Osamu Dazai Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada Japon yazar Osamu Dazai ait 44 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Osamu Dazai kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Şuuci Tsuşima mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Osamu Dazai
  • Adı: Osamu Dazai
  • Doğum: 19 Haziran 1909
  • Ölüm: 13 Haziran 1948
  • Mesleği: Japon yazar
Osamu Dazai Kimdir Sayfası

Bu sayfada Osamu Dazai hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Osamu Dazai sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

Osamu Dazai, Japon yazaɾ.

Tsugaɾu Yaɾımadası’nın meɾkezi yakınlaɾında küçük biɾ kasaba olan Kanagi’de doğdu. Asıl adı Şuuci Tsuşima'dıɾ. Ailedeki siyasetçi olma geleneğine kaɾşı çıkaɾak, yazaɾ olmaya kaɾaɾ veɾdi. Yiɾmi yaşında Tokyo Üniveɾsitesi Fɾansız Edebiyatı Bölümü’ne kaydını yaptıɾdı. Hayatının büyük bölümünde esɾaɾkeş, veɾemli, asabi, kavgacı ve alkolik biɾi olaɾak biɾkaç kez intihaɾ etmeye kalkıştı. Dazai, 1948’de metɾesiyle biɾlikte suya atlayaɾak intihaɾ etti. Ölümünün üzeɾinden bunca sene geçmesine ɾağmen, Japonya’da hâlâ ilgi göɾen biɾ yazaɾdıɾ.
kaynak: wiki


Farklı bir kaynaktan Osamu Dazai'nin hayatı

Asıl adı, Şuuci Tsuşima’dır. Tsugaru Yarımadası’nın merkezi yakınlarında, 1909 yılında Kanagi isimli kasabada dünyaya gözlerini açtı. 12 kardeşten 10.su olarak dünyaya gelen, Osamu Dazai ismiyle tanınan Tsuşima’nın ailesi çok zengindir. Siyaset ailesi için artık bir gelenek haline gelmiştir. 17 yaşına geldiğinde Dazai, yazmaya başlar. Yazdığı eserler dergilerde yayınlanır. Yavaş yavaş ilgi toρlamaya başlar.Ailesi Dazai’nin gelenek haline siyasetle ilgilenmesini beklerken, Dazai hiç birşeyi umursamadan Tokyo Üniversitesi Fransız Edebiyatı bölümüne kayıt yaρtırır. sozkimin.com Ailesinin teρkisiyle karşılaşan Dazai’yi kararından hiç kimse çevirememiştir. Osamu Dazai yazar olmakta kararlıydı. O dönemlerde Jaρonya’da yasaklı olan Komünist Parti’ye üye olur. Kısa süre sonra ρarti üyesi olduğu anlaşılan Dazai tutuklanır. Haρishane’den çıkması konusunda ailesi her ne kadar Dazai’ye yardımı olsa da, haρishaneden çıktıktan sonra evlatlıktan reddedilir.



Kendine örnek aldığı öykü yazarı Ryunosuke Akutagawa’nın intiharı Dazai’nin yıkılmasına neden olur. Karamsar yapısıyla tanınan Dazai, idolü Akutagawa’nın ölümünden sonra intihar fikrime sıcak bakmaya başlar.Aradan iki yıl geςer ve uyku hapı alarak intiharı dener. İlk denemesinde başarılı olamayan Dazai bir süre akıl hastanesinde yattıktan sonra, alkole bağımlı olur ve vereme yakalanır. İlk intihar denemesinde başarısız olan Dazai, ilerleyen zaman iςinde Oyama Hatsuyo isimli bir geyşa ile tanışır ve evlenirler.Geyşa ile evlenmesine karşı ςıkan ailesi, Dazai’yi ikinci kez evlatlıktan reddeder.

Dazai, hayatını birleştirdiği Hatsuyo ile intihar planları yapmaya başlar. İlerleyen zamanlarda eşi tarafından ihanete uğradığını öğrenir. Hatsuyo ile tekrar uyku ilacı iςerek intihar etmeyi dener ve başarısız olurlar. İkinci intihar girişiminde de başarılı olamayan Dazai, Hatsuyo’dan boşanır. Boşanmanın üzerinde de biraz zaman geςer ve bir barda ςalışan 19 yaşındaki Shimeko Tanabe’yi de intihara ikna eder. Tanabe, Dazai ile intihar etmeyi kabul eder ve kendilerini denize atarlar. Dazai, azrail tarafından bir kez daha reddedilir ancak Tanabe onun kadar şanslı değildir. Denize can verir, Dazai kurtulur. Yazar bu olaya kitaplarında şu şekilde anlatır,

“O GECE, KAMAKURA’DA DENİZE ATLADIK. KADIN, KUŞAĞININ KAFEDE BİRLİKTE ÇALIŞTIĞI BİR ARKADAŞININ OLDUĞUNU SÖYLEYEREK GÜZELCE KATLAYARAK KAYALARIN ÜSTÜNE KOYDU. BEN DE PALTOMU ÇIKARIP AYNI YERE KOYDUM VE BİRLİKTE DENİZE GİRDİK. KADIN ÖLDÜ VE BEN KURTULDUM”

Yaşadığı trajedi dolu olaylar sürerken yazmaya devam eden Dazai, önemli bir yazar haline gelir. Tanabe’nin ölümünden sorumlu tutulan Dazai, sorguya alınır ancak tekrar serbest bırakılır. Yaşadıklarının yanında bir de alkol ve veremle mücadele eden Dazai, okuldan mezun olamayacağın düşünür ve bu sefer kendini asarak intihar etmeyi dener. Dördüncü kez intiharı deneyen Dazai, yine başarısız olur ve hayatta kalır. Osamu Dazai, bir süre sonra evliliğinini 10. gününde eşini kaybedip dul kalan Tomie Yamazaki ile tanışır, ilerleyen zaman iςinde Yamazaki’nin evine taşınır. Dazai, Yamazaki’yi de intihara ikna eder ve kendilerini Tamagawa kanalına atarlar. Hikaye burada kopuyor. Dazai 5. denemesinde yaşamına son vermeyi başarmıştır.Bir süre cesedi aranan Dazai’nin cansız bedeni 19 Haziran’da 39. doğum gününde bulunmuştur. Dazai, bunca olay yaşanırken “hoşςakal” isimli kitabını bitiremeden hayatını kaybetti. 1948 yılında hayatını kaybeden yazarın ölümünün üzerinden yıllar geςmesine rağmen Japonya’da hala büyük ilgi görmektedir.

Ayrıca Dazai bıraktığı intihar notunda, “Doğduğum iςin beni affedin.” yazmıştır.
kaynak: ilkelihabeɾ . com


Eserleri

Dooke no Hana, 1935 - Nicusseiki Kişu, 1937 - Kyoko no Hoko, 1937 - Ai to Bi ni Tsuite, 1939 - Coseito, 1939 - Bannen, 1939 - Onna no Kettoo, 1940 - Şin Hamuretto, 1941 - Seigi to Bişo, 1942 - Udaicin Sanetomo, 1943 - Tsugaru, 1944 - Otogizooşi, 1945 - Sekibetsu, 1945 - Şin Şokokubanaşi, 1945 - Pandora no Hako, 1946 - Fuyu no Hanabi, 1946 - Kyoşin no Kami, 1947 - Shayoo, 1947 - Biyon No Tsuma, 1947 - Tokatonton, 1947 - Nyoze Gabun, 1948 - Ningen Şikkaku, 1948 - Goodbye, 1948 (bitmemiş)

Türkçeye çevrilen eserleri

Batan Güneş (Japonca: 斜陽 - Şayoo)
Mor Bir Serserinin Gezinotları (Japonca: 津軽 - Tsugaru)
İnsanlığımı Yitirirken (Japonca: 人間失格 - Ningen Şikkaku)

Osamu Dazai Sözleri 44 Adet

Aşağıdaki Osamu Dazai sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Osamu Dazai sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

İnsan kendini en çok emniyette hissettiği zaman en büyük tehlike altındadır çok doğru!

Yaşamımı zorlaştıran koşulların baskısı altında eziliyorum.

İnsanların beni sevdiğini bilsem bile, sanırım insanları sevme yeteneğim yoktu. Aslında, dünyadaki insanların, 'sevgi' yeteneklerinin olup olmadığı konusunda şüphelerim var.

Ben tüm varlığımla şuna inanmak istiyorum: İnsan, aşk ve devrim için yaratılmıştır.

Dünyanın iyi ve saygın bulduğu tüm o insanların yalancı ve yapmacıklı olduklarından eminim. Dünyaya güvenmiyorum.

Yalnız bir kuş şakımaya başladığında, tepeler daha da sessizleşir.

Kötü bir şey oldu mu, hemen ona koşmak ve yanında ölmek istiyorum.

Yerinde söylenen bir söz, gümüş tepsi üzerinden sunulan altın elmalara benzer.

Benim insan korkum, eskisinden ne daha güçlü, ne de daha zayıf olarak, olanca şiddetiyle göğsümün içinde kıvranıyordu.

Ben bir köylü çocuğuyum ve olta ya da kepçe ile balık tuttuğum günleri anımsamadan şimdiki gibi dere boyu yürüyemem.

İyi bir hayatın, istediğini yapmak olduğuna inanıyorum.

Sanki on belayı sırtımda taşıyordum da, bunlardan birini bile yanımdaki insan üstlenecek olsa, o tek bela bile onun canına mal olacakmış gibi gelirdi.

Bir yılanın ihtiyatı ve bir güvercinin saflığına sahip bir aşk yaşamak istiyorum.

Sanırım ben, tek bir kadını sevebilen erkeklerdenim.

Geçirdiğim basit bir hastalık değil. Tanrı beni öldürdü, sonra önceki halimden tamamiyle değişik bir insan yarattıktan sonra tekrar canlandırdı.

Yaşamım utançlarla doludur. İnsan yaşamının ne olduğu hakkında bir fikrim yok.

Annem gibiler, böylesi bir dünyada yaşamak için yaratılmamışlar.

Dışarıya karşı, durmaksızın gülümseyen yüzümü gösterirken, iç dünyam ölüydü. İşte bu, bin derdi tek bir saç teliyle taşımak gibi, yağa ter karıştırmak gibi bir çabaydı.

Kadın da insan olarak yaşamaktan yorulmuş gibiydi. Ben de, öyleydim.

Acaba, güven dolu saf bir yürek, suç mudur?

Yaz çiçeklerini sevenler, yazın ölür derler. Bu yaz öleceğimi sanıyordum; ama Naoji döndüğüne göre, sonbahara kadar dayanırım.

Kuşkular kuşkuları doğuruyordu. Bir güçle bunları sorgulama isteğim bile yoktu.

Bu, benim insanlarda son sevgi arayışımdı. Bir yandan insanlardan son derece korkarken, bir yandan da insanları bir türlü aklımdan çıkaramadım. Öylece, şaklabanlık sayesinde ince bir çizgiyle insanlarla olan bağımı koruyabildim. Dışarıya karşı, durmaksızın gülümseyen yüzümü gösterirken, iç dünyam ölüydü.

İnsanlık mı? Saçmalamayın.

Ne kadar aptalca. Namus kavramı...

Sanırım bütün dünyanın üzerine vakitsiz kar yağdı.

Bir ben miyim aykırı?

Mutsuzluğum, reddetme yeteneği olmayan birinin mutsuzluğuydu.

Bazen, mutluluk da insanları yaralayabilir.

Herkesten uzaklaşmam lazım.

Bu dünyada, farklı farklı mutsuz insanlar var; hayır, her yer mutsuz insanlarla dolu desem abartmış olmam.

İnsanların yemek için yaşadığını duymuştum ama para için yaşadıklarını hiç duymadım.

O zamanlarda, ailecek çektirdiğimiz fotoğraflara bakıyordum da herkes ciddi bir yüz ifadesi takınmışken, sadece ben mutlaka tuhaf bir şekilde yüzümü yamultmuş, gülüyorum. Bu da benim küçüklüğümden itibaren kederini taşıdığım şaklabanlığın bir türü idi.

Yaşam çok zor. Sefalet, yalnızlık, ayak bağları çekilir gibi değil. Çevremizdeki dört duvarın çıkarttığı uğursuz sesleri her duyuşta, mutluluk şansı olmadığını anlıyorsunuz.

Artık, kendi özümü tamamen gizlemeyi başardığıma inanırken, gerçekten akıl almaz bir şekilde sırtımdan vuruldum.

Ben kararsız, gelecekle ilgili hiçbir planı olmayan biriydim.

Ben erken gelişmiş olduğumu söylediğimde erken geliştiğim dedikodusu yayılıyor. Tembellik ettiğimde tembel olduğum söylentisi çıkıyor. Bir roman yazamayacağımı söylediğimde, insanlar yazamayacağımı söylüyor. Yalancı gibi davrandığımda bana yalancı diyorlar. Zengin adam gibi davrandığımda zengin olduğumu sanıyorlar. Umursamaz göründüğümde umursamaz muamelesi yapıyorlar. Ama gerçekten acı çektiğim için inlediğimde acı çeker numarası yapmakla suçluyorlar.

Yani, anlamıyorum. Çevremdeki insanların sıkıntılarının niteliğini, ölçüsünü, sanki kavrayamıyorum. Pratik sıkıntılar, sadece yemek yiyerek atlatılabilen sıkıntılar.

Öyle acınacak haldeydi ki, öyle acınacak halde... ya da ikimiz de acınacak haldeydik.

Benim gibi bir bitkinin, bu dünyanın havasında ve ışığında yeşermesi çok zor. Devam etmek için bir şey eksik işte! Başka bir şey gerek bana.

...aptalca yaşantım, intihar etme hevesimi bile kaybettirmişti.

Benim hakkımda ne düşünüyor bilmek istiyorum. Beni bir sağanak sonrası oluşan bir gökkuşağı gibi düşünmüş mü? O gökkuşağı yok olmuş mu? Olmuşsa benimkini yok etmem gerek. Ama ömrümü yok etmedikçe kalbimdeki gökkuşağı asla yok olmaz.

Zayıf insanlar mutluluktan bile korkarlar. İplikle bile yaralanırlar.

Bir sağanak sonrası ortaya çıkan gökkuşağı hemen yok oluyor; ama insan kalbini ısıtan gökkuşağı öyle birden yok olmuyor.

Yorumlar 2 Adet

Perihan

ito

eğer reankarnasyon gerçekse ben dazainin rearkarnesi olduğuma adım gibi eminim

Perihan

caponbu

adam ölmek bilmemiş :) ilginç bir hayat hikayesi var.

Yorum Yaz

Kim Söylemiş Olabilir

Cennet bir yer, bir mekan değildir, bir zaman dilimi değildir. Cennet öğrenmektir, mükemmelliktir.

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste