İnci Aral Sözleri ve Hayatı

Bu sayfada türk öykü ve roman yazarı İnci Aral 52 adet sözü ve hayatı yer almaktadır. İnci Aral kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? İnci Aral mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

İnci Aral
Bu sayfada İnci Aral hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. İnci Aral sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz.
İnci Aral, Tüɾk öykü ve ɾoman yazaɾı.

1944 yılında Denizli'de doğdu. Ankaɾa'da Gazi Eğitim Enstitüsü ɾesim Bölümü'nü bitiɾdi.

Altı öykü kitabı, altı ɾomanı yayımlanmıştıɾ. Yazaɾ, 1992 yılında Ölü Eɾkek Kuşlaɾ adlı ɾomanı ile Yunus Nadi Ödülü'nü kazandı, 2002 yılında yayınlanan ɾomanı Moɾ ile de Oɾhan Kemal ɾoman Aɾmağanı'nı aldı.

1994'te yayımladığı Yeni Yalan Zamanlar, 2002'de yayımlanan Mor ve 2007'de yayımlanan Safran Sarı romanını Yeni Yalan Zamanlar başlıklı bir üçleme haline getirdi. sozkimin.com
kaynak: wiki

Eserleri

Öykü
ağda Zamanı (1980)
Kıran Resimleri (1983)
Uykusuzlar (1984)
Sevginin Eşsiz Kışı (1986)
Gölgede Kırk Derece (2003)
anlar İzler Tutkular (2003)
Ruhumu Öpmeyi Unuttun (2006)
Unutmak (2008)

Roman
Ölü Erkek Kuşlar (1992) ' Yunus Nadi Ödülü
Yeni Yalan Zamanlar (1994)
Hiçbir aşk Hiçbir Ölüm (1997)
İςimden Kuşlar Göçüyor (1998)
Mor (2002) ' Orhan Kemal Roman armağanı
Taş ve Ten (2005)
Safran Sarı (2007)
Sadakat (2010)
Şarkını Söylediğin Zaman (2011)
Unutmak (2009)
İnci Aral Sözleri ( 52 adet )
Nasıl oluyor da insan, yaşamına onca güzellik katmış birini günün birinde bu kadar anlamsız bulabiliyor. / İnci Aral
Evlenmek, iki insanı birbirine uydurmak için üst üste koyup ütülemek gibi zorlama bir iş. / İnci Aral
Zaman içinde yaşadığımız bir akarsudur, bizi alıp ya ileriye doğru götürür ya da boğup öldürür. / İnci Aral
Ben yaşamıma karışmış tüm erkekleri, hepsini sevdim. Sevgiler yordu beni. Bir yaz yağmurunun altında gökyüzüyle yıkanan ağaçları sevdim. Kelebek kanatlarındaki benekleri. Güne açılan pencereleri. Bütün hayvanları ve en çok kedileri. / İnci Aral
Evlenmek, iki insanı birbirine uydurmak için üst üste koyup ütülemek gibi zorlama bir iş. / İnci Aral
İnsanı anlayabilmek için en derin yerlerine kadar kazımak gerekiyordu. Kazımak, kazımak ve kazımak. / İnci Aral
Sonra bir gün orta yaşa varıyorsun ve açabileceğin kapıların hiçbirini açmamış olduğunu fark ediyorsun. Yani bir sabah içinde bir yoksunlukla, unuttuğunu sandığın ama yalnızca uykuya bırakmış olduğunu fark ettiğin bir yığın özlemle uyanıyorsun. / İnci Aral
Yanlışlıklar, yenilgiler geçiyor aklından. Leş kokan kasap dükkanlarına asılmış yapışkan sinek tuzakları, lambalara yapışmış pervaneler geçiyor. Görmeden bakıyor onu buralara getiren adama. Bakışları karşılaşmıyor artık. / İnci Aral
Yeniden genç olabilse keşke. Zamanın bu kadar çabuk geçişi, insan hayatının böylesine kısa oluşu haksızlıktı. İnsan, hele bir de kadınsa nasıl yaşaması gerektiği öğrenmiş olduğunda iş işten geçmiş oluyordu. Nasıl seveceğini bildiğinde akşam oluyordu. / İnci Aral
Benim için ait olmak, katkıda bulunmak ve paylaşmak önemli. Oysa sen üçü kırık bir kalem gibisin. Seninle yazamam. / İnci Aral
Hiçbir erkek, kadınların sandığı kadar dayanıklı ve güçlü değildir. / İnci Aral
Pencerenin önündeyim. Kendi imgemi görüyorum, mermerin üzerine yayılmış uyuklayan tekir bir kedinin başucunda. Küçük ve büyük anların yaşanmışlık görüntüleriyle, sözcüklerle, yabancı ama aynı zamanda bildik kaygılar ve sevinçlerle dolu bir organizma olarak görüyorum. Olduğunca kabul ediyorum onu. Ne gurur ne de hoşnutsuzluk duyuyorum. Acıyan bir yerlerim olup olmadığını anlamak ister gibi yokluyorum içimi. Hiçbir sızı yok. Geçmişin ağırlığı yok üstümde. Yolunca yordamınca unutmuşum unutulması gerekenleri. Sarılıp sarmalanmış, sağaltılmışım. / İnci Aral
Unutmak; bir mezar kazmak, unutulması gerekenleri oraya gömmek ve üstüne işaret koymamaktır. / İnci Aral
Yeniden genç olabilse keşke. Zamanın bu kadar çabuk geçişi, insan hayatının böylesine kısa oluşu haksızlıktı. İnsan, hele bir de kadınsa nasıl yaşaması gerektiği öğrenmiş olduğunda iş işten geçmiş oluyordu. Nasıl seveceğini bildiğinde akşam oluyordu. / İnci Aral
Duygularımı seninle bölüşebilmeyi ne kadar isterdim, eğer biraz cesaret verebilseydin bana. Hayatımda hem var hem yoksun. Bu öyle dayanılmaz bir ikilem ki. / İnci Aral
Yalnızlık, insanın dış kabuğunu kalınlaştırıyor. Dünyadan gizlenen iç ise zayıf ve kırılgan kalıyor. Maskemi indirdiğimde ya da kendi kendimle kaldığımda güçlülük sandığım inat ve özgüven bir an da paramparça olabiliyor. / İnci Aral
Derin bir çukur kazıp bana acı veren her şeyi ve onu gömmek, üstünü örtmek ve bu mezara işaret koymamak demekti unutmak. Gerisi boşluk. / İnci Aral
Bölüşmemiz gerekenleri bölüşemiyoruz. Uyum sağlayamadığımız, hızla akıp giden zamana uyduramıyoruz aramızdaki bağı. Sevgiyi de acılarımızı da ayrı ayrı yaşıyoruz. Bundan hırçınlığımız bence. / İnci Aral
Yeniden genç olabilse keşke. Zamanın bu kadar çabuk geçişi, insan hayatının böylesine kısa oluşu haksızlıktı. İnsan, hele bir de kadınsa nasıl yaşaması gerektiği öğrenmiş olduğunda iş işten geçmiş oluyordu. Nasıl seveceğini bildiğinde akşam oluyordu. / İnci Aral
Herkes ağlayacak bir göğüs istiyordu ama kimse o göğüs olmayı göze alamıyordu. / İnci Aral
Unutmak bir mezar kazmak, unutulması gerekenleri oraya gömmek ve üstüne işaret koymamaktır. / İnci Aral
Seni tahmin edemeyeceğin kadar büyük bir acıyla seviyorum. / İnci Aral
Herkes ağlayacak bir göğüs istiyordu ama kimse o göğüs olmayı göze alamıyordu. / İnci Aral
Birkaç gündür beni ararsın umuduyla bekliyorum. Nedense senin de beni özleyeceğini düşündüm bu süre içinde. Oysa sen tek başına yaşama ve acı çekme seçimini o denli ileri götürdün ki, kuşkusuz ne bana ne de herhangi birine ayıracak hiç zamanın yok artık. Peki ama nedir senin bu büyük acın? Niye alışılmış hiçbir şey sana göre değil? Dünyayla, sevdiklerinle arana neden aşılmaz engeller koyuyorsun? Aşk bile, sevda bile iki insanın birlikte olabilmelerinin olanaksızlığı üzerine kurulmalıdır öyle mi? / İnci Aral
Yanlış yaşadım. En azından eksik bir hayattı benimki. Kendimi küçük şeylerin çekiciliğine, rahata bıraktım, çok zaman kaybettim. Geçirdiğim zamanın hiç değilse yarısını bir bitki gibi, bütün bağlardan, düşüncelerden, küçük kaygılar, kötülükler, kurallar, anlamsız hırs ve ilişkilerden uzakta yaşayabilmem gerekirdi. / İnci Aral
Hayal kırıklığına uğramış gibisiniz. Aşk çoğunlukla hayal kırıklığıyla biter. / İnci Aral
İnsanın dünyayı doğru algılamak için sevgiye ihtiyacı vardı. Yalnızların, kendi köşelerinden göremeyecekleri yüzleri vardı hayatın. Düşlerin gerçekliğinden emin olamamak da bununla ilgiliydi: Düşlerin tanığı yoktu. / İnci Aral
Konuşmaktan kaçınıyoruz. Aramızda söylenmeden bilinen sözcüklerle kurulmuş bir köprü var ve konuşursak belki dağılırız. / İnci Aral
Yazmak bir yıkım ve ardından gelen devrimdir. / İnci Aral
Kötü kalplilerden, yalancı, çıkarcı, paragöz, lafazan ama boş kafalılardan, ya da kafası yalnızca kurnazlığa işleyenlerden uzak durmayı düşe kalka öğrendim. Övüngenlere kayıtsız kalmayı, sahte aşklara tepeden bakmayı, içtenliğimi kötüye kullanmaya kalkışanları reddetmeyi kendime, kalbime sadık kalarak başardım. / İnci Aral
İnsan yanlış yerden hayata başlamışsa, neyi tutsa elinde kalıyordu. / İnci Aral
Onunla burada, bu evde geçirdiğimiz günlerden, akşamlardan, bütün konuştuklarımızdan kalan sesler şimdi bile havaya karışmış olarak varlıklarını sürdürüyorlar. Son bilimsel araştırmalara göre uzay ve zaman içinde seslerin hiçbir türlü yok olmadıkları kanıtlandı. Bu yüzden bardağıma uzanmak için elimi kaldırdığımda ya da yorulan bacağımı öne doğru uzattığımda onlara çarpıyorum. / İnci Aral
Hayatımız hiçbir zaman bir tek zamandan, bir tek öyküden ve durumdan ibaret değil. Bütün yaşadıklarımızın eksiksiz toplamından oluşuyor bugünümüz. Geçmişin bütün renkleri ve iplikleriyle örülüyor. Çok daha karmaşık, anlaşılmaz ve derin köklerimiz. Yaşadıklarımız, yaşamakta olduklarımız ve yaşamayı düşlediklerimizle bir bütünüz. / İnci Aral
Boş bir sayfayı doldurmaya nerden başlanır, derin bir kırığın hangi ince çatlağından? / İnci Aral
İnsanlar rastgele evlilikler, rastgele çocuklar yapmaktan, rastgele düzenler kurmaktan kurtaramıyorlardı kendilerini. Önlerine çıkan ilk kadın ya da erkeği kendileri için yaratılmış sanma aptallığından vazgeçemiyorlar, sabırsızca düzen sanılan düzensizliklere atılıyorlardı. / İnci Aral
Zaman tozdur, kirdir, nemdir, eskimişliktir, yenilgidir. Ne kadar uğraşırsak uğraşalım koruyamayız kendimizi ve nesneleri ondan. Boşuna o toz bezleri, fırçalar, paspaslar, cilalar, saç boyaları, kozmetikler. / İnci Aral
Şarkılar, duyguları ifade etmenin en kolay yoludur. Kimseyi incitmezler. İstemeyen üstüne alınmaz. / İnci Aral
Çünkü insan asıl yitirdiğinde severdi elindekini, O zaman anlardı önemini o insanın, yanı başında dururken değil. / İnci Aral
O gün ruhumda bir gedik açıldı. Bütünlüğüm parçalandı. Bir daha hiçbir zaman tam hissedemedim kendimi. / İnci Aral
Biz taraftık. Kazananı olmayan bir savaşta birlikte battık. / İnci Aral
Nasıl oluyor da insan, yaşamına onca güzellik katmış birini günün birinde bu kadar anlamsız bulabiliyor? / İnci Aral
Belleğimde renksiz, kokusuz, beneksiz, düz alan zamanlar oluştu sonradan. Yasak bölgeler. Gri boşluklar. Örneğin, kuşsuz bir orman. Yağmursuz kalmış bir gökkuşağı. Belleğim anılar mezarlığı. / İnci Aral
Özlerken daha iyi tanırsın sevdiğini. Henüz gerçekleşmemiş bir düş gibi. Sözü verilmiş bir sevinç, uzun sürmüş bir ölüm gibi... Özlem beklemektir. Çaresi yoktur bunun. / İnci Aral
acıyan bir yerlerim olup olmadığını anlamak ister gibi yokluyorum içimi. Hiçbir sızı yok. Geçmişin ağırlığı yok üstümde. Yolunca yordamınca unutmuşum unutulması gerekenleri. / İnci Aral
aşk kendi kendini yaratıp sürdürüyor. Yaşanmadan yatışmıyor, susmuyor. / İnci Aral
Geçmişte bıraktığım bu adam değil. Bu bir başkası. Ben onu boşu boşuna sevmiş ve yoktan var etmişim. Çoğaltmış, yüceltmiş, sevgime değer bulmak için olduğundan daha büyük ve önemli kılmışım. / İnci Aral
Nasıl görünüyorum başkalarına? Soğuk, sevimsiz, kendini beğenmiş ya da çekingen ve sinik mi? Önemi yok? aslında o kadar kötü biri değilim. Onların ilkesi, ne olursa olsun iyi ve mutluymuş izlenimi bırakmak. Oysa bu gereksiz bir yorgunluk ve aşırı alçakgönüllülük olarak görünüyor bana. / İnci Aral
Sevmek, lokmanızı çiğnemeyi unutarak masa başında kalakalmaktır. Sevmek sonradan, usulca okşamaktır bir elin değdiği yerini saçlarınızın. Belki de sevmek bir gün hiç yoktan altüst edilip tavuklu pilav kurusu pişirmektir. Sevmek telefon zillerini duymamak, bastığı yeri bilmemektir. / İnci Aral
Ökseye düşmüş kuş gibi hissediyorum kendimi. Değiştiremeyeceğim şeyleri değiştirmeye çalışmam gerektiğini düşünmekten, boş yere kanat çırpmaktan tükendim. / İnci Aral
Sevmek çok kolaydır. Elbette seviyorum seni. Önemli olan sürdürebilmek. alışkanlıkların, sıradanlıkların bizi teslim almasına izin verip bunalmamak. / İnci Aral
Sessizlik insancıldır. Sessizlik insanın ayak basılmamış bölgesidir. / İnci Aral
Zaman ağır aksak geçiyor. Bomboş ve anlamsız. Gene o yabanıllık duygusu yapışıyor yakama. O baş edilmez umutsuzluk ve kaçış isteği. İçimden kuşlar göçüyor. / İnci Aral
Yorumlar ( 2 Adet ) 💬
MuratMurat
Şarkıni söylediği zaman romanı çık güzel ve yazarın hakkında az bilgi vermissiniz saygilar
LaleLale
Çok güzel...Hangi kitaptan alıntılar belirtilse iyi olurdu...
Misafirlerin Şu Anda Baktığı Ünlüler
8💬
Gazali Gazali
10💬
Paul Klee Paul Klee
Bugün Doğan Ünlüler ( 6 Haziran )
Aleksandr Sergeyeviç Puşkin (Rusça: Алекса́ндр Серге́евич Пу́шкин) (6 Haziran, 1799 - 10 Şubat, 1837): Rus şair ve yazar. Birçok kişi tarafından en büyük Rus şairi ve Rus Edebiyatı'nın kurucusu kabul edilir. Aleksandr Sergeeviç Puşkin, 17... Devamını oku >>
Diego Rodɾíguez de Silva y Velázquez, İspanyol ɾessam. Kɾal IV. Felipe'nin saɾayında baş ɾessam olaɾak çalışmıştıɾ. Baɾok döneminin kendine özgü ɾessamlaɾındandıɾ ve poɾtɾeleɾiyle ünlenmiştiɾ. İspanyol Kɾalı'na olan yakınlığı nedeniyle biɾçok soylunun ve saɾay yaşamının ɾesimleɾini yapmıştıɾ... Devamını oku >>
Erdal İnönü (6 Haziran 1926, Ankara ' 31 Ekim 2007, Houston), Türk bilim adamı ve siyasetςidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün oğludur. İsmet ve Mevhibe İnönü'nün üç çocuğunun (Ömer ve Özden) ortancası olarak 1926 yılında Ankara'da dünyaya geldi. 1943'te Ankara Gazi Lisesi, 1947'de Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik-Matematik Bölümü'nü bitirdikten sonra A... Devamını oku >>
Sir Isaiah Berlin, çağdaş İngiliz ahlak ve siyaset filozofuduɾ. Beɾlin, değeɾleɾin yeɾ, zaman ve toplumsal koşullaɾ taɾafından beliɾlendiğini savunan Maɾksist göɾüşe kaɾşı çıkaɾak, deteɾminist öğɾetileɾe kaɾşı tavıɾ almış ve ahlaki değeɾleɾin ve insanın soɾumluluğuyla özgüɾlüğünü koɾuma... Devamını oku >>
Kaɾl Feɾdinand Bɾaun, Nobel Fizik Ödülü sahibi Alman mucit ve fizikçi. Bɾaun, ɾadyo ve televizyon teknolojisinin gelişmesine önemli katkılaɾda bulundu ve Guglielmo Maɾconi ile 1909 Nobel Fizik Ödülü'nü paylaştı. Hayatı Bɾaun, Fulda'da doğdu. 1872'de Beɾlin Üniveɾsitesi'nden fizik doktoɾasını aldı. 1895'de Fizik Enstitüsü yöneticisi ... Devamını oku >>
Mignon McLaughlin (6 Haziran 1913 - 20 Aralık 1983) Amerikalı gazeteci ve yazar oldu. 1950'lerde, o başlıklı sonra üç kitaρ toplandı aforizmalar yayımlamaya başladı, nevrotik Notebook, İkinci Nevrotik en Notebook ve Komple nevrotik Notebook. O aralarında tırnak, bir dizi iςin bilinir: "Başarılı bir evlilik, aynı kişiyle her zaman aşık defalarca düşen gerektirir." "Otomatik kaybetmek ... Devamını oku >>
Pierre Corneille (6 Haziran 1606 - 1 Ekim 1684), Molière ve Racine'le birlikte 17. yy'ın en büyük üç Fransız tiyatrocularından biridir. Corneille, 'Fransız trajedisinin kurucusu' olarak tanınmış ve kırk yıla yakın bir süre boyunca yaρımcılık yaρmıştır. Erken yaşamı ve o dönemin oyunları Corneille, Rouen, Fransa'da, Marthe le Pesant ve Pierre Corneille'in (rütbesiz bir memur) çocuğu o... Devamını oku >>
Paul Thomas Mann, (6 Haziran 1875, Lübeck; 12 Ağustos 1955, Zürih) 20. yüzyılın en önemli Alman yazarlarından biridir.Özellikle romanları ile tanınmakla beraber, edebiyat alanında verdiği eserler yanı sıra, toplumsal eleştirileri ile de öne çıkmıştır. 1929 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmış, 1933'te Nazilerin iktidara gelişinin ardından önce İsviçre'ye ardından ise ABD'ye göç etmiştir. 1944't... Devamını oku >>
Bugün Ölen Ünlüler ( 6 Haziran )
Carl Gustav Jung, İsviçreli psikiyatr, Analitik psikolojinin kurucusuԁur. Derinlik psikolojisinin Freud ve Alfred Adler ile beraber üç büyük kurucusunԁan birisiԁir. Basel Üniversitesi'nԁ... Devamını oku >>
Jean Paul Getty (d. 15 Aɾalık 1892 ' ö. 6 Haziɾan 1976), eski Anglo-Ameɾikan fabɾikatöɾ ve milyaɾdeɾ. Getty Oil Şiɾketinin kuɾucusu olan Getty, 1957'de Foɾtune deɾgisi kendisini yılın en zengin Ameɾikanı olaɾak gösteɾildi. Ölümünde Getty'nin vaɾlığı 2 Milyaɾ Dolaɾı aşmaktaydı. 1996 yılında basılan biɾ kita ... Devamını oku >>
Jeɾemy Bentham, İngiliz filozof, hukukçu ve toplum ɾefoɾmcusu. İnsanlaɾı, ɾasyonel biɾ biçimde kendi çıkaɾlaɾını izleyen ve faydalaɾını en yüksek noktaya getiɾmeye çalışan canlılaɾ olaɾak göɾüyoɾdu. Faydacılığın kuɾucusu olaɾak da biliniɾ. Hayvan haklaɾının ilk savunuculaɾındandıɾ ve libeɾ... Devamını oku >>
Robeɾt Fɾancis "Bobby" Kennedy (20 Кasım 1925, Bɾooklyn - 6 Haziɾan 1968, Los Angeles), ABD'li siyasetςi. Ağabeyi Başkan John F. Kennedy'nin (1961-1963) yönetiminde adalet bakanlığı ve danışmanlık yaρmış, daha sonɾa senato üyeliğine (1965-1968) seςilmiş, başkan adaylığı sıɾasında öldüɾülmüştüɾ. II. Dünya Savaşı'nda deniz kuvvetleɾ... Devamını oku >>
Sakallı Celal (Celal Yalınız), Tüɾk ԁüşünüɾ, nihɾiɾ. Sakallı Celal olaɾak biliniɾ; yazılı biɾ eseɾ bıɾakmamış ama heɾ biɾi biɾeɾ eseɾ olan insanlaɾ bıɾakmıştıɾ aɾkasınԁa. Yakın aɾkaԁaşlaɾı aɾasınԁa Yusuf Ziya Ortaç, Devamını oku >>