Hakan Günday Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada Türk yazar Hakan Günday ait 29 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Hakan Günday kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Hakan Günday mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Hakan Günday
  • Adı: Hakan Günday
  • Doğum: 29 Mayıs 1976
  • Mesleği: Türk yazar
Hakan Günday Kimdir Sayfası

Bu sayfada Hakan Günday hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Hakan Günday sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

Hakan Günday (d. 29 Mayıs 1976, Rodos) Tüɾk yazaɾ.

29 Mayıs 1976'da Rodos'ta doğdu. İlköğɾenimini Bɾüksel'de tamamladı. Ankaɾa'daki Tevfik Fikɾet Lisesi'ni bitiɾdikten sonɾa Hacettepe Üniveɾsitesi Edebiyat Fakültesi Fɾansızca Müteɾcim Teɾcümanlık Bölümünde üniveɾsite eğitimine başladı. Eɾtesi yıl Univeɾsite Libɾe de Bɾuxelles'in siyasal bilimleɾ bölümüne geçti. Öğɾenimine Ankaɾa Üniveɾsitesi Siyasal Bilgileɾ Fakültesi'nde devam etti.

İlk ɾomanı Kinyas ve Кayɾa'yı 2000 yılında o dönemde Om Yayınevi'nin editöɾü Nevzat Çelik'in desteği ile yayımladı.

Son ɾomanı Daha Ekim 2013'te yayınlanmıştıɾ.

Hakan Günday, eski milletvekilleɾinden Faik Günday'ın toɾunuduɾ.

Romanlaɾı
Kinyas ve Кayɾa (2000)
Zaɾgana (2002)
Piç (2003)
Malafa (2005)
Azil (2007)
Ziyan (2009)
Az (2011)
Daha (2013)

Hakan Günday Sözleri 29 Adet

Aşağıdaki Hakan Günday sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Hakan Günday sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

Çok şey gördüm, beni yüzüstü gömün.

Dertlerinizi başkalarına anlatmayın. Çoğunun umurunda olmaz, geri kalanı ise memnun olur.

Sorarlarsa, 'Ne iş yaptın bu dünyada?' diye, rahatça verebilirim yanıtını: yalnız kaldım. Kalabildim! Altı milyar insanın arasında doğdum. Ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından.

Hiçbir yeri, bir gün geri dönmek için terk etmedim.

Ne yapmak istediğini bilmiyorsan, ne yapmamak istediğini düşün!

Bir yerde okumuştum, her basamak dört saniye hayat uzatıyormuş. Asansöre binerek intihar mı etseydim?

Hiçbir yere ait olmayanları iyi tanırım. Her yere aitmiş gibi davranırlar.

İnsanın tek gerçek özgürlüğü, yalnızlığıdır.

Çok mutsuz sonların birinci şartı çok mutlu başlangıçlardır.

Ve herkes görünene aldanmaya hazırdı. Çünkü görünene aldanmak, hayatı dayanılır kılmanın ilk şartıydı.

Ben sadece fazlasıyla ciddiye almıştım, küçükken babamın bana birini üzdüğümde söylediği o sözü: Kendini karşındakinin yerine koy. Ve ilk başlarda bunu o kadar çok yapmıştım ki, bir gün dönüş yolunu yani kendimi bulamadım.

Bağımlılıktan nefret ettim. Gitmemi, terk etmemi engeller diye. Ne bir mad¬deye, ne de bir insana bağlandım.

İnsan başka birinin fotoğrafını niye saklar? Hala onu düşündüğü için herhalde. Değil mi? Hatta hala onu sevdiği için.

Belki de varlıklarından şüphe ettiğim bütün duygular içimde ama onları uyandıracak olanlar ortada yok. Ruhumdaki düğümler fazlasıyla sıkı. Kimsenin onları çözecek kadar ince tırnakları yok. Bense çoktan vazgeçtim tırnaklarımı uzatmaktan.

Belki de tek sorun şuydu: biz ne istediğimizi bilememiştik hiçbir zaman. Ve dolayısıyla her şeyi deniyorduk. Belki görünce istediğimiz, uğruna yaşadığımız şeyi hatırlarız diye.

Düşünceler mükemmel, ancak davranışlar kusurludur. Bir insanı sevdiğini düşünmek, ona bunu söylemek ve ardından sarılmakla anlatılamayacak kadar mükemmeldir.

İnsanlar.. Dedim fısıldayarak. Taşırlar insanları. Kundaktayken, tabuttayken.. Hep taşıyacak birileri olur. Bazıları dostluktan, bazıları cepteki paradan, bazıları da içinde bulundukları sistem bir gün onlara da taşınma sırasının geleceğini söylediği için, taşırlar insanı.

Ve bütün insanlar hayat tarafından dövülür, nadiren de ödüllendirilir. Bu kadar basit.

Belki de seni az tanıyorum demek, seni kendimden çok biliyorum demektir. Bilmesem de öğrenmek için her şeyi yaparım demektir..

Yarar yok bu dünyada! Ölüm varsa yarar yok! Ölüm bütün sihri bozar. Kurtardığın hayatlar da ölür. Aldığın Nobeller de paslanır. Doğduğun evler de yıkılır. Bin yıl yaşa, görürsün! dedim kendime.

Ben aşıktım, o kumraldı.

Hatıralarında yaşayanlar, donarak ölürler.

Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki ; kendini sevdiklerinle savaşırken , nefret ettiklerinle sevişirken bulursun..!

Bir sabah hayallerimden uyanıp hiçbir şey hatırlamayacağım.

Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki; Kendini sevdiklerinle savaşırken, nefret ettiklerinle sevişirken bulursun.

Hiçbir şeye dönüp bakma. Özellikle de kendine. Bozuk bir fotoğraftan başka bir şey göremezsin. Üzerine tek bir saniye binsin, sesler bile değişir. İnsan, doğru hatırlayabilen bir mahluk değil. Bu yüzden hatırlamaya çalışma.

Adını çok düşündüm. Bildiklerimden hiçbirini yakıştıramadım. Seni bulduğum gün, senden duyacağım. Bu yüzden tahmin etmeyi bıraktım. Şimdilik sana

Ve kafam, il olma izni alabilecek kadar kalabalıktı.

Benimle savaşma. Çünkü kazanırsan, kaybedersin.

Yorumlar 0 Adet

Burası çok ıssız, henüz yorum yazılmamış.

İlk yorum yazan sen ol!

Yorum Yaz

Kim Söylemiş Olabilir

Sevgilim seni anlatmaya tutulmuş bir güneş saatinden apaçık başlamalı.

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste