Murat Keçeci Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada Gazeteci,Yazar Murat Keçeci ait 68 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Murat Keçeci kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Murat Keçeci mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Murat Keçeci
  • Adı: Murat Keçeci
  • Mesleği: Gazeteci,Yazar
Murat Keçeci Kimdir Sayfası

Bu sayfada Murat Keçeci hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Murat Keçeci sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

Bu yazarımız hakkında yeterli bilgiye sahip değiliz ancak sözlerini sizlerle paylaşmak istedik.

Eğer siz yeterince Murat KEÇECİ hakkında bilgiye sahipseniz bu sayfanın gelişiminde katkıda bulunabilirsiniz.

Lütfen bizimle irtibata geςiniz. Bizimle irtibat kurmanızdan mutluluk duyacağız.

Murat Keçeci Sözleri 68 Adet

Aşağıdaki Murat Keçeci sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Murat Keçeci sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

Aşk, bazen ateşin ortasındaki sudur! Ya o suyu alırken yakarsın kendini, yada suyu döker bitirirsin herşeyi.

Tek kişilik bir hayatı çoğullaştırıyorum, içinde bulunduğum kalabalığın fısıltılarını sadece bir orkestra görüyor!

Sana seçim yaptıran mey, seni sensiz bırakan şeyin başlangıcıdır.

Kelimeler dans ediyor çevremde, şu ışıkları söndürün, söndürün ki acı verenleri gözükmesin gözüme.

Kötüler sünger gibidirler, siz su gibi olun! İyilik denizinde süngeri suyla doldurun! Eninde sonunda dibe batacaklar!

Vicdansızın suyunu içersen bardağını yıkar, Bardağını yıkarsan elini kesersin.

Yapılan bir iyiliği yüze vurmak, bıçak saplanmış bir kalbe acıdı mı diye sormaya benzer.

En üstün ırk vicdandır.

Kafiyeli yazdığım her cümle, kabuğunu kıramadığım hayatımdır.

Birgün gelecek para hiç bir seyi satın alamayacak. İşte o gün krediniz geçmişteki insanliğiniz olacak.

Müzik bittiğinde sahneyi kapatıyorum! 'Sadece sen varsın' diyorum. Ört üstümü hayat! Umutlarım üşümesin!

Kalleşliği marifet sanıyorlar, kahpeliği meziyet. Vatan satmayı meslek sayıyorlar. Ve insanlığı siyaset.

Aşk yüz üstü! Savaş dimdik! İnsan yasak, hayat saklı, rüyalar şarapnel parçası!

Evet belki Güneş doğudan doğuyor ama 'insanlık' yeni her geçen gün doğudan hızla batıyor!

Ya Güneş askıda kalsın, ya Ay dolanmasın, ya da Dünya dönmesin istiyorsun! Bütün Aşk'lar Güneşle başlar, Ay ışığında içselleşir. Dünya döndükçe devam eder.

Küfür yesemde köşe yazmaktan sıkılmadım, tıpkı hergün küfür yesede köşeyi dönmekten sıkılmayan mebuslar gibi.

Şeytan bazen sizin karşınıza kravat takmış dindar kılığında çıkabilir. Gerçek alim ise parkta yağmurdan ıslanmış perişan bir halde olabilir. Yapmanız gereken vicdanınızın sesini dinlemektir!

Yazar terziye benzer, her yazdığı bir yama eder... Her yazdığını yaşarsa eğer kırk yamalı pantolonla gezer.

Herkes senin yaşadığın hayatı istiyor, başkası da herkesin yaşadığı hayatı! Ben ise başkasının herkesle paylaşamadığı rüyayı! Sen rüyasın ve şimdi herkes başkası!

Bazen bir kutu mürekkep içsen bile kalemin ağlamaz. Ağlasa da kağıdın işine yaramaz.

Her gün taradığın saçlarından eksilen bir tel gibidir hayat, düzeltmeye çalıştıkça bir parçası kopar. Bırak dağınık kalsın.

Hüzün insanlığa örülmüş bir duvardır, ne zaman balyoz olursa sevincin işte o zaman duvarın arkasındaki umuda yolculuk edebilirsin. Hüzünle insanlığa ördüğün duvar, yalnızlığa dayadığın merdivendir!

Kendimce yaşamak için kelimelere dokunuyor, sizin için ise onları biriktiyorum.

İnsanın gönlüne merdiven dayayabiliyor musun? Bana bundan söz et. Gökdelenlerin senin olsun, bana insan gerek.

Siyaset öyle bir şeydir ki, Bol susamlı simit gibi gösteriler sana gevrek, sıcak ve taze kindarlığı.

Ve aşk... 'Bazen suyu çekilmiş bir kuyu, yorucu bir serap gibidir... Suyu çekilse de kuyunun başında beklemek gerekir.'

Gelir sana derki? 'Seni cok seviyorum' Susarsın. Ve sonra sana derki? 'Senden nefret ediyorum!' Şaşarsın! Aslında şaşılacak bir şey yoktur. Hayattaki sevgi ve nefret arayışı belki de hala bitmemiştir. Hak vermelisin! Vee sonra, sadece gülüp geçmeli. Bir h

Meşk ne ki? Ben Deniz oldum be kadın. Al eline taşları sektir üstümde ve en derinlerimden dalgalandır beni, ilk sektirmen 'Aşk' ikincisi 'Sevgi' üçüncüsü 'Alışkanlığın' olsun!

Zorla aldığın şeylerin toplamı, Zorla vereceğin şeylerin toplamının bilmem kaç katıdır. Yani Hayatla ahiret arasında kalıp can çekişme anındır.

Aydın olmak, güneşli günlerde sönmek karanlık günlerde aydınlatmaktır. Güneşli günlerdeki ışığınız ancak kapitalizmi aydınlatır!

Yoluna su dökerler, ama bilmezler ki yola çıkandan öndedir güneş. Ve ufuktan önce buharlaşır hasret!

Sandığımız en son şey, vardığımız ilk şeydir aslında. Ne çok seversek sevelim. Gideceğimiz yer uykudaki yalnızlığımızdır! Onun için önce kendini 'Sev' vakit kalırsa başkasını!

Ve bazen küçük bir ev onların büyük dünyasından heybetlidir, tavana bütün gezegenleri çizmiş, bütün odalarına ayrı cennetler gizlemişsindir!

İnsan 'Aşk' olacak! Aşk'ın maymunu değil.

Karanlığa konmayan kelebek gündüzün, gündüzde yanmayan baykuş, gecenin kıymetini bilemez. Gece ruhun, gündüz bedenin özgürlüğüdür!

Çocuktur o. Sadece Almayı bilir... Elma'yı vermeyi sen öğreteceksin!

Ne vakit çevirdiniz dünyayı tersine, oysa yeni çevirmiştik güneşi gündüze!

Okumayan bir milletin elinde sopa, ağzında küfür olur, Okuyan milletin ağzında şiir elinde kalem!

Loş bir akşamda boş bir kadeh gibidir hayat, en değerli içkiyide koysanız içine, bir yuduma bakar.

İnsanlar kibirlerine nazar değmesin diye kurşun döktürüyorlar; Birde kibirlerine kurşun sıkmayı öğrenseler...

Sustuğun yer, durduğun yer, konuştuğun yer. Ne yerse yesin, Aşk'la O yer!

Gece ve deniz kumsaldaki tüm izleri siler. Sabah hiç bir şey yokmuş gibi yine yürür insanlar. Yeni izler için.

'Yürü be adam' dedi! Yürüdüm! Ruhum yoruldu, kalp kapaklarım sancıda! Nefes darlığı çekiyor Aşk!

En çok istediğiniz şey 'durakta beklediğiniz dolmuşa benzer', işte o yüzden ya sabır, ya da azim ister. Sık sık değiştirdiğiniz fikirler ise dolmuşu sizden eder.

İnsanın her şeyini elinden alın ama umuduna dokunmayın. Orada bir DÜNYA gizli. Yıkarsanız, yıkılırsınız.

Kadına dair; Onca sözler varken. Yeniden icatlara gerek yok! Annem. Ver elini!

Yürü be adam' dedi! Yürüdüm! Ruhum yoruldu, kalp kapaklarım sancıda! Nefes darlığı çekiyor Aşk!

Bir yerde İnsanlık Ay'a gidebilirken diğer bir yerde Ay gibi yüzler açlıktan soluyor!

Din'i yüreğinden çıkarıp ellerinde oyuncak edenlerdir, en büyük savaşların nedeni.

Bana bugün 'Gezi' nedir deseler 'Gazi' derim! Tıpkı 'Mustafa' nedir dediklerinde 'Cumhuriyet' dediğim gibi!

Küçücük bir papatyayı dünyadan büyük yapan, bakışınızda ki asalettir...

Unutma bir millet yakarken alkışlayıp, yıkarken gülenler yüzünden yok olur!

Senin adaletin sana, benim adaletim bana. Öyleyse hangi adaletten bahsediyorsun. Senin suyun beni yakarken, benim suyum sana alev!

Bağırmakla mertebe atlansaydı eğer, bizim köyün eşeği Zaptiye Nazırı olurdu!

Bu devrin yalakaları Eşek arısına benziyor, ağzında bal varmış gibi dursa da ardında iğnesi dik ve havada geziyor.

'Aşk' a arkanı dönme, lakin 'Aşk' mıknatıs gibidir, yüzün dönükken ne kadar hızlı çekerse, arkan dönükken bir o kadarda hızlı iter.

Bazı şebelekler kelimelerini döllerken, padişah yosması gibi davranır. Ve Akraba evliliği yapmış gibi makaleleri sakat doğar!

İnsanın gönlüne merdiven dayayabiliyormusun... Bana bundan söz et, gökdelenlerin senin olsun, bana insan gerek.

Hiç merak etme sen, hiç ayrılamaz dediklerindir en uzaklarda olan!

Siz kuşları rüzgarın uçurduğunu mu sanıyorsunuz? Özgürlük simgesidir kuşlar, rüzgara karşı koyar, özgürlüğe uçarlar!

'Taş gibi yüreğim var' diyenler, lakin evrende taşlarla doludur, ancak çok azı yürek üstüne kolye olabilir...

Dünyayı her zaman filmlerdeki gibi uzaylılar istila etmez. Dünyayı kalleşler Uzaya dar ederler. Kocaman dünya bir odaya sıkışır bazen. Hiç yokmuş gibi, hiç olmamış gibi.

En sevdiğin bile bir gün geçip gider kirpiklerinin arasından.

Her okuduğun kitap yeni bir hayat, her yeni hayat bahçende açan bir güldür.

Aydınını yakanın öldürenin, yarınını yakar, umudunu öldürürler.

O bir ağacı savunanlara iyi bak ve yüzlerini unutma! Bugünün fidanları olanlar, yarının 500 yıllık Cumhuriyet bekçileridir!

Onca sözler boşunadır bazen, Ay ve yıldız bir ele, bir yürek bin zalime yeter!

Girenlerde olur, çıkanlarda hayatına. Önemli olan; girdiklerinde getirdikleri ile, gittiklerinde götürdükleridir aslında.

Yorumlar 1 Adet

Perihan

UYGUR

ADAM GİBİ ADAM

Yorum Yaz

Kim Söylemiş Olabilir

En mutlu evlilik sağır bir erkeğin kör bir kadınla evlenmesidir.

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste