Anne Bronte Sözleri ve Hayatı

Bu sayfada ingiliz şair ve yazar Anne Bronte 39 adet sözü ve hayatı yer almaktadır. Anne Bronte kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Anne Brontë mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Anne Bronte
Bu sayfada Anne Bronte hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Anne Brontë sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz.
Anne Bɾontë (d. 17 Ocak 1820 - ö. 28 Mayıs 1849), İngiliz şaiɾ ve yazaɾ.

İngiliz Edebiyatı?nın klasikleri arasına yerleşmiş eserleriyle tanınan üç kardeşin (Charlotte Brontë, Emily Brontë, Anne Brontë) en küçüğüdür.

Yorkshire, İngiltere'de doğdu. Verem hastalığından 29 yaşında öldü.
kaynak: wiki


Romanları

Agnes Grey
The Tenant of Wildfell Hall (Şatodaki Kadın)


Ek okuma
Alexander, Christine & Smith, Margaret, The Oxford Companion to the Brontës, Oxford University Press
Barker, Juliet, The Brontës, St. Martin's Pr.
Chitham, Edward, A Life of Anne Brontë, Oxford: Blackwell Publishers
Fraser, Rebeca, The Brontës: Charlotte Brontë and her family, Crown Publishers
Gérin, Winifred, Anne Brontë, Allen Lane
Chadwick, Ellis, In the Footsteps of the Brontës
Miller, Lucasta, The Brontë Myth
Chitham, Edward, A Brontë Family Chronology
Allott, Miriam, The Brontës: The Critical Heritage, 1984
Eagleton, Terry, Myths of Power, 1975
Langland, Elizabeth, Anne Brontë: The Other One, 1989
Scott, P. J. M., Anne Brontë: A New Critical Assessment, 1983
Wise, T. J. and Symington, J. A. (eds.), The Brontës: Their Lives, Friendships and Correspondences, 1932
Anne Bronte Sözleri ( 39 adet )
O gençlerle evlenseydin, belki pişman olurdun. Sana sevmediğin adamla evlenmemeni söylediğim zaman sadece aşk için evlen de demedim, çünkü evlenirken göz önünde tutulması lâzım gelen bir sürü şey var. Kalbini sıkı tut, onu ancak lâyık olan birine ver. / Anne Bronte
İstemediğin bir erkekle evleneceğine, kendini köle diye sattır daha iyi. / Anne Bronte
Hayır! Ondan nefret etmeme, ölümünü istememe rağmen kendisini Tanrı?ya bırakıyorum. Kendimden de tiksiniyor, yaşamak istemiyorum. Fakat bu da Tanrı'nın elinde. / Anne Bronte
Unutmak istemekle elde edilmez. Her isteyene de güvenemem. Karşımdaki güvene lâyık olmasını bilmelidir. / Anne Bronte
Cömert ruhlu bir erkek kendisinden zayıf olanı ezmekten çok, korumaktan zevk duyar. / Anne Bronte
Bayılmak sevmek demek değildir ki. / Anne Bronte
Göre insanın ümitleri tam olarak ölümle birlikte kesiliyor... / Anne Bronte
Bana göre romantik fikirlerle gerçek, sanıldığının tersine, birbirine çok bağlıdır. Evet, gençlikteki cömertçe düşünceler hayatta karşılaşılan çirkin olaylar dolayısıyla değişir, kararır ama, bu onların yanlış olduğunu ispat etmez ki. / Anne Bronte
Sevgin bu kadar çabuk bitiyorsa, demek ki işin başında da öyle derin, kuvvetli değildi. / Anne Bronte
Gerçek dostluktan önce yakın ahbaplık gelir. / Anne Bronte
Kocamın kusurları ne olursa olsun, bunları yabancıların ağzından duymaktan hoşlanmayacağımı bilmelisiniz. / Anne Bronte
Kadınlar yaradılıştan sadıktırlar. Bir kadın bir tek erkeği, sadece onu, körce, delice onu sever. / Anne Bronte
O sana kalbini veriyorsa bunu minnet, şükranla atmalısın... Kalbini elinden geri alamaz diye kendisiyle alay etmemelisin... Kalbini kırmamalısın. / Anne Bronte
Hareketlerin gerçekten kusursuz. Fakat düşüncelerinin de değişmesini isterdim. Senin iyiye kötü, kötüye iyi gözüyle bakmana üzülüyorum. Daha derin düşünmeni, daha yüksek emeller peşinde koşmanı arzuluyordum. / Anne Bronte
Evlenmeden önce bir hayli düşünürdüm. Bir genç kız evlenirken çok dikkatli davranmalıdır. / Anne Bronte
Senin çağında her şeye aşk hâkimdir, benim yaşımda ise altın. / Anne Bronte
Gururum da bana yardım etmiyor. Beni bu hale soktu, şimdi de bu ıstıraptan kurtarmıyor. / Anne Bronte
Beni hakir görüyor. Çünkü kendisini sevdiğimi biliyor. / Anne Bronte
Genç hanımların resimlerinin arkası da mektuplarının altındaki hamişler gibi son derece ilgi verici oluyor. / Anne Bronte
Günahlarından nefret etsem bile, o günahkârı seviyorum. Şüpheleriniz doğruysa, o zaman onu kurtarmak en büyük ödevim olacaktır. / Anne Bronte
Bir aşık gözüyle gördüğün, bayıldığın şeyler ileride bir koca olarak seni bedbaht edebilir. / Anne Bronte
Paradan sonra güzellik ahlâksız erkekleri çok çeken bir şeydir. Bu yüzden de zengin, ya da güzel bir kızın başı dertten kurtulmaz. / Anne Bronte
Çünkü dünyada evlenebileceğim ancak birkaç erkek var. Bunlarla da tanışabileceğim! Pek sanmıyorum. Tanıştığımı farz edelim, o zaman ya evli olacak, ya beni beğenmeyecek. / Anne Bronte
Ümitlendiğim için gülüyordum. Fakat gözyaşıyla gülümsemenin bence farkı yok artık. Bunlar benim belirli hislerimi de ifade edemiyor. Ben bazen mesut olduğum zaman ağlar, üzüldüğüm zaman da gülerim. / Anne Bronte
Fena haber çabuk yayılır. / Anne Bronte
Senin arkadaşlığını başka kadınların aşkına tercih ederim. / Anne Bronte
İnsan karşısındakinin gözlerine bakar, onun kalbinin derinliklerini bile görebilir. Karşındaki isterse, bir iki dakika içinde sana ruhunun yıllarca keşfedemeyeceğin derinliklerini gösterir. / Anne Bronte
Aşk meselelerinde neşeli, masum bir çocuk kadar iyi ara bulucu yoktur. O, ayrılmış kalpleri birleştirir, soğukluğu eritir, âdet ve örf uçurumunun üzerine köprü kurar, korku, çekingenlik, gurur duvarlarım bir darbeyle yıkar. / Anne Bronte
Katiyen kırılmam. Çünkü ben sev... Arkadaşlarımın yanında sessiz sedasız oturmaktan da hoşlanırım. / Anne Bronte
Bizden yüksek, saygıya lâyık insanlara iftira atmaktan başka bir şey bilmiyorsak hiç konuşmayalım daha iyi. / Anne Bronte
Sevdiklerimize bu kadar inanmak hoş bir şey. İnşallah hayal kırıklığına uğramazsınız. / Anne Bronte
Beni memnun etmek istiyorsanız, anneciğim, önce kendi rahatınızı düşünün. / Anne Bronte
Bir kadm özür diledikten sonra artık dargınlığa devamda mânâ yoktur elbet. İşte bu yüzden ilk defa Helen Graham?dan dostça ayrıldım, elini de bu defa öfkeyle değil, saygıyla sıktım. / Anne Bronte
Bazılarının içkiden katiyen vazgeçemediklerini duymuştum. Mutlak pehriz fenaysa, ki herkes bu fikirde değil, haddinden fazla içkiye düşkün olmak daha da berbat, daha da feci bir şey. Bazı anneler, babalar çocuklarına içki içmeyi yasak ederler. Fakat onların sözleri her zaman dinlenmez. Hele çocukların yasak olan şeylere karşı büyük bir merakları vardır. Çocuk başkalarının beğendiği, bayıldığı, fakat kendisine yasak edilen içkiyi içmek için kıvranır. Günün birinde içer de. Bu da tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Bu hususta fazla bilgi sahibi değilim, fakat, Bayan Markham, anlattığınıza göre Bayan Graham'm plânı acaip olmakla beraber hiç de fena değil. Zira çocuk artık gizlice içki tatmak, içmek arzusunu duymayacak, çünkü o içki içmiş, hepsinden de tiksinmiş. / Anne Bronte
Bir anne oğlunun kendisini aşağı görmesini istiyorsa onu evden çıkarmasın, hayatını çocuğun kaprislerini, saçma - sapan arzularını yerine getirmekle geçirsin. / Anne Bronte
Her iki cinsiyetin de zayıf olduğuna, hemen hatâ yapabileceklerine kanisiniz. Fakat bir hata, bir günah gölgesi kadını mahvederken, erkeği kuvvetlendiriyor. Böyle tecrübeler, bayağı bir teşbih kullanalım, meşeyi sağlamlaştıran fırtına gibi bir şey. Belki yaprakların dökülmesine, ince dalların kırılmasına sebep oluyor ama, köklerin toprağa daha sıkıca sarılmasını, ağacın iyice gürbüzleşmesini sağlıyor. Oğullarımızın meziyetlerini tecrübelerle ispat etmesini istiyorsunuz. Buna karşılık kızlarımızın başkalarının tecrübelerinden dahi istifade etmelerine taraftar değilsiniz. Bence çocuklar hem başkalarının tecrübelerinden istifade etmelidir, hem de fenayı reddetmeyi, iyiyi seçmeyi önceden öğrenmelidirler. Zavallı bir kızı, elinde düşmanlarına karşı kullanabileceği silâhlar olmadan, yoluna ne gibi tuzaklar çıkacağım bilmede fırlatıp ortaya atamam. Aynı şekilde onu kendine karşı olan saygısını, güvenini sarsacak kadar da sıkı bir kontrol altına sokmam. Oğluma gelince... Mükemmel, meziyetli bir erkek olmayacaksa onun ölmesini tercih ederim! / Anne Bronte
Fakat en iyi çare onu tuzaklara karşı kuvvetlendirmektir, bunları yolundan kaldırmak değil. / Anne Bronte
Oğlunuzun hayat yolunda şerefiyle ilerlemesini istiyorsanız, yolunun üzerindeki taşları temizlemeyin, onun yerine, kendisine bu taşların üzerinden atlamasını öğretin. Aynı şekilde, o yolda kendisini elinden çekerek de götürmeyin bırakın tek başına ilerlemesini öğrensin. / Anne Bronte
Biz aksi huylu erkeklerin o mahlûklardan hoşlanmaması tabiî bir şey zira hanımlar onları o kadar sever, o kadar çok öpüp okşar ki. / Anne Bronte
Yorumlar ( 2 Adet ) 💬
OkuyucuOkuyucu
Unutmayın ki, karşınızdakini nasıl yargılarsanız, siz de öyle yargılanacaksınız. Charlotte Bronte
somutsomut
ilginç bir aile ama güzel
Misafirlerin Şu Anda Baktığı Ünlüler
6💬
Adele Adele
Bugün Doğan Ünlüler ( 1 Ekim )
0💬
İp Man
İp Man, Wing-Chun dövüş sanatını açık bir şekilde dış dünyaya öğreten ilk Kung-Fu ustasıdır. Aralarında Bruce Lee'nin ԁe bulunԁuğu, ԁaha sonraԁan kenԁileri ԁe birer usta ve öğretmen olarak ԁövüş sanatları ԁünyasınԁa söz sahibi olan birςok kişiyi yetiştirmiştir. Yip Oi-ԁor ve Ng ... Devamını oku >>
Yusuf Kenan Işık (d. 1947, Yeşilyurt, Malatya), Türk oyuncu, sunucu, eski gazeteci ve eski ana haber sunucusu. Devlet Demiryolları'ndan emekli bir memur çocuğu olan Kenan Işık orta okul öğrenimi gerçekleştiği dönemde Malatya Halkevi'nde amatör tiyatro yaρmaya başlamış, lise öğrenimini gerçekleştirdiği ankara'da okurken ise Meydan Sahnesi'ne girmiştir. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bi... Devamını oku >>
Vladimiɾ Samoylovich Hoɾowitz, Volodymyɾ Samijlovich Goɾovitz, 1 Ekim 1903 - 5 Kasım 1989) biɾ Ameɾikan klasik müzik piyanisti ve bestecisiydi. Onun tekniği ve ses ɾenginin kullanımı ve onun icɾa etme heyecanı efsanevi kabul ediliɾdi. Hoɾowitz 20. yüzyılın en büyük piyanistleɾinden biɾi olaɾak kabul ediliɾ. Hayatı ve e?... Devamını oku >>
Zeki Demirkubuz (1 Ekim 1964, Ispaɾta) Tüɾk film yönetmeni, senaɾist, yaρımcı, oyuncu. Zeki Demiɾkubuz 1964 yılında Ispaɾta'da doğdu. Oɾtaokulu Ispaɾta'da, Gönen Öğɾetmen Okulu'nda bitiɾdikten sonɾa İstanbul'a yeɾleşti. Liseye İstanbul'da başladıysa da ilk sömestɾeden sonɾa okulu bıɾakaɾak fabɾika ve atölyele&#... Devamını oku >>
Bugün Ölen Ünlüler ( 1 Ekim )
Pierre Corneille (6 Haziran 1606 - 1 Ekim 1684), Molière ve Racine'le birlikte 17. yy'ın en büyük üç Fransız tiyatrocularından biridir. Corneille, 'Fransız trajedisinin kurucusu' olarak tanınmış ve kırk yıla yakın bir süre boyunca yaρımcılık yaρmıştır. Erken yaşamı ve o dönemin oyunları Corneille, Rouen, Fransa'da, Marthe le Pesant ve Pierre Corneille'in (rütbesiz bir memur) çocuğu o... Devamını oku >>