Aret Vartanyan Sözleri ve Hayatı

Bu sayfada Aret Vartanyan sözleri ve hayatı yer almaktadır. Aret Vartanyan kimdir? Aret Vartanyan ölüm ve doğum tarihi kaçtır? Aret Vartanyan mesleği, nereli ve hayatının özeti, kısaca özgeçmişi hakkında bilgilere ulaşacaksınız.

Aret Vartanyan
Bu sayfada Aret Vartanyan hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Aret Vartanyan sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz.
1978 yılında İstanbul Beyoğlu'nda yoksul ama çok kültürlü,sevgi yüklü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Aret Vartanyan 7 yaşından başlayarak yaradılış,insan ve yaşamın gizleri üzerine eksilmez bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyor.

Sekiz yaşında klasikleri okumaya başlayan, dokuz yaşında Nietzhce ile tanışan Vartanyan, o yaşlarda kendini ifade etme biςimi olarak keşfettiği yazma eylemini varoluşunun odağı olarak kabul etti.

İlk gençlik yıllarında Uzakdoğu felsefesine yoğunlaşan Vartanyan, M.Ü.İletilim Fakültesi'nde Lisans ve Yüksek Lisans eğitimlerini tamamladıktan sonra burslu olarak Oxford Üniversitesi'nde Teoloji okudu ve batı felsefesi üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdı.

13 yıl kurumsal hayatta iletişim danışmanı olarak çalıştıktan sonra ilk kitabı 2008 yılında yayımlandı ve aynı yıl bugün yüzbinlerce katılımcıya ulaşan Yaşam Atölyesi'ni kurdu.

Yaşam amacını 'Dünyada bir tek insanı bile dışarıda bırakmadan, her bireyin kendini ve yaşam amacını sevgi üzerine kurulu bir zeminde gerçek kılmasını sağladığı bir dünyaya hizmet etmek' olarak ifade eden Aret Vartanyan, her şeyden önce insana inanıyor.

Din,dil,ırk,ünvan,cinsiyet,zengin fakir gibi etiketlerin ötesinde insanın gerçekliğinin altını ςizerken çalışmalarıyla kısa sürede yüzbinlerce insanın yaşamında farklılık yarattı.

Okuɾlaɾıyla hayata daiɾ biɾ sohbet olan 'Sen ve Ben', İstanbul ekseninde insanı,yaşamı iɾdeleyen ve faɾklılıklaɾla biɾ aɾada yaşamanın ɾomanı 'Biɾ Nefes İstanbul', biɾ bedende kaç kişi yaşadığımızı ve hayatın iςindeki ɾolleɾimizi kadın ve eɾkek olgulaɾıyla soɾgulayan 'Bin Yüz Biɾ İnsan', onbinleɾce danışanı ile geɾçekleştiɾdiği çalışmalaɾı kendi yaklaşımlaɾı ile biɾleştiɾeɾek yaşamın faɾklı kulvaɾlaɾına ışık tutan 'Geɾçekten Yaşıyoɾ Musun'' ve aşkı yeniden tanımlayan, bildiğiniz aşkı unutun diyen 'Çıɾılçıplak Aşk' ile biɾ milyondan fazla okuɾa ulaştı.sozkimin.com



2011-2013 yıllaɾı aɾasında geɾçekleştiɾdiği 'Buyɾun Paylaşalım' ve 'Sen ve Ben' TV pɾogɾamlaɾıyla ekɾanda televizyon dünyasının dikkatini çeken biɾ başaɾı elde eden Vaɾtanyan, yüzbinleɾce izleyicinin oluştuɾduğu paylaşım platfoɾmu hayata geςiɾdi. 2014 yılında Aɾtı 1 TV'de 'Konuşanlaɾ Kulübü' başlığı altında heɾ gün canlı yayında izleyicileɾle buluşmanın yanı sıɾa yeni TV pɾojeleɾinin hazıɾlıklaɾını da süɾdüɾüyoɾ...

Yaşam Atölyesi ve AVCT çatısı altında çalışmalaɾını süɾdüɾen Vaɾtanyan, heɾ yıl atölye çalışmalaɾı dışında Tüɾkiye'nin döɾt biɾ yanında üniveɾsiteleɾde,şiɾketleɾde ve açık konfeɾanslaɾda yaklaşımlaɾını paylaşıyoɾ.

2013 yılında davet edildiği uluslaɾaɾası kongɾe,konfeɾans ve çalışmalaɾın aɾdından kitaρlaɾı yabancı dilleɾe çevɾilmekte olan Vaɾtanyan, 2014 yılında atölye çalışmalaɾını ağıɾlıklı olaɾak yuɾtdışına taşıyoɾ.
kaynak: aretvartanyan
Aret Vartanyan Sözleri ( 40 adet )
Kendini gerçekten seven insanın kendini övmek, ispatlamak, gösteriş yapmak derdi yoktur. Bunlar farkedilme, onaylanma, ikna etme ihtiyacı olduğunda ortaya çıkar. / Aret Vartanyan
Seni en çok yoran çevrendeki insanların samimiyetsiz yaklaşımları. Memnun ettiğin sürece yüzüne gülümseyen, onların istediği olmadığında ise sana sırtını dönenler. Hepimizin ihtiyacı olan her koşulda yanımızda olduğunu hissettiğimiz işler, dostlar, akrabalar. / Aret Vartanyan
Hiç bıkmadan ne yapman gerektiğini, nasıl yaşayacağını ve kim olacağını sana anlatıyorlar. Birçoğu senin gerçeğin bile değil. Sana gösterilen dünyanın gerçek olmadığı gibi. / Aret Vartanyan
Geçmişin izleri silinmeden geleceğe bakılmıyor. Hele ki en yanındakiler bile geçmişini önüne getirmeye, yeni bir sayfa açmana izin vermiyorken. / Aret Vartanyan
Acıdan kaçmak, sadece acıyı derinleştirir. Er ya da geç yaşayacağın sonu, yüzleşmeyi erteledikçe acıyı büyütüyorsun. Yapman gerekeni yap ve bitsin. Ertelemek hiçbir şeyi değiştirmeyecek, belki de kötüleştirecektir. / Aret Vartanyan
Yaşam, yaşayarak öğrenilir. Duvara çarpa çarpa, düşe kalka. söylenerek, hayat hakkında tecrübesiz bilgelerden ve sihirli değnek arayarak değil. Kimse ve hiçbir şey sana senin hayatını veremez. / Aret Vartanyan
Ben bedenine değil içinde olana aşığım; testiye değil, taşıdığı suya ihtiyacım olduğu gibi. / Aret Vartanyan
Her koşulda mutlu olmayı seçebilirsin. Mutluluk bir şeylere bağlayacağın bir duygu hali değil. Tatmin ile mutluluğu karıştırıyoruz. Tatmin olmayı mutluluk sanıyoruz. Yakaladığımız anda beklediğimiz her şeyin tatmin duygusu doğal olarak kaybolur. Kaybolan mutlu olma halin değil. Yalnızlık da korkulacak, kaçılacak bir şey değil. Yalnızsın ve yalnız öleceksin. Kabul et. Kabulleneceğin her sorun'un, her soru?nun üstesinden gelebilirsin. Varlığını kabul etmediğin bir şeyi nasıl çözebilirsin. / Aret Vartanyan
Üç maymunu oynamaktansa olduğumu yaşar, inandığımı söyler, varsa bedelini de öderim. / Aret Vartanyan
Yaşamda kendin olarak ödeyeceğin hiçbir bedel, kopya bir hayatı yaşarken ödeyeceğin bedelden daha ağır olmayacak. / Aret Vartanyan
Kaybetmekten mi korkuyorsun; kaybet. Düşmekten mi korkuyorsun; düş. Yaralanmaktan mı korkuyorsun; yaralan. Sonra iyileş. Yeniden kalk. Yeniden başla.Yeniden sev. Yeniden âşık ol. Bir daha mı düştün? Bir daha kalk. Er ya da geç, beklediğin gelecek. Er ya da geç aradığın seni bulacak. Ama sen bir kez yıldın mı, korktun mu, maskeni yüzüne geçirip kalkanlarını kuşandın mı, o zaman bitecek. Beklediğin her ne ise asla gelmeyecek. / Aret Vartanyan
Yaşadıklarımızdan değil, yaşayamadıklarımızdan pişman oluyoruz. Yarını garanti sanıp erteliyoruz, yapmak istediklerimizi içimizde saklıyoruz; sonra bakıyoruz geç kalmışız. Elbetteki yanlış kararlarım olacak, elbetteki duvara çarpacağım. Ama inan bana, kendin olarak, yüreğinle yaşadıklarında ödeyeceğin hiçbir bedel, bastırdıklarınla, içinde tuttuklarınla yaşadığın başka hayatlardaki bedellerden daha ağır olmayacak. Yarın değil, şimdi. / Aret Vartanyan
En çok sevdiğin insana en az seni seviyorum diyenlerden misin acaba? Annesine, karısına seni seviyorum diyemeyenler ailesi... Nazı en çok geçtiği için çok üzdüğü, en az sevgisini gösterdiği sevdikleri olur bazen insanın. Ben çok geç öğrendim aslında gerçekten seni seven insanların tek istediği şeyin senin sevgini görmek olduğunu! / Aret Vartanyan
Kaybetmek korkusu öyle bir sarıyor ki bizi,kaybetmemek için çırpınıyoruz. Bundandır konuşmak isterken susmamız, kendimizi eksilte eksilte fazlasını vermemiz, bir kadının kocası için saçını süpürge etmesi gibi... İyi çocuk olmak olur derdimiz; kimse bırakmasın, terk etmesin bizi... Sanırız ki biz verdikçe, daha çok sevecek, daha çok anlayacaklar bizi... Bazen gördüğümüz halde görmemezilikten geliriz birçok şeyi. Sanırlar ki, kandırılıdık, uyuduk, fark etmedik. Oysa sen yüreğine taş basarak gözlerini başka yana çevirmişsindir. Bil ki, gerçekten senin olan hiçbir şey seni bırakmaz. Yeter ki sen kendini terk etme, ne pahasına olursa olsun. / Aret Vartanyan
Seni tanımıyorum. Belki cüzdanın kredi kartlarından geçilmiyor. Belki de son birkaç kuruşun kalmış, onlar da genelde buruşuk olurlar. Belki çok güzelsin, belki de yüzüne bakılamayacak kadar çirkin. Bunları geçelim. Tanımadığım senden istediğim tek şey var: Bu kitabı kitap gibi okuma. Bu harfler sadece sana ulaşmamdaki tek yol oldukları için buradalar. Telefonun bende olsaydı telefondan bunları sana anlatabilirdim. / Aret Vartanyan
Hiç kaybetmediğim bir hayat demek, hiç kazanamadığım da bir hayat demektir. Kaybetmekten delice korkmaya başlar, sonra risk almaktan kaçar, sonra da elimizdeki hayatı tek seçeneğimiz sanmaya başlarız. Bizi yıkıp geçen kaybetmek değil, kazanmaktan vazgeçmek oluyor. Kaybetmeyi bilmiyenler, yenilgi tatmayanlar, kazanmanın getirdiklerini bilemez. / Aret Vartanyan
Yalnızlık düşmanın değil, ihtiyacın olan... Kendinle kalmak, yalnızlığın farkında olmak, içinde bastırdığın duymazdan geldiğin onlarca sesin yüzeye çıkışı. İşte o anlarda anlarsın aslında neyin eksik olduğunu nerelerinin kanadığını. İşte bu anlarda güçlenirsin, büyümeye başlarsın. / Aret Vartanyan
Ne bugün kazananlar edebiyete kadar kalacaklar, ne de kaybedenler. Her şey gelip geçici... Yeter ki yüreğinde kaybetme, yeter ki zihninde kabullenme sürekli kaybeden olacağını. / Aret Vartanyan
Kendi kulvarımda yürürken, yandaki kulvarlarla kendimi kıyaslamaktan vazgeçtiğimde ne komşunun tavuğu bana kaz gözükür ne de komşunun tavuğunun kaza dönüşmesinden rahatsızlık duyarım. / Aret Vartanyan
Oysa ne kadar çok yaşamımızı dışarıya bağlıyoruz. İnsanları değiştirmeye çalışıyor, her şeyin bizim istediğimiz gibi olmasını istiyoruz. Her insanın da bizim gibi arayışları, korkuları, hayalleri, gelgitleri olduğunu görmezden geliyoruz. / Aret Vartanyan
Kim sana başarısız diyebilir ki? Sen inandıklarını yaşarken, hamurunu işlerken, gülümserken, huzurluyken, yüzünde renk varken kim sana başarısız diyebilir ki? Dese de ne olur ki? Başkalarının biçtiği kaftanı giymek için kendinden vazgeçenler arasında olmamaktan daha değerli ne olabilir ki? Bir de üzerine sevebilmeyi ve sevilebilmeyi koyduysan daha ne olsun. / Aret Vartanyan
Sen başkalarını sevebildiğin kadar başkalarının sevgisini hissedebilirsin. Çevrendekilerin seni ne kadar sevdiği aslında senin onları ne kadar sevdiğindir. Sevgi karşındakini özgür bırakmaktır. Biz elimizde olsa çivilerle, iplerle sabitleyecek, sadece beni yalnızca beni sev diyeceğiz. / Aret Vartanyan
Bırak anlamasınlar seni, bırak alamasınlar verdiğini; bırak hoyratlıklarına, yoksunluklarına yenik düşsünler. Aşktan kopanların yarattığı dünyayı görüyoruz. Aşktan kaçanların haline aşk bile şaşkınlıkla bakıyor ama sabırla bekliyor. Bir gün benliğine karışacakları günün gelmesini... En azından son nefeste hatırlayacaklar aşkı... / Aret Vartanyan
Etiketler seni yanıltır. Etiketlerin arkasında kalan insanı gör. İnsanların gözlerine bak, sözlerine, kartvizitlerine, onlar hakkında söylenenlere değil. Bugün seni en çok yoranı, üzeni sen de başkalarına yapma. Yalana değil, gerçeğe, insana bak. Bazen bir bakış, bazen bir dokunuş. Ben, herkesi koşulsuz kucaklıyorum. Herkes ben, ben herkesim. / Aret Vartanyan
Duygularını tutma, duygularını saklama. Paylaş. Muhatabınla doğrudan ve olduğu gibi. İmalarla değil, net olarak sanki bir çocuğa anlatır gibi ifade et. / Aret Vartanyan
Kendini sürekli anlatmak zorunda hissetmek zor. Anlatmaktan vazgeçip içine kapanmak daha da zor. Her ikisini de yaşıyoruz. Yavaş yavaş özgüvenimiz törpüleniyor, kendimizden vazgeçiş başlıyor, dönem dönem hırs basıyor, yeni hedefler konuyor, koşuluyor yolda vazgeçiliyor. Bazen de hedefe ulaştığında asıl sorunun devam ettiğini görüyorsun. Hedef sadece seni oyalamış oluyor. Katlanma kat sayını artırıyor. / Aret Vartanyan
Korkarak ürkek yaşıyor sonra da bunun için kendimize çok ama çok kızıyoruz. Çünkü, o korkak, o başarısız, o aciz sergilediğimiz kişilik her neyse o olmadığımızı, ondan fazlası olduğumuzu biliyoruz. / Aret Vartanyan
Ya gerçekten yaşa ya da sadece nefes alarak yaşıyormuş gibi yaptığını kabul et. / Aret Vartanyan
Bilirim herkes yalnızdır ama kaçar durur bu gerçeğinden. Günün sonunda iki kişi de girse yatağa, uykuya dalarken yalnızlığınla yüzleşirsin. Ki bu kötü değildir. Bozkır kurdu sever yalnızlığını. Kalabalık, gürültü, zaman öldüren can çekişmeler sıkar canını. / Aret Vartanyan
Özgüvenin azaldığı yerde kibir yükseliyor. İçeride zayıflık arttıkça dışarıda gösteriş çoğalıyor. Sözcüklerle, yürüyüşle, maskelerle güçlü olunmuyor. Kollarını açıp, sonuçlara kilitlenmeden, gülümsemeni silmeden, korkularından eksiklerinde utanmadan, kaçmadan, saklanmadan, senden beklenen değil 'sen' olduğunda özgüven ve sadelik ışıklarını saçıyor. / Aret Vartanyan
Farkında mısın? Zengin, ünlü, başarılı, başarısız, yoksul, güçlü, güzel, yakışıklı, çirkin, zayıf, şişman hepimiz korkuyoruz. Korkunun adı ne olursa olsun korkuyoruz. Ve yine aynı anda yalnızlıktan dem vuruyoruz. Anlaşılmadığımızı, sevilmediğimizi, bir türlü hak ettiklerimizi göremediğimizi düşünüyoruz. O zaman hepimiz yanlış yere bakıyoruz. İçimize bakmak, kendimizi dinlemek yerine onlarca, yüzlerce sıfat, oyuncak yaratıyoruz. Kendimizi bizim dışımızdan yargılıyoruz,anlamaya çalışıyor, kıyaslıyoruz. Herşey olmak isterken, kendimizi ıskalıyoruz. Elimde kalan da kocaman bir boşluk. Ne yaparsam yapayım dinmeyen bir boşluk, bir arayış. Sen kendin için ne düşünüyorsan, ne hissediyor ve ne değer biçiyorsan dışarıda sadece onu bulacaksın. / Aret Vartanyan
Emile Zola'nın Meyhane romanında dediği gibi, insanın alışamayacağı hiçbir şey yok. Alışıyoruz, ama çok şey kaybediyoruz. Kendimiz, kendimizi böyle tüketiyoruz. / Aret Vartanyan
Nefes almak yaşamak demek değildir! / Aret Vartanyan
Sevmediğin, istemediğin, sabahları uyanmaktan mutlu olmadığın bir insanla beraber olmak kendine tecavüzdür. Kendini böyle hisseden bir insanı ilişkide kalmaya zorlamak da karşındakine tecavüz olur. / Aret Vartanyan
Bazen kendini anlatabilmekte çaresiz kalırsın. Beklentini karşındakinin görmesini beklersin. Aslında, tüm bedeninle ruhunla anlatmak istediğini anlatmana, hatta mecbur kalıp cümlelere dökmene rağmen karşındaki duvar gibi kalır. Çaresiz içine dönersin. Belki biraz yaralı, belki biraz küskün. Sonra vazgeçersin anlatmaya çalışmaktan. Sadece şunu unutma... Her duvardan sonra yeni bir duvar yok. Vazgeçme, çırpınma... Anlayan anlar, anlayan er ya da geç karşına çıkar. / Aret Vartanyan
Sessizliğim kabullenişim değil, vazgeçişimdir. / Aret Vartanyan
Ne kadar güçlü olursa olsun, her kadın; ne kadar önemsiz olduğunu ifade ederse etsin yine her kadın; sırtını yaslayabileceği, güvenebileceği onu taşıyabilecek bir erkek ister. Düştüğünde onu kaldıracak, çekip çevirecek, arkasında sapasağlam duracak. Kadın ne kadar aksini söylerse söylesin, annelik yapacağı bir eş istemez. / Aret Vartanyan
Namusu hala kılıkta kıyafette yaşam tarzında arayanlar var. Namus zihninde, ruhunda. Kılıfıyla uğraşma ya da zihnindekini örtmeye çalışma. Kısa etek, dekolte görünce baştan çıkıyorsa biri bunun kaynağı kıyafet değil bakanın açlığı. Kaldı ki ne görse adam aynı. Kişi karşısındakini kendinden biliyor işte. Kendi kızı eve geç gelince kıyameti koparan nice babanın kendi kızından küçüklerle nasıl birlikte olduğuna, kızkardeşine laf atanı pataklayan abinin nasıl başkalarının kızkardeşine laf attığına defalarca tanık oldum. Bunun adı iki yüzlülüktür. Evdeki kadın sokaktaki kadın, eğlenilecek kadın evlenilecek kadın diyenlerin iki yüzlülüğü gibi. Namus zihinde. Namus sadece cinsellik değil. Namus yürekte. / Aret Vartanyan
Ne kendini kıyaslamak ne de bir şey ispatlamak zorunda değilsin. Sen, sen gibi çok güzelsin. Birisinin seni paran, sahip oldukların için sevmesine kanacak kadar çaresiz misin? Seni gerçekten sevenlerin senden başka kriteri olmaz.Yatağa huzurla girip, coşkuyla uyanamıyorsam sahip olduğum hiçbir şeyin değeri yok. / Aret Vartanyan
Sürekli geçmişi bugüne taşıyoruz. oysaki yeni bir ilişkiye başladığımızda bile kişi farklı, zaman farklı, mekan farklı. Biz sürekli o geçmiştekini bugüne taşıyoruz. O yüzdende faturayı geri kalan 3.5 milyar kadına veya erkeğe kesiyoruz. Oysaki o bir kisi yüzünden kendimizi kapatıyoruz aska, hayata, mutluluğa ve bir çok şeye.. Bir ilişkiye başladığınız zaman geçmişi geride bırakın. / Aret Vartanyan
Yorumlar 💬
gizemliÜlkü ceylina
Insaniz ayibi yok , mutlaka okunmasi gereken bir kitap
gizemliTuğba
Ruhuma değen ve ruhumu harekete geçiren fikirlerinizden dolayı teşekkürler hocam, saygı ve sevgilerimle, iyi ki sizi erken keşfetmişim, üniversite yıllarımın eşsiz koçu...
gizemliSabahat
Size başarılar diliyorum sizi çok seviyorum yolunuz açık olsun
gizemliBurcu
Iyi ki varız. Teşekkürler.Cümlelerini emanet aldım.
gizemliözlem çetiner
Baskalarına çok güzel kılavuz oluyorum.bir dilek tut dediklerinde kafam karişıyooo...
gizemliBize bizi anlatmış
Bin yüz bir insanı herkes okumalı bence tavsiyeleri çok yerinde
gizemliDilek
ne kadar aynı olduğumuzu hissettirdiğiniz için teşekkürler
gizemlicanan
sizi maalesef daha henüz keşfettim benim adıma çok hüzünlü bir geç kalmışlık ama ya hiç rastlamasaydım..
gizemliNurhayat
Eşimle bir türlü yıldızımız barışmıyor elimden geleni yapıyorum
gizemlimünir kaçira
maalesef nadir kitap okuyan biri olarak kitabınızın tamamını büyük bir zevkle okudum gerçekten çok güzel yazmişsınız mutlaka herkezin okumasını tavsiye ederim
gizemliKevser
Hayata öyle bir yaklaşımınız varki insan ben şimdiye kadar ne yapmışım böyle diyor Allah sizden razı olsun
gizemlisait
Sizinle tanışmayı çok istiyorum kitaplariniz harika bi cok seye bakis acimi degistirdiniz en cokta kendimi ihmal ettigimi anladim cok tsklr yureginize saglik
gizemlinilüfer
kitaplarınızı okuduktan sonra kendimi değerlı hıssetmeye basladım tesekkurler
gizemliBilge
Gerçekten yaşıyormusun adlı kitabınızı sesli olarak defalarca dinledim veyaşamak istediğim hayatı bana öğretti. Tebrikler.anlatım dili ve seçtiğiniz cümleler mükemmel
gizemliHülya
Ruhuma dokunan yazılarınız hayatı farketmeme yardımcı oldu. Teşekkürler..
gizemliKamile cini
Sizi dinleyince kendimizi nekadar ihmal etigimizi hep baskalarini onemsedigimi kedini dusunmenin bencillik oldugunu saniyordum farkindalik yasattiginiz icin tesekkurler
gizemlisait
Kitaplarınızı okudum kendimi farketmemi sagladiniz tesekkurler
gizemliMerve
Ben sizin hayraninizim hatta şu an bile kitabınız elimde gerçekten yaşıyor müsün yoksa sadece nefes mi alıyorsun sizden önce sadece nefes alıyordum ama sizden sonra şimdi gerçekten yaşıyorum teşekkürler
gizemliMusa genç
Yüregineze ağzınıza sağlık her şey gönlünce sevdiklerinizle olsun insan bukadar gül anlatılır saygilarimla
gizemliRABÎA
çok güzel çok tesekkür ederim
gizemliZülal
Yürekten tebrikler, anlattıklarınızla insan kendini buluyor, yolunuz her daim açık olsun, saygılar
gizemlihayriye dizmen
kişisel gelişime birey olarak sizlerin sayesinde önem verilince toplum olarak ilerleyebileceğiz :) sevgiler
gizemliBıbı
ben yabancıyım ama sıze hayranım INŞALLAH ıstanbula gelınce kıtaplarnızı alıcam
gizemlireşide oya ince
bu günlerde yaşadığım suçluluk duygusu beni çok küçücük bir duruma getirdi, kendi gözümde değersizleştirdi, berbat hissediyorum.
gizemlisibel eroğlu
sizi televizyonda dinledikçe ve yazılarınızı okudukça kendimi farkettim sonsuz teşekkürler yolunuz açık olsun
gizemliAbdurrahman kalyoncu
Büyük bir zevkle takip ediyorum çok beğeniyorum yazılarınızı yolunuz açık olsun selamlar
gizemligizem
Okadar güzelki insan kendini buluyor sizinle tanismayi bende hayatımi anlatmayi istiyorm yürekten destekliyorum insallah bi gün karşılasiriz
gizemligörkem mutlu şahin
sizi yakından tanımayı çok arzu ediyorumm yüreğinize sağlık iyi varsınız RABBİM SİZİ tanımam vesile oldu mutluyum çok sevdim sizi... sevgiyle aşkla kalın..
gizemliFateme
eline sağlık yuregıne saglık aret bey her zaman sizi çoook seviyorum yolun açik olsun
Misafirlerin Şu Anda Baktığı Ünlüler
2💬
Emmet Fox Emmet Fox
Bugün Doğan Ünlüler ( 19 Eylül )
İsmet Özel, (d. 19 Eylül 1944, Кayseri) Türk, şair ve yazar. Bir süre Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde öğrenim gördükten sonra, Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı'ndan mezun oldu. 18 yıl Devlet Konservatuvarı'nda Fransızca okutmanlığı yaρtı. Ataol Behramoğlu'yla birlikte Halkın Dostları dergisini kurdu ve yönetti. 1963'ten itibaren şiirleri yayımlanmaya başladı. 1974'te d... Devamını oku >>
Paulo Reglus Neves Fɾeiɾe, Ph.D (d. 19 Eylül 1921 - ö. 2 Mayıs 1997), Bɾezilyalı eğitimci, filozof ve eleştiɾel pedagojinin etkili kuɾamcılaɾından biɾidiɾ. Eleştiɾel pedagoji haɾeketinin temel metinleɾden biɾi olaɾak kabul edilen Ezilenleɾin Pedagojisi adlı çalışmasıyla tanınıɾ. Orta halli bir ailenin oğlu olarak doğmuşt... Devamını oku >>
Siɾ William Geɾald Golding (19 Eylül 1911 ' 19 Haziɾan 1993) İngiliz ɾoman yazaɾı ve şaiɾ. 1911 yılında Coɾnwall'de doğdu. Oxfoɾd Üniveɾsitesini bitiɾdi. 1934'te Poems yayınlandı. 1954'te Sinekleɾin Tanɾısı ile ün kazandı. Bu kitabından sonɾa yayınlanan kitaρlaɾı (özellikle Piɾamit) çok daha güçlü biɾ edebi ya&... Devamını oku >>
Bugün Ölen Ünlüler ( 19 Eylül )
David Starr Jordan (19 Ocak 1851 - 19 Eylül 1931) bir lider ichthyologist, eğitimci, eugenicist ve barış aktivisti oldu. O Indiana Üniversitesi başkanıydı ve Stanford Üniversitesi'nin kurucu başkanı oldu. Ürdün Gainesville, New York'ta doğdu ve New York'un bir ςiftlikte büyüdü. Ailesi yerel bir kız lisesinde onu eğitmek iςin alışılmışın dışında bir karar. O botanik bir derece ile mez... Devamını oku >>
Fɾansız felsefe taɾihçisi ve filozof. Özellikle Oɾta Çağ taɾihi üzeɾinde ve çağdaş felsefe soɾunlaɾının çözümünde Thomas’ın geliştiɾdiği yöntemi uygulamıştıɾ. 13 Haziɾan 1884’te Paɾis’te doğdu. Petit Seminai-ɾe de Notɾe-Dame-des Champs ve Soɾbonne’da öğɾenim göɾdü. Biɾkaç yıl lise öğɾetmeni olaɾak gö&... Devamını oku >>
Italo Calvino (d. 15 Ekim 1923 ' ö. 19 Eylül 1985) İtalyan yazaɾ ve ɾomancı. Genç yaşta Küba'dan İtalya'ya göç etti. II. Dünya Savaşı sonɾası İtalyan kültüɾünün en önemli adlaɾından biɾi olmuştuɾ. Kuɾmaca yazaɾlığının yanı sıɾa, İtalya Komünist Paɾti üyeliği ve Einaudi Yayınevi'ndeki göɾevleɾiyle de tanınmıştıɾ. Postmodeɾ... Devamını oku >>
Pieter (Petrus) van Musschenbroek, Hollandalı bilim insanı. Musschenbroek , Leyden Üniversitesi'nde tıp okudu, daha sonra elektrostatik ilgisini çekti. Leyden Şişesi Elektrik tarihinde adı geçen aygıtlardan biri Leyden şişesidir. 18. yüzyılın en gözde buluşlarından biri olan Leyden şişesinin mucidi Alman deneycisi E.G. von Kleist olmakla beraber, aynı buluşu bir yıl sonra, yani 1746 yıl... Devamını oku >>