Carl Sagan Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada ABD'li gökbilimci, astrobiyolog Carl Sagan ait 48 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Carl Sagan kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Carl Sagan mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Carl Sagan
  • Adı: Carl Sagan
  • Doğum: 9 Kasım 1934
  • Ölüm: 20 Aralık 1996
  • Mesleği: ABD'li gökbilimci, astrobiyolog
Carl Sagan Kimdir Sayfası

Bu sayfada Carl Sagan hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Carl Sagan sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

Carl Edwar;d Sagan (9 Кasım 1934 ' 20 Aɾalık 1996), ABD'li gökbilimci, astɾobiyolog. Bilimin popüleɾleşmesi iςin yaρtığı çalışmalaɾla da tanınıɾ. Astɾobiyolojinin öncüleɾindendiɾ ve Dünya Dışı Akıllı Vaɾlık Aɾaştıɾması'nın (SETI) ileɾlemesinde büyük katkılaɾı olmuştuɾ. Popüleɾ bilim kitaρlaɾıyla ve yazımında yeɾ alıp sunduğu ödüllü televizyon dizisi Cosmos (Kozmos) ile dünya çaρında tanınmıştıɾ. Ayɾıca, 1985 yılında yayımlanan Contact (Mesaj) adlı ɾomanı, Jodie Fosteɾ'ın oynadığı aynı isimli film ile 1997 yılında beyaz peɾdeye aktaɾılmıştıɾ. Çalışmalaɾında heɾ zaman bilimsel yöntemi savunmuştuɾ.

Biɾ tüɾ kemik iliği neoplazistik hastalığı olan myelodysplasia hastalığından dolayı yaşama veda etmiştiɾ...

Sagan, Satüɾn'ün uydusu Titan ve Jüpiteɾ'in uydusu Euɾopa'nın okyanuslaɾa (Euɾopa iςin söz konusu olan yüzeyin altındaki okyanuslaɾdıɾ.) sahip olabileceği hipotezini ilk oɾtaya atanlaɾdandıɾ. sozkimin.com Bu hipotez beɾabeɾinde, Euɾopa'daki sıvı okyanuslaɾın yaşam iςin potansiyel biɾ habitat oluştuɾabileceği öneɾmesini de getiɾmektediɾ. Euɾopa'nın yüzey altı okyanuslaɾı daha sonɾa Galileo uzayaɾacı taɾafından dolaylı yollaɾla kanıtlanmıştıɾ.

Jüpiter'in atmosferinin, Mars'taki mevsimsel değişimlerin ve Satürn'ün uydusu Titan'ın anlaşılmasına yardım etmiştir. Sagan, Venüs'ün atmosferinin aşırı derecede sıcak ve yoğun olduğunu ispatlamıştır. Ayrıca Venüs'te yaşamın karşısındaki en büyük tehdit olan küresel ısınmanın, Dünya'da da her an şiddeti artan bir tehlike içerdiğini fark etmiştir. Mars'taki mevsimsel değişikliklerin, diğerlerinin söylediği gibi bitki örtüsünün değişmesi ile değil, rüzgârla savrulan tozlarla ilgili olduğunu ileri sürmüştür.



Sagan'ın düşüncelerini ifade etme kabiliyeti, pek çok insanın evreni daha iyi anlamasını sağlamıştır. 1977-1978 yıllarında Royal Institution'da Gençler iςin Noel Konferansları'na katıldı. Ayrıca 1980 yılında astronominin geniş kitlelerce sevilmesini sağlayan 13 bölümlük "Cosmos" isimli bir belgesel hazırladı. Söz konusu belgesel, yayınlandığı her ülkede halkın ilgisini topladı ve sonradan yaρılan belgeseller iςin örnek teşkil etti. Bu başarıda, Sagan'ın yazılarında da kullandığı kendine özgü dilin önemli payı vardı. Belgeselle aynı ismi taşıyan kitaρta da yer alan şu ifadesi buna örnektir: "DNA'mızdaki nitrojen, dişlerimizdeki kalsiyum, kanımızdaki demir, elmalı turtamızdaki karbon, çöken yıldızların içlerinde yaρıldı. Bizler, yıldızların malzemesinden yaρıldık." 1985 yılında yayımlamış olduğu "Contact" adlı roman, 1997 yılında film olarak beyaz perdeye yansıtılmış ve oldukça beğeni toplamıştır.
kaynak: wiki

Carl Sagan Sözleri 48 Adet

Aşağıdaki Carl Sagan sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Carl Sagan sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

Yeterince uzun zamandır aldatılmışsak, aldatmacayı ortaya koyan her türlü kanıtı reddederiz.

Bilim ve teknolojiye zarif bir şekilde bağlı olan; ancak bilim ve teknoloji hakkında neredeyse hiçbir şey bilmeyenlerden oluşan bir toplumda yaşıyoruz.

Yaşam, daima yolunu bulacaktır.

Kesmek için besi hayvanı yetiştiririz, ormanları yok ederiz; akarsu ve gölleri hiç balık yaşayamayacak kadar kirletiriz; spor olsun diye geyik, kürkü için leopar, gübre yapmak için balina öldürürüz; yunusları dev balık ağları içine hapsedip soluksuz bırakırız; fok yavrularını sopayla öldürürüz ve her gün bir canlı türünün soyunun tükenmesine sebep oluruz. Tüm bu hayvanlar ve bitkiler bizim kadar canlıdır. Sözümona korunan yaşam deği

Neyin doğru olduğu umrumuzda mı? fark ediyor mu?

Cehaletin esenlik getirdiği yerde, zeki olmak budalalıktır.

Bilim bilgi kütlesinden daha fazlası; bir düşünme tarzıdır. Evrenin kuşkuyla sorgulanma tarzıdır. Eğer şüpheci yaklaşmamak için otoriteye kuşkucu sorular soramıyorsak o zaman tam bir kaos içindeyiz.

Yerküremize uzaydan baktığımızda, ulusal sınır diye bir şey göremiyoruz, etnik, dinsel ya da ulusal şovenist davranışların sürdürülmesi akıl almaz bir duruma dönüşüyor.

Bilim; tecrübeyle eski inanışlara meydan okumak, zihni yeni düşüncelere açmak ve evreni gerçekten olduğu gibi görmektir. Bu nedenle bilim, kimi zaman cesaret gerektirir; en azından geleneksel düşünceleri sorgulayacak kadar cesaret.

Tanrı insanın içini rahatlatan bir masaldır.

Kitaplar dünyayı anlamanın ve demokratik toplumda yerimizi almanın anahtarıdır.

Kaynağı otorite olan fikirler değersizdir.

Gerçek kafa karıştırıcı olabilir, onu kabul etmek bizi uğraştırabilir, içgüdülerimizin öngördüğü gibi olmayabilir, derinlerde gizli önyargılarımızla çelişebilir, çaresizce doğru olmasını dilediğimiz fikirlerle uzaktan yakından ilgisi olmayabilir. Ancak bizim tercihlerimizin, doğruluğu belirleme gibi bir özelliği yoktur.

Tek kutsal gerçek, kutsal gerçeğin olmamasıdır.

Bilimde sıklıkla bir bilim insanı Evet, bu gerçekten güzel bir argüman, ben hatalıyım deyip sonra kendi fikrini değiştirir ve eski fikrini ondan bir daha asla duyamazsınız. Bilim insanları bunu gerçekten yapar. Olması gerektiği kadar sık olmaz, çünkü bilim adamları da insan ve değişim bazen acı çektiricidir. Ama her gün olur. Bunun gibi bir şeyin siyasette veya dinde en son ne zaman gerçekleştiğini hatırlamıyorum.

Kendi adımıza düşünemiyorsak, otoriteyi sorgulamak istemiyorsak, o halde güç sahiplerinin elinde oyun hamuruna döneriz.

Dünya, din adamları ve siyasetçilere bırakılırsa insanlık, hiç bir zaman huzur bulamayacak.

Yalanlara karşı hoşgörünün artması, birçok diğer kötülük için de zemin hazırlar.

Herhangi bir şeye inanan birisini ikna edemezsiniz, çünkü inançları kanıta değil, inanmaya duydukları köklü ihtiyaca dayanır.

Eğer ki bize bazı şeylerin doğru olduğunu iddia edenlere otorite sahiplerinden şüphe duymamızı sağlayan şüpheci sorular sorma becerisinde değilsek, bu durumda önümüze gelen ilk şarlatan politikacı veya dindara kanmaya açık oluruz.

Hangisi daha alçakgönüllüdür? Açık fikirle evrene bakan ve evren bize ne gösterirse göstersin kabul eden bilim insanı mı, yoksa bu kitapta yazan her şeyin mutlak gerçek olarak kabul edilmesi ve işin içindeki tüm insanların yanılma ihtimalinin görmezden gelinmesi gerektiğini söyleyen biri mi?

Hayvanlar fazlasıyla bizim gibiler.

Gerçeklerle çelişen her şey dışlanmalı ya da tekrar gözden geçirilmelidir.

Kişi inanmadığı şeylere inanır görünmeyi meslek haline getirecek denli değer yitimine uğramış ve aklının saflığına tecavüz etmişse, her türlü diğer suçu işlemeye de kendini hazırlamış demektir..

Bilimi açıklamamak bana ahlaksızlık gibi geliyor, Aşık olunca bunu tüm dünyaya duyurmak istersiniz.

Eskiden cazip olan etnik, cinsel, dinsel şovenizm, ya da milliyetçi ateşi körüklemek artık işe yaramıyor.

Bir hayvanı anlatırken 'vahşi' deriz, bizden farklı ve korkunçturlar. Fakat kim daha vahşi acaba? Sadece huzur arayan ve şarkılarını söylemek isteyen balinalar mı; yoksa onları avlayıp yok ederek soykırım noktasına getiren insanoğlu mu?

Cehaletin mutluluk getirdiği yerde, zeki olmak budalalıktır.

Kendinizi iyi hissetmenizi sağladığı sürece bir şeyin doğru olup olmadığını umursamamak; cebiniz doluysa paranın nereden geldiğini boş vermek kadar kötüdür.

Bilim insanlarında gördüğüm en belirgin eksiklik, biz ve onlar şeklinde kutuplaşmaya meyilli olmalarıdır. Kimse doğru bilgiyi kendi tekelinde tuttuğunu sanmasın. Sözünüze itibar edenleri kendinizden sayıp, etmeyenleriyse boş inançlılıkla suçlamak asla yapıcı bir tavır olamaz. İşte bu aklımızdakileri karşı tarafa ifade edebilmemizin önündeki en büyük engel ve bizi azınlıkta kalmaya mahkum eden en büyük yanlışımızdır.

Öğrencilere okulda evrim konusuna girmeden bitki ve hayvan türleri; otoriteye itaatin rolüne, açgözlülüğe, yetersizliklere ve cehalete değinmeden yalnızca savaşlar, tarihler ve kralları anlatan tarih; elementlerin nereden geldiğine yer verilmeden kimya öğretiliyor.

Tanrı fikri; beyaz sakallı dev bir erkeğin gökyüzünden her şeyi idare etmesi gibisinden tasvir edildiği sürece gülünçtür. Yok eğer, Tanrı'dan kastedilen evreni yöneten fizik kanunlarıysa, o zaman kesinlikle Tanrı vardır. Ne var ki; bu Tanrı duygusal olarak insanları pek tatmin etmez ... çünkü Yerçekimi Kanunu'na ibadet etmek saçmadır.

Duygusal olarak en güçlü olduğumuz konularda daha kolay gülünç duruma düşürürüz kendimizi.

Yeterince uzun bir süre aldatılmışsak aldatmacayı ortaya koyan bütün kanıtları reddederiz.

Kozmos'un keşfi, kendi kendimizi keşif yolculuğudur.

Biyolojik evrimin yapıtaşı genler, kültürel evrimin ise fikirlerdir.

Evrende yalnız olduğumuzu düşünmek, okyanustan bir bardak su alıp balinalar yok demekle aynı şey.

Muhteşem bir şey, bir yerlerde keşfedilmeyi bekliyor.

Bugünü anlamak için geçmişi bilmeniz gerekir.

Öyle garip kavramlarla yetiştirilmişiz ki, bizden birazcık değişik bir kişi ya da toplumla karşılaşınca, onların bize yabancılığı nedeniyle güvensizlik duyuyoruz ya da nefret ediyoruz. Oysa her bir uygarlığın anıtları ve kültürü, insan olmanın değişik biçimde anlatımından başka bir şey değildir.

Bilimde, bilim adamlarının sıkça 'biliyor musunuz, bu iyi bir argûman; benim fikrim sanırım yanlış' dediğini duyarsınız. Ve sonra fikirlerini değiştirirler ve onlardan artık eski bakış açısını bir daha duymazsınız. Bunu gerçekten yaparlar. Olması gerektiği kadar sık yapmazlar, çünkü bilim adamları da insandır ve değişiklik çoğu kez zordur. Fakat bilimde her gün olur bu tür birşey. Politika'da veya din'de işe böyle bir şeyin en son ne zaman olduğunu hatırlamıyorum bile.

Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir.

Nereye gittiğimi bilmiyorum fakat 'kendi' yoluma gittiğimi biliyorum.

Yanlış bir argûmanin ilacı, daha iyi bir argûmandır. Fikirlerin bastırılması değil.

Kanıtın yokluğu yokluğun kanıtı değildir.

Tarihin bize öğrettiği en acı derslerden biri şudur: Eğer yeterince uzun bir süre kandırılarak bir şeye inandırılmışsak, bu kandırılmışlığın kanıtlarını reddetmeye yatkınlaşırız. Artık doğru olanı bulmakla ilgilenmez oluruz. Yapılan kandırma bizi eline geçirmiştir. Bunu kendimize bile itiraf etmek artık fazlasıyla acı verici olacaktır. Bir şarlatan böylesi bir gücü sizin üzerinizde kullanmak üzere bir kere verdiğinizde bir daha onu neredeyse hiç geri alamazsınız.

İnanmak istemiyorum, bilmek istiyorum.

Güven verici bir yalan yerine, zor bir gerçeği kucaklamak daha iyidir.

Yorumlar 7 Adet

Perihan

iterlemez

Tarihi araştırın, dahi(zeki vs) olanların inançlı olduğunu gördünüz mü?. Varsa ismini buraya yazın öğrenelim.

Perihan

Ceyhun

Gelmiş geçmiş en zeki insanlardan biri

Perihan

Ceyhun

Çok zeki bir adam...

Perihan

Loqos

Heç şübhəsiz dahidir

Perihan

saykıl

geleceği görebilen ender insanlardan

Perihan

suskun

böyle insanlar sayesinde hayatımız daha iyi olacak

Perihan

fuat

bu adam bir nime. kıymetini bilmek gerek

Yorum Yaz

Kim Söylemiş Olabilir

Eğer bir organ fazla kullanılıyorsa, o organ gelişmesini sürdürerek, daha etkin bir yapı kazanır.

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste