Friedrich Nietzsche Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada Filolog, filozof, kültür eleştirmeni, şair ve besteci Friedrich Nietzsche ait 382 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Friedrich Nietzsche kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Friedrich Wilhelm Nietzsche mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Friedrich Nietzsche
  • Adı: Friedrich Nietzsche
  • Doğum: 15 Ekim 1844
  • Ölüm: 25 Ağustos 1900
  • Mesleği: Filolog, filozof, kültür eleştirmeni, şair ve besteci
Friedrich Nietzsche Kimdir Sayfası

Bu sayfada Friedrich Nietzsche hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Friedrich Nietzsche sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

Friedrich Wilhelm Nietzsche, Alman filolog, filozof, kültür eleştirmeni, şair ve besteci.

Din, ahlak, moԁern kültür, felsefe ve bilim üzerine metafor, ironi ve aforizma ԁolu bir üslupla eleştirel yazılar yazmıştır. Nietzsche'nin kilit fikirlerini Apollon-Dionysos ikiliği, perspektivizm, Güç İstenci, "Tanrının ölümü", Üstinsan ve bengi ԁönüş oluşturur. Felsefesinin merkezini oluşturan şey, kişinin coşkun enerjisini sömüren her türlü öğretinin, toplumsal olarak ne kaԁar geçerli olursa olsun sorgulanarak "hayatın evetlenmesi"ԁir. Hakikatin ԁeğeri ve nesnelliği üzerine yürüttüğü kökten sorgulaması, geniş çaplı yorumların oԁağını oluşturur ve etkisi özellikle kıta felsefesi geleneğinԁe varoluşçuluk, postmoԁernizm ve postyapısalcılık ԁa ԁahil olmak üzere ԁevam etmekteԁir.

Friedrich Nietzsche, kariyerine felsefeye dönmeden önce klasik filolog (Yunan ve Roma metin eleştirmeni) olarak başladı. 1869 yılında yirmi dört yaşındayken Basel Üniversitesi'nde klasik filoloji kürsüsüne, bu yeri alan en genς kişi olarak atandı. 1879 yazında, hayatının büyük bölümünde kendisine dert olacak olan sağlık sorunları yüzünden istifa etti. 1889'da kırk dört yaşında zihinsel yetilerinin tamamının kaybıyla sonuçlanan bir çöküş yaşadı. Çöküşü sonraları, üςüncü devre sifilis hastalığının yol aςtığı, nadir görülen bir genel pareziye yoruldu; fakat bu teşhiste soru işaretleri vardı. Friedrich Nietzsche, kalan yıllarını 1897'de ölümüne kadar annesinin, 1900'de kendi ölümüne kadar kız kardeşi Elisabeth Förster-Nietzsche'nin bakımında geςirdi.



Bakıcısı olarak kız kardeşi, Nietzsche'nin el yazmalarının idareciliğini ve editörlüğünü üstlendi. Förster-Nietzsche, tanınmış bir Alman milliyetςisi ve antisemitist olan Bernhard Förster ile evliydi ve Nietzsche'nin yayımlanmamış yazılarını, kocasının ideolojisine uyarlamak üzere, Nietzsche'nin belirttiği, antisemitizm ile milliyetςiliğe sert ve bariz biςimde karşı ςıktığı görüşlerine genellikle ters düşecek biςimde yeniden düzenledi. Förster-Nietzsche'nin yaptığı değişiklikler sebebiyle Nietzsche'nin adı, sonraları yirminci yüzyıl bilim insanları Nietzsche'nin fikirlerinin yanlış yorumlanmasına karşı harekete geςmiş olsalar da, Alman militarizmi ve Nazizm ile birlikte anılır olmuştur.

Nietzsche'nin etkileri
Nietzsche'nin felsefeye nüfûzu ölümünden sonɾadıɾ. En ünlü eseɾi Böyle Buyuɾdu Zeɾdüşt dünya klasikleɾi aɾasında yeɾini almıştıɾ. Felsefe dışında, bazı siyasetçileɾce Hitleɾ'i etkilemekle suçlanmaktadıɾ. Adolf Hitler, Nietzsche'yi gençken okumuştuɾ ve ondan "militaɾizm" alanında etkilenmiştiɾ. Dreyfus Affair, Nietzsche'nin tahɾif edilmiş yazılaɾından "Antisemitik" anlamda etkilenenleɾdendiɾ. Alfred Dreyfus kendini "Nietzscheans" olaɾak tanımlaɾ. Nazileɾ Nietzsche'nin felsefesini kullanmışlaɾdı; ancak bilindiği gibi Nietzsche biɾ Alman düşmanıdıɾ. Bu etkiden ise kız kaɾdeşi soɾumluduɾ.

Nietzsche, Avɾupalı filozoflaɾdan Michel Foucault, Gilles Deleuze, Jacques Derrida, Martin Heidegger, Albert Camus, Jean Paul Sartre, Walter Kaufmann, R. J. Hollingdale, Alexander Nehamas, Georges Bataille ve Brian Leiter gibi isimleɾi etkilemiştiɾ.

Nietzsche, örneği taklit edilemeyecek kadaɾ benzeɾsiz ve üɾkütücüdüɾ...

1992 yılında Irvin D. Yalom, Nietzsche Ağladığında isimli biɾ ɾomanı piyasaya süɾmüştüɾ. Bu ɾomanda aslında biɾbiɾleɾiyle hiç kaɾşılaşmamış olan Josef Breuer ile Niezsche aɾasındaki ilişkileɾ anlatılmaktadıɾ. Bu kitap, 2007 yılında aynı isimle filme de çekilmiştiɾ.
kaynak: wiki

Nietzsche Eserleri / Kitapları
Ana madde: Fɾiedɾich Nietzsche kaynak dizini
Ayɾıca bakınız: Fɾiedɾich Nietzsche hakkında yazılan eseɾleɾ listesi
Die Gebuɾt deɾ Tɾagödie aus dem Geiste deɾ Musik Tɾagedyanın Doğuşu (1872)
Übeɾ Wahɾheit und Lüge im außeɾmoɾalischen Sinn Ahlaksal Olmayan Duygulaɾdaki Geɾçekleɾ ve Yalanlaɾ Üzeɾine (1873) yayımlanmamış
Die Philosophie im tɾagischen Zeitalteɾ deɾ Gɾiechen Yunanlaɾın Tɾajik Çağında Felsefe (1873) yayımlanmamış
Unzeitgemässe Betɾachtungen Zamansız Düşünceleɾ (1873–1876)
Menschliches, Allzumenschliches İnsanca, Pek İnsanca (1878–1879)
Moɾgenɾöte. Gedanken übeɾ die moɾalischen Voɾuɾteile Tan Kızıllığı (1881)
Idyllen aus Messina Messina'dan İdilleɾ (1882)
Die fɾöhliche Wissenschaft Şen Bilim (1882–1887)
Also spɾach Zaɾathustɾa Böyle Buyuɾdu Zeɾdüşt (1883–1885)
Jenseits von Gut und Böse İyinin ve Kötünün Ötesinde (1886)
Zuɾ Genealogie deɾ Moɾal Ahlakın Soykütüğü Üzeɾine (1887)
Deɾ Fall Wagneɾ Wagneɾ Olayı (1888)
sozkimin.com
Götzen-Dämmeɾung, odeɾ, Wie man mit dem Hammeɾ philosophieɾt Putlaɾın Alacakaɾanlığı (1888)
Dionysos-Dithyɾamben (1888)
Deɾ Antichɾist (1888)
Ecce Homo (1888)
Nietzsche Wagneɾ'e Kaɾşı (1888)
Deɾ Wille zuɾ Macht Güç İstenci (el yazması)(1901) ölümünden sonɾa yayımlanmış

Friedrich Nietzsche Sözleri 382 Adet

Aşağıdaki Friedrich Nietzsche sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Friedrich Nietzsche sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

Evlenirken kendinize şu soruyu sorun: Bu insanla yaşlılığımda doğru dürüst muhabbet edebilecek miyim? Çünkü evlilikteki diğer her şey geçicidir.

Mutluluğa ulaşmanın, yaşamdan tatmin olmanın yolu, acıdan sakınmak değil, acıyı doğal bir şey, iyi olana erişmek için çabalarken karşımıza mutlaka çıkacak bir basamak olarak görmekti.

Erkeklere özgü kendini hor görme hastalığının tek çaresi zeki bir kadın tarafından sevilmektir.

Güçlü ol: yoksa, büyümek için hep başkalarını kullanmak zorunda kalırsın.

Bir erkek ancak bir erkek gibi davranarak kadının içindeki kadının ortaya çıkmasına yol açar.

Ben sadaka vermem. O kadar fakir değilim.

Yeni gürültüleri bulanların çevresinde değil; yeni değerleri bulanların çevresinde döner dünya.

En ağır yükü istiyordun kendin için ve sonunda kendini buldun.

Şu öğüdü veriyorum sana: başkasıyla gelen mutluluk, başkasıyla gidecektir!

Şimdi size beni yitirmenizi , kendinizi bulmanızı buyuruyorum.

Pişmanlık. Asla pişmanlığa boyun eğmeyin, kendinize şunu deyin: pişmanlık, ilk yapılan aptallığa bir ikincisini eklemektir. Her Şey Dökülmüş müydü Kelimelere?

Derin insanlar da derin kuyular gibidir: içlerine düşen nesne, dibe uzun zamanda varır. Beklemekten yana öteden beri sabırsız davrananlar bu insanları duygusuz, çoğu zaman da can sıkıcı bulurlar.

İyi ve kötü konusunda herkes kendinin 'bilir kişi' olduğuna inanır, ve yanılır.

Uçurumları sevenin kanatları olmalı.

En derin denizlerde boğula boğula becerirsin tek bir nefesle yaşamayı.

Umut şanstan çok daha güçlü bir uyarıcıdır.

Uçurumları sevenin kanatları olmalı.

En derin denizlerde boğula boğula becerirsin tek bir nefesle yaşamayı.

Az şeye sahip olanın köleliği de az olur, yaşasın asil yoksulluğum!

İnsan dostunu düşmanından daha zor affeder.

En derin denizlerde boğula boğula becerirsin tek bir nefesle yaşamayı.

Birçok insan mutluluğu, burnunun üstünde unuttuğu gözlük gibi etrafta arar.

Uyuyunca geçmiyor, uyanın konuşmamız gerek!

Pişmanlık köpeğin taşı ısırmasına benzer, yani aptallıktır.

Devlet, bütün soğuk canavarların en soğuk olanıdır. Yalan söyleyişi de buz gibidir: 'Ben devletim, halkın ta kendisiyim.'

Az bilen ve az düşünen çok konuşur.

Doğa bize aldırmadığından, doğanın ortasında kendimizi öyle rahat hissederiz ki.

Çoğunluk yola, azınlık hedefe bakar.

Sevmesini bilirsek; başkalarına acı vermeyi unuturuz.

İnsan, dostunu düşmanından daha zor affeder.

Kimine göre yalnızlık, hasta kişinin kaçışıdır; kimine göre de, hasta kişilerden kaçıştır.

Gözümde o yaş damlası nereye gitti, yüreğimde o belirsiz ürperiş?

Denizi seviyorsan dalgaları da seveceksin. Korkarak yaşarsan yalnızca hayatı seyredersin.

Ne çok gülmüşümdür, içinde binlerce kötülük bulunan ama kendini iyi biri zanneden zayıflara.

Müziğin sesini duymayanlar, dans edenleri deli sanıyor.

Ben bu kulaklara göre ağız değilim.

Bazı şeyleri yarım bileceğine, bir şey bilme daha iyi.

Kim namus ve ahlak şövalyeliği yapıyorsa, bilin ki en namussuzu odur.

Ölümün bize yaptığı son iyilik bir daha ölmemektir.

Yalnızlık, bu dünyanın en eski asaletidir.

Öyle kolay sanat değildir uyumak, onun uğruna bütün gün uyanık durmak gerek.

İnsan aylaklıktan kan dökmeye kadar uzanan bütün fiil yelpazesini, sadece fiilin anlamsızlığını idrak etmediği için kullanır: yeryüzü üzerinde yapılan her şey, boşluk içinde bir doluluk yanılsamasından, hiçlik'in esrarından gelir.

İnsan aylaklıktan kan dökmeye kadar uzanan bütün fiil yelpazesini, sadece fiilin anlamsızlığını idrak etmediği için kullanır: yeryüzü üzerinde yapılan her şey, boşluk içinde bir doluluk yanılsamasından, hiçlik'in esrarından gelir.

Güçlü sular kendileriyle birlikte epeyce taş ve çalı kalıntısı taşır, güçlü ruhlar ise pek çok aptal ve sersem kafayı.

Çoban yok ve bir sürü var! Herkes aynı şeyi ister, herkes aynıdır: başka türlü hisseden kendi ayağıyla gider tımarhaneye.

Kutsamasını bilmeyen, lanet etmesini öğrenmeli!

Siz hepiniz, delicesine çalışmayı ve hızlı, yeni, yabancı olanı sevenler kendinize katlanamıyorsunuz! Sizin çalışkanlığınız bir kaçıştır ve kendi kendini unutma istemidir.

Günahınız değil kanaatkârlığınız haykırıyor göklere, günah işlerken bile gösterdiğiniz cimriliğiniz haykırıyor göklere! Nerede sizi diliyle yalayacak o yıldırım? Aşılanmanız gereken cinnet nerede? Fark edin, size üst insanı öğretiyorum: o, bu yıldırımdır; o, bu cinnet!

Ceza adını verir intikam kendisine; vicdanı rahatmış gibi davranır yalan sözlerle, ikiyüzlüce.

İman, şüphesiz, şu güne kadar dağları yerinden oynatamadı. Ama hiç dağ olmayan yere dağlar koyabilir.

Devlet, bütün soğuk canavarların en soğuk olanıdır. Yalan söyleyişi de buz gibidir ve şu yalan dökülür dudaklarından: Ben devletim, halkın ta kendisiyim.

Kölelerin mutluluğundan sıyrılmış, tanrılardan ve tapınmalardan kurtulmuş, korkusuz ve korkunç, büyük ve yalnız: budur hakikatlinin istediği.

Modern çağın en genel belirtisi: İnsan kendi gözünde saygınlığını inanılmaz derecede yitirmiştir.

Herkes için geçerli bir ahlak, gülünç bir fikirdir.

Toplumsal hastalıkları iyileştirmek için ihtiyaç duyulan şey, mülkiyetin zor kullanılarak yeniden dağıtımı değil, aklın tedrici dönüşümüdür. Adalet duygusu herkeste daha fazla artmalı, şiddet içgüdüsü ise daha da zayıflamalı.

Merhamet, düzenli bir biçimde kendi gücü konusunda bir yanılgı içindedir: kadın, aşkın her şeye kadir olduğuna inanır; bu, kadının gerçek bir batıl inancıdır. Ah, aşkı bilenler, onun nasıl yoksul, nasıl çaresiz, zorla elde edilmiş ve yanıltıcı olduğunu sonunda öğrenmişlerdir: en iyi, en derin aşklar bile böyledir. Aşk, kurtarmaktan çok mahveder.

Diş biliyorlar bana, küçük insanlara küçük erdemler gereklidir dediğim için ve küçük insanların gerekli oluşunu anlamak zor geldiği için bana!

Mükemmelleşen ve olgunlaşan her şey ölmek ister.

Aptal aptal, kan ter içinde, hayvan gibi dağa tırmanıyorlar: yolda çok güzel manzaralar olduğunu onlara söylemeyi unutmuşlar.

Gerçeklik ve rahatlık arasında seçim yapın, büyümenin hazzını seçmek istiyorsanız, kendinizi acıya hazırlamalısınız; daha az acı istiyorsanız gidin sürünün bir parçası olun!

Herkes hakkında biraz fazla şey biliriz! Ve kimileri saydamlaşsalar da karşımızda, yine de geçemeyiz ya içlerinden.

Yalan söyleyene karşı tetikte olmaktansa beni aldatmalarına izin veririm.

Geride bıraktığım ne varsa kül. Ateş benmişim demek ki.

İnsan, bilgi eksikliğini giderme yolunda soyutlamalara sığınmıştır. Böyle başladı budalalığa! Kendine, doğaya, bir anlam veremeyişiydi aptallığı. Tapılacak bir tanrı yaratmasıydı en büyük hatası.

Ben sizin yolunuzdan gitmiyorum, ey bedeni aşağılayanlar! Sizler benim için üstinsan'a uzanan köprüler değilsiniz!

Cesaretiniz var mı? Yürekli misiniz? Tanıklar önündeki cesaret değil, hiç bir tanrının tanıklık etmediği bir münzevi cesareti gerekli. Soğuk gönüllülere, körlere, sarhoşlara yürekli demem ben. Korkuyu bilen ama korkuyu yenendir, uçurumu gören ama ona gururla bakandır yürekli kişi.

İyilerin kötü dedikleri bütün şeyler bir araya gelmeli ki bir gerçek doğsun.

Çoğu insan art niyetli olamayacak kadar kendisiyle meşguldür.

Arzularımız o kadar şiddetlidir ki bazen birbirimizi parçalamak isteriz. Ama topluluk duygusu bizi durdurur. Lütfen not edin : işte bu , neredeyse ahlakın tanımıdır.

Her seçkin insan, güdüsel olarak, kalabalıktan, çokluktan, çoğunluktan kurtulduğu, onlardan ayrı biri olarak, kural adamlarını unutabildiği, sığınacağı kalesinin ve gizliliğin peşinde koşar.

En iyisi hiç olmamak, en iyi ikinci şey ise en kısa zamanda ölmektir.

Bazen insanlar, ilüzyonlarının yok olmasını istemediklerinden gerçeği duymak istemezler.

Birçok şeyi yarım yamalak bilmektense, hiç bilmemek daha iyidir! Başkalarının düşünceleriyle bilgelik etmektense, kendi hesabına delilik etmek daha iyidir !

Kimin az mülkü varsa, o daha az başkalarının mali olur; san olsun küçük yoksulluğa!

Ah, buldum onu kardeşlerim! İşte, en yüce dorukta kanıyor sevinç pınarı benim için! Burada, hiçbir ayak takımının benimle birlikte içemeyeceği bir yaşam var! Akışın nerdeyse pek yoğun geliyor bana, ey haz pınarı! Doldurayım derken, sık sık yeniden boşaltıyorsun kadehi!

Telaş evrensel, çünkü herkes kendinden kaçma halinde.

Hakikat, üzerinde uzlaşılan yalandan başka nedir ki?

Kişi şunlardan birine ya da ötekine sahip olmalıdır: Ya doğuştan hiç bir şeyi takmayan bir karaktere, ya da sanat ve bilgi aracılığı ile teselli bulan bir karaktere.

Yasaklanmış olana erişmektir amacımız. Felsefem bu parolayla birgün üstün gelecek; çünkü şimdiye dek, kural olarak, yalnız doğruları yasakladılar!

Durur ve dikkat kesilir: nedir yanıltan onu? Nedir kulaklarından hiç gitmeyen bu uğultu? Bir vakitler o zincirlere vurulmuş insanın iç dünyası. Şimdi hep zincir şakırtılarıyla dolu !

Kıyamete kadar olmak, düşünmek, yaşamak tut beni sımsıkı kollarında verecek başka mutluluğun yoksa, acılarını ver bana..

İşsiz ve yorucu dorukları sevenlerin kanatları olmalıdır!

Eylem ve vicdan genellikle uyuşmazlar. Eylem, ağaçtan ham meyveleri toplamak isterken, vicdan onları gereğinden çok olgunlaşmaya bırakır, taa ki yere dökülüp ezilinceye kadar.

Bir insan, kirli düşüncelere sahip olduğu için utanmaz. Bir başkasının, o kirli düşüncesini bilme ihtimali utandırır.

Gerçek erdem, yalnızca aristokrat azınlık içindir! Herkes için geçerli bir ahlak, gülünç bir fikirdir.

Yasama karşı sorumluluğumuz daha yücesini yaratmaktır. Daha alçağını değil.

Farklı düşünceler üstüne düşünüp tartışmıyoruz sadece onlardan nefret ederek rahatlıyoruz.

Alev, başka şeyleri aydınlattığı kadar aydınlatmaz kendini. Bilge de böyledir.

İnsanları şiddetle kendi üzerine çeken, bir oyunu her zaman kendi lehine çevirmiştir.

Niceleri kendi zincirlerini çözemezler de, dostlarının azatçısıdır.

Doğaya her türden aykırılık, günahtır. En günahkar insan, rahiptir; o, doğaya aykırılığı öğretir. Rahibe gösterilecek olan, nedenler değildir, timarhanedir.

İnsanın ve insanlığın tarihi bilinmez olarak seyreder. ama ideal hayaller ve onların tarihi , bize gelişmenin kendi gibi görünmektedir.

Unutun kederden oflayıp puflamayı ve tüm ayaktakımı üzüntülerini! Dağ magralarından kopan rüzgara benzeyin; kendi çalıp kendi oynamak ister o, ayaklarının altında denizler titrer. Gülmeyi kutsadım ben; siz daha yüce insanlar, öğrenin gülmeyi!

.cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır.

Güçlü bir rüzgârdir zerdüst; ve şunu öğütler düşmanlarına: sakin ha tükürmeyin, rüzgâra karşı !

Sonraki isim düşünmek oldu. Kendimi onsuz düşünmek. Anlatabiliyor muyum.?

Ey büyük yıldız! Aydınlattıkların olmasaydı nice olurdu mutluluğun.

Bütün sadakalar merhamet yüzünden verilseydi, dilenciler açlıktan ölürdü.

Sinirine ve intikam duygusuna hakim olamayıp, başka bir şeyin hakimi olmaya çalışan insan, hiçbir koruma tedbiri almadan vahşi bir nehrin yanına tarla açan çiftçi kadar aptaldır.

Bu muydu, yaşam? Diye sormak istiyorum ölüme. Pekâla ! Bir kez daha !

Bazı sırlar vardır yalnız dostlara anlatılacak. Bazı sırlar vardır dostlara bile anlatılmayacak. Bazı sırlar vardır kendimize bile açıklanmayacak.

Gerçek ve büyük başarılar mutlulukla tanışamaz.

İnsan en cesur hayvandır; cesaretiyle yenmiştir her hayvanı zafer çığlıklarıyla yenmiştir her acıyı; ama insanın acısı en derin acıdır.

Başkaları yararına çok şey yapıldığı için dünya mükemmel değildir.

Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki!

Eğer hizmetkâr olacaksan, senin hizmetinden en iyi faydalanacak olanı bul!

Evlilik bir hapishane değil, içinde daha yüce bir şeylerin yetiştirildiği bir bahçe olmalıdır. Belki de evliliğinizi kurtarmanın tek yolu onu bitirmektir.

Kimse öfkeli insan kadar çok yalan söyleyemez.

Evet yaralanmaz, gömülmez bir şey var içimde, kayaları parçalayacak bir şey: bu benim istemim'dir sessiz ilerler o ve değişmeden, yıllar boyu.

Yaşarken yaşayın! İnsan yaşamını tamamlayıp olduğu zaman, ölüm taşıdığı dehşeti yitirir. İnsan doğru zamanda yaşamazsa, asla doğru zamanda ölemez!

Fatihler şansa inanmaz.

Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen.

İnsan kahkahalarla güldüğü zaman, kabalığı ile tüm hayvanları geride bırakır.

Uçuruma gözlerinizi dikip baktığınızda, uçurum da sizin içinize bakmaya başlar.

Zorla alabileceğin bir hakkın, sana verilmesine izin verme.

Severim gözü pekleri; ama yeterli değildir kılıç ustası olmak darbeyi kime vuracağını da bilmeli!

İnsandaki güçlü ve ulu olan her şey insanüstü ve dışsal olarak düşünüldü. insan kendini çok küçümsedi. kendindeki iki yani birbirinden ayrı iki alana böldü insan ; değersiz ve güçsüz yani ile güçlü ve şaşırtıcı yanını. ilkine insan dedi , ikincisine ise tanr

Elimizde bir çiçek varken gözümüze yalnızca dikenleri görünür, uzaklarda ise bir diken vardır ; gözümüz hep çiçeğini görür ..!

Büyük kozmik söylem:

Haklılıkta ısrar etmektense haksız olduğunu kabul etmek daha soylu bir davranıştır. Özellikle de haklıyken.

Yorulduğumuzda ve cesaretimizi kaybettiğimizde, yıllar önce yendiğimiz düşüncelerin hücumuna uğrarız.

Gerçek seçim, yalnızca gerçeğin ışığı altında filizlenebilir.

Gerçek güçlü bir yeldir. Zerdüst bütün düzlülükler için ve bütün düşmanlarına, bütün tükürenlere ve kuşanlara : 'yele karşı tükürmekten kaçınınız.

Bana yalan söylemiş olman değil, artık sana inanmamam sarsıyor beni..

Kemiklerin, et parçalarının, bağırsakların ve damar sisteminin deri ile kaplı oluşu nasıl insanın görüntüsünü çekilir hale getiriyorsa, tıpkı onun gibi ruhun heyecanlarıyla tutkuları da hiçlikle kaplıdır. Hiçlik, ruhun derisidir.

Yiğitlik; en büyük korkunun ve en büyük ümidinin üstüne üstüne gitmektir.

Ah, şu sözümü anlayabilseniz: ' her zaman istediğinizi yapın ama önce isteyebilen birileri olun! Her zaman, komşunuzu da kendiniz gibi sevin ama önce, kendini seven birileri olun.'

Beklemek ahlaksız kılar.

Şüphe değil, kesinliktir insanı deli eden.

Varlık, sonsuz bir yaradır.

Bir düşmanla savaşarak yaşayan kişinin, düşmanını hayatta bırakmakta yararı vardır.

İflah olmazlara hekim olunmaz !

Yaşamak, acı çekmektir. Hayatta kalmak, bu acıda bir anlam bulmaktır.

Günahtan kurtulduğuna inanmak mutluluk veriyorsa, bunun için gerekli olan, insanın günahkar olması değil, kendini günahkar hissetmesidir.

Ahlaka boyun eğme, bir hükümdara boyun eğme gibi kolece ya da mağrur ya da çıkarcı ya da teslimiyetçi ya da budala bir heyecan ya da düşüncesizlik ya da umutsuzluk eylemi biçiminde olabilir. Bu tür boyun eğme aslında ahlaksal değil.

Yokluk büyük varlıktır azizim, yeter ki fark edebilesin.

Bakın! Size

Kendi yaşamınızı tam anlamıyla yaşadınız mı, yoksa yaşam mı sizi yaşadı? Siz mi seçtiniz, yoksa o mu sizi seçti?

Yalnızca yürünerek kazanılan fikirlerin bir değeri vardır.

Sanat hakikatten daha değerlidir.

İnsanoğlu hayatta o kadar acı çeker ki, canlılar arasında yalnız o, gülmeyi icat etmek zorunda kalmıştır.

Bir şeyi hem sevebilen, hem de alay edebilen kimse; Dehaya erişmiş demektir.

Kuş olmayanın uçurumlar üzerine yuva kurmaması gerekir.

Kovalamaktan, aramaktan yorulduğumdan beri bulmayı öğrendim.

Kutsal olan gerçekler değil kişinin kendi gerçeği için çıktığı arayıştır. neysen o ol.

Kendi kendine inanmayan her zaman yalan söyler.

İnsanı yüksek insan yapan, yüksek duygularının şiddeti değil, süresidir.

Biz arzulanana değil arzulamanın kendisine âsığızdır.

Zamanın geriye doğru akması huzursuzluğa neden olur.

Anarşi cağına giriyoruz: fakat bu çağ aynı zamanda en akıllı ve en özgür bireyliklerin çağıdır. Düşüncenin görülmedik gürbüzlüğü gittikçe artmaktadır. O zamana dek töre ve ilk ahlâkin önlediği, dehanın çağıdır bu.

Biz, başkalarının bize söylediği sözde özelliklerimizi devamlı düzenleyen, örten ya da ortaya çıkaran vitrinler gibiyiz. Kendimizi kandırmak için.

Geçmişi değil de, geleceği kutlamak, geleceğin mitoloji masalını bulmak: işte her şeyden önce önemli olan budur.

En bağışlanamaz yanın bu işte; gücün var ve hükmetmek istemiyorsun.

Yalnızca mezarların olduğu yerde gerçekleşir dirilişler.

Ceza insanı eğitmez, sadece evcilleştirir.

Acı der: yıkıl.

Erdem uyumuşsa deha zinde kalkar.

Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür.

Tanrının ölümünü, büyük bir reddedişe ve kendi üzerimizde sürekli bir zafere dönüştürmezsek, bu kaybın bedelini ödemek zorunda kalırız.

Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım. Öyle çok değerliymiş ki zaman, hep acele etmem bundandı , anladım. İnsan, bir an önce kargaşasını, kendine anlam veren bir düzene çevirmezse, yıldız doğurtamazsa karanlığına, yok olacaktır.

Neden'i olan nasıl'a katlanır.

Bütün çağların insanlarının neyin iyi, neyin kötü, neyin övgüye değer ve neyin yergiye layık olduğunu bildiklerine inandıkları konusunda bilgeler doğru bir yargıda bulunmuşlardır. Ama, biz şimdi geçmişte herhangi bir zamandakinden daha iyi biliyoruz, görüş

İnsan en acımasız hayvandır. Trajedilerde, boğa güreşlerinde ve haça germelerde şu güne kadar kendisini en iyi hisseden oydu ve kendisi için cehennemi icat ettiğinde, sıkı durun, bu aslında en iyi cennetiydi.

Ben, iki insanın daha yüce hakikati bulmak için, bir ihtirası paylaştığı bir aşk düşünüyorum.

Ben bu kulaklara göre ağız değilim.

Sizin kökeniniz , nereden geldiğiniz değildir. bundan sonra onurunuzu oluşturan , tersine nereye gittiğinizdir.

Ah!. en yüksek umutlarını kaybeden soylular tanıdım ben. şimdi kara çalmaktalar tüm yüksek umutlarına. Artık küstahça yaşıyorlar, anlık hazlar içinde , ve ertesi güne dair hedefleri yok neredeyse. .

İnsanlar bir şeye yapışıp kalmakta inat ederler ve buna 'sadakat' derler...

En kof ceviz dahi kırılmak istiyor.

Akıl hastanesini ziyaret etmek, inancın ne kadar boş birşey olduğunu gösterir.

Geleceğin önsezileri! Geçmişi değil geleceği yüceltmek! Geleceğin mitini bulmak! Umut içinde yaşamak! Şanslı anlar! Ardından perdenin yeniden inmesine izin vermek ve düşüncelerimizi kesin ve yakın amaçlara indirgemek!

Doğru olmak az kimsenin elinden gelir bu! Elinden gelen, olmak istemez! Ama bu, iyilerin, başkalarına göre, daha az elinden gelir! Ah bu iyiler! İnsanlar doğruyu söylemezler hiçbir zaman; bu türlü iyi olmak, ruhun bir hastalığıdır.

Uzaktakine ve gelecektekine duyulan sevgi daha yücedir yakındakine duyulan sevgiden; davalara ve hayaletlere duyulan sevgi, daha yücedir insanlara duyulan sevgiden.

İnsan öyle bir iptir ki hayvanla insanüstü arasına gerilmiştir. uçurum üstünde bir ip.

Gençlik tatsızdır; çünkü gençlikte herhangi bir anlamda üretken olmak mümkün değildir ya da makul değildir.

Ruh peşinde koşan birinin ruhu yoktur.

Sosyalistlerin üslubu, umudları ve hayalleri, zararsız koyun mutluluğunun bir ifadesidir.

Bütün dinler eski, gelişmemiş bir insanlığın zeka ürünü olma özelliğini sergiler. Hepsi gerçeği söyleme yükümlülüğünü şaşılacak derecede hafife alır.

Kimine göre yalnızlık, hasta kişinin kaçışıdır; kimine göre de, hasta kişilerden kaçıştır.

İnsanlarla iletişim içinde olmak, kalbini herkese açmak.. Bu, liberal düşünceli olmaktır. Soylu bir misafirperverlik gösterebilecek yapıdaki insanlar, perdesi çekik ve kepenkleri kapalı çok sayıda pencereden belli oluyor. Bu insanlar, en güzel odalarını boş tutuyorlar. Neden? Çünkü katlanmak zorunda olmadıkları misafirlerini bekliyorlar.

En tatlı kadın bile acıdır.

Sanki tüm hayatım boyunca yanlış melodiyle dans etmiş gibiyim.

Doymak bilmeyen bir alev gibi kendimi yakıyor ve kemiriyorum. Tuttuğum ateş, Bıraktığım kor oluyor.

Bu dâhil bütün genellemeler yanlıştır.

Her alışkanlık elimizi daha becerikli, aklımızı ise daha beceriksiz hale sokar.

İnsanların bir şeyleri var ki ,gurur duyuyorlar onunla. ne diyorlardı , onları gururlandıran şeyin adına? Eğitim diyorlar ; kendilerini keçi çobanlarından ayırt eden seymiş bu!

Bir de bedel ödensin istiyorsunuz, siz erdemliler! Erdem için ödül, yeryüzü için cennet ve bugününüz için sonsuzluk mu istiyorsunuz? Ve ne bedel, ne de veznedar var diye öğrettiğim için mi öfkeleniyorsunuz bana şimdi de?

Tek bir şey olabilmek, tek bir şeye varabilmek için çok yerde, çok şey olmak, bu bendeki sağduyudur.

En gizliler!, en güçlüler!, en korkusuzlar!, en yarıgeçemsiler!, bir ışık istermisiniz? Bu dünya kudrete yönelik iradedir. Bunun dışında hiçbir şey değildir. Bizzat sizde kudrete yönelik iradesiniz. Bunun dışında hiçbir şey değilsiniz!

Bu dünya başlangıcı ve sonu olmayan güçten bir canavardır. büyüklüğün , güç büyüklüğünün çelikten sabit bir toplamıdır. o , ne daha büyür ne de daha küçülür. kendini tüketmez. tersine sadece değişir ama bütün olarak değişmez derecede büyüktür

Bilgi ermişleri olmak elinizden gelmiyorsa, hiç değilse bilgi savaşçıları olun.

İnsanlığı düzeltmek, herhalde benim vadedeceğim en sonuncu iş olurdu. Yeni putlar dikmiyorum ben; putları devirmek zanaatim asıl bu benim.

En vazgeçilmez düşüncelerimiz, en yanlış olanlarıdır.

Bir kurbanın yoldaşı o kurbandan daha çok acı çeker.

Ebedi gerçeklik olmadığı gibi, mutlak doğru da yoktur.

Kaybetmeyi ve yanımda olmayı göze alamayacak kadar, az dostum var.

Umut sadece eziyetin süresini artırır.

Artık gururla yaşamak mümkün olmadığında, insan gururla ölebilmelidir.

Bir zamanlar tanrı'ya isyan en büyük günahtı. Fakat, Tanrı öldü. Onunla birlikte bu günahlar da öldü. Şimdi ise en korkunç şey, yaşama karşı günah işlemek ve bilinemeyecek olanı, yaşamın amacından üstün tutmaktır.

Yüreğinin sesine kulak verene iyi denilir. ama sadece yükümüne kulak verene de iyi denilir.

Yeterince yürekliydik, ne kendimizi ne de başkalarını esirgedik: ama, uzun süre, yürekliliğimizi nereye yönelteceğimizi bilemedik. Karamsarlaştık, durgunlaştık; bize yazgıcı dediler. Bizim yazgımız doluluktu, gerilimdi, güçlerin birikimiydi. Şimşeğe, eyleme açtık, zayıfların mutluluğundan, boyun eğişten uzaktık...

Egoizm asıl bir ruhun temelidir.

Kılavuz öğrencisine bütün izleri göstermeli ama gideceği yolu seçmemelidir.

Yaratıcılık ve keşif açıda ve yalnızlıkta saklıdır.

Ey üst insanlar, içten adamlar, açık kalpliler; güvensiz olun! Derinliklerinizi gizli tutun; çünkü bugün halk tabakasının günüdür.

Siz hepiniz, delicesine çalışmayı ve hızlı, yeni, yabancı olanı sevenler -kendinize katlanamıyorsunuz! Sizin çalışkanlığınız bir kaçıştır ve kendi kendini unutma istemidir.

Ümit mi? Ümit en son kötülüktür.! Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır.

Bütün hedefler yokedilmiştir. değer biçmeler birbirlerine karşı cephe almışlardır.

Mükemmel olan şeyler ümit verenlerdir.

Bir kişi kendi ruhsal kurtuluşunu ciddi bir amaç haline getirdiğinde bile, onun tutkuları ve arzularıda gizlice bundan kendileri için bir avantaj elde etmeyi umar.

Ümit kötüdür işkenceyi uzatır.

Dünyanın en yüce tahtına da çıksanız, oturacağınız yer, kendi kıçınızın üstüdür.

Deneme ve sorgulama olmuştur tüm yolculuklarım.

Zavallı günübirlikçi canlılar, tesadüfün ve zahmetin çocukları! Ne diye zorlarsın beni, hiç duymamanın en hayırlı olduğu şeyi söylemeye? Senin için en iyi, en hayırlı yazgı hiç doğmamış olmak, var olmamak, hiçlik olmak. Ama madem ki doğdun, artık en hayırlı yazgı bir an önce ölüp gitmek.

Ahlak, sürü hayvanının içgüdüsüdür.

Ahlaklılık yeni ve daha iyi geleneklerin ortaya çıkmasına karşı direnir: aptallaştırır.

Kişi 'insanı aramaya' çıkmadan önce lambayı bulmuş olmalıdır.

Tanrı yok, o olsaydı onun ben olmadığıma inanamazdım.

Ahlak, eleştiren elleri ve işkence aletlerini kendisinden uzak tutmak için sadece her türlü korku aracına hükmetmekle kalmaz: onun güvencesi, kullanmasını çok iyi bildiği bir tür göz boyama sanatında yatar: nasıl 'coşturulacağını' bilir. Sık sık, tek bir bakışla eleştirici iradeyi felç etmeyi, hatta kendi tarafına çekmeyi başarır.

Acıların bölüşülmesi değil, sevinçlerin bölüşülmesidir dostluğu yaratan.

İyi huylu insana, mücadeleden kaçana iyi denir. ama savaşçı olana da ve zaferi tutkuyla isteyene de iyi denir.

Söz dinleyen, kendini duymaz !

Birini suçlamak üzere ileri uzattığın elinin 3 parmağının seni gösterdiğini unutma.!

Kendimiz hakkında çok konuşmak, kendini gizlemenin bir yolu da olabilir.

Gelenek nedir? Bize yararlı olan şeyleri emrettiğinden dolayı değil, bize emrettiğinden dolayı itaat ettiğimiz yüksek bir otoritedir.

Herkes hakkında biraz fazla şey biliriz ! Ve kimileri saydamlaşsalar da karşımızda, yine de geçemeyiz ya içlerinden.

Size gül bahçesi vadetmiyorum! Yaşadığınız toprakların çorak olduğunu söylüyorum.

İnsanlığın içinde müthiş bir güç , kendini deşarj etmek , yaratmak istemektedir.

Kaderini sev, belki seninki en iyisidir...

Kişioğlu da ağaca benzer, ne denli yükseğe ve ışığa çıkmak isterse, o denli kök salar yere, aşağılara, karanlığa, deliliğe, kötülüğe.

Bir dost kimdir? Öteki bendir.

İntikamda ve aşkta kadın, erkekten barbardır.

Doğa bize aldırmadığından, doğanın ortasında kendimizi öyle rahat hissederiz ki.

Yaşam planınız sizin elinizde değilse, varlığınızı raslantıya bırakmışsınız demektir.

Av ve zafer için tutkuyla donanan görkemli yırtıcı hayvan, sarışın canavar görmezlikten gelinemez. Bu gizli temel, zaman zaman patlar, hayvan tekrar vahşete döner. Romalı, arap, alman, japon soyluluğu, homeros'un kahramanları, iskandinav vikingleri .. Tümü de bu gereksinimi paylaşıyorlardı.nereye gitseler arkalarında

Yükselmek için yalnız kendi gücünüzü kullanın, başkasının sizi yükseltmesine fırsat vermeyin.

Acı çeken dostuna dinlenmesi için yer göster ama dikkat et yatak sert olsun.

Korkarak yaşarsan, yalnızca hayatı seyredersin.

Ahlak; uzun, korkusuz bir sahtekarlıktır.

İnanca en çok ihtiyaç duyulduğu ve ona en fazla tamah edildiği zaman, iradenin eksik olduğu zamanlardır. Çünkü irade, hükmetme hissi gibi, bağımsızlık ve gücün kararlı bir işaretidir. Bir başka deyişle, kişi ne kadar çok az hükmedebiliyorsa, tanrı, kral, toplumsal sınıf, doktor, peder, doğma ve toplum vicdanı gibi acilen hükmeden, hatta şiddetle hükmeden birisine ihtiyaç duyar.

Her zaman ilk olmak, diğerlerinin önüne geçmek istiyorsun; kimse sevmeyecek senin kıskanç gönlünü, dostundan başka !

Seyirciler bulanık suda balık tutan ile derinden şu çekeni kolayca karıştırıyor.

Bizi farklı kılan şey , tarihte , doğada veya doğanın arkasında hiçbir tanrı'yı tanımamamız değildir. Bizi farklı kılan , tanrı diye hürmet edileni tanrı'ya benzer bulmamamızdır.

Aslında biz tüm kalbimizle sadece bir tek şeyle ilgileniyoruz- eve bir şeyler götürmekle'. Bunun dışında hayatla, yaşananlarla ilgili olanlar-hangimiz bunlar için yeterince ciddiyete sahibiz? Ya da zamana? Bu tür şeylerle korkarım ki hiçbir zaman tam olarak 'ilgilenmedik': yüreğimiz orada değil işte-hatta kulağımız bile!

Ahlak, ta başlangıçtan beri ikna etme sanatındaki bütün şeytanlıkları bilir. Bugün bile onun yardımına başvurmayan hiçbir konuşmacı yoktur.

Ölümün inkarı, uygarlığın hayatta kalma stratejisidir.

Hayat; kendisini alt edenindir.

Aşık seven kişi değildir, sevdiği kişinin mutlak sahibi olmaya çalışandır.

Yaşamak için bir

Vicdanlı ve dürüst olmak, hesaplı olmaktan iyidir. Hesap insanı makam sahibi yapar da, vicdan daha önemli bir işe yarar, insanı insan yapar.

İrade, geçmişi kapsamadığı için ıstıraplıdır. Onun için bizzat irade ve hayat birer ceza olmalıdır.

Kadınla buluşmaya gittiğinde yanına kırbacını almayı unutma gücünü göster. Kadın yaradılış olarak güçlüden hoşlanır.

Fil ile fareye aynı hukuku uygulamak hem file zulümdür hem fareye.

Bir tanrıyı yalnızca iyinin tanrısı olma durumuna sokan doğaya aykırı ığdışlenmişlik, burada her türlü çekiciliğini yitirirdi. Kişinin iyi olan tanrı kadar kötü olanına da gereksinimi vardır: kişi kendi varoluşunu yalnızca hoşgörüye, insancıllığa borçlu değildir ki. Öfkeyi, öcü, kıskançlığı, alayı, kurnazlığı, şiddeti tanımayan bir tanrı, neye yarardı ki?

Büyük iyilikler, şükran borcu değil, intikam duygusu yaratırlar; ve küçük bir iyilik unutulmadığında, kurt gibi kemirmeye başlar, iyilik görenin içini.

Sevdiğiniz insanları düşünüyorsunuz, ama daha derine inin, sonunda sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz, siz bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz.

İyi olan nedir? Kudret hissini , kudret iradesini , insanın içindeki kudreti yükselten her şey! Kötü olan nedir? -zaaftan çıkan her şey!

En iyisi, sevinmeyi öğrenelim; böylece başkalarına acı vermeyi ve acıları düşünmeyi unuturuz.

İki temel sorunu var insanlığın. Adaletsizlik ve anlamsızlık. Birine karşı hukuk'u bulduk, diğerine karşı sanatı. Ama insanlar hukuk'a ulaşamadı. Ve sanat insanlara.

Yine de en çok çiy damlası, en sessiz gecede düşer, bilirim.

Deha sahibi insan, en azından iki şeye daha sahip değilse, hiç çekilmez. Dünyayla barışık olmak, saflık..

Siz yükselmek isteyince yukarı bakarsınız. Bense aşağı bakarım.

Kopyalar hiç de seyrek olmayan ölçüde, önemli insanların kopyalarıyla karşılaşırız ve yağlıboya tablolarda olduğu gibi, burada da çoğu insan orijinallerden değil kopyalardan daha çok haz almaktadır.

İnsan dostunu düşmanından daha zor affediyor.

Yapraklar sararıyorsa bunda şikayet edecek ne var. Bırak düşsünler ve gitsinler. Hatta onların altına sert bir rüzgar üfle. Üfle de bütün sararmış ve solmuşlar senden daha çabuk uzaklaşsınlar.

Yanlızlığına kaç dostum:görüyorumki her yanını ağılı sinekler sokmuş. sert sağlam bir havanın estiği yere kaç!yalnızlığına kaç.

İnsan bir iptir ki hayvanla üst insan arasına gerilmiştir. Uçurumun üstünde bir ip. Tehlikeli bir geçiş, tehlikeli bir yolculuk, tehlikeli bir geriye bakış, tehlikeli bir ürperiş ve duraksayış.

Kendine karşı cebir kullanmayana iyi denilir. ama nefsini yenen kahramana da iyi denilir.

Bizi ıslah edebilecek tek şey nedir? Kusursuzu görmek..

İradenin tatmini değildir zevkin sebebi. tersine irade ileriye gitmek ister ve kendine engel olan her şeyin üstesinden gelmeye çalışır. zevk hissi düpedüz iradenin tatminsizliğinden ortaya çıkar. onun rakipsiz ve dirençsiz olarak yeterli doyuma ulaşamamasıdı

Kimileri büyük övgü alınca utanır, kimileri terbiyesizleşir.

Gerçeğin dağlarına umutsuzlukla çıkılmaz.

Oysa günün birinde yalnızlık yoracak seni, günün birinde gururun iki büklüm olacak ve cesaretin kırılacak. Yalnızım' diye haykıracaksın günün birinde. Kendi ululuğun bile bir hayalet gibi korkutacak seni. Her şey sahte ! Diye bağıracaksın günün birinde.. Yalnız kişiyi öldürmeye çalışan duygular vardır; öldürmeyi başaramazlarsa eğer, onların ölmesi gerekir. Peki, gücün yetiyor mu buna? Katil olmaya?

Ölüm güç bir şeydir. Ölümün son iyiliği, bir daha ölümün olmamasıdır.

Gerçekte hayatın anlamı olmasaydı ve bende anlamsızı seçmek zorunda olsaydım, bence de en seçilesi anlamsızlık bu olurdu.

Müzik temelde bizde belli bir oranda güç kazanan yaşam duygusunun özünde gizli olan acıyı anlatır; müziğin verdiği heyecanın yapısında da bu açıdan uzaklaşıp onu uzaktan izleme düşüncesi vardır.

Doğrunun kayıtsız şartsız dostuna iyi denilir. ama saygınlığın insanına nesnelerin nurlandırıcısına da iyi denilir.

Karşına çıkabilecek en kötü düşman, her zaman sen kendin olacaksın; sen kendin pusuda bekleyeceksin kendini.

Sahip olunması zorunlu tek şey var: ya yaradılistan ince bir ruhtur bu, ya da bilim ve sanatlar tarafından inceltilmiş bir ruh.

Yükseldikçe uçma bilmeyenlere daha küçük görünürüz.

Günde bir defa olsun gülmeliyiz. Neşeli olmalıyız. Sevinci öğrenirsek; başkalarına acı vermeyi unutururuz.

Kendi sözünü dinlemeyen, buyruk altına girer.

Ahlak, evrensel değildir.

Kişi, ışığını karartmayı bilmelidir, böceklerden ve hayvanlardan kurtulmak için.

Barış zamanında savaşçı kendine çatar.

Babanın gizlediği şey, oğulda açığa çıkar.

Zevk hem ağrılık, hem kefe, hem tartandır. Yazık o canlılara ki kavgasız, ağırlıksız, kefesiz ve tartısız yaşamak isterler.

Seni övdükleri sürece, kendi yolunda gittiğini sanma sakin; başkasının yolunda gidiyorsun.

Sadece cevaplarını bulabileceğimiz soruları duyarız.

Yüksek dağda buz içinde gönüllü yaşamaktır felsefe.

Kendini aşağılayan kişi, yine de aşağılayan biri olarak kendine saygı duyuyordur.

Felsefe, yaratmanın anlamını kavramaya çalışan bir akımdır.

Mutluluk hedef değildir. tersine kudret duygusu hedeftir. insanın ve insanlığın içinde müthiş bir güç kendini deşarj etmek , yaratmak istemektedir. o, hiçbir zaman mutluluk hedefi olmayan patlamaların kesintisiz zinciridir.

Bir genci bozmanın en iyi yolu, ona aynı düşüneni farklı düşünenden daha çok saymayı öğretmek.

Mutluluk hedef değildir. tersine kudret duygusu hedeftir. İnsanın ve insanlığın içinde müthiş bir güç kendini deşarj etmek , yaratmak istemektedir. o, hiçbir zaman mutluluk hedefi olmayan patlamaların kesintisiz zinciridir.

Davranıştaki coşku büyüklükten sayılmaz; davranışlara ihtiyacı olan, sahtedir..bütün göstermelik insanlara dikkat.

Kendi atesinle yakmaya hazır olmalısın kendini; önce kul olmadan nasıl yeni olabilirsin ki! Sevginle git yalnızlığına, kardeşim, yaratmanla git, doğruluk ancak daha sonra topallar ardın sıra senin. Benim gözyaşlarımla git yalnızlığına, kardeşim. Kendinden öte yaratmak isteyeni severim ben, ve böylece yok olanı.

Yaratıcının yolu üstüne yalnızlığa çekilmek mi istersin kardeşim? Kendine varan yolu aramak mı istersin? Biraz dur da beni dinle. 'arayan, kolay yiter. Her türlü yalnızlık suçtur.' Böyle der sürü. Ve sen sürüdendin uzun bir süre. Sürünün sesi daha sende çınlayacak. Ve sen desen: ' artık sizinle ortak.

Hoşlanmadığımız bir düşünceyi öne sürdüğü zaman bir düşünürü daha sert eleştiririz. Oysa, bizi pohpohladığında onu daha sert eleştirmek uygun olacaktır.

Bu adam bu davanın çürük olduğunu görüyor ama inat olsun diye vazgeçmiyor ondan; fakat sadakat adını veriyor bu hale.

Ben, bana gerçekten yoldaşlık etmeksizin yalnızlığımı çalanlardan nefret ederim.

Damların üstünde yükselen kuleleri görmek için , şehri terk etmen gerekir.

Evini ateşe veren öğle yemeğini de unutur ve bu yüzden bazen yemeğini küllerde arar insan.

Çevrende sessiz kalanlar genelde sana en büyük zararı verenlerdir.

Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir.

Sabit fikir sahibini hapseder.

Dilencileri yok etmek gerek, çünkü insan onlara verince de pişman oluyo, vermeyince de.

Hiçbir merdiven olmasa bile, kendi başının üstüne tırmanmayı öğrenmelisin.

Kim, inanmaya değil de, görmeye önceden koşullandırıldığını hissediyorsa, ona tüm inananlar, gürültücü ve can sıkıcı gelir: Kendinden uzak tutar onları.

Küçücük bağışlarla büyük mutluluklar kazanmak büyüklüğün bir ayrıcalığıdır.

Fırtınayı getiren en derin ve yumuşak sözlerdir.

Neysen o ol.

Aşk, insanın, çevresindeki şeyleri kararlı bir biçimde, olmadıkları gibi görme durumudur...

Benim hayalimdeki aşk, iki insanın birbirini sahiplenme duygusundan çok daha öte bir şey.

Kuvvetinizi aşacak kadar erdemli olmayın ! Ve olasılığın dışında şeyler istemeyin!

Kanmışlıklar, yalanlardan daha tehlikeli düşmanlarıdır.

Kötü nedir? Zaten söylemiştim bunu: zayıflıktan, kıskançlıktan, kinden doğan her şey.

Ahlaki yargılama ve mahkum etme, dar kafalıların, onlar kadar dar kafalı olmayanlardan intikam almak için, en çok sevdikleri yoldur ve aynı zamanda da : doğa onlara bu kadar az akıl bağışladığı için, bir çeşit tazminat ve asıl olmak fırsatıdır. Kötü niyet, ruhanileştirir.

Ben nerede canlı bir varlık buyduysam , orada kudrete yönelik iradeyi gördüm. hizmet edenin iradesinde bile efendi olabilme iradesini gözlemledim.

En derin yaralarla başlar en derin gülücükler. en yüksek uçurumlardan düşerken öğrenirsin uçmayı. En derin denizlerde boğula boğula becerirsin tek bir nefesle yaşamayı.

Sahip olmak ve daha çoğuna sahip olmayı istemek ,tek kelimeyle büyümektir. Bu hayatın kendisidir.

Güzeldir karşılıklı susmak daha güzeli de gülüşmek.

Ortak olabilenin değeri daima azdır. Büyük şeyler, büyük için kalacak; uçurumlar, derin olanlar için; incelikler ve ürpermeler incelmişler için; kısaca, tüm, pek az bulunanlar, pek az bulunanlar için.

Gerçeğin düşmanı tabular ve inançlardır. düşünün.

Ruhunda sükunete kavuşmak ve mutlu olmak isteyen insanlar inanmalı ve iman etmelidirler. Ama hakikatin peşindeki insanlar iç huzurundan feragat etmeli ve yaşamlarını bu sorgulamaya adamak; kendisi ve hayatla yüz yüze gelmekten korkmamak zorundadır.

Altedin bugünün efendilerini, ey kardeşlerim, şu küçük insanları. Ey yüksek insanlar, altedin küçük erdemleri, küçük kurnazlıkları, kılı kırk yaran özenmeyi, karınca gösterisini, acınası rahat düşkünlüğünü, en büyük çoğunluğun mutluluğunu! Boyun eğmektense umutsuzluğa düşün daha iyi. Bugün yaşamayı bilmediğiniz için ey yüksek insanlar sizi seviyorum doğrusu. Siz en iyi böyle yaşardınız da ondan!

Artık bana verecek mutluluğun kalmadı mı, ne çıkar! Acıların var daha.

Kimse bir öğretiyi öyle kolayca, yalnız insanları mutlu ya da erdemli kıldığı için doğru saymaz. Mutluluk ve erdem birer gerekçe olamazlar.

Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendime bir sahne buldum oynadım. Öyle bir rol vermişler ki, okudum okudum anlamadım.

Uçmayı öğretemediğinize düşmesini öğretin.

İnsan, aşağı gördüğü sürece değil, yalnızca eşit ya da yüksek gördüğünde nefret eder.

İnsanlar vardır ki, herşeyleri eksiktir, fakat yine de birşeyleri fazladır. İnsanlar vardır ki; büyük bir gözden, büyük bir ağızdan, büyük bir karından veya herhangi bir organdan başka birşey değildirler. Bunlara ters kötürümler derim.

En yüksek umutlarını kaybeden soylular tanıdım ben. Ruh , şehvettir! Böyle derlerdi. Bu sırada kırıldı ruhların kanatları; şimdi yerlerde sürünüyor ruhları ve kirletiyor kemirdiği her şeyi. Bir zamanlar kahraman olmayı düşünüyorlardı. Şehvet düşkünüler şimdi. Kahraman, artık onlar için bir kasvet ve dehşet! Fakat sevgim ve umudumla sana yemin ederim: terk edip gitme ruhundaki kahramanı! Kutlu tut en yüksek umutları!

Seni seviyorsam sana ne bundan.

Öldürmeyen acı beni güçlendirir.

İradenin temini değildir zevkin sebebi. tersine irade ileriye gitmek ister ve o engel olan her şeyin üstesinden gelmeye çalışır. zevk hissi , düpedüz iradenin tamınsızlığinden kaynaklanır. Onun rakipsiz ve dirençsiz olarak yeterli doyuma ulaşamamasıdır.

İnsan yığınlarının davranış biçimlerini önceden kestirmek için, onların güç bir durumdan kendilerini kurtarmak için hiçbir zaman çok önemli bir çaba göstermediklerini kabul etmek gerekir.

Tanrılar yalnızca korku yüzünden icat edilmiş değildir: kudret duygusu düşsel hâle geldiği zaman, varlıklar yaratarak rahatlıyordu.

Bütün yargılayanların gözünde bir cellat bakar.

Unutmamalı! Uçamayanlara, yükseldiğimiz ölçüde küçük görünürüz.

Dostun biri sana kötülük ederse, şöyle de: bana ettiğini sana bağışlıyorum; ama kendine ettiğini, onu nasıl bağışlarım?

Ahlak yargıları ve cezalandırmaları, daha az sınırlandırılmış olanlara karşı (özgür olan bireylere karşı) ruhsal olarak sınırlandırılmış olanın gözde intikam biçimidir.

Kendi savaşınızı açmalısınız, kendi düşüncelerinizin uğruna. Düşünceleriniz yenilse bile, dürüstlüğünüz zafer çığlıkları atmalıdır bunun için.

Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız, önce kul olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz.

Yumuşak ve barışçıl olana iyi denilir. ama nefsini yenen kahramana da iyi denilir.

Aslında biz tüm kalbimizle sadece bir tek şeyle ilgileniyoruz 'eve bir şeyler götürmekle'. Bunun dışında hayatla, yaşananlarla' ilgili olanlar hangimiz bunlar için yeterince ciddiyete sahibiz? Ya da zamana? Bu tür şeylerle korkarım ki hiçbir zaman tam olarak 'ilgilenmedik': yüreğimiz orada değil işte-hatta kulağımız bile!

İçine koyacak bir şeyiniz varsa, bir günün bin cebi vardır.

İnsana göre maymun nedir? Gülünecek bir şey ya da acı bir utanç..işte ustinsana göre de insan aynen böyle olacak ; gülünecek bir şey ya da acı bir utanç!

Taş ve sopa kemiklerimi kırabilir ama ölüm beni incitemez, hiç bir zaman.

Yüksek sesle konuşanlar ince konuları düşünemez.

Ah bu melankoli. İnsanın gerçekten boğulabileceği bir deniz var mıdır?

Tanrı oldu: insana acımasından oldu tanrı.

Öyle kolay bir sanat değildir uyumak. Onun uğruna bütün gün uyanık durmak gerekir.

Müziksiz hayat hatadır.

Tüm yazılmışların içinde en çok kanla yazılanı severim. kanla yaz, göreceksin ki kan, tindir.

Nerededir güzellik? Tüm istemimle istemek zorunda olduğum yerdedir; sevmek ve yok olmak istediğim yerdedir, sadece bir imge olarak kalmasın diye.

Biz insanlar, başarısız olduğunda yanlış bir cümleyi siler gibi kendi kendini silebilen tek canlıyız, bunu ister insanlık onuru için, ister ona acıdığımız için, isterse de kendimize duyduğumuz antipatiden yapalım.

Bir kere yanlış trene bindiyseniz; koridordan ters tarafa yürümenin hiçbir faydası yoktur !

İnsan hatasını bir başkasına itiraf ettiğinde unutur onu; ama çoğu kez öteki kişi bunu unutmaz.

Dünyada hiçbir şey insanı kin besleme duygusu kadar yıpratmaz.

Bu muydu yaşam hadi öyleyse bir kez daha.

Bazı insanlar kendi güneş sistemlerinde yaşarlar; onları orada ziyaret etmek gerekir.

Sevilme isteği varsayımların en büyüğüdür.

İnsan unutmayı bir türlü öğrenemeyip de hep geçmişe bağlı kaldığı için şaşar durur kendi kendine de: istediği kadar ileri ve çabuk yürüsün, zinciri ile birlikte yürür, hızla akıp geçen olaylara bağlıdır gene de.

İnsanın kendisi, onun en büyük hatasıydı: kendisine bir rakip yaratmıştı; bilim, insanı tanrısallaştırır- insan bilimsellesince rahiplerin ve tanrıların işi biter.

Merhameti öldürün.

Ahlaklılık törelere itaat etmekten başka bir şey değildir (özellikle artık değildir), töreler ne tür olurlarsa olsunlar bu ilke değişmez; bununla birlikte töreler geleneksel tarzda davranmak ve değerlendirmelerde bulunmaktır. Geleneğin emretmediği şeylerde ahlak yoktur. (tan kızıllığı, madde 9) sadece gelenek olduğu için bir inanca bağlanmak.. Bu elbette namussuz olmak, korkak olmak, tembel olmak demektir! Öyleyse, ahlaklılığın ön koşuluna namussuzluk, korkaklık ve tembellik olmuyor mu?

Bir şeyde ilk olmak isteyene iyi denir. ama bir başkasından önde olmak istemeyene de iyi denir.

Ancak öbürgündür benim olan. Kimileri öldükten sonra doğar.

Hep öğrenci kalan, öğretmenine borcunu kötü ödüyor demektir.

Geliştirmiş olduğumuz tüm değerler, dünyanın gerçek doğasını görmemizi engellemek amacıyla geliştirilmiş araçlardan başka hiçbir şey değildirler.

Sezmekte. Ve susmakta. Usta olmaktır dost.

Gür ırmaklar kendileriyle birlikte bir çok çakıl ve çalı çırpıyı da sürükler; güçlü ruhlar da bir çok aptal ve mankafayı.

İyi olduğun için herkesin sana adil davranacağını beklemek; vejeteryan olduğun için, boğanın saldırmayacağını düşünmeye benzer.

Ama şu öğüdü vereyim sana ayrılırken ey deli; bir yerde artık sevemiyor musun, oradan geçip gitmeli.

Acı çeken birisi için, gözlerini kendi açısından başka bir yere çevirebilmek baş döndürücü bir mutluluk olmalı.

Bir şey bizim için saydamlaşmışsa, bize artık direnemeyeceğini sanırız ve sonra içine doğru bakıp gördüğümüz şeyin içinden geçemediğimiz için şaşırırız! Bu bir sineğin her cam pencerenin önünde düştüğü ahmaklık ve şaşkınlığın tıpkısıdır.

Bence hayatın kendisi gelişme içgüdüsü , idame ıcgüdüsü , güçlerin biriktirlmesi içgüdüsüdür : güce yönelmenin olmadığı yerde çöküş vardır. iddaam şudur ki, insanlığın yüce değerlerinde işte bu yöntem eşiktir ; en kutsal isimler altında hüküm süren değerle

Pek çok insan bir zamanlar girdikleri yol hakkında inatçıdır, amaçları hakkında inatçı olanlar ise çok azdır.

İnsan ölümü nasıl karşılayacağına karar vermek zorundadır.

İnsanlar ışığın çevresinde toplasirlar daha iyi görmek için değil daha iyi parıldamak için.

Bir insan yoğun ve kılı kırk yararak düşündüğü zaman, sadece yüzü değil gövdesi de çekinceli bir havaya bürünür. işte benim filozof denince anladığım şey: varlığıyla herşeyi tehlike içine sokan korkunç bir patlayıcı.

Yorumlar 11 Adet

Perihan

Raskolnikov

[22484] numaralı söz için:
Bu söz Friedrich Nietzchse aittir
Admin: Uyarınız için teşekkür ederiz. Gerekli düzeltme yapılmıştır.

Perihan

Yakup

[22429] numaralı söz için:
Galiba Nietzsche bu sözü Zerdüşt'ten alıntılamıştı. Hangisine ait emin olamadım

Perihan

hasan

[22581] numaralı söz için:
çünkü sana verildiğinde bir karşılığı olabilir ama kendin alırsan olay bitmiştir.

Perihan

Ahmet

[22349] numaralı söz için:
bu sözde ne anlatılmak isteniyor acaba ?

Perihan

Ali Osman

[22437] numaralı söz için:
Adaleti sağladığını düşünmek en azından bu kadar kolay olmamalı

Perihan

Kayhan

[22563] numaralı söz için:
Acı cekmek istemiyorsun ama elinde olmadanda hayatta kalıyor ve o acıdan payına düşeni istemesende aliyorsun

Perihan

By suilan

Ey yüce kitabin değerini bilmeyen anlamayan alt insan sizin gibi kendini düşünür sanan insanlar yüce kitabi somutlaşmış halini görür asıl olan soyutlamayı görmekten acizsiniz onun için küçük ve sıradan varlık olarak kalacaksiniz şöyle fısıldadı by suilan

Perihan

By suilan

Ey yanilan kardeşim yüce olan kitapta senin gibi alt insanın kavramayacak sır hakikatleri var bunun için sen küçük insan olarak kalacaksınız eğe r yüce kuranı okusaydınız somutlasmadan soyutlasmaya yani tasavvufa gitsydin sende ben olan hakikate ulasbilirdin boyle fısıldayarak aydınları üstad suilan

Perihan

11herşey11

bir şeyi yapmak istiyorsan,düşünme uygula.Düşünmek insanı hep olgunlaştırır.biraz da çocuk kalalım. keşke bazen de sen de öyle yapsaydın

Perihan

N3_5|L

Sadece aptallar ve ölüler fikirlerini değiştirmezler.MOŞEŞ

Perihan

Moşeş

Okuduğu tek kitap Kuran olan bir milletten araştırma beklemezdim zaten.

Yorum Yaz

Kim Söylemiş Olabilir

Bunun yerine kalbleri kazanmaya, hatır yapmaya çalış da Allah'ın Arş'ını harap etme

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste