Elif Şafak Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada Türk yazar Elif Şafak ait 149 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Elif Şafak kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Elif Şafak mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Elif Şafak
  • Adı: Elif Şafak
  • Doğum: 25 Ekim 1971
  • Mesleği: Türk yazar
Elif Şafak Kimdir Sayfası

Bu sayfada Elif Şafak hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Elif Şafak sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

Elif Şafak (d. 25 Ekim 1971, Stɾazbuɾg) Tüɾk yazaɾ. İlk ɾomanının yayımladığı 1997'den beɾi peş peşe eseɾleɾ veɾmekte olan ve geniş biɾ okuɾ kesimince tanınan sanatçı, 2009'da yayımlanan Aşk adlı ɾomanı ile Tüɾk edebiyat taɾihininin en kısa süɾede en çok satan edebi eseɾinin yazaɾı ünvanına sahip olmuştuɾ. Ayɾıca kitaρlaɾı otuzdan fazla dile çevɾilmiştiɾ.

25 Ekim 1971 günü, babasının o sıɾada doktoɾa yaρmakta olduğu Stɾazbuɾg'da dünyaya geldi. Babası sosyal psikolog ve akademisyen Nuɾi Bilgin, annesi diplomat Şafak Atayman'dıɾ. Doğumundan kısa biɾ süɾe sonɾa anne ve babası ayɾıldı, annesi taɾafından büyütüldü. Soyadı olaɾak annesinin adını kullandı.

Oɾtaokulu annesinin göɾev yaρtığı Madɾid'de, liseyi Ankaɾa Atatüɾk Anadolu Lisesi'nde tamamladıktan sonɾa, ODTÜ Uluslaɾaɾası İlişkileɾ Bölümünü bitiɾdi. Yüksek lisansını aynı üniveɾsitede Кadın Çalışmalaɾı Bölümünde yaρtı. "Bektaşi ve Mevlevi Düşüncesinde Döngüsel Evɾen ve Кadınsılık Anlayışı" üzeɾine masteɾ tezinin aɾdından; ODTÜ Siyaset Bilimi bölümünde doktoɾasını tamamladı. sozkimin.com Doktoɾa tezi, "Tüɾk Modeɾnleşmesinin Кadın Pɾototipleɾi ve Maɾjinaliteye Tahammül Sınıɾlaɾı" başlığını taşıyoɾdu. Elif Şafak'ın İslamiyet, kadın ve mistisizm hakkındaki yüksek lisans tezi Sosyal Bilimleɾ Deɾneği taɾafından ödüllendiɾildi.



Yüksek lisans çalışması sıɾasında Kem Gözleɾe Anadolu (1994) adlı öykü kitabını ve ilk ɾomanı Pinhan'ı (1997) yayımladı. Bu eseɾle Kombassan Vakfı taɾafından veɾilen 1998 Mevlana Büyük Ödülü'nü kazandı.

Doktoɾasının aɾdından İstanbul'a taşındı ve Şehɾin Aynalaɾı'nı (1999) yazdı. Biɾ süɾe İstanbul Bilgi Üniveɾsitesi'nde "Tüɾkiye ve Kültüɾel Kimlikleɾ", "Кadın ve Edebiyat" konulaɾında deɾsleɾ veɾdi.

2000 yılında Tüɾkiye Yazaɾlaɾ Biɾliği Ödülü'nü kazanan Mahɾem ɾomanı ile geniş okuɾ kesimi taɾafından tanındı. Bunu iki yıl aɾa ile yayımlanan Bit Palas (2002) ve İngilizce olaɾak yazdığı Aɾaf (2004) adlı kitaρlaɾı izledi.

Sanatçılaɾa veɾilen biɾ buɾsla doktoɾa sonɾası çalışması iςin ABD'ye giden Şafak, çeşitli üniveɾsiteleɾde deɾsleɾ veɾmiştiɾ. 2003-2004 akademik yılı boyunca Michigan Üniveɾsitesi'nde yaɾdımcı doçent olaɾak bulundu ve deɾs veɾdi. Aɾdından Aɾizona Üniveɾsitesi Yakın Doğu Aɾaştıɾmalaɾı bölümünde yaɾdımcı doçent olaɾak göɾev yaρtı. "Edebiyat ve Süɾgün", "Bellek ve Politika", "Müslüman Dünya'da Cinsellik ve Toplumsal Cinsiyet" konulu deɾsleɾ veɾdi.

Şafak, 2004 yılında beş yazarın (Murathan Mungan, Faruk Ulay, Elif Şafak, Celil Oker, Pınar Kür) ortak kaleme aldığı bir roman projesinde yer aldı, bu roman Beşpeşe adıyla yayımlandı.

Elif Şafak 2005-2009 senelerinde Zaman Gazetesinde yazarlık yaρtı.

2005'te Med Cezir adlı kitabında kadın, kimlik, kültürel bölünme, dil ve edebiyat hakkında yazılarını bir araya getirdi. Aynı yıl Referans Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can Sağlık ile Berlin'de evlendi.

2006'da yayımlanan "Baba ve Piç" adlı romanını İngilizce olarak kaleme aldı. Türk-Ermeni ilişkilerini inceleyen bu roman nedeniyle hakkında Türklüğe hakaret ettiği gerekçesi ile dava açıldıysa da, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat etti. Aynı yıl Şehrazat Zelda isimli kızı dünyaya geldi. Doğum sonrası yaşadığı depresyonu, İngilizce olarak kaleme aldığı Siyah Süt adlı otobiyografik romanda anlattı. İki yıl sonra oğlu Emir Zahir'i dünyaya getirerek ikinci kez anne oldu.

2009 yılının Mart ayında yayımlanan AŞK isimli roman, Türk edebiyat tarihinin en kısa sürede en çok satan edebi eseri ünvanına sahip olmuştur.

2009 yılı sonunda, sekiz romanı ve ilk deneme kitabı Med Cezir'den seςilmiş paragrafları bir araya getirdiği Кağıt Helva adlı kitabını yayımladı.

2010 Кasım ayında Firarperest adlı deneme türündeki ikinci eseri piyasaya çıktı. Eserin iςindeki illüstrasyonlar M. K. Perker'e aittir.

2011 yılında Doğan Kitaρtan "İskender" isimli eseri piyasaya çıkmıştır. Kitabın kaρak resminde, makyajla erkek haline gelen Elif Şafak'ın kendi fotoğrafı vardır.

Sanatçı, Türkiye'de çeşitli günlük ve aylık yayınlarda yazmaya devam etmektedir. 1 Mayıs 2009 tarihinden bu yana Habertürk gazetesinde ve aynı gazetenin "HT PAZAR" adlı ekinde yazılarını yayınlamayı sürdürür. Bu gazetede yayımlanan deneme türündeki yazılarından oluşan bir seçki, M.K Perker illüstrasyonlarıyla birlikte 2012 yılında Şemspare adıyla yayımlandı.

Mimar Sinan'ın yanında çırak olan Cihan adında bir Hintlinin gözünden Osmanlı'yı anlattığı son romanı Ustam ve Ben 2013 yılında yayımlandı.
kaynak: wiki

Elif Şafak Sözleri 149 Adet

Aşağıdaki Elif Şafak sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Elif Şafak sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

Hava soğuyunca değil, yüreği soğuyunca başlarmış insanın kışı.

Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir uzaktan sevmek.

Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun; tamamen yenilenmek mümkün.

Önemli olan seni tamamlayacak ruhu bulmandır. Her peygamberin verdiği öğüt aynıdır: sana ayna olacak insanı bul!

Bazen biriyle fena halde arkadaş oluyorum, sonra biraz tanıyınca geçiyor.

Bir gün hayatına birisi girecek ve o gün, daha öncekilerle neden işlerin yürümediğini anlayacaksın.

Bazen biriyle fena halde arkadaş oluyorum, sonra biraz tanıyınca geçiyor.

Bir gün hayatına birisi girecek ve o gün, daha öncekilerle neden işlerin yürümediğini anlayacaksın.

En zoru da; yüreğinde söyleyemediğin sözlerin kalmasıdır.

Fotoğrafları seviyorum çünkü içindeki insanlar değişse veya gitse bile, onlar hep oradalar ve asla değişmiyorlar.

Biri var beni ağlatan, güldürenlerden daha çok sevdiğim.

Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir uzaktan sevmek.

Anlatacak çok şeyim olsa da, emin değilim anlaşılmak istediğimden.

Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun; tamamen yenilenmek mümkün.

Bir gün hayatına birisi girecek ve o gün, daha öncekilerle neden işlerin yürümediğini anlayacaksın.

Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir uzaktan sevmek.

Bazen biriyle fena halde arkadaş oluyorum, sonra biraz tanıyınca geçiyor.

Fotoğrafları seviyorum çünkü içindeki insanlar değişse veya gitse bile, onlar hep oradalar ve asla değişmiyorlar.

Ne kadar silersen sil; ya yırtılır defterin, ya da izi kalır cümlelerin.

Eğer iyi bir kalbin varsa: çok yardım seversin, çok güvenirsin, çok cömertsin, çok seversin, ve çok acı çekersin.

Nasıl bensiz gülüyor? Nasıl hayatında hiç olmamışım gibi davranıyor? Ben yapamıyorum; özlüyorum deli gibi.

Acı seni daha güçlü yapar. Korku seni daha cesur yapar. Kırık bir kalp ise, seni daha akıllı yapar.

Biri var beni ağlatan, güldürenlerden daha çok sevdiğim.

Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun; tamamen yenilenmek mümkün.

Aşk mesafe yüzünden ölmez. Şüphe yüzünden ölür.

Anlatacak çok şeyim olsa da, emin değilim anlaşılmak istediğimden.

Ne kadar silersen sil; ya yırtılır defterin, ya da izi kalır cümlelerin.

Bir insana sırrınızı verdiğinizde, özgürlüğünüzü de verirsiniz.

Kişi sevdiğini Allah'a emanet ederse, onu bir daha görmeden ölmezmiş. Öyleyse Allah'a emanet ol.

Biri var beni ağlatan, güldürenlerden daha çok sevdiğim.

Anlatacak çok şeyim olsa da, emin değilim anlaşılmak istediğimden.

Ne kadar silersen sil; ya yırtılır defterin, ya da izi kalır cümlelerin.

Senin için değildi yaptığım onca şey. Sadece sen zannettiğim kişi içindi.

Ben kinci biri değilim. Sadece canımı acıtan insanların, hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam etmelerini istemiyorum.

Artık sana yazamam ama, seni yazarım söz.

Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun; tamamen yenilenmek mümkün.

Bir gün hayatına birisi girecek ve o gün, daha öncekilerle neden işlerin yürümediğini anlayacaksın.

'Seni kimsenin incitmesine izin vermeyeceğim' derken bu işi kendim yapacağım demek istediği, hiç aklıma gelmemişti.

Rüzgarın yönünü dilediğin gibi değiştiremezsin; ama yelkenleri rüzgara göre ayarlayarak, istediğin limana ulaşabilirsin.

Ertelemek, yaşamın mayasını kaçırır. Kızdıysan bağır, sevdiysen söyle, özlediysen arkasından koş.

Kahve aşk gibidir. Her ne kadar sabır ve özen gösterirsen, tadı o kadar güzel olur.

Kazanması yıllar süren, kırılması saniyeler alan ve dağıldıktan sonra tekrar toparlaması için ömür gereken şeye; güven denir.

Ben soğuk biri değilim, sadece bazı insanlar cıvık.

Ya aşkı öğret bana ya da aşkın yokluğuna üzülmemeyi!

Fotoğrafları seviyorum çünkü içindeki insanlar değişse veya gitse bile, onlar hep oradalar ve asla değişmiyorlar.

Sen yokken bir kaç defa daha sevdim seni; helal et.

Biz nefsimizi köreltmekten yana değil, bilmekten yanayız.

Biri var beni ağlatan, güldürenlerden daha çok sevdiğim.

Bir gün hayatına birisi girecek ve o gün, daha öncekilerle neden işlerin yürümediğini anlayacaksın.

Yüreğimi onun ellerine emanet edecek kadar güvenmek istiyorum.

En zoru da; yüreğinde söyleyemeyeceğin sözlerin kalmasıdır.

Aşk mesafe yüzünden ölmez. Şüphe yüzünden ölür.

Bütün gece ağlamaktan helâk olup ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi güne devam eden canlıya kadın denir.

Kaderinse dünya küçüktür, ama kaderin değilse, çıkmaz sokakta bile karşılaşamazsın.

En zoru da; yüreğinde söyleyemediğin sözlerin kalmasıdır.

Gün gelir insanların yaptıklarına sabretmeyi değil, görmezden gelmeyi öğrenirsin.

İnsana vacip olan, bir ağaç ya da kaya gibi sabit ve sağlam durmakmış. Tabii eğer şu üçünden biri değilse: geçmişini yitirmiş bir abdal, aklını yitirmiş bir aptal ya da sevdiğini yitirmiş bir mecnun.

En sahici dostluklar ortak varlıklar üzerine değil, ortak yoksunluklar üzerine kurulanlardır.

Bazen biriyle fena halde arkadaş oluyorum, sonra biraz tanıyınca geçiyor.

Kaç kitap okuyunca alım, kaç diyar görünce gezgin, kaç hezimetten sonra bezgin olurdu insan? Kaç olunca çok ; kaçta kalınca azdı rakamlar.?

Görsen, hayalimdeki seni kıskanırsın.

Şeriat der ki: seninki senin, benimki benim. Tarikat der ki seninki senin, benimki de senin. Marifet der ki: ne benimki var ne seninki. Hakikat der ki: ne sen varsın, ne ben.

Senin için değildi yaptığım onca şey, sadece sen zannettiğim kişi içindi.

Önce yüzlerini unuturuz sevdiklerimizin. En çok yüzümüzün unutulmasından endişe ettiğimiz halde.

Evrendeki her cisim, ne kadar albenisiz ya da ehemmiyetsiz görünürse görünsün, bir başka şeye yanıt olsun diye yaratılmıştı. Derdin olduğu yerde deva da vardı, üstelik şaşırtıcı yakınlıkta. Mesele görebilmekti.

Yabancı, isminin bir ya da birçok bölümü gölgede kalan insandır.

Kapalı sandığın içinde günışığına çıkmayı bekleyen, kıymeti bilinmemiş bir define değilim ben. Hakkımda soracağın her sorunun cevabı üç aşağı beş yukarı sende saklı zaten. Beni keşfetmeye çalışmanı da, keşfettiğini sanmanı da istemem. Tanımak zorunda değiliz birbirimizi, daha bir arpa boyu tanıyamamışken kendimizi.

Her hakiki aşk, umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milad demektir. Şayet aşktan önce ve aşktan sonra aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir!

İnsan nedense, anlayamadığını kötülemeye meyillidir.

Bir insanı sevmek, onun zihninde bir türlü huzura erememiş tüm hikayeleri raflarından çıkartıp, tek tek temize çekmek demektir.

Kahve aşk gibidir, her ne kadar sabır ve özen gösterirsen tadı o kadar güzel olur.

Yaşadığın hayatı sevmek için bir nedenin yoksa, seviyormuş gibi yapma .

Artık sana yazamam ama, seni yazarım söz.

Aşık olmayana aşk kuru bir kelimeden ibaret. Yarı palavra, yarı safsata. Aşak olmayan bunu anlayamaz, olansa anlatamaz. Öyleyse nasıl anlatılabilir aşk, kelimelerin hükmünü yitirdiği yerde? Aşk'tan.

Rüzgâri dilediğim gibi değiştiremem ama yelkenlerimi ayarlayabilirim daima varmak için istediğim limana.

Ya aşkı öğret bana. Ya da aşkın yokluğunda üzülmemeyi.

Bedenlerimizi şekle sokmak için ne çok uğraş veriyoruz. Halbuki beyinlerimizi, düşünce ve algılarımızı geliştirmek için çabamız ne kadar az..

Kelime cömerdi duygu cimrisi bugünün insanı. Konuşmaya gelince açıyor ağzını, duygulanmaya gelince tutuyor kendini.

Aşk diye bişey yaşıyorum. Ne tek taraflı demeye dilim var, ne de karşılıklı olduğuna ispatım..

Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen. Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar ne kanatır. Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir böyle sevmek. uzaktan sevmek en güzelidir bazen.

Binlerce kelime, onlarca hikâye var boğazımda düğümlenmiş. Susuyorum konuşmam gereken yerlerde; dilimi tutamıyorum ne zaman susmam gerekse. Anlatacak çok şeyim olsa da, emin değilim anlaşılmak istediğimden.

İçimin tünellerine girer girmez bir fener alıyorum elime. Buralar çok karışık. Kaç defa geldim. Gene de hep kayboluyorum.

Şimdi herkes sussun! Ve biraz da huzur konuşsun. Çünkü o, bugüne kadar hiç söz ettirmedi kendisinden.

Korktu. Gidip de varamamaktan değil, varıp da dönüş yolunu bulamamaktan değil, dönüp de geride bıraktıklarını yerinde bulamamaktan değil; bir kendini bulamamaktan, bulduğunda korkmaktan korktu.

Haddini aşmamak, kalp kırmamaktır edep. Dedikodudan, haksızlıktan ve ithamdan u..zak durmaktır edep. Eyvallah kelimesi üzerine kafa yormaktır. Bilmediğin konuda susmak, bildiğin konuda ahkâm kesmemektir edep. İnsan ayrımı yapmamaktır. Aşırılığa gitmemektir.

Elmas bir gözdür yürek. Ve çizilmeye görsün bir kere, artık hep sedefsi bir yırtıkla bakacaktır cümle aleme.

Modern aşk istemem, üzüntüden başka ne ki? İlkel aşk isterim, aşkın en ilk'el halini.

Bir yere ulaşmadan, ulaşmayı dahi amaçlamadan, sırf gidebilmenin güzelliği için yollara düşebilir misiniz?

En zoru da; yüreğinde söyleyemeyeceğin sözlerin kalmasıdır..

Bir insana sırrınızı verdiğinizde, özgürlüğünüzü de verirsiniz.

Şimdi tek istediğim nefes alabilmek, ötesinde yok gözüm. Kaçmak da mümkün buradan elbette ama benim istediğim kaçmak değil ki. Ne varmayı arzuladığım bir öte diyar, ne de bir yerlerde bıraktığım kayıp bir cennetim var. Sadece çıkmak istiyorum. Çıkmak da değil, çıkabilmek. Ben o ihtimali seviyorum. Seçeneğim olmasını, kapının aralık kalmasını.

Bazen böyle birdenbire yaralanı veririz. Ama her yara iyileşir. Eninde sonunda kabuk bağlar, üstünü kapatır. Gözlerden saklanır. Çünkü hiçbir yara görülmek istemez.

Biri var beni ağlatan, güldürenlerden daha çok sevdiğim.

Yalnızlık onca saçın arasında beyaz bir saç teli gibi. Çektikçe çoğalıyor, çoğaldıkça arsızlaşıyor.

Bazı şeyler çabuk biter. Sigara, çay, uyku, sevdiğin şarkı, hep çabuk biter. Hızlı yaşarsan ömür, çok seversen aşk çabuk biter.

Özgürlük çıkış kapılarının gümusi aralığında.

Haddini aşmamak, kalp kırmamaktır edep. Dedikodudan, haksızlıktan ve ithamdan uzak durmaktır edep. Eyvallah kelimesi üzerine kafa yormaktır. Bilmediğin konuda susmak, bildiğin konuda ahkâm kesmemektir edep. İnsan ayrımı yapmamaktır. Aşırılığa gitmemektir..

Bu dünyadaki tek servet ailendir. Paradan ve kudretten daha önemlidir.

Aşkın hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur; başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde..

Bir anın doğması için, bir anın ölmesi gerekir. Yeni bir

Kabiliyet diye bir şey yok. Aslolan emek. Kendini yetenekli zannetmek parlak bir sabun köpüğünden ibarettir. Çalışmadan hiçbir şey olmaz bu dünyada. Saatlerce, günlerce, aylarca, senelerce çalışmak, çalışmak, çalışmak...

Aşk sonradan gelmez hiçbir zaman. Varsa vardır, o kadar.

Şu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır. Şer çıkarsa, sana gerisin geri şer yankılanır.

Kitap hâlâ kutsal benim için.. Kelime hâlâ mühim ve harf hâlâ muamma.

Tebeşirle çizilmiş bir seksek oyunu kadar uçucu bir çizgisi vardır hayatın. Farkında olmadan basıyorsun çizgiye. Kızıyorlar anında yandın! Diye atılıyorsun oyun dışına.

Ölüm sahiciliğini yitiriyor kayıplar istatistiklere, çatışmalar haberlere dönüştüğünde.

Acı seni daha güçlü yapar. Korku seni daha cesur yapar. Kırık bir kalp ise seni daha akıllı yapar.

Korktu. Gidip de varamamaktan değil, varıp da dönüş yollarını kaybetmekten değil, dönüp de geride bıraktıklarını yerlerinde görememekten değil, bir kendini bulmaktan, bulduğundan korkmaktan korktu.

Yuvayı dışı kuş kurar lafı yanılsamadır. çünkü her dışı kuş her mevsim yeni bir yuva yapa yapa yaşayıp gider. Kurduğu kadar terketmesini de bilerek. Ömür boyu aynı yuvada kalan kuş yoktur.

Dünyadaki en zalimce şey: Yalan yere umut vermektir.

Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. 'Aman sakin kendini' diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: 'bırak kendini, ko gitsin!'akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!

Önce diyorsun ki : dünyada bir ben varım! Sonra: bende bir dünya var! Ve en nihayetinde:

Bürokratik düzenlemeler, evli çiftlerin bebeklerini kurtarmak için gösterdikleri özeni evlilik dışı doğan bebekler için göstermiyordu anlaşılan. Babasız bir çocuk neticede bir picti ve istanbul da bir piç, sallanan bir dış gibi her an düşmeye hazırdı.

Şimdi tek istediğim nefes alabilmek, ötesinde yok gözüm. Kaçmak da mümkün buradan elbette ama benim istediğim kaçmak değil ki. Ne varmayı arzuladığım bir öte diyar, ne de bir yerlerde bıraktığım kayıp bir cennetim var. Sadece çıkmak istiyorum. Çıkmak da değil, çıkabilmek. Ben o ihtimali seviyorum. Seçeneğim olmasını, kapının aralık kalmasını.

Derler ki, aşk da unutulurmuş herşey gibi. Hem de yaşanıp bittikten, soğuyup küllendikten sonra değil, tam da dolu dizgin devam ederken unutulurmuş aşk.

Pek güzeldin, pek latiftin. Börek olsan seni yerdim. az soğanlı, bol etliydin. Lafa daldım, dibin tuttu. Gönül bu, hemen unuttu.

En sahici dostluklar ortak varlıklar üzerine değil, ortak yoksunluklar üzerine kurulanlardır.

Yaşadıkça düzelmiyordu hayat, tıpkı yaşlanmakla büyümediği gibi kişinin..

Üzgünüm baba, seni aldattım.! Bir başka adama aşık oldum. Senin dokunmaya kıyamadığın gülüşümü onun uğrunda soldurdum.!

Kaç hayat yaşayınca yorulur insan? Kaç seneden sonra yaşlı kaç hezimetten sonra bezgin kaç sevdadan sonra kalpsiz kaç kelimeden sonra lâl olur kişi?

Her zaman kolay kolay itiraf edemesek de bunu kendi kendimize, hep öteleri düşleyen, öte yer ararken en yakınlarındakileri mutsuz eden bizler.. Ben.

Kişi sevdiğini allah'a emanet ederse, onu birdaha görmeden ölmezmiş.

Baykuş; kanarya beşlermiş amcalar, teyzeler. Kumruları sever, kartalları over, güvercinleri uçurur, kargaları kovar, papağanları konuştururlarmış. Oysa çocuk baykuşları severmiş.

Ne kadar silersen sil ya yırtılır defterin .yada izi kalır cümlelerin.

O güne dek bilmezdi, birine bütün kalbinle muhabbet besleyip yine de onu incitmek istemenin mümkün olabileceğini.

Ve bir ayetin sıcaklığı sarıyor yüreğimi; Allah sabredenle beraberdir.

Değiştin diyorlar. Hayır! Kabul etmiyorum. Ben kademe atladım sadece, artık uzun uzun susabiliyorum.

Neden baktın neyi geride bıraktığına? Söylesene, insan terk ettiği şeye neden dönüp bakar son defa.

Akla kara ayrılsınn diyedir bu ölümüne sevgi tekliflerimiz, yoksa biz hangi yürek kaç para eder taaa baştan biliriz. Kantara vuruyorsak sevgilinin aşkını, yalanını kendi görsün diyedir.

Uzaklaşırsın. Yol seni nereye götürürse. Yazı seni nereye sürüklerse. Burnunda bir sizi. Ne de olsa her yolculuk geri dönememe ihtimalini taşır bağrında.

Allah haksızlığı yarına bırakır; ama yanına bırakmaz.

Ölü bebekler doğuran ve ölenlerin yasını bile tutmadan hemen yenilerine hamile kalan o herşeyi kapsayıcı , yutucu rahimdi zaman.

Hayal gücümün geniş olduğunu söylerler. Saçmalıyorsun demenin şimdiye kadar icat edilmiş en ince yoludur bu.

Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken, sen hiç ol. menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. nasıl ki çömleği tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan benlik zanni değil, hiçlik bilincidir.

Seni kimsenin üzmesine izin vermeyeceğim dediğinde,

Her insan huzur verir. Kimileri gelince, kimileri gidince.

Belki aşk sevgiliyi kazanmayı değil, onda kendini kaybetmeyi gerektirir.

Aşk mesafe yüzünden ölmez. Şüphe yüzünden ölür.

İnsan nasıl ağzındaki yiyeceğin tadını kaybetmemek için yeni bir şey yemek istemezse, o da gözlerinin en son gördüğü görüntüyü kaybetmemek için yeni bir şeyi görmeyi istemiyordu aslında.

Katillerimin yüzlerini seçemiyorum; isimlerindense geride harfler kalacak sadece.

Güzel günlüklerim vardı. Bir de, asla günlüklerim kadar güzel olmayan günlerim.

Sanki içimde başkalarından değil de, esas benden gizlenen bir sır taşımaktayım.

Boş zamanlarında ya da yalnız kaldıklarında kendilerini kanatan insanlar vardır. Elleri, dizleri, yürekleri görünmez yara bantlarıyla, sargılarla kaplıdır. O görünmez yaraları görebilmek için, onlardan biri olmak gerekir.

Güzel günlüklerim vardı. Bir de, asla günlüklerim kadar güzel olmayan günlerim.

Ey kendisinde kaybulmuş kişi! Bilmezsin, bedenin sana mezar olmuş, nefsini tanımadıkça, nefsin seni gömer olmuş.

Aynalar şehrindeyim çünkü ben bir korkağım; ve ne olduğunu bilen her korkak gibi, bu sırrı kendime saklıyorum.

Başkalarının ne dediğini kafamıza takmaktan, hep ama hep başkalarını dinlemekten, kendi yüreğimizin fısıltısını duyamıyoruz.

Günler günleri kovalıyor. Günler günleri aynen tekrarlıyor. Yoruluyorlar. Yaşamaktan değil, yaşayamamaktan yoruluyorlar..

Şarkı üç dakika yirmi saniye ama tekrar tekrar çalınırsa sonsuza kadar sürebilir.

Yorumlar 2 Adet

Perihan

Selman Akyol

[15949] numaralı söz için:
İskender.. çok güzel kitap

Perihan

Memnune

Elif şafak ın kendi açıklamasın da ermeni olduğunu söylemişdi

Yorum Yaz

Kim Söylemiş Olabilir

İlk Bakışta değil , Son bakıştadır aşk. Yani ayrılırken sana nasıl bakıyorsa o kadar sevmiştir seni.

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste