Benim ne acılar çektiğimi kimse bilemez. Ama bu hep böyledir. yanıp yakılmaya...

söz kimin

Bu sayfada İngiliz roman yazarı Jane Austen tarafından söyleyenen sözü bir kısmını okuyacaksınız. Tamamını okumak ve bu söze yapılan yorumları görmek için sayfayı ilerletiniz. Jane Austen şöyle demiştir: Benim ne acılar çektiğimi kimse bilemez. Ama bu hep böyledir. yanıp yakılmaya... Sözün devamı, sayfanın ilerleyen kısmındadır. Bu ve buna benzer sözler aşağıda listelenmiştir.

Jane Austen

Benim ne acılar çektiğimi kimse bilemez. Ama bu hep böyledir. yanıp yakılmayana kimse acımaz.

Yorumlar

Burası çok ıssız, henüz yorum yazılmamış.

İlk yorum yazan sen ol!

Yorum Yaz

söz kimin

Söz Kimin bu bölümde, ünlülerin bazı dikkat çeken sözleri yer almaktadır.

Sözler hakkında

Aşağıdaki sözlerde hata olduğunu düşünüyorsanız lütfen bizimle geçiniz. Bildirin.

Dünyada neler olduğunu anlarsak Türkiye'de neler olduğunu veya olacağını daha iyi anlarız. En tehlikeli sömürgecilik, köleleşme zihinlerin ve gönüllerin sömürgeleşmesi köleleşmesidir. Birinci vazifemiz gönlümüzü ve zihnimizi kölelikten kurtarmaktır. Bunun için kendi dilimizi, Türkçe ile eğitim şarttır. Türkiye'nin savunması Türkçe'nin savunması ile başlar. Bir millet tarihten nasıl silinir? Türkiye'nin bugün ne sanayisi, tarımı, teknolojisi kalmıştır ne de araştırma bilimi kalmıştır. Son çıkarılan kanunlarla topraklar yabancılara çok ucuza satılmaktadır. İşte 50 yıldır olan eğitim sistemi ile adı vatan olan şehit kanıyla sulanmış toprakları kolayca yabancılara satacaklar yetiştirilmiştir. Topraklar da gittikten sonra sıra sepet havasına gelir. Havai, Haiti, Filistin'e bakın neler olmuştur.

Bir gün ister istemez karşısında olacaksın kaçtıklarının. Dua et o gün henüz mahşer olmasın.

Seninle konuşurken yüzüne gülüp, başkalarıyla senin hakkında kötü laflar eden arkadaşlara sahipsen hemen eline bir sözlük al ve arkadaş kelimesinin anlamına bak. Sonra da gerçek olanlarını bul.

Beden denilen nedir? Vücutta kemik ve sinirler vardır, zar ve et ile sıvanmıştır, deri ile kaplıdır, öyle ki gerçekte ne olduğu görülmez. Vücutta bağırsaklar, mide, karaciğer, sidik torbası, kalp, akciğerler, böbrekler ve dalak vardır. Sümük, salya, ter, lenf, kan, eklemleri sağlayan sıvı, safra ve yağ vardır. Bedenin dokuz geçidinden sürekli pislik atılır; gözün pisliği gözden atılır, kulağın pisliği kulaktan, burnun sümüğü burundan akar; bazen ağızdan safra ve balgam çıkarılır, vücuttan ter ve kir atılır. Kafadaki boşlukta beyin vardır, budala kişi cahillikle kaplı olduğundan bedenin 'iyi' bir şey olduğunu düşünür. Beden şişmiş solmuş halde mezara atıldığında akrabaları dahi onu daha fazla görmek istemezler; orada çeşitli hayvanlar tarafından yenir. Bu dünyada akıllı kişi vücudun gerçekte ne olduğunu görür, kişi kendinin veya başkasının bedenine olan bağlılığı bırakmalıdır. Bu iki ayaklı kötü koku taşıyan kirlilik dolu beden çeşitli yerlerinden salgılama yapar, pislikler akıtır; böyle bir bedenle kişi kendinin üstün başkalarının aşağı olduğunu düşünür(!). Bu körlük değil de nedir?

Aklının ucuna oturup kendimi bekledim; gelmedim, gelmedim, gelmedim.

Düşünmek zor iştir, muhtemelen bu nedenle çok az kişi düşünür.

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste