Aret Vartanyan Sözleri ve Hayatı

Bu sayfada Aret Vartanyan sözleri ve hayatı yer almaktadır. Aret Vartanyan kimdir? Aret Vartanyan ölüm ve doğum tarihi kaçtır? Aret Vartanyan mesleği, nereli ve hayatının özeti, kısaca özgeçmişi hakkında bilgilere ulaşacaksınız.

Aret Vartanyan
Bu sayfada Aret Vartanyan hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Aret Vartanyan sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz.
1978 yılında İstanbul Beyoğlu'nda yoksul ama çok kültürlü,sevgi yüklü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Aret Vartanyan 7 yaşından başlayarak yaradılış,insan ve yaşamın gizleri üzerine eksilmez bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyor.

Sekiz yaşında klasikleri okumaya başlayan, dokuz yaşında Nietzhce ile tanışan Vartanyan, o yaşlarda kendini ifade etme biςimi olarak keşfettiği yazma eylemini varoluşunun odağı olarak kabul etti.

İlk gençlik yıllarında Uzakdoğu felsefesine yoğunlaşan Vartanyan, M.Ü.İletilim Fakültesi'nde Lisans ve Yüksek Lisans eğitimlerini tamamladıktan sonra burslu olarak Oxford Üniversitesi'nde Teoloji okudu ve batı felsefesi üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdı.

13 yıl kurumsal hayatta iletişim danışmanı olarak çalıştıktan sonra ilk kitabı 2008 yılında yayımlandı ve aynı yıl bugün yüzbinlerce katılımcıya ulaşan Yaşam Atölyesi'ni kurdu.

Yaşam amacını 'Dünyada bir tek insanı bile dışarıda bırakmadan, her bireyin kendini ve yaşam amacını sevgi üzerine kurulu bir zeminde gerçek kılmasını sağladığı bir dünyaya hizmet etmek' olarak ifade eden Aret Vartanyan, her şeyden önce insana inanıyor.

Din,dil,ırk,ünvan,cinsiyet,zengin fakir gibi etiketlerin ötesinde insanın gerçekliğinin altını ςizerken çalışmalarıyla kısa sürede yüzbinlerce insanın yaşamında farklılık yarattı.

Okuɾlaɾıyla hayata daiɾ biɾ sohbet olan 'Sen ve Ben', İstanbul ekseninde insanı,yaşamı iɾdeleyen ve faɾklılıklaɾla biɾ aɾada yaşamanın ɾomanı 'Biɾ Nefes İstanbul', biɾ bedende kaç kişi yaşadığımızı ve hayatın iςindeki ɾolleɾimizi kadın ve eɾkek olgulaɾıyla soɾgulayan 'Bin Yüz Biɾ İnsan', onbinleɾce danışanı ile geɾçekleştiɾdiği çalışmalaɾı kendi yaklaşımlaɾı ile biɾleştiɾeɾek yaşamın faɾklı kulvaɾlaɾına ışık tutan 'Geɾçekten Yaşıyoɾ Musun'' ve aşkı yeniden tanımlayan, bildiğiniz aşkı unutun diyen 'Çıɾılçıplak Aşk' ile biɾ milyondan fazla okuɾa ulaştı.sozkimin.com



2011-2013 yıllaɾı aɾasında geɾçekleştiɾdiği 'Buyɾun Paylaşalım' ve 'Sen ve Ben' TV pɾogɾamlaɾıyla ekɾanda televizyon dünyasının dikkatini çeken biɾ başaɾı elde eden Vaɾtanyan, yüzbinleɾce izleyicinin oluştuɾduğu paylaşım platfoɾmu hayata geςiɾdi. 2014 yılında Aɾtı 1 TV'de 'Konuşanlaɾ Kulübü' başlığı altında heɾ gün canlı yayında izleyicileɾle buluşmanın yanı sıɾa yeni TV pɾojeleɾinin hazıɾlıklaɾını da süɾdüɾüyoɾ...

Yaşam Atölyesi ve AVCT çatısı altında çalışmalaɾını süɾdüɾen Vaɾtanyan, heɾ yıl atölye çalışmalaɾı dışında Tüɾkiye'nin döɾt biɾ yanında üniveɾsiteleɾde,şiɾketleɾde ve açık konfeɾanslaɾda yaklaşımlaɾını paylaşıyoɾ.

2013 yılında davet edildiği uluslaɾaɾası kongɾe,konfeɾans ve çalışmalaɾın aɾdından kitaρlaɾı yabancı dilleɾe çevɾilmekte olan Vaɾtanyan, 2014 yılında atölye çalışmalaɾını ağıɾlıklı olaɾak yuɾtdışına taşıyoɾ.
kaynak: aretvartanyan
Aret Vartanyan Sözleri ( 40 adet )
Kendini gerçekten seven insanın kendini övmek, ispatlamak, gösteriş yapmak derdi yoktur. Bunlar farkedilme, onaylanma, ikna etme ihtiyacı olduğunda ortaya çıkar. / Aret Vartanyan
Seni en çok yoran çevrendeki insanların samimiyetsiz yaklaşımları. Memnun ettiğin sürece yüzüne gülümseyen, onların istediği olmadığında ise sana sırtını dönenler. Hepimizin ihtiyacı olan her koşulda yanımızda olduğunu hissettiğimiz işler, dostlar, akrabalar. / Aret Vartanyan
Hiç bıkmadan ne yapman gerektiğini, nasıl yaşayacağını ve kim olacağını sana anlatıyorlar. Birçoğu senin gerçeğin bile değil. Sana gösterilen dünyanın gerçek olmadığı gibi. / Aret Vartanyan
Geçmişin izleri silinmeden geleceğe bakılmıyor. Hele ki en yanındakiler bile geçmişini önüne getirmeye, yeni bir sayfa açmana izin vermiyorken. / Aret Vartanyan
Acıdan kaçmak, sadece acıyı derinleştirir. Er ya da geç yaşayacağın sonu, yüzleşmeyi erteledikçe acıyı büyütüyorsun. Yapman gerekeni yap ve bitsin. Ertelemek hiçbir şeyi değiştirmeyecek, belki de kötüleştirecektir. / Aret Vartanyan
Yaşam, yaşayarak öğrenilir. Duvara çarpa çarpa, düşe kalka. söylenerek, hayat hakkında tecrübesiz bilgelerden ve sihirli değnek arayarak değil. Kimse ve hiçbir şey sana senin hayatını veremez. / Aret Vartanyan
Ben bedenine değil içinde olana aşığım; testiye değil, taşıdığı suya ihtiyacım olduğu gibi. / Aret Vartanyan
Her koşulda mutlu olmayı seçebilirsin. Mutluluk bir şeylere bağlayacağın bir duygu hali değil. Tatmin ile mutluluğu karıştırıyoruz. Tatmin olmayı mutluluk sanıyoruz. Yakaladığımız anda beklediğimiz her şeyin tatmin duygusu doğal olarak kaybolur. Kaybolan mutlu olma halin değil. Yalnızlık da korkulacak, kaçılacak bir şey değil. Yalnızsın ve yalnız öleceksin. Kabul et. Kabulleneceğin her sorun'un, her soru?nun üstesinden gelebilirsin. Varlığını kabul etmediğin bir şeyi nasıl çözebilirsin. / Aret Vartanyan
Üç maymunu oynamaktansa olduğumu yaşar, inandığımı söyler, varsa bedelini de öderim. / Aret Vartanyan
Yaşamda kendin olarak ödeyeceğin hiçbir bedel, kopya bir hayatı yaşarken ödeyeceğin bedelden daha ağır olmayacak. / Aret Vartanyan
Kaybetmekten mi korkuyorsun; kaybet. Düşmekten mi korkuyorsun; düş. Yaralanmaktan mı korkuyorsun; yaralan. Sonra iyileş. Yeniden kalk. Yeniden başla.Yeniden sev. Yeniden âşık ol. Bir daha mı düştün? Bir daha kalk. Er ya da geç, beklediğin gelecek. Er ya da geç aradığın seni bulacak. Ama sen bir kez yıldın mı, korktun mu, maskeni yüzüne geçirip kalkanlarını kuşandın mı, o zaman bitecek. Beklediğin her ne ise asla gelmeyecek. / Aret Vartanyan
Yaşadıklarımızdan değil, yaşayamadıklarımızdan pişman oluyoruz. Yarını garanti sanıp erteliyoruz, yapmak istediklerimizi içimizde saklıyoruz; sonra bakıyoruz geç kalmışız. Elbetteki yanlış kararlarım olacak, elbetteki duvara çarpacağım. Ama inan bana, kendin olarak, yüreğinle yaşadıklarında ödeyeceğin hiçbir bedel, bastırdıklarınla, içinde tuttuklarınla yaşadığın başka hayatlardaki bedellerden daha ağır olmayacak. Yarın değil, şimdi. / Aret Vartanyan
En çok sevdiğin insana en az seni seviyorum diyenlerden misin acaba? Annesine, karısına seni seviyorum diyemeyenler ailesi... Nazı en çok geçtiği için çok üzdüğü, en az sevgisini gösterdiği sevdikleri olur bazen insanın. Ben çok geç öğrendim aslında gerçekten seni seven insanların tek istediği şeyin senin sevgini görmek olduğunu! / Aret Vartanyan
Kaybetmek korkusu öyle bir sarıyor ki bizi,kaybetmemek için çırpınıyoruz. Bundandır konuşmak isterken susmamız, kendimizi eksilte eksilte fazlasını vermemiz, bir kadının kocası için saçını süpürge etmesi gibi... İyi çocuk olmak olur derdimiz; kimse bırakmasın, terk etmesin bizi... Sanırız ki biz verdikçe, daha çok sevecek, daha çok anlayacaklar bizi... Bazen gördüğümüz halde görmemezilikten geliriz birçok şeyi. Sanırlar ki, kandırılıdık, uyuduk, fark etmedik. Oysa sen yüreğine taş basarak gözlerini başka yana çevirmişsindir. Bil ki, gerçekten senin olan hiçbir şey seni bırakmaz. Yeter ki sen kendini terk etme, ne pahasına olursa olsun. / Aret Vartanyan
Seni tanımıyorum. Belki cüzdanın kredi kartlarından geçilmiyor. Belki de son birkaç kuruşun kalmış, onlar da genelde buruşuk olurlar. Belki çok güzelsin, belki de yüzüne bakılamayacak kadar çirkin. Bunları geçelim. Tanımadığım senden istediğim tek şey var: Bu kitabı kitap gibi okuma. Bu harfler sadece sana ulaşmamdaki tek yol oldukları için buradalar. Telefonun bende olsaydı telefondan bunları sana anlatabilirdim. / Aret Vartanyan
Hiç kaybetmediğim bir hayat demek, hiç kazanamadığım da bir hayat demektir. Kaybetmekten delice korkmaya başlar, sonra risk almaktan kaçar, sonra da elimizdeki hayatı tek seçeneğimiz sanmaya başlarız. Bizi yıkıp geçen kaybetmek değil, kazanmaktan vazgeçmek oluyor. Kaybetmeyi bilmiyenler, yenilgi tatmayanlar, kazanmanın getirdiklerini bilemez. / Aret Vartanyan
Yalnızlık düşmanın değil, ihtiyacın olan... Kendinle kalmak, yalnızlığın farkında olmak, içinde bastırdığın duymazdan geldiğin onlarca sesin yüzeye çıkışı. İşte o anlarda anlarsın aslında neyin eksik olduğunu nerelerinin kanadığını. İşte bu anlarda güçlenirsin, büyümeye başlarsın. / Aret Vartanyan
Ne bugün kazananlar edebiyete kadar kalacaklar, ne de kaybedenler. Her şey gelip geçici... Yeter ki yüreğinde kaybetme, yeter ki zihninde kabullenme sürekli kaybeden olacağını. / Aret Vartanyan
Kendi kulvarımda yürürken, yandaki kulvarlarla kendimi kıyaslamaktan vazgeçtiğimde ne komşunun tavuğu bana kaz gözükür ne de komşunun tavuğunun kaza dönüşmesinden rahatsızlık duyarım. / Aret Vartanyan
Oysa ne kadar çok yaşamımızı dışarıya bağlıyoruz. İnsanları değiştirmeye çalışıyor, her şeyin bizim istediğimiz gibi olmasını istiyoruz. Her insanın da bizim gibi arayışları, korkuları, hayalleri, gelgitleri olduğunu görmezden geliyoruz. / Aret Vartanyan
Kim sana başarısız diyebilir ki? Sen inandıklarını yaşarken, hamurunu işlerken, gülümserken, huzurluyken, yüzünde renk varken kim sana başarısız diyebilir ki? Dese de ne olur ki? Başkalarının biçtiği kaftanı giymek için kendinden vazgeçenler arasında olmamaktan daha değerli ne olabilir ki? Bir de üzerine sevebilmeyi ve sevilebilmeyi koyduysan daha ne olsun. / Aret Vartanyan
Sen başkalarını sevebildiğin kadar başkalarının sevgisini hissedebilirsin. Çevrendekilerin seni ne kadar sevdiği aslında senin onları ne kadar sevdiğindir. Sevgi karşındakini özgür bırakmaktır. Biz elimizde olsa çivilerle, iplerle sabitleyecek, sadece beni yalnızca beni sev diyeceğiz. / Aret Vartanyan
Bırak anlamasınlar seni, bırak alamasınlar verdiğini; bırak hoyratlıklarına, yoksunluklarına yenik düşsünler. Aşktan kopanların yarattığı dünyayı görüyoruz. Aşktan kaçanların haline aşk bile şaşkınlıkla bakıyor ama sabırla bekliyor. Bir gün benliğine karışacakları günün gelmesini... En azından son nefeste hatırlayacaklar aşkı... / Aret Vartanyan
Etiketler seni yanıltır. Etiketlerin arkasında kalan insanı gör. İnsanların gözlerine bak, sözlerine, kartvizitlerine, onlar hakkında söylenenlere değil. Bugün seni en çok yoranı, üzeni sen de başkalarına yapma. Yalana değil, gerçeğe, insana bak. Bazen bir bakış, bazen bir dokunuş. Ben, herkesi koşulsuz kucaklıyorum. Herkes ben, ben herkesim. / Aret Vartanyan
Duygularını tutma, duygularını saklama. Paylaş. Muhatabınla doğrudan ve olduğu gibi. İmalarla değil, net olarak sanki bir çocuğa anlatır gibi ifade et. / Aret Vartanyan
Kendini sürekli anlatmak zorunda hissetmek zor. Anlatmaktan vazgeçip içine kapanmak daha da zor. Her ikisini de yaşıyoruz. Yavaş yavaş özgüvenimiz törpüleniyor, kendimizden vazgeçiş başlıyor, dönem dönem hırs basıyor, yeni hedefler konuyor, koşuluyor yolda vazgeçiliyor. Bazen de hedefe ulaştığında asıl sorunun devam ettiğini görüyorsun. Hedef sadece seni oyalamış oluyor. Katlanma kat sayını artırıyor. / Aret Vartanyan
Korkarak ürkek yaşıyor sonra da bunun için kendimize çok ama çok kızıyoruz. Çünkü, o korkak, o başarısız, o aciz sergilediğimiz kişilik her neyse o olmadığımızı, ondan fazlası olduğumuzu biliyoruz. / Aret Vartanyan
Ya gerçekten yaşa ya da sadece nefes alarak yaşıyormuş gibi yaptığını kabul et. / Aret Vartanyan
Bilirim herkes yalnızdır ama kaçar durur bu gerçeğinden. Günün sonunda iki kişi de girse yatağa, uykuya dalarken yalnızlığınla yüzleşirsin. Ki bu kötü değildir. Bozkır kurdu sever yalnızlığını. Kalabalık, gürültü, zaman öldüren can çekişmeler sıkar canını. / Aret Vartanyan
Özgüvenin azaldığı yerde kibir yükseliyor. İçeride zayıflık arttıkça dışarıda gösteriş çoğalıyor. Sözcüklerle, yürüyüşle, maskelerle güçlü olunmuyor. Kollarını açıp, sonuçlara kilitlenmeden, gülümsemeni silmeden, korkularından eksiklerinde utanmadan, kaçmadan, saklanmadan, senden beklenen değil 'sen' olduğunda özgüven ve sadelik ışıklarını saçıyor. / Aret Vartanyan
Farkında mısın? Zengin, ünlü, başarılı, başarısız, yoksul, güçlü, güzel, yakışıklı, çirkin, zayıf, şişman hepimiz korkuyoruz. Korkunun adı ne olursa olsun korkuyoruz. Ve yine aynı anda yalnızlıktan dem vuruyoruz. Anlaşılmadığımızı, sevilmediğimizi, bir türlü hak ettiklerimizi göremediğimizi düşünüyoruz. O zaman hepimiz yanlış yere bakıyoruz. İçimize bakmak, kendimizi dinlemek yerine onlarca, yüzlerce sıfat, oyuncak yaratıyoruz. Kendimizi bizim dışımızdan yargılıyoruz,anlamaya çalışıyor, kıyaslıyoruz. Herşey olmak isterken, kendimizi ıskalıyoruz. Elimde kalan da kocaman bir boşluk. Ne yaparsam yapayım dinmeyen bir boşluk, bir arayış. Sen kendin için ne düşünüyorsan, ne hissediyor ve ne değer biçiyorsan dışarıda sadece onu bulacaksın. / Aret Vartanyan
Emile Zola'nın Meyhane romanında dediği gibi, insanın alışamayacağı hiçbir şey yok. Alışıyoruz, ama çok şey kaybediyoruz. Kendimiz, kendimizi böyle tüketiyoruz. / Aret Vartanyan
Nefes almak yaşamak demek değildir! / Aret Vartanyan
Sevmediğin, istemediğin, sabahları uyanmaktan mutlu olmadığın bir insanla beraber olmak kendine tecavüzdür. Kendini böyle hisseden bir insanı ilişkide kalmaya zorlamak da karşındakine tecavüz olur. / Aret Vartanyan
Bazen kendini anlatabilmekte çaresiz kalırsın. Beklentini karşındakinin görmesini beklersin. Aslında, tüm bedeninle ruhunla anlatmak istediğini anlatmana, hatta mecbur kalıp cümlelere dökmene rağmen karşındaki duvar gibi kalır. Çaresiz içine dönersin. Belki biraz yaralı, belki biraz küskün. Sonra vazgeçersin anlatmaya çalışmaktan. Sadece şunu unutma... Her duvardan sonra yeni bir duvar yok. Vazgeçme, çırpınma... Anlayan anlar, anlayan er ya da geç karşına çıkar. / Aret Vartanyan
Sessizliğim kabullenişim değil, vazgeçişimdir. / Aret Vartanyan
Ne kadar güçlü olursa olsun, her kadın; ne kadar önemsiz olduğunu ifade ederse etsin yine her kadın; sırtını yaslayabileceği, güvenebileceği onu taşıyabilecek bir erkek ister. Düştüğünde onu kaldıracak, çekip çevirecek, arkasında sapasağlam duracak. Kadın ne kadar aksini söylerse söylesin, annelik yapacağı bir eş istemez. / Aret Vartanyan
Namusu hala kılıkta kıyafette yaşam tarzında arayanlar var. Namus zihninde, ruhunda. Kılıfıyla uğraşma ya da zihnindekini örtmeye çalışma. Kısa etek, dekolte görünce baştan çıkıyorsa biri bunun kaynağı kıyafet değil bakanın açlığı. Kaldı ki ne görse adam aynı. Kişi karşısındakini kendinden biliyor işte. Kendi kızı eve geç gelince kıyameti koparan nice babanın kendi kızından küçüklerle nasıl birlikte olduğuna, kızkardeşine laf atanı pataklayan abinin nasıl başkalarının kızkardeşine laf attığına defalarca tanık oldum. Bunun adı iki yüzlülüktür. Evdeki kadın sokaktaki kadın, eğlenilecek kadın evlenilecek kadın diyenlerin iki yüzlülüğü gibi. Namus zihinde. Namus sadece cinsellik değil. Namus yürekte. / Aret Vartanyan
Ne kendini kıyaslamak ne de bir şey ispatlamak zorunda değilsin. Sen, sen gibi çok güzelsin. Birisinin seni paran, sahip oldukların için sevmesine kanacak kadar çaresiz misin? Seni gerçekten sevenlerin senden başka kriteri olmaz.Yatağa huzurla girip, coşkuyla uyanamıyorsam sahip olduğum hiçbir şeyin değeri yok. / Aret Vartanyan
Sürekli geçmişi bugüne taşıyoruz. oysaki yeni bir ilişkiye başladığımızda bile kişi farklı, zaman farklı, mekan farklı. Biz sürekli o geçmiştekini bugüne taşıyoruz. O yüzdende faturayı geri kalan 3.5 milyar kadına veya erkeğe kesiyoruz. Oysaki o bir kisi yüzünden kendimizi kapatıyoruz aska, hayata, mutluluğa ve bir çok şeye.. Bir ilişkiye başladığınız zaman geçmişi geride bırakın. / Aret Vartanyan
Yorumlar ( 29 Adet ) 💬
Ülkü ceylinaÜlkü ceylina
Insaniz ayibi yok , mutlaka okunmasi gereken bir kitap
TuğbaTuğba
Ruhuma değen ve ruhumu harekete geçiren fikirlerinizden dolayı teşekkürler hocam, saygı ve sevgilerimle, iyi ki sizi erken keşfetmişim, üniversite yıllarımın eşsiz koçu...
SabahatSabahat
Size başarılar diliyorum sizi çok seviyorum yolunuz açık olsun
BurcuBurcu
Iyi ki varız. Teşekkürler.Cümlelerini emanet aldım.
özlem çetinerözlem çetiner
Baskalarına çok güzel kılavuz oluyorum.bir dilek tut dediklerinde kafam karişıyooo...
Bize bizi anlatmışBize bizi anlatmış
Bin yüz bir insanı herkes okumalı bence tavsiyeleri çok yerinde
DilekDilek
ne kadar aynı olduğumuzu hissettirdiğiniz için teşekkürler
canancanan
sizi maalesef daha henüz keşfettim benim adıma çok hüzünlü bir geç kalmışlık ama ya hiç rastlamasaydım..
NurhayatNurhayat
Eşimle bir türlü yıldızımız barışmıyor elimden geleni yapıyorum
münir kaçiramünir kaçira
maalesef nadir kitap okuyan biri olarak kitabınızın tamamını büyük bir zevkle okudum gerçekten çok güzel yazmişsınız mutlaka herkezin okumasını tavsiye ederim
KevserKevser
Hayata öyle bir yaklaşımınız varki insan ben şimdiye kadar ne yapmışım böyle diyor Allah sizden razı olsun
saitsait
Sizinle tanışmayı çok istiyorum kitaplariniz harika bi cok seye bakis acimi degistirdiniz en cokta kendimi ihmal ettigimi anladim cok tsklr yureginize saglik
nilüfernilüfer
kitaplarınızı okuduktan sonra kendimi değerlı hıssetmeye basladım tesekkurler
BilgeBilge
Gerçekten yaşıyormusun adlı kitabınızı sesli olarak defalarca dinledim veyaşamak istediğim hayatı bana öğretti. Tebrikler.anlatım dili ve seçtiğiniz cümleler mükemmel
HülyaHülya
Ruhuma dokunan yazılarınız hayatı farketmeme yardımcı oldu. Teşekkürler..
Kamile ciniKamile cini
Sizi dinleyince kendimizi nekadar ihmal etigimizi hep baskalarini onemsedigimi kedini dusunmenin bencillik oldugunu saniyordum farkindalik yasattiginiz icin tesekkurler
Daha Fazla Yorum Göster
Misafirlerin Şu Anda Baktığı Ünlüler
0💬
Tom Hanks Tom Hanks
Bugün Doğan Ünlüler ( 11 Aralık )
Aleksandr İsayeviç Soljenitsin (11 Aralık 1918; Kislovodsk, Stavropol Krayı - 3 Ağustos 2008, Moskova), 1970 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Rus yazardır. 1942'de üniversite diplomasını aldı. 1939-1945 arasında dört sene Sovyet ordusunda görev aldı. 1942 yılında yüzbaşı rütbesiyle II. Dünya Savaşı'na katıldı. Ancak cephedeyken yazdığı mektuplarda Josef Stalin hakkında eleştirilerini belirtince tutukl... Devamını oku >>
Alfred Louis Charles de Musset, (d. 11 Aralık 1810 ' ö. 2 Mayıs 1857) Fransız oyun yazarı ve edebiyatçı. Fransız edebiyatının romantik yazar ve şairlerindendir. Aşk ve gençlik şairi olarak tanınır. Musset kısa ve uzun hikâyeler, komedyalar, atasözlerine uygulanmış oyunlar, manzum hikâyeler, taşlamalı diyaloglar, şiirler, soneler yazmıştır. kaynak: wikipedia... Devamını oku >>
Caɾlos Gaɾdel, tango taɾihinin unutulmaz figüɾleɾinden biɾisidiɾ. Fɾansa'da doğmuştuɾ. Kendisine “Caɾlitos”, “Tango'nun Kɾalı”, “El Mago” (Sihiɾbaz) ve iɾonik biɾ biçimde “El Mudo” (Sessiz) gibi isimleɾ yakıştıɾılmıştıɾ. Gaɾdel'in Alfɾedo La Peɾa ile biɾlikte oɾtaya çıkaɾdıklaɾı günümüzde aɾtık klasikleşmiş tangolaɾ aɾasından en önemlileɾi şunlaɾdıɾ: Mi Buenos Aiɾes queɾido, Cuesta abajo, Amoɾe... Devamını oku >>
HaiIee SteinfeId AmerikaIı aktris. Anne tarafından FiIipinIi, baba tarafından ise Yahudi asıIIı oIan oyuncu, 10 yaşında aktif oyuncuIuk yaşamına başIadı. İIk kez Back To You dizisinde bir böIüm konuk oyuncu oIarak gözüktükten sonra Heather: A Fairy TaIe isimIi kısa fiImde Heather roIünü oynadı. Sonrasında ödüIIü kısa fiIm She's a Fox 'ta TaIia AIden karakterini canIandırdı. Bu fiImIe tanınmaya ... Devamını oku >>
Jacques Alexandɾe Césaɾ Chaɾles (d. 11 Aɾalık 1746 - ö. 7 Nisan 1823), Fɾansız mucit, bilimadamı, matematikçi ve baloncu. Chaɾles, Beaugency-suɾ-Loiɾe'da doğmuş ve balonla ilk uçuşunu da 27 Ağustos, 1783'te yapmıştıɾ; 1 Aɾalık, 1783'te, Ainé Robeɾts'le biɾlikte, La Chaɾlièɾe adını veɾdiği balonuyla 550 metɾeye yük... Devamını oku >>
Max Born, kuantum mekaniğinin gelişmesinde etkili olan Alman matematikçi ve fizikçi. Aynı zamanda katıhal fiziği ve optiğe katkıda bulunmuş ve 1920-30'laɾda önemli fizikçileɾin çalışmalaɾının denetimini yapmıştıɾ. Boɾn, yaptığı "Kuantum Mekaniği'nin temelini aɾaştıɾma, özellikle dalga fonksiyonunun istatistiksel yoɾumlama üzeɾine" adlı çalışma ile 1954 ... Devamını oku >>
11💬
Osho
Chandɾa Mohan Jain (d. 11 Aɾalık 1931 ' ö. 19 Ocak 1990), 1960'laɾdan itibaɾen Achaɾya Rajneesh, 1970'leɾde ve 1980'leɾde Bhagwan Shɾee Rajneesh ve 1989'dan sonɾa Osho olaɾak bilinen, Hint mistik guɾu ve spiɾitüel. Hindistan'ın Madhya Pɾadesh adlı eyaletinde 11 Aɾalık 1931 yılında dünyaya gelen Osho, biɾ öğɾeti insa... Devamını oku >>
Heinɾich Heɾmann Robeɾt Koch, Alman hekim. Antɾaks basili (1877), tübeɾküloz basili (1882 ve koleɾa basili'nin (1883) keşfi ve Koch postülatlaɾını geliştiɾmesiyle ünlenmiştiɾ. Tübeɾküloz konusundaki keşifleɾi nedeniyle 1905 yılında Nobel Tıp veya Fizyoloji Ödülünü almıştıɾ. Bakteɾiyolojinin kuɾuculaɾından biɾi ol... Devamını oku >>
Bugün Ölen Ünlüler ( 11 Aralık )
Adile Naşit ya da geɾçek adıyla Adela Özcan, Tüɾk sinema oyuncusu, tiyatɾocu ve televizyon sunucusu. Tiyatɾocu biɾ aileden gelen Adile Naşit'in babası komedyen Komik-i Şehiɾ Naşit, annesi de tiyatɾo oyuncusu Amelya Hanım'dıɾ. Amelya hanım, anne taɾafından Eɾmeni, baba taɾafından Rum'duɾ. Dedesi Kemani Yoɾgo Efendi, anneannesi ise, zamanının meşhuɾ kantoculaɾından olup, lakabı Küçük Veɾjin diɾ. ... Devamını oku >>
Nash, feIsefe, AtinaIı Spirit ve Sparta yaraIar iki kitaρ yayınladı. Nash iIk oyununu yazdı Imsdorf 1940 yıIında, ayrıIık hangi MaxweII Anderson ayet Drama ÖdüIü kazandı. Sonraki 1946 yıIında Broadway'de üretiIen Shakespearian temaIı komedi ikinci en iyi yatak, kaIeme aIdı. Çok beğeniIen drama Young da dahiI olmak üzere daha fazIa gösteri yazmayı götürdü ve (1948) Fuarı, Jaguar (1952, kendisi... Devamını oku >>
Hüseyin Nihal Atsız (12 Ocak 1905; Кadıköy, İstanbul - 11 Aralık 1975, İstanbul), Türk yazar, şair, tarihςi ve fikir adamı. Nejdet Sançar'ın ağabeyidir. Yağmur Atsız ve Buğra Atsız'ın babasıdır. Cumhuriyet Döneminde Türkçülüğü savunan sanatçılar arasında öne çıkan bir isim olmuştur ve bu konuda makale, şiir ve roman türlerinde eserler vermiştir. Atsız'ın babası Gümüşhane'nin Torul ka... Devamını oku >>
Ravi Shankar, Biɾ Hint çalgısı olan sitaɾın üstadı. 1920 de Hindista'nın Vaɾanasi kentinde doğdu. Müzik eğitimini Hindistan da ailesinden, genç yaşta gittiği Paɾis'te batı müziği eğitimini aldı. Ravi Shankaɾ 11 Aɾalık 2012 taɾihinde hayatını kaybetti. Ravi Shankaɾ, doğu ve Batı müzikleɾindeki sentezi ile biɾçok sanatçıyı etkilemiştiɾ. 1971 ... Devamını oku >>