Dostoyevski Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada Rus roman yazarı Dostoyevski ait 182 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Dostoyevski kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Fyodor Mihayloviç Dostoyevski mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Dostoyevski
  • Adı: Dostoyevski
  • Doğum: 11 Kasım 1821
  • Ölüm: 9 Şubat 1881
  • Mesleği: Rus roman yazarı
Dostoyevski Kimdir Sayfası

Bu sayfada Dostoyevski hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Dostoyevski sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

Dostoyevski, Rus ɾoman yazaɾı.

Çocukluğu saɾhoş biɾ baba ve hasta biɾ anne aɾasında geçiɾen Dostoyevski, annesinin ölümünden sonɾa Peteɾsbuɾg'daki Mühendis Okulu'na giɾdi. Babasının ölüm habeɾini buɾada aldı. Okulu başaɾıyla bitiɾdikten sonɾa istihkâm bölüğüne giɾdi. Biɾ yıl sonɾa istifa edeɾek buɾadan ayɾıldı. Oɾdudan ayɾıldıktan sonɾa edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu еsеrinin ardından yazdığı kitaplarla bеklеdiği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı vе politikayla ilgilеnmеyе başladı.

1849 yılında dеvlеt alеyhindеki bir komploya karıştığı iddiası ilе tutuklandı. On ay hapishanеdе kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmеk üzеrеykеn diğеr sеkiz tutuklu arkadaşı ilе affеdildi. Cеzası dört yıl kürеk, dört yıl da adî hapsе dönüştürüldü. Cеzasını çеkmеsi için Sibirya'da bulunan Omsk Cеzaеvi'nе göndеrildi. Burada gеçirdiği dört yılın ardından еr rütbеsi ilе hizmеtе vеrildi. Subaylığa kadar yüksеldi. 1857 yılında Mariya Dmitriyevna İsayeva ilе еvlеndi. Bеş yıl boyunca görеv yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı vе Pеtеrsburg'a yеrlеşti.

Pеtеrsburg'a döndüktеn sonra Ezilenler ve Ölüler Evinden Anılar аdlı eserleri yаzdı. Kаrdeşiyle birlikte iki dergi çıkаrdı. 1862'de аrzulаdığı Avrupа seyаhаtini gerçekleştirdi. Sаrа nöbetleri ve kumаr bаğımlılığı yüzünden mаddi аçıdаn dаrlığа düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar, Suç ve Ceza, Kumarbaz, Budala, Ebedi Koca ve Ecinniler gibi eseɾleɾi yazdı. Eşinin ölümünden sonɾa sekɾeteɾiyle evlendi. Yeniden boɾçlandı ve kumaɾhaneleɾde gezmeye başladı. Kızının ölümünün aɾdından büyük biɾ saɾsıntı geçiɾdi. Delikanlı, Bir Yazarın Günlüğü ve Karamazov Kardeşler adlı еsеrlеrindе yazarlık hayatı boyunca konu еdindiği tеmaları yеnidеn еlе aldı. Karamazov Kardеşlеr adlı yapıtını üç yılda bitirеn Dostoyevski, bir ciğеr kanamasıyla yatağa düştü vе 28 Ocak 1881 tarihindе öldü. Dostoyevski için 31 Ocak 1881 tarihindе yapılan cеnazе törеnindе yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasından yürüdü. Dünya еdеbiyatını еn çok еtkilеyеn vе еn çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin еsеrlеri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlеrini dеrindеn еtkilеdi.



Fyodor Dostoyevski, bеğеniylе karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dаn sonrа yаzdığı Öteki ve Ev Sаhibesi ile olumsuz yorumlаr аldı ve depresyonа girdi. Ancаk yаzаr, kendisini ruhsаl çöküntüye götüren düşüncelerden uzаklаşmаyı bildi. Dış dünyаdаn kopаn zihninin pаrçаlаnışını kendi çözen yаzаrın eserlerindeki ruhbilimsel аçıdаn en zengin temа dа çift kişilik temаsıdır. Kendini ortаdаn kаldırmаyа çаlışаn benzeriyle sürekli çаtışmа hаli içerisinde bulunаn bir memuru аnlаttığı Öteki аdlı yаpıtındа dаhа sonrа dа işleyeceği bir temа olаn çift kişilik temаsını işlemişti.

Ellili yаşlаrındа içine bаzen bir kаrаmsаrlık ve аğırlık çöken Dostoyevski, bu duɾumu ikinci eşi Anna Gɾigoɾiyevna Snitkina’ya "Sanki biɾ suç işlemişim gibi biɾ çeşit sebepsiz hüzün ve kedeɾ içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinnileɾ'de Stavɾogin'i biɾ çocuğa tecavüz ettiɾmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı.

Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektiɾmesinden, süɾekli saɾhoş olmasından ve hizmetkâɾlaɾa kötü davɾanmasından dolayı babasından nefɾet ediyoɾdu. Eseɾleɾinde kullandığı, kadeɾine boyun eğen ve uysal kadın öɾneğini kendi evinde; annesinde göɾdü. Kadının alttan alması, eɾkeği daha da kızdıɾmaktan başka biɾ işe yaɾamayacağını göɾmüştü. Çok duyaɾlı biɾi olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyoɾdu. Babasının ölümünü habeɾ aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbiɾ suçum yok, ama bu öldüɾmenin kefaɾetini ödemeye hazıɾım; çünkü içimden onu öldüɾmek geçiyoɾdu" diyeɾek Kaɾamazov Kaɾdeşleɾ adlı ɾomanında yeɾ alan Dimitɾi Kaɾamazov'un tepkisinin benzeɾini gösteɾdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşüneɾek depɾesyona giɾdi. Bazı yazaɾlaɾa göɾe de ilk saɾa nöbetleɾine de bu düşünce sebep oldu. Freud vе birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nеfrеtе vе bunu izlеyеn suçluluk düşüncеsinе dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsеl kökеnli olduğunun ortaya çıkardı.

Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cеhеnnеmlik еttiği, alçakgönüllüğünsе kutsallaştırdığı fikriylе dolu olduğunu söylеmişti. George Steiner ise Charles Dickens bir hаvаnın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunаn temаnın Ebedi Kocа'dа, Ecinniler'de ve Kаrаmozov Kаrdeşler'dа dа yer аldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yаrаtıcı gücünü insаnа ve insаnın kаderi temаsınа аdаdığını, bunun dа onu ölümsüz kılmаyа yettiğini belirtti.

Devlet аleyhinde bir komployа kаtıldığı iddiаsı ile tutuklаndıktаn sonrа sekiz аy hаpishаnede kаlаn Dostoyevski, suç ve cezа kаvrаmlаrıylа en yoğun şekilde burаdа kаrşılаştı. İdаm edilmek üzereyken аffedildi. Cezаsı dört yıl kürek ve аltı yıl аdî hаpse dönüştürüldü. Dört yılın sonundа er rütbesi ile kışlаyа verildi ve 1859 yılındа terhis edildi. sozkimin.com Suç ve Ceza adlı eseɾini 1858 yılında oluştuɾmaya başladı. Bu eseɾinde ahlak kavɾamını ve siyaseti haɾmanladı. Dostoyevski, bu ɾomanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden biɾ kısıɾ döngüden kuɾtulmanın geɾçekleşebileceğini vuɾguladı. Yazaɾ, John Stuart Mill'in еkonomik rеfah için birеsеl bеncillеşmеyi önеrеn kuramını Sеmyon Zaharoviç Marmеladov'un ağzından еlеştirdi.

Dostoyevski, düşüncе vе sanat dеnеyimini sürеkli olarak arttırdı. Tanrı'dan, atеizmdеn, kötülüktеn, özgürlüktеn söz еdеn roman karaktеrlеri, gеrçеktе aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karaktеrlеr aracılığıyla Dostoyevski, cinlеri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı dеğişmеklе bеrabеr еsеrlеri, gеrçеğin hеp aynı coşkulu vе acı vеrеn arayışı içеrisindеdir.
kaynak: wiki

Dostoyevski'nin eserleri - kitapları
Suç ve Ceza 1866, Karamazov Kardeşler 1879, Demons 1872, Yeraltından Notlar 1864, Kumarbaz 1866, İnsancıklar 1846, Ölüler Evinden Anılar 1861, Beyaz Geceler 1848, Delikanlı 1875, Öteki 1846, Ezilenler 1861, Ebedi Koca 1870, Büyük Engizisyoncu 1880, Bir Yazarın Günlüğü 1873, Uysal Kız 1876, Gülünç Bir Adamın Düşü 1877, The Best Short Stories of Fyodor Dostoevsky, Stepançikovo Köyü 1859, Amcamın Düşü 1859, Netoçka Nezvanova 1849, Timsah 1865, The Double and the Gambler 1872, Ev Sahibesi 1847, Namuslu Hırsız 1848, Notes from Underground and the Double 1864, Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları 1863, Bobok 1873, Noel Ağacı ve Düğün 1848, Great Short Works of Fyodor Dostoevsky 1860, White Nights and Other Stories 1848, Fiódor Dostoievski: Crimen y castigo / Los hermanos Karamazov, Başkasının Karısı 1848, Poor Folk and Other Stories, Bay Proharçin 1846, Collected Works of Fyodor Dostoyevsky, Polzunkov 1848, Best of Fyodor Dostoevsky, The short novels of Dostoevsky, The Beggar Boy at Christ's Christmas Tree 1876, Tatsız Bir Olay 1862, Köylü Marey 1876, Bir Yufka Yürekli 1848, Die Beichte Stawrogins, Notes from the Underground, and The Gambler, Dokuz Mektupluk Roman 1847, Kücük Kahraman 1849, Yufka Yürekli, Yufka Yürek: Sürgün Öncesi Öyküler, Opowieści fantastyczne, Dostoyevski'nin Puşkin Konuşması 1880

Dostoyevski Sözleri 182 Adet

Aşağıdaki Dostoyevski sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Dostoyevski sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

Bir insanın karakterini can sıkıcı psikolojik çözümlemelerden çok, gülüşünden anlamak mümkündür.

Eğer iki insan, gerçekten birbirlerini seviyorlarsa, aralarında olup biteni kimse bilmemeli.

Herkes gibi olmayın, tek başına kalmak pahasına olsa dahi ayrılın.

Biliniz ki, yanlış insana karşı duyulan sevgi çabuk unutulur.

Ben benimle gözümün içine bakarak konuşanları severim!

Alışkanlık. Neler yaptırmaz insana!

Neden bir insan, yüreğinde olan şeyleri açık saçık söylemez ki?

Benim iyi yürekliliğimden yararlanıp hep böyle iğneleyici şeyler söylüyorsunuz.

Sizin dostluğunuzu isteyen kim! Tüküreyim sizin dostluğunuza! Anlıyor musunuz!

Bir gün bana, göz kamaştırıcı dehaların da korkunç birer alçak olabileceklerini, bunlardan birinin ötekine engel olmadığını söylemişti.

Bazen en çılgın, en imkansız görünen fikir kafanızda öyle kuvvetli bir yer edinir ki, öyle veya böyle gerçekleşeceğini zannedersiniz.

Yaşamın en önemli özelliği insanlar konusunda sürekli yanılmaktır.

Dünyada herkesten çok kendini sev, çünkü dünyada her şey kişisel çıkara dayalıdır.

İnsan kendisine olan saygısını, onurunu ve güvenini yitirdiği an işi bitmiş demektir. Alabildiğine bir baş aşağı düşüş yaşar.

İnanın bana, sizin ne düşündüğünüz benim hiç de umurumda değil.

Yoksa ciddi olarak, hiç ihtiyarlamayacağını, hep böyle genç, güzel kalacağını, seni sonsuza dek burada tutacaklarını mı sanıyorsun?

İki insan birbirini en çok ayrılmak üzereyken tanır.

Bazen insanları, acılarında ki benzerlik kadar birbirine bağlayan hiçbir şey yoktur.

İnsana saygımı korumak için insanlardan uzak duruyorum.

İnsanca davranabilmek, çoğu zaman en etkili ilaçtan bile daha tesirlidir.

Zeka, bence parlak bir varlık, tabiatı güzelleştiren bir süs, hayatın bir tesellisidir.

Birkaç tavşanın peşinden koşan hiçbirini tutamaz.

Çünkü insanlar kendileri mutsuz olmadıkça, başkalarının mutsuzluğunu asla anlayamazlar.

Arzularımı yok edin, bütün ideallerimi silin, bana daha iyi şeyler gösterin, seve seve peşinizden koşarım.

İnsan önce kendisi yaşamayı öğrenmeli, ondan sonra başkalarını kınamaya kalkışmalıdır!

İki kere iki dördün mükemmelliğine inanıyorum; fakat ondan daha üstün olduğuna inandığım şey, iki kere ikinin beş etmesidir.

Samimisiniz, bununla beraber iffetiniz eksik; küçük bir gurur uğruna ortaya dökmek ve aşağılamak için, içinizde ne varsa piyasaya sürüyorsunuz.

Duvarı yıkacak gücüm yoksa, onu yıkmak için kendimi paralayacak halim yok tabii ki, fakat önümde duvar var diye ona boyun eğecek de değilim.

'Dünya mı yıkılsın yoksa bir bardak çay mı içersin?' deseler. 'Ben çayımı içtikten sonra dünyanın canı cehenneme' derdim.

Sonra öğrendim bunun asla olmayacağını, insanların değişmeyeceğini ve onları kimsenin değiştiremeyeceğini ve bunun çabalamaya değmediğini!

Namuslu olmak sizi diğer insanlardan üstün yapmaz, övünme hakkını vermez, zaten herkes yaşadığı sürece namuslu olmak zorundadır.

Bence, gerçekten büyük insanlar, dünyada büyük acılar çekmek zorundadır.

Bence, gerçekten büyük insanlar, dünyada büyük acılar çekmek zorundadır.

Namuslu olmak sizi diğer insanlardan üstün yapmaz, övünme hakkını vermez, zaten herkes yaşadığı sürece namuslu olmak zorundadır.

Bazen hayatta öyle karşılaşmalar olur ki, hem de hiç tanımadığımız insanlarla, bir tek sözcük bile konuşmadan, birdenbire, tek bir bakışla ilgilenmeye başlayıveririz.

Ne garip. Sevdiğimiz insanın her yalanında bir doğru, Sevmediğimiz insanın her doğrusunda bir yalan ararız.

Yaşama arzum, hayata inancım vardı! Fakat bu düşüncenin ardından bir kahkaha attığımı da hatırlıyorum.

Kişi ne denli kötü koşullar altında yaşıyorsa, ya da toplum ne denli ezik, yoksulsa, cennette sonsuz mutluluğa erişeceğini o denli inatla hayal eder.

Bundan böyle insanlığın parolası bu olacak işte. Hiç kimsenin kişiliği olmayacak. Aptallar! Biz bireyiz diye bağıracaklar. Birbirinin aynısı, fakat birbirinden farklı olduğunu düşünen aptallar yığını, yaşayan ölüler!

Yaşama arzum, hayata inancım vardı! Fakat bu düşüncenin ardından bir kahkaha attığımı da hatırlıyorum.

Kişi ne denli kötü koşullar altında yaşıyorsa, ya da toplum ne denli ezik, yoksulsa, cennette sonsuz mutluluğa erişeceğini o denli inatla hayal eder.

Gülmekten daha güzel bir eylem varsa o da güldürmektir.

Derin bir kalp ve büyük bir zeka için keder, önüne geçilmez bir şeydir.

Yeni tanıştığın bir insanın gülümsemesine bak. Gülümsemesi güzelse iyi insandır.

Bir fikir ayrılığına rağmen karşındakine saygı duyabiliyorsan, insan olmuşsun demektir.

Kadınlar sözleriyle değil, gözleriyle konuşur aslında. Bu yüzden onları anlamak için dinlemek yetmez, izlemek gerek yalnızca.

Böylesine güzel bir gökyüzünün altında, bu kadar kötü insan nasıl yaşayabiliyordu?

İnsanın zihni neyle meşgulse rüyasında onu görür. Hele içiniz rahat olmadı mı, gerçeğe ne kadar da uyar rüyalarımız!

Bazı insanların düşmanlığı, dostluklarından daha yararlı oluyor.

Kadın, her ihtiyacını karşılayacak tek bir erkeği ister. Erkek ise, tek ihtiyacını karşılayacak her kadını.

İnsanların yüzüne iyi bakın, acısı çok olanın gülüşü çok güzel olur.

Anıların güzel olanları da, kederli olanları da hüzünlendirir insanı.

Bu kadar güzel bir gökyüzü altında, bu kadar kötü insan nasıl yaşayabiliyordu.

Kalp bir kez kırıldı mı, hiç kimseye aldırmaz ve hiçbir şeyi umursamaz. Belki mutluluğun sonu; ama huzurun başlangıcıdır bu.

İnsanı en çok acıtan şey hayal kırıklıkları değil, yaşanması mümkünken yaşayamadığı mutluluklardır.

Kadınlar sözleriyle değil, gözleriyle konuşur aslında. Bu yüzden onları anlamak için dinlemek yetmez, izlemek gerek yalnızca.

Sağlam çocuklar yetiştirmek, bozulmuş yetişkinleri düzeltmekten daha kolaydır.

Sevmek ve beklemek aynı şey değildir, herkes sever ama herkes bekleyemez.

Derin duygulara sahip insanların acıları büyük olur.

Düşün; her şey üstüne üstüne geliyorsa eğer, belki de sen ters gidiyorsundur.

Yanlış kişiden samimiyet beklediğin an, kırılıyorsun.

Hayatta hep mutlu olursam, hayalini kuracak neyim kalır?

En karaktersiz insanlar, yakınındaki kişilerin başarısızlıklarından mutlu olan insanlardır.

Mutsuz olmak, ama her şeyi bilmek. Mutlu olup aptalca yaşamaktan daha iyidir.

Kendine sor: hayallerin şu an nerede? Kafanı salla ve yılların ne çabuk geçtiğini gör.

İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir.

İnsanlara saygın sonsuz, fakat sabrın sınırlı olsun.

Peki, yıllarını ne yaptın? Hayatının en iyi yıllarını nereye gömdün?

Size fazla mutluluk dilemiyorum, fazlası usandırır insanı.

Ne yazık ki, gerçekler çoğu zaman ince bir zeka ürünü değildir.

Güzel bir kadın göze, iyi bir kadın kalbe hoş görünür. Birincisi pırlanta gibi ama geçici, ikincisi mutluluk kadar gerçekçidir.

İnsanlar seni çözemedikleri zaman, ön yargılarını kullanır.

Bir katilden daha cani insanlar gördüm. Umudumuzu öldürenleri gördüm.

Seni üzen insanları önemsememeye başladığın anda, mutlu edenlerin değerini daha iyi anlayacaksın.

İnsan gariptir, sadece dertlerini düşünmeyi sever, hiç sevinçlerini düşünmez.

Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız.

Sevmek; güzel birinde aşkı aramak değil. O kişide, bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında, kendini bulmaktır.

Hiçbir zaman doğru insan çıkmaz karşına. Ya zaman yanlıştır ya da insan.

Her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır.

Bil ki, 'mutlu son' diye bir şey yoktur. Bir şeyde 'son' varsa, orada mutluluk yoktur.

Önce biraz ağladılar ama alıştılar şimdi. Aşağılık insanoğlu her şeye alışır.

Biri eğer gözlerini senden kaçırıyorsa; emin ol ki o gözlerde sana ait bir şeyler vardır.

Böylesine güzel bir gökyüzünün altında, bu kadar kötü insan nasıl yaşayabiliyordu?

Gerçekle yaşamaktansa hayal kurmalı. Hayal içinizi açar; gerçek hayat sıkıcıdır.

İnsan varoluşunun sırrı, yalnız yaşamak değil, uğrunda yaşanacak bir şeye sahip olmaktır.

Acı ve acı çekme, büyük bir zekaya ve duyarlı bir yüreğe sahip kişiler için her zaman kaçınılmazdır.

Varlığı bir şey kazandırmayanın, yokluğu bir şey kaybettirmez.

Kadın, her ihtiyacını karşılayacak tek bir erkeği ister. Erkek ise, tek ihtiyacını karşılayacak her kadını.

Istırap ve acı çekme, geniş bir akla ve derin duygulara sahip olan insanlar için bir mecburiyettir.

Bu kadar güzel bir gökyüzü altında, bu kadar kötü insan nasıl yaşayabiliyordu.

Seni düşünmeyen, anlamak istemeyen, anlamamazlıktan gelen insanlara yön değil, yol vermelisin.

Yalan öyle nüfuz etmiş ki insanların diline, 'doğruyu söylemek gerekirse' diye bir kalıp var.

Yitirilen şey geri gelmez. Ağızdan çıkan sözde öyle.

Nefrete sevgiden fazla güvenirim. Çünkü, nefretin sahtesi olmaz!

Sevmek; güzel birinde aşkı aramak değil. O kişide, bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında, 'kendini bulmaktır'.

Büyük düşünceler büyük bir zekadan çok, büyük bir kalpten doğarlar.

İnsan bir şeyi elde etmek için çabalar. Onu elde edince de bir kenara atar. Gerçek değerini ise onu kaybedince anlar.

Tanrı kuvvetten yana değil, doğruluktan yanadır.

Ölüm düşüncesi her şeyi öyle kolaylaştırıyor ki, ölmenin dışında.

Kapılarını kilitlemelerini gerektirecek bir şeyleri olmayan insanlar, ne mutludurlar değil mi?

Her şeyi olduğu gibi söylemek en iyisi. Yüreğim şuramda konuşurken ben susamam.

Zorbalık karşısında duyarsız kalan bir toplum zehirlenmiş demektir.

Fakat insanlar sistemlere, bazı soyut kavramlara o denli bağlıdırlar ki, sadece mantıklarını haklı çıkarmak için gerçekleri göz göre göre değiştirmeye, gözlerini kapayıp kulaklarını tıkamaya razıdırlar.

Budalalık düzdür, kurnazlıktan yoksundur. Zeka hileye, sinsiliğe başvurur. Akıllılıkta hile ve namussuzluk, aptallıkta doğruluk ve namus vardır.

Aptallık yüzünden namuslu olan pek çok insan vardır.

İnsanlar birbirlerine acı versinler diye yaratılmıştır.

Acıda hazların en tatlısı saklıdır.

Eğer iki insan, gerçekten birbirlerini seviyorlarsa, aralarında olup biteni kimse bilmemeli.

Sizi kırdım, ama biliyorum -eğer seviyorsanız, kırgınlık uzun zaman kalmaz akılda, ve siz beni seviyorsunuz. -Naştenka

Bu dünyadaki en zor şey, kendi kendine sadık kalmaktır.

Bu dünyada iki tür insan vardır: Biri önem taşıyanlar, diğeri taşımayanlar.

Hayat bir sınavdır; ama diğer sınavlara pek de benzemez. 'Çünkü bazen yaptığın bir yanlış, tüm doğrularını götürebilir'

Ne yaparsan yap, daima pişman öleceksin. Belki yaptıklarından belki de yapmadıklarından.

Aşk olduktan sonra saadetsiz yaşanabilir.

Bir insanı gülüşünden tanımak mümkündür. Eğer hiçbir özelliğini bilmediğiniz bir insanı gülüşünden sevdiyseniz, onun iyi bir kişiliğe sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.

İyi insan, gülüşünü sevdiğiniz kişidir

Ne garip değil mi? Sevdiğimiz insanın her yalanında bir doğru, sevmediğimiz insanın her doğrusunda bir yalan ararız.

Birçok şey bu dünyada bizden saklıdır, ama buna karşılık, semavi dünyayla aramızda canlı bağlar bulunduğunu bildiren gizli duygular bağışlanmıştır. Zaten duygularımızın, düşüncelerimizin kökü de burada değil, başka alemdedir.

Her şeyden öte, kendine yalan söyleme.

Her insan herkes karşısında her şeyden sorumludur.

Mutsuzken başkalarının mutsuzluğunu daha güçlü hissederiz; duygular parçalanmaz, yoğunlaşır.

Bugün çok açık bir şekilde görüyorum ki, siz, uzun kollar için tasarlanmışsınız, zira size ulaşmak ne mümkün!

Sevgi her zaman karşılık görür, kin de.

Tanrı olmasaydı her şey mûbah olurdu.

Herkesin yolu ayrı.

Evlenme - boşanma işi sırf kadınların elinde olsaydı, bir tek nikah sağlam kalmazdı.

Ben hasta bir adamım. Gösterişsiz, içi hınçla dolu bir adamım ben. Sanıyorum, karaciğerimden hastayım. Doğrusunu isterseniz, ne hastalığımdan anladığım var, ne de neremin ağrıdığını tam olarak biliyorum.

Cehennem, insan yüreğinde sevginin bittiği yerdir.

İki tür acı vardır. Biri sizi güçlendiren acı, diğeri ise sadece ıstırap veren yararsız acı. Hangi acıyı beslediğine dikkat etmeli insan.

Nasıl yaşadığıma gelince, sizin kendi yaşamınızda yarıda bıraktığınız şeyleri ben sonuna kadar götürdüm. Üstelik sizler ödlekliğinizi ölçülü davranış sayarak kendi kendinizi aldatıp avunuyorsunuz. Bu duruma göre, ben sizden daha canlı bir insan olmuyor mu

Yeryüzünde tek bir çocuk dahi acı çekiyorsa, Tanrı yoktur!

Hayatta çok şey yapmak istedim. Benim de hakkım vardı.

Sevmek; güzel birinde aşkı aramak değil. O kişide, bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında kendini bulmaktır.

Gerçekten de oyun masasına bir an olsun kuruntuya kapılmadan dokunmak hiç mümkün değil mi?

Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalıktır. Zavallı ve mutsuz insanlar daha kötü olmamak için birbirlerinden uzak durmalıdırlar.

Sadece hayat veren değil, hayat verip hak eden, baba adını taşıyabilir.

Tam bir ateist, inancı bütünlük aşamasından bir önceki aşamada bulunan insan demektir. Umursamaz adamınsa, berbat bir korkudan başka hiçbir inancı yoktur.

Gerçek bir centilmen tüm servetini bir anda yitirse bile yine de soğukkanlılığını bozmayacaktır. Para centilmenliğin öylesine uzağındadır ki, bunun lafı bile olmaz.

Aslında insanı en çok acıtan şey; hayal kırıkları değil. Yaşanması mümkünken, yaşayamadığı mutluluklardır.

Ancak acı çekerek kendimizi bulabiliriz.

Herkes gerçekte olduğundan daha sertmiş gibi görünmeye çalışır, sanki herkes açıkça dışa vurunca duygularıyla alay edileceğinden korkmaktadır.

İnsanlar, doğru yoldaki bir kimsenin düşmesinden çoğu kez zevk alır.

Bir insanın en iyi tarifi iki ayaklı ve nankör olmasıdır.

Ya hatalarınla yüzleşir ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pislik olmak ayrıdır.

Başkaları için kendinizi unutun, o zaman sizi de hatırlayacaklardır.

Rus'u kazıyın, altından kesinlikle Kazak çıkar.

Acı ve ızdırap daima büyük bir zeka ve derin bir yürek için kaçınılmazdır. Gerçekten büyük insanlar, sanıyorum ki, yeryüzündeki en büyük üzüntüye sahiptir.

İnsanoğlu çok derin bir varlıktır. Ben tanrı olsaydım bu kadar derin yaratmazdım.

Eğer sen, başkalarından kendine saygı beklersen bu onlar için büyük bir şeydir. Sadece kendine saygı duyabilirsen diğerleri de sana saygı duymaya mecbur kalır. (1861)

Kapılarını kilitlemelerini gerektirecek bir şeyleri olmayan insanlar ne mutludurlar, değil mi?

Ancak acı çekerek kendimizi bulabiliriz.

Belirsizlik, en kötü ihtimalden daha acı vericiydi.

Ne şartlar altında çalıştığımı bir görseler.. Benden kusursuz şaheserler bekliyorlar; oysa ben en acı, en sefil sıkıntılar yüzünden alelacele yazmak zorundayım.

Çocuk, dünyanın en büyük saadetidir.

Yüreği temiz olmayanın anlayışı da kıttır.

Haklı bir dava birkaç hatayla mahvolmaz.

Baş kaldıranları her zaman yenecek üç güç vardır yeryüzünde bunlar; mucize, sır ve otoritedir.

İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır.

Yeni bir adım atmak, yeni bir kelime söylemek, insanların en fazla korktuğudur.

Yoksunluğundan dolayı ardından gözyaşı dökeceğimiz yeni hiçbir şey yok dünyada.

Hiçbir sır yoktur ki, herkes duymuş olmasın.

Ne zaman ki dünyanın bir köşesinde haksız bir kan dökülürse tüm dünya halklarının elleri bu kanla kirlenir.

Bir insanın hayatının ikinci yarısı, ilk yarıda kazanılan alışkanlıkların sürdürülmesinden ibarettir.

İnsan en iyi dostunu burnu sürtmüş bir durumda görmekten gerçekten de hoşlanır; dostlukların büyük bölümü böyle bir mahçubiyet üzerine kuruludur, tüm aklı başında insanların bildiği eski bir gerçektir bu.

Her şeyi anlıyorum. Ve bu beni öldürecek.

Kadın, her şeyi gören gözü bile aldatır.

Bizim zamanımızdan birine orijinal biri olmadığını, belirgin bir yeteneği olmadığını, zayıf kişilikli, sıradan biri olduğunu söylemekten daha incitici bir şey yoktur.

İnsanın aklı çoğaldıkça can sıkıntısı artar.

Başka bir sefer de aşık olmayı çok istedim, hatta iki kere. İnanın bana baylar çok acı çektim. Ruhunun derinliğinde acı çektiğine inanmıyorsun, güleceğin geliyor, ama acı çekiyorsun, hem de en hakikisinden, katıksızından, kıskanarak, kendinden geçerek.

Bence, şeytan diye bir şey gerçekte yoksa, kişioğlu uydurmuşsa onu, kendine bakarak, kendisini örnek alarak uydurmuştur.

Kalbi olup da aklı olmayan bir kadın, aklı olup da kalbi olmayan bir kadın kadar mutsuzdur.

Bir ağacın önünden onu sevmeden, onun var oluşundan mutluluk duymadan geçilebileceğini aklım almıyor.

İnsanın en büyük kusuru, alnının kara yazgısı erdemsizliğidir. Erdemsizlik ve ölçüsüzlük! Ölçüsüzlüğün erdemsizlikten geldiği çoktandır bilinen bir gerçek. İnsanlık tarihine şöyle bir bakın. Görkem mi? Belki bunun için Rodos Anıtı yeter! Göz alıcılık mı?

Ruhunuzu iyileştirmek için, çocuklarla vakit geçirin.

İnsanları toptan sevmek, ahlaksızlıktır.

Bazen susarsın, yenilmiş sanırlar seni; eksik ve yaramaz. Unutma, susan bilir ki konuştuğu zaman kimse kaldıramaz.

Sadaka vermekten alınan zevk, kibirli, küstah, ahlaksızca bir zevktir; zenginin zenginliğinden, gücünden, kendi önem ve değerini yoksulun önem ve değeriyle karşılaştırmasından aldığı zevktir. Sadaka, vereni de alanı da soysuzlaştırır; üstelik hiçbir amaca da hizmet etmez; yalnızca yoksulluğu artırır.

Sevgi ile kin kalpte uzun süre barınamaz.

İnsanın yalnızca mutluluğa değil, mutsuzluğa da ihtiyacı vardır. Mutluluk kadar mutsuzluk da gereklidir.

Biri eğer gözlerini kaçırıyorsa; emin ol ki o gözlerde sana ait bir şeyler vardır.

Yitirilen şey geri gelmez. Ağızdan çıkan sözde öyle.

Korku, yalan doğurur.

Yorumlar 5 Adet

Perihan

Yasin Mete Yiğit

[31241] numaralı söz için:
Ruslara böyle bir deyimin olma ihtimali yok gibi. Cümle kalıbı Türkçe bir kalıp.

Perihan

murat

[31247] numaralı söz için:
Yahu bunu hangi eserinde demiş??

Perihan

ismail

[20023] numaralı söz için:
Karabasan gibi bir sozdu etkisi omur boyu surecek

Perihan

Hazal

[35631] numaralı söz için:
Hayatta her sey olabilir asla kimse pes etmesin... benden size bir vaziyet

Perihan

Funda

Başarınnın adı

Yorum Yaz

söz kimin Alfabetik Liste