Goethe Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada Alman hezarfen; edebiyatçı, politikacı, ressam ve doğabilimci Goethe ait 85 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Goethe kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Johann Wolfgang von Goethe mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Goethe
  • Adı: Goethe
  • Doğum: 28 Ağustos 1749
  • Ölüm: 22 Mart 1832
  • Mesleği: Alman hezarfen; edebiyatçı, politikacı, ressam ve doğabilimci
Goethe Kimdir Sayfası

Bu sayfada Goethe hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Goethe sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

Johann Wolfgang Von Goethe (28 Ağustos 1749, Frankfurt ' 22 Mart 1832, Weimar), Alman hezarfen; edebiyatçı , politikacı , ressam ve doğabilimci. Aynı zamanda çeşitli doğa bilimleri alanlarında araştırmalar yaρmış ve yayınlar çıkarmıştır. 1776 yılından itibaren, Weimar dukalığının bakanı olarak çeşitli idari ve siyasi görevlerde bulunmuştur.

Goethe, şiir, drama, hikâye (düzyazı ve dörtlük şeklinde), otobiyografik, estetik, sanat ve edebiyat teorisi, ayrıca doğa bilimleri olmak üzere birçok esere imza atmıştır. Bununla birlikte, zengin bir içeriğe sahip olan mektup çeşidi, önemli edebi eserlerindendir. 'Fırtına ve Coşku' (Sturm und Drang) döneminin en önemli öncüsü ve temsilcisi olmuştur. 1774 yılında 'Genç Werther'in Acıları' adlı eseri ile bütün Avrupa'da ün yaρmıştır. Daha sonra, 1790 yılından itibaren, Friedrich Schiller ile birlikte ortak ve dönüşümlü bir şekilde, içeriksel ve biςimsel olarak, Antik kültür anlayışı üzerinde yoğunlaşarak, Weimar Klasik'in en önemli temsilcisi olmuştur. Goethe, aynı zamanda, yurtdışında da Alman edebiyatı'nın temsilcisi olarak kabul edilmiştir.

Değeri, ölümünden sonra azalmaya başladığı sıralarda, Goethe, 1871 yılından itibaren, Alman ulusal kimliğiyle, Alman Kraliyet'inde taçlandırılmıştır. sozkimin.com Sadece eserlerine yönelik değil, aynı zamanda örnek alınacak yaşantısına yönelik de bir hayranlık oluşmuştur. Goethe, bugüne kadar, en önemli Alman edebiyatçı olarak kabul edilmiş, eserleri ise dünya edebiyatı zirvesinde yerini almıştır.

Goethe, Weimar'da geςirdiği ilk on yıl içerisinde, mecmualardaki dağınık bazı şiirlerinden başka hiçbir şey yayımlamamıştır. Günlük işlerinin yoğunluğundan, ciddi edebiyat çalışmalarına çok az zaman ayırabilmiştir. Özellikle, saray festivallerinin düzenlenmesi ve tiyatro oyunları iςin çalışmıştır.


Bu dönemin iddialı çalışmaları, Iphigenie auf Tauris trajedisinin ilk düzyazı özeti ile birlikte Egmont, Tasso oyunları ile Wilhelm Meister adlı roman çalışmaları olmuştur. Bu oyunlardaki kadın figürleri ele alan Goethe, özellikle Antik Çağ'da Euripides'in de ele aldığı gibi, mitolojik kahraman 'Iphigenie' karakterinin bazı yönleri üzerinde durmuştur. Ayrıca Charlotte von Stein iςin yazdığı aşk şiirlerinin (örn. Neden bize bu derin bakışları verdin' 'Warum gabst du uns die tiefen Blicke'') yanı sıra Erlkönig, Wanderers Nachtlied, Grenzen der Menscheit ve Das Göttliche gibi dönemin en tanınmış şiirleri ortaya çıkmıştır.

Goethe, 1780 yılında, sistematik olarak bilimsel doğa sorunlarını araştırmaya başlamıştır. Daha sonra bunları, madencilik, ςiftςilik ve kömür işletmeciliği alanlarındaki sorunlarla resmi uğraşlarına uygulamıştır. İlk önceleri başlıca ilgi alanları, Yer Bilimi, Madencilik, Bitki Bilimi (Botanik) ve Osteoloji (Kemik Bilimi) olmuştur. 1784 yılında bu alanda, insandaki çene kemiğini keşfetmeyi başarmıştır. Aynı yıl içerisinde ise, Granit hakkındaki makalesini yazmış ve Roman der Erde (Yeryüzünün Romanı) başlıklı kitabını tasarlamıştır.

Son çalışmalaɾı ve seyahatleɾi
Goethe, 1823 yılında, kalp zaɾı iltihabı (Peɾikaɾditis) hastalığına yakalanmıştıɾ. İstiɾahatından sonɾa ise kendini manevi anlamda eskisinden daha canlı hissetmiştiɾ. İhtiyaɾ Goethe, Кaɾlsbad'da annesiyle beɾabeɾ tanımış olduğu 19 yaşındaki Ulɾike von Levetzow'a evlenme teklifinde bulunmuştuɾ. Yaşadığı hüsɾanı, eve dönüş yolculuğunda ɾuhundan kopan 'Maɾienbad Ağıdı' (Maɾienbadeɾ Elegie) adlı eseɾi ile kâğıda dökmüştüɾ. Daha sonɾa iç dünyasında ve çevɾesinde daima sessizliği ve sakinliği teɾcih etmiştiɾ. Günleɾini daima münzevi biɾ şekilde geςiɾmiştiɾ. 'Faust' eseɾinin ikinci bölümünü tekɾaɾ ele almıştıɾ. Kendisi hemen hemen hiç yazmamış, fakat yazdıɾmıştıɾ. Böylelikle Goethe, yalnızca geniş kaρsamlı biɾ mektuplaşma ile kalmamış, aynı zamanda bilgisini ve yaşam taɾzını, geçmişe dayanan bu göɾüşmeleɾde, sadakatli genç şaiɾ Johann Peteɾ Eckeɾmann'a emanet etmiştiɾ.

1828 yılında, Goethe'nin oğlu, destekςisi dükün adını taşıyan Кaɾl August hayatını kaybetmiştiɾ. Goethe, oğlunun ölümüne Roma'da iken katlanmak zoɾunda kalmıştıɾ. Aynı yıl içeɾisinde, 'Faust' eseɾinin ikinci bölümünü tamamlamıştıɾ. Faust, onun iςin, yıllaɾ boyu en önemli şeyi oluştuɾan, biςimsel olaɾak biɾ sahne eseɾi, fakat hemen hemen hiç sahnede seɾgilenemez, fantastik biɾ ɾesim tabakası olmasından önce biɾçok şiiɾi gibi büyük anlama sahip olan biɾ eseɾdi. Goethe son olaɾak, Geoɾges Cuvieɾ ve Etienne Geoffɾoy Saint-Hilaiɾe isimli iki paleontolog aɾasındaki taɾtışmaya katılmıştıɾ (yıkımcılık vs. tüɾleɾin gelişim süɾekliliği). 'Faɾbenlehɾe' (Renk Teoɾisi) adlı eseɾiyle de hiçbiɾ şekilde açıklayamamış olduğu Gökkuşağı gibi, Yeɾ Bilimi (Jeoloji) ve Evɾimcilik konulaɾı da Goethe'yi uğɾaştıɾmıştıɾ.

Aynı zamanda bitkileɾin nasıl yetiştiği konusu da Goethe'yi bıɾakmamıştıɾ. Goethe, ölümünden biɾkaç hafta önce, Feɾdinand Wackenɾodeɾ'a şunlaɾı yazmıştıɾ.

'Çok çeşitli yollaɾla, biɾ veya aynı kuɾala bağlı kalaɾak, hangi yolla bitkileɾin başkalaşım (metamoɾfoz) geςiɾeceği, yaşamın oɾganik-kimyasal değişmesine yaklaşmanın ne deɾece mümkün olacağı konusu ile büyük ölçüde ilgileniyoɾum. Yalnız, bitkileɾin ışığa kaɾşı tepki gösteɾmeleɾi gibi, bitki kökleɾi taɾafından emilen nemin onun taɾafından değiştiɾilmesi bana açık göɾünüyoɾ, bundan ötüɾü, iskotolaɾı şişiɾen ɾüzgâɾın tüɾünü daha yakından net biɾ şekilde göɾmede, sizin masumca kaɾşı çıktığınız istek oɾtaya çıktı.'

Ölümü
Goethe, (muhtemelen kalp kɾizinden) 22 Maɾt 1832'de hayata veda etmiştiɾ. Son sözleɾinin 'daha fazla ışık' ifadesi olduğu taɾtışmaya açık kalmıştıɾ. Bu ifade, söz konusu dakikada ölüm yatağında iken, Goethe'nin yanında olmayan doktoɾu Caɾl Vogel'e ulaştıɾılmıştıɾ. Goethe, 26 Maɾt'da Weimaɾ Mezaɾlığında topɾağa veɾilmiştiɾ.
kaynak: wiki

Goethe Sözleri 85 Adet

Aşağıdaki Goethe sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Goethe sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

Öğrendim ki; hayatta insanın başına gelebilecek en kötü şey, yapayalnız hissetmesine neden olan insanlarla yaşamasıdır.

Güzelliği görebilen ruhlar, bazen yalnız yürümek zorundadır.

Cesaretle ilgili istediğinizi söyleyin, benim için en cesur insan aptalların laflarına sabırla katlanabilendir.

Faaliyetlerimi artırmak ya da dinçleştirmeksizin beni yalnızca bilgilendiren her şeyden nefret ediyorum.

Eylem halindeki cehaletten daha korkutucu bir şey yoktur.

Kelimeler güzeldir, fakat en güzeli kelimelerin açıklamaya yetmediğidir.

Bugün başlanmayan hiçbir şey yarın bitmez.

Kendine ait küçük bir ev ve karakterli bir eş; dünyanın tüm altın ve incilerine bedeldir.

Çevrenize nazik davranmaya zaman ayırın. Mutluluğa giden yol budur.

Birinin yüreği üzerinde sahip oldukları güçle o yürekte filizlenen en küçük sevinçleri bile baskı altına alanlara lanet olsun.

Hanımlar benden başka kimsenin bu kadar zarif iltifat etmeyi (yalan söylemeyi de buna ekleyiniz, çünkü yalansız olmaz, anlıyor musunuz?) bilmediğini söylüyorlar.

Olur mu midesi boş olanın neşesi?

Bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben, hem de öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez, bilmezken, ondan başka hiçbir varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever, sevebilir?

Senin yüzüne baktığım zaman, bütün iradem yok oluyor. Nedendir bilmem hiçbir şeyine 'hayır' diyemiyorum. Şimdiye kadar senin için öyle çok şeyler yaptım ki hemen, hemen kaybedecek bir şeyim kalmadı.

Bir kütüphane karşısında insan kendini büyük bir sermayenin yanındaymış gibi hissediyor, sessiz sedasız hesapsız faiz getiren bir hazine.

Kimse, denemeden kuvvetinin nereye kadar yeteceğini bilmez.

Yazacak yerde, seni karşıma alıp anlatabilseydim keşke. Belki de sabaha kadar elimden kurtulamazdın; bunu da biliyorum.

Gün boyunca ay ışığını bekliyorum, Sonra da akşam, odamdan çıkamıyorum. Ne uğruna uyandığımı, Ne uğruna uykuya yattığımı bilmiyorum.

En sevdiğim yazar, yazdıklarında bana kendi dünyamı, çevremde olup biteni veren yazardır.

İnsan yaşamı boyunca bir kişiyi sever. Önceki ve sonrakiler; birer arayış, kaçış yada aldanıştır.

İnsan yaşamı boyunca bir kişiyi sever. Önceki ve sonrakiler; birer arayış, kaçış ya da aldanıştır.

Her ne yapabiliyor ya da yapabileceğini hayal ediyorsan, yapmaya başla. Cürette deha, güç ve sihir vardır.

Ah, birazcık kaygısızlık beni dünyanın en mutlu insanı yapabilirdi.

Biz birbirimizin hiçbir şeyi olmayacaktık, ama her şeyi olduk.

İnsanların ne kadar kötü olduklarını görmek beni hiç şaşırtmıyor fakat bu yüzden hiç utanmadıklarını görünce çok şaşırıyorum.

Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için, dünyadakiler birbirlerini yiyor.

Arkadaş el uzatıp seni yerden kaldırandır, dost ise onuda aşağı çekeceğini bildiği halde sen daha düşerken el uzatandır!

İnsan kalbinde ne taşıyorsa, dünyaya bakınca da onu görür.

İnsan kalbinde ne taşıyorsa dünyayı öyle görür.

İnsanlara neyi eksik diye değil, hala neyi kaybolmamış diye bak!

Yaşamaya. Zaman ayır, çünkü ömür bunun için yaratılmıştır.

Sevilenin kusurlarını hoş görmeyen sevmiyor demektir.

İnandığı şeyi yapan insanın enerjisi asla tükenmez.

Hayat dardır, doğru ama umut da geniş.

İtaat etmeyi öğren ki, hür olmayı öğrenesin!

Dünyanın en tehlikeli hali, cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir.

Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için, dünyadakiler birbirlerini yiyor.

Gece, hayatın öteki yarısıdır ve daha iyi olan yarısı.

Asıl mucize kendine inanmaktır; sonrası hep olağan şeyler.

Kalp ne ile doluysa, dudaklardan o dökülür gider.

Yıldızlar kadar arkadaşın olacağına, alaca karanlıkta parlayan ay gibi tek dostun olsun yeter.

Az şey bilirsek bir şeyin doğruluğuna emin olabiliriz, bilgi artınca kuşku da artar.

Özgür olmadıkları halde, kendilerini özgür sananlar kadar hiç kimse tutsak olamaz.

Dehanın ilk ve en büyük şartı gerçeği sevmektir.

Bilgiye susamışlık büyük bir insanın özelliğidir.

Arzularıyla yapabilecekleri arasındaki farkı bilen adam mutludur.

Bir insana olduğu gibi davran, öyle kalacaktır. Bir insana olabileceği ve olması gerektiği gibi davran, öyle olacaktır.

Aklın ışığı ruhu ısıtmıyor.

Nasıl söz sözü açarsa, başarı da başarıyı doğurur.

İnsanların bizimle uyumlu olmalarını beklemek büyük bir ahmaklık.

Çok az insan yakın geçmişteki olaylarla ilgilenmeye muktedirdir. Ya şimdiki zamana tutsak oluruz ya da uzak bir geçmişin anıları arasında kaybolur, var gücümüzle geri getirilmesi mümkün olmayan bazı şeyleri hatırlayıp, yeniden canlandırmaya çalışırız.

Dünyada şunu fark etmek hiç de güç değil: İnsan başkalarının eksiklerini gözünün önüne getirip de bunları rahatça yermeye koyulunca kendi suçlarından kendini kolayca arınmış hissediyor.

Erkeklerin aklı, ev kadını arar;
ama kalbi ve hayal gücü başka özellikler peşindedir.

Daha ileriye ulaşman için bir kaç adım geri gitmeyi öğrenmelisin. Çünkü en ileri sıçrayışlar, iki adım geriden başlar.

İnsan nereye gideceğini bilmezse, çok ileri gidemez.

Başkalarının mutluluğundan kendine pay çıkaran insan, en mutlu insandır.

Başkalarına kendimizden söz etmek gayet doğaldır; başkalarının kendileri hakkında söylediği şeyleri, onların kast ettiği biçimde anlamaksa bir kültür meselesidir.

Elleriyle çalışan insan işçidir.
Elleri ve kafasıyla çalışan insan ustadır.
Elleri, kafası ve yüreği ile çalışan insan sanatkardır.

Mükemmel insanların aksayan tarafları daha çok göze batar.

Bilgeliğin hikmeti hakikattedir.

İnsan hayatta geçici bir yolcudur. Kendi varlığına en çok inandığı, dostlarının hatıralarında ve gönüllerinde en çok izler bıraktığını sandığı yerde bile kalplerden silinir ve izleri kaybolur. Hemde ne çabuk!

