Eddi Anter Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada Yazar, Uluslararası Pazarlama uzmanı Eddi Anter ait 88 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Eddi Anter kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Eddi Anter mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Eddi Anter
  • Adı: Eddi Anter
  • Doğum: 1961
  • Mesleği: Yazar, Uluslararası Pazarlama uzmanı
Eddi Anter Kimdir Sayfası

Bu sayfada Eddi Anter hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Eddi Anter sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

1961 yılında İstanbul’da doğan Eddi Anteɾ ilk, oɾta ve lise eğitimini Nişantaşı Işık Lisesinde aldıktan sonɾa yükseköğɾenimine yuɾt dışında devam etti. İngilteɾe’de Bɾighton Polytechnic’te İşletme bölümünü bitiɾdi. Ameɾika’da Univeɾsity of Miami’de Uluslaɾaɾası Pazaɾlama yüksek lisansını tamamladıktan sonɾa Nova Southeasteɾn Univeɾsity’de Klinik Psikoloji dalında yüksek lisansını aldı.

Anteɾ, yiɾmi yıl boyunca tekstil ihɾacat işiyle uğɾaştı. Biɾ inteɾnet sitesinde “Don E” adı altında kültüɾ ve sanat üzeɾine yazılaɾ yazdı. Haftalık Şalom gazetesinin “Miami Mektubu” köşesinde 6 yıl boyunca okuyuculaɾıyla buluştu. Halen Yuvaya Yolculuk Deɾgisi’nde yazılaɾını paylaşmaktadıɾ.

Farkındalık Hapı ve İş’te Farkındalık adları altında Kişisel Dönüşüm ve Kurumsal Eğitimler veren Anter bireysel danışmanlık hizmeti de sunmaktadır.

2006 yılında yayımlanan “Lilly- Ben Bir Arap Yahudisi’yim” adlı ilk romanı aylarca En Çok Satanlar Listesinde yer aldı. 2007 yılında ςıkan “Kumbara” adlı ikinci ve 2009 yılında ςıkan “İkilem” adlı romanları da uzun bir süre En Çok Satanlar Listesinde kaldı.

“İnkâr” isimli eser 2011 senesinde, “Kabile” adlı romanı 2014 yılında ve “Ben Benim” adlı kitabıysa 2015’te okuyuculara sunuldu. sozkimin.com 2016 yılında yayımlanan “Kesmeşeker” romanıyla 2017 yılında ςıkan “Vakitsiz Kaybedenler” romanı halen Longseller olarak raflarda yerini korumaktadır.
kaynak: kendi resmi sitesi

Eddi Anter Sözleri 88 Adet

Aşağıdaki Eddi Anter sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Eddi Anter sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

Zaman değil, sevgidir her yaranın ilacı.

İnsanlar bildiklerini okumak yerine, bilmediklerini okumayı deneselerdi, kim bilir nerede, ne zaman, ne farklı olurdu.

Zengin insanların mutlu olduğuna dair bir emare yok ancak mutlu olan kişinin zengin olduğu aşikardır. Her şeye sahip olduğunu düşünen ve bunun bilincinde olan kişiyse tamdır. Bir şeye ihtiyaç duymaz. Elinde olandır ona yetecek olan.

İnsanlar bildiklerini okumak yerine, bilmediklerini okumayı deneselerdi, kim bilir nerede, ne zaman, ne farklı olurdu.

Zengin insanların mutlu olduğuna dair bir emare yok ancak mutlu olan kişinin zengin olduğu aşikardır. Her şeye sahip olduğunu düşünen ve bunun bilincinde olan kişiyse tamdır. Bir şeye ihtiyaç duymaz. Elinde olandır ona yetecek olan.

İnsanlar bildiklerini okumak yerine, bilmediklerini okumayı deneselerdi, kim bilir nerede, ne zaman, ne farklı olurdu.

Zengin insanların mutlu olduğuna dair bir emare yok ancak mutlu olan kişinin zengin olduğu aşikardır. Her şeye sahip olduğunu düşünen ve bunun bilincinde olan kişiyse tamdır. Bir şeye ihtiyaç duymaz. Elinde olandır ona yetecek olan.

Kendisiyle yüzleşmeyen insan, sırlarının içinde kaybolmaya mahkumdur.

Hayat, kıymetini fark bile etmediğin her nefestir.

Hayatını başkalarıyla yarış halinde geçiren insanların barış içinde olmalarına imkan yoktur.

İnsanın en büyük cehaleti kendini okuyamamasıdır.

Hayat akıştadır, sen durağan olduğunda, sıkıldım dersin.

Kafamızda kesinlik kazanmış her fikir, olay veya inanç değişim için bir engel teşkil eder.

Sen sürekli aynı koltukta oturan olma! Hayatı seyirci koltuğundan kalkıp yaşaman lazım. Oyun ya da film yakında bitecek çünkü.

Sen, nasıl ve ne zaman öleceğine değil, ne şekilde yaşayacağına karar vereceksin!

Merhametin olmadığı yerde yargılama ortaya çıkar.

Hayat iniş ve çıkışlarla dolu olmasaydı düz çizgi olurdu. Ölüler gibi...

Bizler aynı yolun yolcularıyız. O zaman ne diye birbirimizden ayrılıp uzaklaşmaya, uç noktalara gitmek için kendi kuyularımızı kazıyoruz anlamıyorum. Cevaplar, sırrın açığa çıkması birlik ve beraberlikten geçmiyor mu? Ne zaman birleşeceğiz? Ne zaman tüm kalpler birbiri için atacak? Ne zaman hazır olacağız?

Bağıran kişi ses çıkartır fakat kimseler duymaz; sessiz duranın gürültüsünü herkes işitir.

Sen sonsuza dek şarkılara, övgülere, yüceltilmeye, ilahilere, güç ve hakimiyete, zafere, büyüklüğe, kudrete, ululanmaya, görkeme, kutsallığa ve krallığa layıksın, diye duama başlıyorum. Bunları söyleme sebebim O'nun bunları duymaya ihtiyacı olduğundan değil ben kimin karşısında dua ve istekte bulunduğumu hatırlayayım diyedir.

Bağıran kişi ses çıkartır fakat kimseler duymaz; sessiz duranın gürültüsünü herkes işitir.

Farkındalığı olmayan bir insan kullanma süresi olan bir makinedir.

Kendini bilen aynaya bakmaz.

Gözün nuru kalbin parıltısıyla cilalanır. Kalbin pası, içindeki karanlıkta O'na güvenip, teslim olmakla giderilir.

Bir şeyin içindeysen dişini göremezsin, kalp seni göremez ancak hisseder. Bir bütünün, büyük bir oluşun parçası olduğunu bilir. Bir hücre hem tümün hem de birimin bilgisini taşır. Kendisi olma ve bütüne ait olma hissi vardır. İnsanoğlu neden bunu anlamamakta ısrar eder?

Gözün nuru kalbin parıltısıyla cilalanır. Kalbin pası, içindeki karanlıkta O'na guvenip, teslim olmakla giderilir.

Kimse bir elmanın iki yarısı olmak istemesin. Biri yeşil diğeri kırmızı elmadır; farkına varsın.

Varlığımıza teyid aradığımız için her insan özlenmek aranmak sevilmek ister.

Hayatın akışında ne istediğini bilmeyensen şayet, sürekli bilmediklerini de isteyen olursun.

Kuşlar uçtuğunu bilirler mi? Yoksa sadece uçarlar mı? Ya ağaç? Yeşil olduğunu düşünür mü? Yoksa sadece yeşil midir? Peki, insan, insan olduğunun farkında mıdır?

İnsanlık ve dünyanın gidişatını beğenmeyenlerdenseniz bu konuda ne yapıyorsunuz bir bakın. Kendinize dönün. Başkasına ne yapacağını söylemek en kolayıdır. Ben şahsen artık en uç noktadayım. Geriye kalan en son iyi insan aranıyor ve bulunamıyorsa, bu kişi insanlığın kurtulması için tek çözümse o kişi neden ben veya sen olmasın? Sürüden çıkmak vakti ne zamandır?

İnsanoğlunun yaşamı iyi ve kötü arasındaki ebedi mücadeleden oluşmuştur. İyilik potansiyeli ne kadar artarsa kötülük kuvvetleri de o kadar güçlenir. Kötü denilen mevhum aslında bir yanılsamadır. İnsanoğlu kötüyü gördükçe ve ona inandıkça kötüyü gerçek kılar. İnsanoğlu karşısındaki kişide kötü bir şey görürse onun bilinci de bu gerçeği onun dünyası için yaratır. Bu yüzden herkes bir diğerinde olan sadece iyi yönleri görebilmeli, kötüleri göremeyecek hale gelmelidir. Bu tabii ki görmezden gelmeli anlamına alınmamalıdır. İyiliğin gerçeği ile kendi kendine teyit edebildiği kötülük arasındaki farkı görmeye çalışmalıdır.

Siz hiç kum tepesinin üzerinde durmayı denediniz mi?

Hayat bir ritimdir. Güneşin doğuşu, yeniden doğuşu, nabzın atışı, kalbin kan pompalaması hepsi birer ritimdir. Ritim ahenktir, uyumdur. Ritim olmazsa hareket olmaz, hareket olmazsa zaman olmaz. Zamanın durduğu yerdeyse hayat durur sonsuzluk başlar. Zaman zihindedir; bilinçse sonsuzluktur.

Akıldan geçen yollar yoktur, sadece bir tanedir ve yollar kalpten geçtiği takdirde birbirine yakındır.

Bir çocuk taşa takılıp düşerse neyi kaldırırsın? Çocuğu mu? Taşı mı? Düşün. Bil ki şayet taşı kaldırırsan bir başkası da sonradan düşmez, çocuk zaten kendisi öyle böyle düştüğü gibi kalkacaktır ve kalkar. Önünde duran taş bir engel midir yoksa senin yükselebilmen için bir basamak mıdır? Bunu da sorgulamayı ihmal etme.

Kararlarının sorumluluğunu al dışarıda suçlu arama.

Hayatı seyirci koltuğundan kalkıp yaşamak lazım. Film ya da oyun yakında bitecek çünkü.

Sevginin olduğu baraka, içindekilere saray gibi gelir.

Yaşayanları tüketmek yaşamın tükenişidir.

Dikkat et, kimseye ihtiyacı olmadığını söyleyen insanların aslında herkese ihtiyacı vardır. Kimseye değer vermiyor gibi gözüken insanlar kendilerine değer vermiyordur. Sır, her şeye sahibim ve ben her şeyim diye kendini bilmekte yatıyor.

İletişim sözcüklerle olur sandılar, oysa hayat öğretirken harfleri kullanmaz.

İkiyüzlü insanların gerçek yüzleri saklıdır. Bu yüzden dürüst insan yüzsüz bile olsa tercih edilir.

Değişim olmayınca her şey aynen tekrara sarar ve sürünün içinde bir günü diğerinden farklı yaşamadan günler tüketilir. Yaş aldıkça da insanoğlu 'Ömür ne kadar çabuk geçiyor' deyişine sığınır.

Şükretmeyi öğrenmeyen nankör elbette şikayet eder.

Zaaf hangi tarafa aitse, tutsaklığı da o yaşar.

İnsan nasıl da bakıp görmüyor. Gözleri açık olup görmeyene işte bu yüzden her yer karanlıktır.

Teslimiyetçiyiz, ancak hayata değil insanlara ne yazık ki.

Sırlar yalınlığı ,yalnızlığı sevmez; paylaşılmak ister.

Küçük olan akıl büyük mutlulukları bile gizlemeyi beceriyor.

Anlaman gereken, olduğun yerde mutlu değilsen, sorunun yerde değil sende olduğudur.

Gerçek şah mat olmaz.

Hayat virgüllere bakmaz noktaya takılır. Kimin hayatında nokta kiminkinde virgül olduğuna bak.

Hayatını kurtaracak bir kahraman ya da hayatının anlam ve amacını bilen bir kişi aramak yerine o kişi kendin ol!

Dikkat et, kimseye ihtiyacı olmadığını söyleyen insanların aslında herkese ihtiyacı vardır. Kimseye değer vermiyor gibi gözüken insanlar kendilerine değer vermiyordur. Sır, her şeye sahibim ve ben her şeyim diye kendini bilmekte yatıyor.

Hayata teslim olmazsan onunla sürekli savaşan durumunda olursun. Herkes öldü, kimse hayata karşı kazanamadı şimdiye kadar.

Her insan bir diğerine sadece ayna tutar.

Hayat kıymetini fark bile etmediğin her nefesindir.

Küçük dünyada büyük hayalleri olana deli derler.

Herkes kendi doğru bildiği gerçeği yaşar.

Sona odaklanmak yerine yola odaklan.

Alçak gönüllü olmak sana hem kim olduğunu hem de kim olmadığını hatırlatır.

Sen çevrende tutunacak dal arama ağacın kendisi sensin.

Kendini bile anlayamayan insan bir başkasını anlamayı nasıl umut edebilir?

Zaten ben yok olacaksam, neden ben olmadan yok olayım?

Kendisi olma ve bütüne ait olma hissi vardır. İnsanoğlu neden bunu anlamamakta ısrar eder?

Bir şeyin içindeysen dışını göremezsin, kalp seni göremez ancak hisseder. Bir bütünün, büyük bir oluşun parçası olduğunu bilir. Bir hücre hem tümün hem de birimin bilgisini taşır. Kendisi olma ve bütüne ait olma hissi vardır. İnsanoğlu neden bunu anlamamak

İnsanın en karanlık yanı kendine söylediği yalanlarda gizlenir.

Hayat bizim onu nasıl gördüğümüzü umursamaz.

Ruh acı çektiğinde gözyaşını ortaya koyuyorsa senin görmezden geldiğin kimdir? Nedir?

Başkasının sınır koyduğu hayatı yaşamak onların hayatını yaşamak değil de nedir?

Cahillik ve tembellik, iş başa düşünce değişime gebedir.

Yalnızlık kalabalıklarda saklanmayı sever; ancak zamanı gelince illa ortaya çıkar ve kendisini sana gösterir.

Gerçek lider, kara koyundur ve artık günah keçisine dönüşüm yolundadır.

Sevgi yolunda ilerlemenin tek engeli korkularımızdır.

Olanı, olduğu gibi göremeyen, olması gerekenlerle tükenir.

Başkasına verdiğim her öğüt aslında kendime yapamadığım tavsiyedir.

Farkındalıktan yoksun olan, olan biteni tesadüf sanır.

Roller ve bu rollerle birlikte gelen davranış şekilleri hakkında ne yazık ki bir evlilik kılavuzu henüz yazılmadı. Her evli çift de kendine göre günbegün bu kitabı yazar ve yazdıkça edit eder ve yeniler.

Bir şeyler yaptığımızın yanılgısı içindeyken, olması gerekene bir şey ekleyip onu eksiltenler oluyoruz. Farkında değiliz.

Sürekli hayatın sana sunduklarını kaçırırken, elinde olmayanların hayalini kurup tükenme.

Ağızdan çıkan her kelime yazılan her söz akıldan geçen her düşünce sadece o kişiyi bağlar.

Yaptığın işi sevmiyorsan sevdiğin işi yapmayı dene.

Hayatı uçlarda yaşamayanlar sürüden olur. Kendi hayatının kahramanı olmak istiyorsan dışarıdan birisinin gelmesini bekleme.

Sevgi gücün kendisidir. Sevgi kabını doldurmak için bakınırken, mutluluğu bir başkasından bekleme.

Aklınla değil, kalbinle dinlemeyi öğren.

Aslında kayıp değiliz kendimizi başkalarında arayanız.

Aydınlanma, uyanış bir anda gerçekleşir. Ve kimse kimseyi uyandıramaz. Herkes kendisi hazır olduğunda uykusundan uyanacaktır.

Yorumlar 7 Adet

Perihan

Muzaffer dalkılıç

Çok güzel insanin ufkunu açan guzel ve gerçek deyimlerdir tebrik ediyorum sizi insanligin sizin gibi yazarlara ihtiyaci vardir başarilar diliyorum.

Perihan

Eddi Anter

Herkese teşekkür ediyorum

Perihan

Gülistan jiyan

Sizin hayranınızım vakitsiz kaybedenler kitabı süper o kadar iyi bi pisikologsunuz ki anlatılmaz bende büyünce nobel ödülü alan edebiyat kitapları çıkarmak ve psikolog olmak istiyorum iyiki varsınız hayatıma renk kattiniz

Perihan

Erdal demir

İnkar kitabı elimde çok teşekkür ederim sayın EDDİ anter

Perihan

beyhan yildiz

Birkez daha farkindaligima yol gösterdi

Perihan

Gulay yazicioglu

Yol gosterici ve isigi temsil ediyor.

Perihan

mesude

Buraya kadar okuduklarim beni düsünmeye ve onlari tam anlamaya yönlendirdi....

Yorum Yaz

Kim Söylemiş Olabilir

Hıçkırarak ağlayan bir kadının gözyaşları, iç dünyasında saklı duygularının dışa vurumu olduğu kadar, onu ağlatan erkeğin boğulacağı BAŞARISIZLIK gölünü besleyen yağmurlar gibidir.

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste