Ernesto Sabato Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada Arjantinli romancı, gazeteci ve deneme yazarı Ernesto Sabato ait 44 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Ernesto Sabato kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Ernesto Sabato mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Ernesto Sabato
  • Adı: Ernesto Sabato
  • Doğum: 24 Haziran 1911
  • Ölüm: 30 Nisan 2011
  • Mesleği: Arjantinli romancı, gazeteci ve deneme yazarı
Ernesto Sabato Kimdir Sayfası

Bu sayfada Ernesto Sabato hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Ernesto Sabato sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

Eɾnesto Sabato, Aɾjantinli ɾomancı, gazeteci ve deneme yazaɾı.

La Plata Ulusal Üniveɾsitesi'nde fizik ve matematik eğitim aldı. Aynı okulda 1937'de doktoɾasını tamamladı. 1938'de Paɾis'te Cuɾie Laboɾatuaɾı'nda, eɾtesi yıl ABD'de Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde aɾaştıɾmalaɾ yüɾüttü.

Sabato, felsefe, toρlumsal ve siyasal konularda Bir ve Evren eseriyle edebiyat alanında ilk başarısını elde etti. Romanlarında tiρik bir anti-kahraman, içe kaρanık kişiyi tasvir etti.
kaynak: wiki


Farklı bir kaynaktan Ernesto Sabato hayatı

Aɾjantinli ɾomancı, gazeteci ve deneme yazaɾı Eɾnesto Sábato, 24 Haziɾan 1911'de Buenos Aiɾes'in banliyösü Rojas'ta doğdu.

La Plata Ulusal Üniversitesi'nde fizik ve matematik öğrenimi gördü (1929-36). Aynı okulda 1937'de fizik dalında doktorasını tamamladı. 1938'de Paris'te Curie Laboratuvarı'nda, ertesi yıl ABD'de Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde araştırmalar yürüttü.

1940'ta Arjantin'e döndü. 1940-45 arasında La Plata Ulusal Üniversitesi'nde Buenos Aires'teki bir başka okulda kuramsal fizik dersleri verdi. sozkimin.com Bu dönemde ayrıca Arjantin'in önde gelen gazetelerinden La Nación'un edebiyat sayfasında makaleler yazdı. Perón hükümetine muhalefeti yüzünden 1945'te üniversitedeki görevinden uzaklaştırıldı.
kaynak: ayɾintiyayinlaɾi.com.tɾ

Eserleri

Uno y el universo (Bir ve Evren) 1945
El túnel (Tünel) 1948
Hombres y engranajes (İnsanlar ve dişliler) 1951
El otro rostro del peronismo (Peronizmin öbür yönü) 1956
El caso Sabato (Sabato olayı) 1956
Sobre heroes y tumbas (Kahramanlar ve Mezarlar) 1961
Tres aproximaciones a la literatura de nustro tiempo (Çağımız edebebiyatına üς yaklaşım) 1968
Abaddón el exterminador (Karanlıların Efendisi) 1974
Nunca mas (Bir daha asla) 1984
La resistancia (Direniş) 2000

Ödüller

1984 Miguel de Cervantes Ödülü
1989 Kudüs Bireysel Özgürlük Ödülü

Ernesto Sabato Sözleri 44 Adet

Aşağıdaki Ernesto Sabato sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Ernesto Sabato sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

Dünya değersiz ve kötüydü ama ben de onun bir parçasıydım; böyle durumlarda kendimi yeryüzünden silmek isterim, intihar fikri hoşuma gider, yaşıyor olmaktan tiksinirim.

Binlerce aç kurdun iç organlarımı kemirdiği kapkara bir kapkara bir dünyada yaşıyordum.

Tanrı bizim aklımıza ve yapabilme irademize zincir vurmak istemedi, aksi takdirde bizi ruhsal düzende geliştiren şeyin yani bilincimizin gelişmesinde elzem olan özgürlükten bizi yoksun bırakmış olurdu.

Kaderimin sonsuz yalnız, hatta kendi tahminimden bile daha yalnız olduğunu hissediyordum.

Hepimiz bir şekilde hayal kırıklığına uğrarız ölmek için doğmuş olan her varlığın önlenemez kaderidir hayal kırıklığı çünkü hepimiz yalnızız.

Ama bu şefkatli anlar, giderek kararan fırtınaya gebe bir gökyüzünde güneşin yüzünü göstermesi gibi kısalıyor ve seyreliyordu. Kuşkularım ve sorgulamalarım, bir parkın ağaçlarını saran ve boğan korkunç bir sarmaşık gibi her şeyi kaplıyordu.

Daha kaç kez bilincimin böyle ikiye bölünmesi yüzünden vahşi davranışlarda bulunacaktım! Bir parçam hoş bir davranışa girişirken diğeri başarısızlığımı, ikiyüzlülüğümü ve yalancı cömertliğimi ele veriyordu; biri bir insana hakaretler yağdırırken öteki o insan için acı çekiyor ve başkalarına söylediğim münasebetsizlikler nedeniyle beni suçluyordu.

İnsanlar birbirini tekrarlar, aynı üslubu kullanırlar, diğerlerinden üstün olduklarına inanırlar.

O sadece kendimi daha kötü hissetmeme yol açtı ama şimdi bu hisle uğraşacak zamanım yok, bu konuda kendime ileride rahat rahat işkence yapabilirim nasıl olsa.

Kafamın içi karanlık bir labirent gibi. Zaman zaman bazı koridorları aydınlatan şimşekler çakıyor. Bazı şeyleri neden yaptığımı hiç bilemiyorum.

Eş ruhlar, eş zamanlar gibi bir uçtan diğer uca gittiğimizi, sonunda bu geçitlerin bitiminde benim çizdiğim bir sahnede karşılaşacağımızı, yalnızca onun için çizdiğim, benim de orada olduğum, geçitlerin bittiğini ve karşılaşma zamanının geldiğini haber veren bir sahnede karşılaşacağımızı bilmeden yürüyorduk. Karşılaşma zamanı gelmişti! Ama gerçekten geçitler birleşmiş, ruhlarımız kavuşmuş muydu?

Zaman zaman her şey anlamsız geliyor. Milyonlarca yıldır hiçliğe doğru koşan minyatür bir gezegende, acılar içine doğuyoruz, büyüyoruz, dövüşüyoruz, hastalanıyoruz, acı çekiyoruz, acı çektiriyoruz, bağırıyoruz, ölüyoruz, ölüyorlar ve aynı anlamsız komediyi baştan oynamak için başkaları doğuyor.

Sonsuz bir bekleyiş gibi geldi. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Saatlerin evrensel ve ortak, duygularımızdan, kederlerimizden, bir aşkın doğuş ya da bitiş sürecinden, bir ölünün başında geçen zamandan haberi bile olmayan zamanından ne kadar aktı bilmiyorum.

Ne yazık! Benim mutluluk duygularım pek az kalıcıdırlar.

Sanki kaygımı hissetmiş, düşünce ve duygu ortaklığı kurma gereksinmenin ayırdına varmış gibi bir an için bakışları yumuşadı, sanki aramızda bir köprü kurmak istiyordu ama ben bu köprünün geçici, çürük, dipsiz bir uçurumun üzerine kurulmuş olduğumu hissediyordum.

Uykusuz geçirdiğimiz geceler boyunca tasarladıklarımızın gündüzleri gerçekleşenlerden yani gerçekten yaptıklarımızdan daha kararlı olması kuramsal olarak son derece sıradandır.

Duyduğum suçluluk yüzünden çok acı çekmiş olmama rağmen kendimi kusursuz göstermeye çalışmak gibi bir niyet kırıntım bile yok.

O zamanlar her şey mucizelerle dolu ve parlaktı oysa şimdi içinde yaşadığım anlamsız ve kayıtsız dünyada her şey karanlık ve donmuştu.

Onun kadar narin bir kadının yüreğinde nasıl bir soğuk, dizginsiz, murdar bir canavar yaşıyor olabilirdi!

Vefasız ve hain derebeyleri ihanet etse ve şerefini lekelese bile, kral her zaman kraldır.

Her şeyin benim bir uydurmam ya da inancım olduğunu düşünüyordum; ne olursa olsun tek bir tünel vardı, karanlık ve yalnız: benimki; çocukluğumun, gençliğimin, tüm yaşamımın içinden geçtiği o tünel.

Kafamın içi karanlık bir labirent gibi. Zaman zaman bazı koridorları aydınlatan şimşekler çakıyor. Bazı şeyleri neden yaptığımı hatırlamıyorum.

Her insanın karanlığı vardır, kimsenin bilmediği, bazılarının sadece sezebildiği gizli kötü bir karanlık. Durduk yere birilerine zarar verebilen hatta kendine zarar veren bir karanlık.

Ne sizin ne düşündüğünüzü, ne de kendimin ne düşündüğümü biliyorum ama aynı şeyi düşünmediğimizi biliyorum.

Aşk nasıl da insanın gözünü boyuyor, her şeyi nasıl da değiştiriyor. Dünyanın güzelliğiymiş! Gülmekten katılacağım!

Her ne olursa olsun, yalnız bir tünel vardı, karanlık ve tenha: benimki, çocukluğumu, gençliğimi, tüm yaşamımı içinde geçirdiğim tünel.

Bir türlü neşelenmeyi beceremiyordum. Sanki derinlerde biri bana hüzünlü kalmamı öneriyordu.

Kendini beğenmişlik insanın karşısına, onu en az beklediği yerde çıkar; iyilik, özveri ve cömertliğin yanında.

Tüm yaşamımız kayıtsız gök cisimlerinden oluşmuş bir çölde attığımız ortak çığlıklardan mı oluşuyordu?

Bir türlü neşelenmeyi beceremiyordum. Sanki derinlerde biri bana hüzünlü kalmamı öneriyordu.

Kendini beğenmişlik insanın karşısına, onu en az beklediği yerde çıkar; iyilik, özveri ve cömertliğin yanında.

Dünyanın iğrenç olduğu, kanıtlama istemeyen bir gerçektir.

Yalnızlığım beni korkutmaz, yani bir olimpos yalnızlığıdır.

İnsan zamanla ölümün katlanılabilir hatta rahatlatıcı olduğunu öğrenir.

O kadar çok felaket, kötücül ve zalim yüz, kötü davranış anımsıyorum ki, belleğim iğrenç bir utanç müzesini aydınlatan sefil bir ışığı andırıyor. Kim bilir kaç kez gazetede okuduğum bir üçüncü sayfa haberi yüzünden atölyenin bir köşesine çöktüm kaldım!

Dünyayı asla sevemedim ve insanlardan hep tiksindim, özellikle de insan kalabalıklarından; yazları plajlar en katlanamadığım yerlerdir.

Sonsuza kadar kayboldum ve bu sır benimle mezara kadar gidecek.

Çölün ortasında kalakalmış ve hızla yer değiştirmek isteyen biri için hızın hiçbir önemi yoktur. Nereye giderse gitsin manzara hiç değişmeyecektir.

bir insanın bakışının fiziksel bir şey olduğunu iddia edebilir miyiz?

Yaşamak gelecekte anılar inşa etmekten başka bir şey değil.

Ama genellikle insanlık bana hep iğrenç gözükmüştür.

Yığınların birçok gülünç ortak özelliği vardır: İnsanlar birbirlerini tekrarlar, aynı üslubu kullanırlar, diğerlerinden üstün olduklarına inanırlar.

Geçmiş daha güzeldi" tümcesi, geçmişte şimdiye oranla daha az kötü şey olduğu anlamına gelmiyor, yalnızca insanlar geçmişin kötülüklerini unutuyorlar, hepsi bu.

Mutluluk acıyla sarılmış.

Yorumlar 0 Adet

Burası çok ıssız, henüz yorum yazılmamış.

İlk yorum yazan sen ol!

Yorum Yaz

Kim Söylemiş Olabilir

Asıl yetenek! Şair olamamak bu mezarlığın içinde.

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste