Özgür Bacaksız Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada Türk yazar Özgür Bacaksız ait 51 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Özgür Bacaksız kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Özgür Bacaksız mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Özgür Bacaksız
  • Adı: Özgür Bacaksız
  • Doğum: 3 Temmuz 1987
  • Mesleği: Türk yazar
Özgür Bacaksız Kimdir Sayfası

Bu sayfada Özgür Bacaksız hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Özgür Bacaksız sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

Özgür Bacaksız, (d,Ergani/Diyarbakır, 3 Temmuz 1987 (26 yaşında)) Türk yazar

İlköğretim ve liseyi memleketi Hatay'da tamamlayan Bacaksız, eğitim hayatına Adıyaman'da devam etmiştir. Küçük yaştan beri felsefe ve psikoloji üzerine denemeler ve makaleler yazdıktan sonra ilk kitabını filozoflardan ve yazarlardan paragraflarla oluşturduğu Bilgelikle Yaşama Sanatı kitabı ile yazarlığa giriş yaρmıştır. sozkimin.com Kitaρ satışa çıktığı ilk günden bu yana çok satanlarda zirvede yerini almıştır.

Özgür Bacaksız Sözleri 51 Adet

Aşağıdaki Özgür Bacaksız sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Özgür Bacaksız sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

Gücünü kalabalıktan alandan değil, yalnızlıktan alandan korkun.

Yıldızı olmayan gece gibi, demini almamış çay gibi, ütüsüz gömlek gibi, mideye dokunan kaçak sigara gibi, tadı tuzu yok günlerin, bir şeyler eksik. Varoluş eksik.

Biz büyüdükçe kirlendi dünya, arttı insan sayısı, azaldı insanlık. Biz büyüdükçe azaldı hayallerimiz, arttı umutsuzluklar. Ve büyüdükçe kırılıyoruz artık, dur diyemiyoruz kaçıp giden şeylere.

İnsan, başka insanlara muhtaç olma oranında mutsuzlaşır.

Bazılarının tek korunağı sabırdır sabrı zırhtan güçlü olan insanların üzerine gitmek boşuna çabadır.

İnsan acıyı hep yoklar, hep kaşır. Dilin, ağrıyan dişi sürekli yokladığı gibi.

Koku acıtmaz, Ancak onun kokusu sizi yaralar...

Biriktirmiş yarınlarımızı bozuk para gibi harcadık, mutsuz çocuklar ülkesinde böyleydi, yazgının çağrısına kulak asardık.

Her şey daha önce söylendi evet, ama herkes tarafından değil. Bazıları tarafından.

Bazen düşüncelerini engellemeye çalışırsın, düşüncelerinin ne kadar ürpertici, ne kadar pis ve adi olduğunu görürsün. Çok iyi de yaparsın.

Göz görür ama dikkatle bakmaz, bazen inanır ama sorgulamaz, gözler sık sık sahibini yanıltır.

Normaldi yani, şüpheci adamlardık. O kadar yok saydılar ki varlığımızı, kendi varlığımızdan şüphe ettik.

İyi ve güzel olmayabilirsiniz, zengin olmayabilirsiniz, sıradışı olmayabilirsiniz. Garsona iyi bir bahşiş bırakmayabilirsiniz. Ama arayı kapatacak, her şeyi anlayacak bir zekaya sahipseniz, güzelliğin daha üstünde bir yüreğe sahipseniz farkedileceksiniz.

Üzülme öyle, acılar da gökyüzü gibi, birleşip dağılırlar.

Değişmeyi kabul etmeyen, çürümenin mimarıdır, kan varsa Ortadoğu'da, yobazlar bunun mimarıdır.

Asla iyileşmeyecek çocukluk yaraları vardır. Her zaman hayatınızın bir köşesinde dururlar.

İyi nedenlerimiz vardı kaçmak için, bazılarına zarar vermemek için çok uzaklara kaçardık. Zaman zaman başarılı olmakla birlikte, zaman zaman kendimizi yakardık.

Sığınacak tek kalemizdi çocukluk, ne yaparsak yapalım elimizden alınan bir şeydir çocukluk, ama yine de insan ruhunun ölünceye kadar kaybetmemesi gereken şeydir.

Çok geç öğrendim, meğer insanın anavatanıymış çocukluk.

Küçükken oyuncak arabanın kapısını açıp içine bakardık, incelerdik öyle. Saatlerce. Sığdırırdık içine tüm dünyayı. Şimdi en küçük şeyleri bile dünyaya sığdıramıyoruz.

Öyle yalnızım deme, o karanlık köşede insan kendi kendine yetmeyi öğrenir, akıntıya karşı kürek çekmeyi öğrenir. Bazı şeyleri yıpratırken bazı şeyleri olgunlaştırır. Öyle yalnızım deme, evrende yalnız değilsin.

Üzülme öyle, acılar da gökyüzü gibi, birleşip, dağılırlar.

Varoluşa bir şeyler ekleyince güzel şeyler ortaya çıkar. Suçsuz coşkunlukları, saf dilekleri salmak her zaman işe yarar.

bazen bir acıyı ömre, bir ömrü nefse.

Kendini anlamak için terk edeceksin kendini. Yalnızlığınla yola çıkıp, kendi tımarhanende delireceksin.

Mutluluk geldiğinde mutluluktur, sürüp gittiğinde değil.

İnsan hayatlarını tasarlamak planlamak ister, ama hayat bir bina değildir, onun mimarisi kolay işlenmez. Sen yaşarsın, o kendisini tasarlar.

İnsanlar büyük evlerin küçük bahçelerinde hiç oldular, büyük evlerin büyük bahçeleri varken.

Çözülmemiş olaylar, yüzleşilmemiş olaylar nasır tutar, eski yaralar hiçbir zaman huzur vermez.

Bazen insanlar kadar paragraflar da anlamsızlaşır. Hiçbir sözcük seni anlamaz, anlatamaz, yazdıramaz. Çaresiz bırakırlar seni, suskunluğa terk edersin kendini. Sonra biraz daha acı çekersin, hüzün çuvalına eklersin bir şeyler, tekrar yazmaya kalkarsın ve

Yabani otlar kolay büyür, önemli olan kök salarak büyümek.

Bilinmeyen müzikler, bilinmeyen insanlar, bilinmeyen rüyalar lazım bazen insanoğluna.

Şimdiki zamanın sunduğu güzel şeyler var tabi, ama hiçbiri çocukluğun sunduğu şeyler kadar doğal değildi.

Kendimi yalnız hissettiğimde, güvende olduğumu hissetmişimdir hep.

Çayın kalabalıkla arası iyidir derlerdi, ama biz çayı bile yalnız içenlerdendik.

Gerçek her zaman aynı kıvamda can yakmaz, yıllar geçtikce daha çok can yakar, zamanla daha çok, yüzleştikce daha çok, eskisinden daha çok.

Gerçekten yalnız olmak bir köşede acı çekmek değil, durup dağılmak, dağlamak değil, gerçek yalnızlık senden rolünü oynamanı bekleyen toplum içine çıkmak, kurmaca senaryoların içinde kukla gibi kalmak, basit zevklere ortak olmak.

Bir şey feda etmeden, hiç bir şey kazananılmaz, bir şeyler kazanmak için evrene bir şeyler sunmalı insan, bir şiire bir şarap, bir şaraba yılları. feda etmeli dikeni güle,

Çocukluk çayın dem kısmıdır sevgili tsubasa, büyümekse sıcak suyudur. Dem'e ne kadar su katarsan kat, çayın tadına dem hakim olur. 80 lik bir ihtiyar bile olsan, çocukluk daha ağır basar ruhta. Bu böyledir.

Cümlelerdeki harflere saygı göstereceksin, göz kapağına düşen yağmura, kırıntı taşıyan karıncaya, evrene saygı duyacaksın. Bir anlamın var senin. Yanıbaşında olanların bir anlamı var, olup biten her şeyin bir anlamı var.

Sizi dışa çıkaracak haliniz yoksa ve kimseniz yoksa, doya doya yaşanacak ruh halidir insanın içine kapanması.

Biz böyleyiz, mutluluk için ya bir şans bekleriz ya da bir dilek tutarız, ama bilmeyiz ki mutlulukta iradenin payı sanıldığından daha fazladır.

Huzur denilen şey, ön sırada oturan zenginlerin şakası.

Acıya tepki vermedikçe iyileşmez yaralar.

Ne kadar çok fazla şey topladıysak, yaşamımız o kadar boşa gitti. Verdiklerini başka şeylerden almasını çok iyi biliyor sevgili hayat.

Yaşamı tek başına sürdürmeyi seçenlerden değil, gönüllü sürgünlere çıkanlardandık, bir şeye ait olanlardan değil, hiçbir yere ait olmayanlardandık. Zamansız, sınırsız, ülkesiz.

Her gün yaşanan o korkunç şeylere tanık olmamız biraz da suçlu olduğumuzdan.

Yaşamı öğrenme dediğimiz şey, belki de ölmeyi öğrenmek için yapılan şeylerdir.

Çaresiz kalmadıktan sonra, özünle başbaşa kalmadıktan sonra, bir geceyi dahi kendi lehine çeviremezsin sevgili tsubasa.

Cevaplamayı felsefe haline getirirsen telefonlar susmaz, mesajlar bitmez, kalabalıklar dinmez, sesler kesilmez. Bazen susacaksın kimsenin senin üzerinde kontrol sağlamasına, giriş -çıkış yapmasına, tasdik ve pohpohlama girişimlerine izin vermeyeceksin, s

Zeki insanları vahşi insanlardan ayıran şey, 'gülen düşünce ve mizahtır'.

Yorumlar 7 Adet

Perihan

Mutsuz çocuklar ülkesine bayıldım açıksözlü ve samimi bir kitap sağol özgür bacaksız

Perihan

Gülistan jiyan kandemir

Bazı yollar yalnız yürünür süper bi kitap hocam trk kelimeyle harikasınız

Perihan

Birisi

Bölücünün teki. Fikirleri yazıları belli kesimlere hitap ediyor. Oysaki evrensel olmalı

Perihan

Eda

Sanırım benimle qörüşmesi şart

Perihan

Arzu Cura Vural

Çocukluğuma götürdü beni özgür insan... bazen kahkahalara boğuldum etraftakiler merak içinde kaldı, bazense hüznün en dibine daldım kendimi kaybetmeden... zamanı durdurup geçmişte var olmak gibiydi mutsuz çocuklar ülkesi... aklına fikrine sağlık özgür insan:)

Perihan

İsmini vermek istemeyen vatandaş

Ben su anda deli çocuğun güncesi kitabini okuyorum çok akıcı ve çok güzel bir kitap ama içinde biraz argo kelime içeriyor...

Perihan

Efebayluk

Çok net olarak ifade edilen kitapları çok güzel buldu

Yorum Yaz

Kim Söylemiş Olabilir

Evet, yazmak zorundaydım, yoksa çıldıracaktım!

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste