)
Öteki Şiirler (1937)

Oyun
Esirler (1936)
Sabahattin Ali Sözleri ( 148 adet )
Dünyada bana hiçbir şey, tabiattan melül bir insanın zorla gülmeye çalışması kadar acı gelmemiştir. / Sabahattin Ali
Biz istiyoruz ki, bu memlekette yapılan her iş, üç beş kişinin çıkarına değil, bu toprakları dolduran milyonların yararına olsun. / Sabahattin Ali
Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi! Ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var. / Sabahattin Ali
Belki uzak bir günde, büsbütün başka insanlar olarak tekrar karşılaşırız ve belki gülüşerek birbirimize ellerimizi uzatırız. / Sabahattin Ali
Ne kızarıyorsun? Bu dünyada karşılıksız hayır işlenmediğini öğrendim de onun için sordum. / Sabahattin Ali
Bir zamanlar birbirlerinden ayrılmak, birbirlerini kaybetmek ihtimalinin korkusunu çekmiş olmasalar, belki de birbirleri için ne kadar kıymetli olduklarını hala bilemeyeceklerdi. / Sabahattin Ali
Yaramın nerede olduğunu bilmiyorum. Yalnız bir yerlerim acıyor. Çok acıyor. / Sabahattin Ali
Ama unutma; taş duvarlar arasındaki yalnızlığımın, senden başka penceresi yok. / Sabahattin Ali
Ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım. / Sabahattin Ali
Ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım. / Sabahattin Ali
İnsanlar birbirinin maddi yardımlarına ve paralarına değil, sevgilerine ve alakalarına muhtaçtırlar. Bu olmadıktan sonra, aile sahibi olmanın hakiki ismi, birtakım yabancılar beslemekti. / Sabahattin Ali
Ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım. / Sabahattin Ali
Yok olmak isteğiyle kalbim attığı zaman, bana 'yaşa' der gibi gülen senin yüzündü. / Sabahattin Ali
Kaçmak lazım biraz hayattan, daha büyük kaçışlara hazırlanmak için. / Sabahattin Ali
Bu hayatta mutlu olmanın yolu beklentileri düşük tutmaktır. Yoksa kanatlarından vurulmuş kuşa dönersin. / Sabahattin Ali
İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir. / Sabahattin Ali
İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir. / Sabahattin Ali
Bu dünyada gönlüne karşı gelen babayiğit çıkmamış. / Sabahattin Ali
Hayattan fazla bir şey bekleyenler delidir. / Sabahattin Ali
İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. / Sabahattin Ali
Öyle günlerim oluyor ki; etrafımda en küçük bir hareket, en ufak bir ses bile istemiyorum. / Sabahattin Ali
Varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi; fakat yokluğu müthişti! / Sabahattin Ali
Etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. / Sabahattin Ali
Etrafın seni sıklığı zaman kitap oku. / Sabahattin Ali
Unutmayın ki, dünyada en korkunç şey, ümidi kaybetmektir. / Sabahattin Ali
Yok olmak isteğiyle kalbim attığı zaman, bana 'yaşa' der gibi gülen senin yüzündü. / Sabahattin Ali
Sana ihtiyacım yok ki benim! İnsan yalnız da mutsuz olabilir çünkü. / Sabahattin Ali
Bizim mantığımızla hayatın mantığı asla birbirine uymuyordu. / Sabahattin Ali
Doğrusu, dünyada rahat yaşamak için aptal olmak lazım, fakat aptal olmaktansa biraz daha rahatsız yaşamak daha iyidir. / Sabahattin Ali
Yok olmak isteğiyle kalbim attığı zaman, bana 'yaşa' der gibi gülen senin yüzündü. / Sabahattin Ali
Ve içinde birçok şeyler saklı olan gözleri vardı. / Sabahattin Ali
Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı. / Sabahattin Ali
Bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. / Sabahattin Ali
Ne derlerse desinler, biz kalbimizin ve kafamızın doğru bulduğu şeyleri, etrafın ne dediğine bakmadan yapmalıyız. / Sabahattin Ali
Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki, temiz kalmak için tek çare, kendi dünyamıza çekilmek. / Sabahattin Ali
İçimde yarı kalmış bir konuşmanın üzüntüsü vardı. / Sabahattin Ali
Anladım insanlardan geldiğini kederin; uzak, herkesten uzak bir hayat süreceğim. Benim bu inzivama taarruz edenlerin, yüzüne hakaretle, kinle tüküreceğim. / Sabahattin Ali
Bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş. Gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim. / Sabahattin Ali
Zaten küçüklüğümden beri, saadeti israf etmekten korkar, bir kısmını, ilerisi için saklamak isterdim. / Sabahattin Ali
Bugün canım insan yüzü görmek istemiyor; geniş, uçsuz bucaksız bir şeye ve sana bakmak istiyorum! / Sabahattin Ali
Ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım. Hakiki hayatım benim için can sıkıcı bir rüyadan başka bir şey değildir. / Sabahattin Ali
Sadece birkez olsun sizi görebilseydim, dünyadaki tüm bahtsızlığıma rağmen, kendimi hiç noksansız şanslı olarak hissetmem mümkün olabilirdi eğer göç etmeseydiniz uzaklara. / Sabahattin Ali
Başkalarına gülsem de, senden uzakta kalsam da, sevmediğini bilsem de, ben gene sana vurgunum. / Sabahattin Ali
Başının içindeki düşünceler tıpkı gökyüzündeki bulutlar gibi daimi bir hareket halinde, şekilsiz ve elle tutulamayacak kadar dağınık. / Sabahattin Ali
Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? / Sabahattin Ali
Şu kainatta belki bir de iyi taraf vardır, fakat görmek bize nasip olmuyor. / Sabahattin Ali
İnsan alıştığı, güzel bulduğu, kendine yakın bulduğu yerlerden ayrılırken sanki vücudunun bir kısmını orada bırakıyormuş gibi üzülür. / Sabahattin Ali
Yaşamak için kendisine kayıtsız ve şartsız muhtaç olduğum bir insandı. / Sabahattin Ali
Gece, ümitsizlerin kalbinde karanlıktır. / Sabahattin Ali
Kaçmak lazım biraz hayattan. Daha büyük kaçışlara hazırlanmak için. / Sabahattin Ali
Ve çok geçten daha kötüsü yoktur hayatta. / Sabahattin Ali
Beni, bütün ömrümce bir meçhulu, mevcut olmayan bir şeyi aramaya mahkum ediyordu. Bunu yapmamalıydı. / Sabahattin Ali
Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım. / Sabahattin Ali
Nasıl muhtaç olduğumuz havayı istemem demeye, mekan içinde bir yer işgal etmekten vazgeçmeye kuvvetimiz yoksa, bize verilen bir aşkı almamaya da iktidarımız yoktur. / Sabahattin Ali
Ona birçok şeyler, şimdiye kadar hiç kimseye, hatta kendime bile söylemediğim şeyler anlatacaktım. / Sabahattin Ali
Müthiş bir gevşeklik içindeyim. Üşeniyorum. Sürüklenip gidiyorum. / Sabahattin Ali
Çünkü nedense hepimizde, maddi olsun, manevi olsun, bütün dertlerimize isim takmak merakı vardır, bunu yapamazsak büsbütün çılgına döneriz. / Sabahattin Ali
Şimdi şiir bence senin yüzündür Şimdi benim tahtım, senin dizindir. / Sabahattin Ali
Zaten sıkmadan, uzun uzun anlatmasını bilen yegane geveze, denizdir. / Sabahattin Ali
Hiç kimse benim kadar azaplı, acılar, üzüntüler, bayağılıklar ve densizliklerle bir çocukluk geçirmemiştir. Hatta ben çocukluk bile geçirmediğimi söyleyebilirim ve bugün bazı tavırlarımda ki çocukça haller o zamanlardaki içime atmaların tabii bir neticesi / Sabahattin Ali
Aramış olsaydım, belki senin gibi birini bulabilirdim. Her şeyi o zaman öğrenmiş olsaydım, belki zamanla alışır, seni başkalarında bulmaya gayret ederdim. / Sabahattin Ali
Yar olmadı bana devir Her günüm bir başka zehir. / Sabahattin Ali
Ama yeryüzünde hiçbir şey, ne kadar uzun ömürlü olursa olsun sonsuz değildir. / Sabahattin Ali
Beni en güzel günümde Sebepsiz bir keder alır. Bütün ömrümün beynimde Acı bir tortusu kalır. / Sabahattin Ali
Bu dünyada gönlüne karşı gelen babayiğit çıkmamış. / Sabahattin Ali
Ben hayatımda o kadar ağır laflar dinlemeye mecbur oldum, bunlara o kadar sessizce tahammül ettim ki sevdiğim, uğruna hayatımı bile verebileceğim bir insanın bana en ufak bir sitemi beni bugün fevkalade yaralıyor. Açık bir yaraya bir fiske vuruluyormuş gi / Sabahattin Ali
Ey sevgilim, bilirsin benim ne çektiğimi: Garip başımın derdi bir yürek taşıyorum. Anlarsın niçin uzak yerlere baktığımı: İçinde yaşanmaz bir dünyada yaşıyorum. / Sabahattin Ali
İçinde hakikaten sevmek kabiliyeti olan bir insan hiçbir zaman bu sevgiyi bir kişiye inhisar ettiremez ve kimseden de böyle yapmasını bekleyemez. Ne kadar çok insanı seversek, , asıl sevdiğimiz bir tek kişiyi de o kadar çok ve kuvvetli severiz. Aşk dağıld / Sabahattin Ali
Bugün şurada burada teker teker yaşayan ve çalışanlar yarın birleşince bir kuvvet olacaklar ve en kuvvetli silahı: haklı olmak silahını ellerinde tutacaklardır. / Sabahattin Ali
İnsanları sevmeme ve onlara tekrar yaklaşmama da imkan yoktu; çünkü en inandığım en güvendiğim insanda aldanmıştım, başkalarına emniyet edebilir miydim? / Sabahattin Ali
İnsanların hepsi bir değildir. Ben kendim iyi insan olmak isterim, fakat kötü olanlara da hayretle bakmam. / Sabahattin Ali
Bir insana bir insan herhalde yeterdi. Fakat o da olmayınca? Her şeyin bir hayal, aldatıcı bir rüya, tam bir vehim olduğu meydana çıkınca ne yapılabilirdi? / Sabahattin Ali
Yalnız içimde müthiş boşluk hissi vardı. Hayatımın en dolu, en manalı zannettiğim bir devresi birdenbire boşalmış, bütün manasını kaybetmişti. / Sabahattin Ali
Onun yaşadığı yerde yaşamak, onun gibi yaşamak demek değildi... / Sabahattin Ali
Sen ey karanlıklara hicran dağıtan kadın! Git başka bir diyara. Kalbimi parçaladın! / Sabahattin Ali
İnsanlara olduklarından başka gözlerle bakmakta ısrar edişime içerliyordum. / Sabahattin Ali
Sana kızmayacak kadar seni tanıyorum. Sonra seni seviyorum, neden sevdiğimi bilmeden seviyorum, bu sevgiyi her gittiğim yere götüreceğim. / Sabahattin Ali
Acaba şu anda ne düşünüyor? Herhalde beni değil. Niçin? Onun kafasında bir müddet yaşamak için neleri feda etmem ki? Her şeyi. / Sabahattin Ali
Acaba kafamı bir çalı süpürgesiyle temizlemek mümkün müdür? / Sabahattin Ali
Bir zamanlar birbirlerinden ayrılmak, birbirlerini kaybetmek ihtimalinin korkusunu çekmiş olmasalar, belki de birbirleri için ne kadar kıymetli olduklarını hala bilmeyeceklerdi. / Sabahattin Ali
Riyakarlık tesellide son haddini bulur... / Sabahattin Ali
Hiçbir şey beni, hakkımdaki bir kanaati düzeltmek mecburiyeti kadar korkutmazdı. / Sabahattin Ali
Dünyada şimdi onla yan yana bulunmamamız kadar mantıksız ve lüzumsuz ne olabilir di acaba? / Sabahattin Ali
Bütün hatıralarımı toplayarak bir hüküm vermek istediğim zaman, kadınların hiçbir zaman sahiden sevemeyecekleri neticesine varıyordum. / Sabahattin Ali
Ona söyleyeceğim ne kadar çok şeyim vardı.. Bunların bütün ömrümce konuşsam bitmeyeceğini sanıyordum. / Sabahattin Ali
Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar... / Sabahattin Ali
O bu dünyadan ayrılırken, benim hayatıma, başka hiçbir insana nasip olmayacak kadar canlı bir şekilde giriyordu. / Sabahattin Ali
İçinde sadece müthiş bir korku ve bekleyiş vardı. Herhangi bir mesele üzerinde durup düşünmeye alışmamış olan kafası, yükünü atmak için bir insana muhtaçtı... / Sabahattin Ali
Sen benim sevgilimsin, sevsen de sevmesen de; Aradığım yerlere benzeyiş buldum sende. / Sabahattin Ali
Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi! Ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var. / Sabahattin Ali
İkimiz de aynı şehirdeyiz ve birbirimize varmamız için yarım saatten daha az bir zaman yeter. Buna rağmen o orada, ben buradayım. / Sabahattin Ali
Ben bir insanda bu kadar iyilik bulunabileceğine inanayım mı? Belki başka zaman inanırdım... Fakat bugün... Bugün inanmak mümkün mü? Bir insan bir insana kötülükten başka ne yapabilir? Kimi kandırıyoruz? Bana öyle riyakar gözlerle bakmayın! Masum tavırlar / Sabahattin Ali
Ben gene eskisi gibi dünyadan uzak ve daima tasavvurlarımın ve iç dünyamın bir oyuncağıydım. / Sabahattin Ali
Ne kuzuların ağzından vahşi kurt dişlerinin sırıttığını gördüm. / Sabahattin Ali
Para kazanmaya mecbur oldum. Bundan şikayetçi değilim. Çalışmak hiç de fena bir şey değil. Bana dokunan, ruhlarımızı alçaltmadan çalışmak isteyişimizin hoş görülmemesi. / Sabahattin Ali
Bu şehirde yaşayan milyonlarca insandan ancak birkaç tanesiyle konuşmuş, yalnız bir tanesini tanımıştım. Belki bu da kafiydi. . Bir insana bir insan herhalde yeterdi. / Sabahattin Ali
İnsan asıl birisini sevdiğini anlayınca içinin de kainatı alacak kadar genişlediğini görüyor. / Sabahattin Ali
Zaten yalnızlığımın sebebi Kitaplardaki kahramanları semtimde bulamayışım değil miydi? / Sabahattin Ali
Başka insanların yaptığı birçok şeyleri yapmak hakkının kendisinde olmadığını biliyor ve hiçbir şey istemiyordu. / Sabahattin Ali
Kaçmak, her zamanki gibi, her şeyden kaçmak. Görmekten, duymaktan ve beraber ıstırap çekmekten kaçmak. / Sabahattin Ali
Gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim. / Sabahattin Ali
Bir teklif ve bir kabul... Kısa münakaşasız ve hesapsız! Bundan daha güzel bir ayrılık olamazdı. / Sabahattin Ali
Bu harikulade güzel rüya ne kadar çok devam ederse o kadar iyiydi. Onu kesmeye, yarım bırakmaya, hakikat pahasına da olsa uyanmaya hakkım yoktu. / Sabahattin Ali
Dünyada mektep kitabından başka bir şey okunabileceğini bilmiyordu. / Sabahattin Ali
Dünyada yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre, bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıklardır. / Sabahattin Ali
Bir insanı melek diye sevmek budalalıktır. lnsanları, bütün pislikleri, hırsları ve zayıflıkları ile sevebilmek kahramanlıktır. Dostlarımızda kendimizde bulunmayan yücelikler aramak insafsızlıktır. Bütün insanlar birbirinden farksızdır. / Sabahattin Ali
İstemiyorum, kendimi herkesin akıllısı veya duygulusu yerine koymak istemiyorum. / Sabahattin Ali
Dünyada bana hiçbir şey, tabiatta melül bir insanın zorla gülmeye çalışması kadar acı gelmemiştir. / Sabahattin Ali
Artık hiçbir şeyin değişmesine imkan yok. Lüzum da yok. / Sabahattin Ali
Bana öyle geliyor ki, hakikaten yapabileceğimiz bir tek iş vardır, o da ölmek. / Sabahattin Ali
Kendinde her şeyi yapabilecek kuvveti görmek, sonra yapılacak hiçbir şey bulamamak. / Sabahattin Ali
Unutma Lola, hiçbir acı baki değildir. Üflersin geçer. Bazılarına biraz daha çok üflemen gerekir, hepsi bu. / Sabahattin Ali
Ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor. / Sabahattin Ali
Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırım. / Sabahattin Ali
Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. / Sabahattin Ali
Onunla beni bizim iradelerimizin üstünde bir bağın bağladığına eminim. / Sabahattin Ali
Saadet, hayatı olduğu gibi kabul etmektir. / Sabahattin Ali
Karşısındakinin her kanaatini doğru bulup benimsemek için vesile aramak da bir nevi ruh yakınlığını alameti değil miydi? / Sabahattin Ali
Beni kemiren sadece büyük bir yalnızlık hissiydi ve gene bu yalnızlığın tesiriyle, bana yakın olduğunu anladığım bir insana karşı birçok noktalarda kendimi aldatmaya hazırdım. / Sabahattin Ali
Hayattan fazla şeyler bekleme. Dünyada bir felaketin içinden en az zararla sıyrılmanın yolu hayata uymak, muhite uymak, hiç sivrilmemektir. / Sabahattin Ali
İnsanlar arasındaki münasebetleri tanzim eden amiller ne kadar gülünç ,ne kadar dıştan, ne kadar boş ve bilhassa asıl insanlıkla ne kadar az alakası olan şeylerdi. / Sabahattin Ali
Kendimiz uydurup kendimiz inanıyoruz. / Sabahattin Ali
Hayattan ayrılmayı istemeyiz, çünkü tatmin edilmemiş birçok arzularımız vardır. / Sabahattin Ali
İkimiz de birer insan arıyoruz, kendi insanımızı. / Sabahattin Ali
İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. / Sabahattin Ali
Bana öyle geliyor ki, hakikaten yapabileceğimiz bir tek iş vardır, o da ölmek. / Sabahattin Ali
Bütün bunlara rağmen, kafamda onun hatırasını kirletecek bir şey yoktu. / Sabahattin Ali
Gözleri kapalıydı ve ruhu kim bilir nerelerde, nerelerde dolaşıyordu? / Sabahattin Ali
Hayatta en büyük vazife, en büyük saadet olarak şunu almak lazımdır: Bize yakın ve uzak bütün insanlara yardım etmek, bütün insanların iyiliğine çalışmak. / Sabahattin Ali
Önüne geçmek mümkün olmayan işlerde telaş ve heyecan göstermek çocukluktur. / Sabahattin Ali
Her şey geçer. Her şey unutulur. Kendini bir felaketin içinde kaybetmenin manası yoktur. / Sabahattin Ali
Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki temiz kalmak için bir tek çare kendi dünyamıza çekilmek ve muhitle, hiç olmazsa manen, alakamızı kesmektir. / Sabahattin Ali
İçimde yarı kalmış bir konuşmanın üzüntüsü vardı. / Sabahattin Ali
Onu bulamayacağımı daha şimdiden biliyordum; fakat aramamak elimde olmayacaktı. / Sabahattin Ali
Lüzumsuzluk hissi bende tamamen yerleşmişti. Benim bu insanlara ne lüzumum vardı? / Sabahattin Ali
Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hala kabul edemiyor musunuz? Bütün yakınlaşmalar, bütün birleşmeler yalancıdır. / Sabahattin Ali
Sen bu karanlık ömrümün içine bir sevinç ışığı gibi, kurumaya yüz tutan ekinlere can veren bir nisan yağmuru gibi birdenbire geldin... / Sabahattin Ali
Bir insan bir insana elbet yeterdi. / Sabahattin Ali
Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerd / Sabahattin Ali
Kim bilir, belki öbürünün yanlış anlayacağından çekiniyordu. Çünkü içten duyulan şeyler hep yanlış anlaşılır. / Sabahattin Ali
Görüyorum ki, başka yollardan gittiğimiz halde ikimiz de aynı neticeye varmışız; ikimiz de birer insan arıyoruz, kendi insanımızı. / Sabahattin Ali
Şimdi ömrümün bir tek gayesi var; bir gün sana kavuşmak, seni kollarımın arasına almak, güzel, temiz yüzüne saatlerce hiç doymadan bakmak. / Sabahattin Ali
Üzülecek birsey yok. Her şey düzelir, hele filiz hiç üzülmesin, metanetini korusun. / Sabahattin Ali
Ben dünyada bu kadar güzel gülen, güldüğü zaman bu kadar güzel olan insan görmedim. / Sabahattin Ali
Niçin beni kabahatlı zannettiler? Kendilerine vaat etmediğim, sadece kafalarında yaşattıkları şeyi vermedim diye mi? Bu haksızlık değil mi? / Sabahattin Ali
Gözlerimden öptü Ellerimden öptü Unutabilir misin şimdi Ben ölsem unutamam. / Sabahattin Ali
Sevmek, hele benim gibi sevmek, berbat bir şeydir. / Sabahattin Ali
Bu memlekette namuslu olmak ne zor şeymiş meğer
Bir gün Almanların pabucunu yalayan
Ertesi gün İngilizlere takla atan
Daha ertesi gün de Amerika?ya kavuk sallayan
Soysuzlar gibi olmak istemedik ! / Sabahattin Ali
Yorumlar ( 4 Adet ) 💬
ZuzuZuzu [1750] numaralı söz için:
Kaçıncı sayfada geçiyor acaba
Onur hazırlarOnur hazırlar [1750] numaralı söz için:
Ve çok gecten daha kötüsü yoktur hayatta Sabahattin Ali'nin hangi kitabında geçiyor lütfen cevaplar mısınız?
Admin: Araştırdığım kadarı ile "Sabahattin Ali Seçme Eserleri" kitbında geçiyor. kynk: 1000 kitap
AbayAbay [1750] numaralı söz için:
Hangi kitabında geçiyor acaba Sabahattin Ali'nin?
Admin: İçimizdeki Şeytan kitabında.
KübraKübra
Çok güzel şiirler hele sözler müthiş
Misafirlerin Şu Anda Baktığı Ünlüler
Bugün Doğan Ünlüler ( 26 Kasım )
Prag'da 26 Кasım 1903'te doğan Herz-Sommer, 5 yaşında piyano çalmayı öğrenmiş ve konser piyanisti olmak iςin eğitim almıştı. Herz-Sommer, eşi ve 6 yaşındaki oğlu Stephan ile 1943'te Prag'tan Terezin'deki Nazi Toplama Кampı'na gönderilmişti. Kendisi gibi müzisyen olan eşi Leopold Sommer'i ve 73 yaşındaki annesini Auschwitz'de kaybeden Herz-Sommer, Mayıs 1945'te Terezin Toplama &... Devamını oku >>
Chaɾles Monɾoe Schulz (26 Кasım, 1922 ' 12 Şubat, 2000), ABD'li ςizeɾ ve animatöɾ. Özellikle yayınlanan Comic Stɾip seɾisi ςizgi filmleɾi, Peanuts ve ünlü ςizgi köpek kahɾaman Snoopy 'nin yaɾatıcısıdıɾ; Schulz; kolon kanseɾine bağlı kalp yetmezliği sonucu nedeniyle 77 yaşında ölmüştüɾ. Peanuts'daki tipleɾ z... Devamını oku >>
Eugène Ionesco (d. 26 Кasım 1909 ' ö. 28 Mart 1994), uyumsuz tiyatronun önde gelen yazarlarından biridir. Sıradan durumların ötesinde bireyin var oluşundaki anlamsızlığı kendine özgü bir dille anlatmaktadır. Resmi internet sitesine göre 1912, başka kaynaklara göre 1909 yılında Romanya'da doğan Ionesco'nun babası Rumen, annesi Fransız'dır. Çocukluğu Fransa'da geçen Ionesco anne ve babasını... Devamını oku >>
William Cowper (26 Кasım 1731 ' 25 Nisan 1800) İngiliz şair ve Hümanist. Zamanının en popüleɾ şaiɾleɾinden biɾi, 18.yy günlük yaşamı ve kıɾsal doğal yaşam ile ilgili şiiɾleɾ yazmıştıɾ. Biɾçok bakımdan Romantik şiiɾin öncüleɾi aɾasında yeɾ alıɾ. Samuel Tayloɾ Coleɾidge modeɾn çağın en önemli şaiɾl... Devamını oku >>
Bugün Ölen Ünlüler ( 26 Kasım )
Paul Éluard, geɾçek adıyla Eugène Gɾindel (d. 14 Aɾalık 1895, St. Denis - ö. 18 Кasım 1952, Paɾis), dadacı ve geɾçeküstücü Fɾansız şaiɾ. 1912'de İsviçɾe, Davos'taki Clavadel sanatoɾyumunda veɾem tedavisi göɾüɾken genç biɾ Rus kızıyla, Helena Dmitɾievna Diakonova ile tanıştı, ona Gala adını veɾdi. 1917 Şubat ayında ... Devamını oku >>
Paul Lafaɾgue (15 Ocak 1842-26 Кasım 1911); Fɾansız uyɾuklu düşünüɾ ve eylem adamı. Küba'nın Santiago kentinde doğdu. Dokuz yaşındayken ailesiyle biɾlikte göçtüğü Fɾansa'da Tıp Akademisi'ne yazıldı. Üniveɾsitede, kɾalcı hükümete kaɾşı gideɾek genişleyen gençlik devinimine katıldı. Yine aynı dönemde yoğun biɾ okuma uğɾaşına da... Devamını oku >>