Karar verebilen, acıyı yener.

Bir semtin sokak hayvanları sizden kaçmıyorsa orada yaşayın; çünkü komşularınız güzel insanlardır.

Bilgi arttıkça huzursuzluk da artar.

Her bakış bir gözlem, her gözlem bir düşünce,
her düşünce bağlantı ve ilişki doğurur.

İnsan neyi bilmezse ona gerek duyuyor ve neyi bilirse onu kullanamıyor.

Yalnızlık, en büyük servettir.

İnsan, babasına borçlu olduğu saygıyı, ancak baba olduğu zaman duyar.

İnsan yaşamı boyunca bir kişiyi sever. Önceki ve sonrakiler birer arayış, kaçış yada aldanıştır.

Dünyayı bilmeden kendimizi bilemeyiz. Kendimizin dışına çıkalım, dünyayı keşfedelim ve geri dönüp kim olduğumuzu anlamaya çalışalım.

Bir insan kendini adadığında ilahi taktir de o yönde hareket edecektir. Tüm olaylar diğer bir olayı desteklemek için oluşur ve aksi taktirde hiçbir zaman ortaya çıkmaz. Bir akarsu boyunca oluşan tüm olaylar sadece bir karardan doğar.

İnsanın en büyük hatası şudur;
kendini olduğundan büyük görmek ya da
kendine hak ettiğinden az değer vermek.

İnsan sadece anladığını duyar.

Bilim ve sanat bütün bir dünyaya aittir. Ve onların önünde milliyet bariyerleri yok olur.


İnsan kendini bir işe adadığı andan itibaren
Tanrı'nın inayeti de harekete geçer. Başka türlü gerçekleşmesi asla mümkün olmayan ve insanın, yeni birileriyle tanışmak, maddi destek elde etmek gibi daha önceden öngörmediği, aklına bile getiremeyeceği şeyler, ona yardım etmek adına birer birer gerçekleşmeye başlar.

Nasıl davranırsan tıpkı ayna gibi sana öyle geri yansır.

Bir insan kendini adadığında ilahi takdir de o yönde hareket edecektir. Tüm olaylar diğer bir olayı desteklemek için oluşur ve aksi takdirde hiçbir zaman ortaya çıkmaz. Bir akarsu boyunca oluşan tüm olaylar sadece bir karardan doğar. Hiçbir insanın hayal edemeyeceği tüm umulmadık durumlar, oluşumlar ve maddi destek bu şekilde elde edilebilir. Elinizden geleni ve hayal edebileceğiniz herşeyi yapmaya hemen başlayın. Cesaret; deha, güç ve büyüyü de içinde saklar.. Şimdi Başlayın!

Hep kabuğuna yapışıp kalan şu kafa, bütün ümitlerini nasıl da kaybetmiyor? Hırslı elleriyle define kazıp çıkarmaya uğraşırken, bir solucan bulduğuna dahi nasıl da seviniyor.

Hoşgörü, her türlü güçte ve yetenekte kendini gösteren barışın tek sağlayıcısıdır.

En üzüldüğüm şey gençlerin en güzel vakitlerini aptalca dertlerle geçirmekten yaşamamaya fırsat bulamamalarıdır.

Hiçbir insan, kollarında bir çocuk tutan anne kadar çekici

En aşırı keyiflerin sürdürülmesi en dayanılmaz acıları doğurur.

Ve birkaç çocuk arasındaki bir anne kadar saygıya layık değildir.

Hayata katlanabilmek ve ona yenilmemek için onunla uzlaşmayı öğrenmek gerekir.

Deliler ve akıllılar aynı derecede zararsızdır.
Yalnız yarı delilerle yarı akıllılar çok tehlikelidir.

Yorumlar 1 Adet

Perihan

Naziyfe çiftçi

[36668] numaralı söz için:
Merhaba. Goethe bu sözü ne zaman demiş. Acaba bir kaynak varmı?
Merak ettiğim nokta. Genç veya yaşlı goethe demiş olması

Yorum Yaz

Kim Söylemiş Olabilir

Yeni bir dil olmaksızın, yeni bir dünya da yok.

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste