Abdülkadir Geylani Sözleri ve Hayatı

söz kimin

Bu sayfada Alim ve mutasavvıf şeyh Abdülkadir Geylani ait 95 adet sözleri / alıntıları ve hayatı yer almaktadır. Abdülkadir Geylani kimdir? Ölüm / doğum tarihi kaçtır? Abdülkâdir Geylânî mesleği, nereli, hayatının özeti, kısaca özgeçmişi, kaç yaşında gibi bilgilere ulaşacaksınız.

Abdülkadir Geylani
  • Adı: Abdülkadir Geylani
  • Doğum: 1078
  • Ölüm: 15 Ocak 1166
  • Mesleği: Alim ve mutasavvıf şeyh
Abdülkadir Geylani Kimdir Sayfası

Bu sayfada Abdülkadir Geylani hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Abdülkadir Geylani sayfasında hata veya düzeltme bildirimi için lütfen çekinmeden bizimle irtibata geçiniz. Bildirin.

Muhyiddin Ebû Muhammed Abdulkâdir b. Ebî Sâlih Mûsâ Zengîdost el-Geylânî ya da daha bilinen adıyla Abdülkâdir Geylânî, Büyük Selçuklu Devleti döneminde, günümüz İran'ının Hazar Denizi kıyısındaki Gilan Eyaleti'nde 1078 (H. 471) yılında doğan âlim ve mutasavvıf şeyh. 1166 (H. 561) yılında Bağdat'ta vefat etti ve türbesi buradadır.

Kürt ya da Fars kökenli olduğu iddia edilmektedir. Muhyiddin, Gavs-ül-A'zam, Kutb-i Rabbani, Sultan-ul-Evliya, Kutb-i A'zam ve El-Bâz el-Eşheb gibi lakabları vardır. Babası Ebu Salih bin Musa Cengidost'tur. Peygamber torunu Hasan bin Ali'nin oğlu olan Hasan el-Mu'tena'nın oğlu Abdullah el-Kâmil'in soyundandır. sozkimin.com Annesinin ismi Fatıma, lakabı Ümm-ül-hayr olup, anne tarafından da peygamber torunudur. Bu nedenle de Abdülkâdir Geylânî hem Seyyid (baba tarafından peygamber torunu) hem de anne tarafından Şerif'tir.

Çok küçük yaşlaɾdan itibaɾen faɾklı biɾ yaρısı olduğu çeşitli kaynaklaɾda beliɾtilmektediɾ. Bağdat'ta dönemin tanınmış âlimleɾinden deɾsleɾ alaɾak hadis, fıkıh ve tasavvuf eğitimini geliştiɾdi.

Hocalaɾından Ebu Said Mahzumi'nin medɾesesinde haftada üç gün pazaɾtesi, salı ve cuma gecesi veɾdiği deɾs ve vaazlaɾı çok yoğun ilgi göɾmüştüɾ. İslam tasavvuf'unu heɾkesin anlayacağı şekilde sundu. Önceden Şafii mezhebi'nde idi. Hanbeli mezhebi unutulmak üzeɾe olduğundan, Hanbeli mezhebine geçti ve bu teɾcihi mezhebin yayılmasında etkin biɾ yeɾi olmuştuɾ.

Abdülkâdir Geylânî çok sayıda kız ve eɾkek çocuk sahibi olmuştuɾ. Onlaɾ vâsıtasıyla Кadiɾilik taɾikatı Mısıɾ, Kuzey Afɾika, Endülüs (İspanya), Iɾak, Suɾiye ve Anadolu'ya yayılmıştıɾ. Oğullaɾından Ebû Abduɾɾahmân Şeɾafeddîn Îsâ Mısıɾ'a yeɾleşmiş olup Mısıɾ'daki Kâdiɾî şeɾifleɾin dedesidiɾ. Abdülkâdiɾ Geylânî'nin toɾunlaɾı, Kuzey Afɾika'da daha çok "Şeɾif", Iɾak, Suɾiye ve Anadolu'da ise Seyyid ve Geylânî diye anılmaktadıɾ.
kaynak: wiki

Abdülkadir Geylani Sözleri 95 Adet

Aşağıdaki Abdülkadir Geylani sözleri hakkında hata olduğunu düşünüyorsanız veya sayfamızda bulunmayan Abdülkadir Geylani sözlerini sayfaya ilave etmemizi istiyorsanız irtibata geçiniz. Bildirin.

Nasibin olanı kaybetmezsin, onu senden başkası yiyemez. O başkasının nasibi olmaz. Nasibini ona hırs göstermekle elde edemezsin.

Yerini bilmeyene kader yerini öğretir.

Mümin kimse küçük günahları da büyük görür. Peygamber efendimiz;

Ey mümin! Ne oluyor ki, seni, komşunu; yemede, içmede, giymede ve başka şeylerde kıskanır görüyorum. Bu nasıl iş? Bilmiyor musun ki, bu senin imanını zayıflatır. Mevlânin yanında kıymetin kalmaz. Seni, Allahü teâlânin gazabına uğratır. Hz. Muhammed;

Geçim yollarının yaratıcısını unutup geçim yollarına takılıp kalan, bakıyı unutup fani ile sevinen kimse ne kadar da cahildir!

Kur'an'ın iki yönü vardır: o'nun elinde olan yönü, bizim elimizde olan yönü.

Sûfîler Allah teâlâ'nin kendisinden başka bir şey istemezler. Onlar nimeti değil, nimet bahsedeni, halkı değil hâlik'i isterler.

Allah'a ancak, o'ndan başka herşeyi terkeden kimseler yaklaşabilir.

Kendine bir ağırlık veren kimsenin hiçbir ağırlığı yoktur.

Bâtin bilgisi, seninle rabbin arasındaki ışıktır.

Tasavvuf yolu zâhırî ve bâtinî hükümlere riayet etmeyi ve her şeyden fânî olmayı gerektirir.

Herşeyde o'nun isimlerinden bir isim mevcuttur, herşeyin ismi o'nun ismindendir.

Kardeşinin sana yaptığı nasihatı kabul et. Ona muhalefet etme. Çünkü o, senin kendinde göremediğin şeyleri görür. Bunun için resul-i ekrem;

Nasibin olanı kaybetmezsin, onu senden başkası yiyemez. O başkasının nasibi olmaz. Nasibini ona hırs göstermekle elde edemezsin.

Allah'ın muhabbetinde samimi olan, ne ayıp ışıtır, ne de kulağına ayıp gider.

Ademoğlunun başına gelen her türlü belâ, rabbinden şikayet etmesi yüzündendir.

Günahların kötü bir kokusu vardır. Allah'ın nuru ile bakanlar bunu anlar, fakat halktan gizler, onları rezil etmezler.

İnsan Allah'a kalıbıyla değil, kalbiyle ibadet eder.

Mürid tevbesinin gölgesinde, mürâd ise rabbının inayetinin gölgesinde kâimdir.

Rabbınızın kereminden dileyin, icabet etse de etmese de o'ndan isteyin. Çünkü o'ndan istemek ibadettir.

Amelinin karşılığında ödüllendirilmeyi bekleyen, muhlis değildir.

Tövbe, yönetim değişikliğidir.

Kader üzerinde durup onu delil göstermemiz uygun değildir. Bilakis biz çalışır, çabalar ve ne itiraz, ne de tembellik etmeyiz.

Eğer o'nu bilseydiniz başkasını inkar eder, sonra da o'nun gayrisini o'nun vasıtasıyla bilirdiniz.

Ey arşının örtüsünde büyüklüğünü ve şânını izhar eden Allah'ım! Hiçbir mevcûdun yüceliğine ulaşamayacağı sıfatların hürmetine, Senden kader sırrının karşıma çıkardığı her şeyde, fikir soğukluluğunun izlerini silip süpüren bir yakınlık niyâz ederim. Öyle ki, bütün vaktim seninle güzelleşsin, bütün vaktimi senin rızan için güzelleştireyim.

Her kalp, kendi içindeki çiçeğin kokusunu verir.

Ahireti isteyene dünyada zuhd gerekir; Allah'ı isteyene ise ahirette zuhd gerekir.

Zâhır ilimleri görünen kısmın ışığıdır. Bâtin ilimleri ise görünmeyen kısmın.

Sâlihlerden birisine 'neyi arzu ediyorsun?' Diye sorulduğunda, 'arzu etmemeyi arzu ediyorum.' Diye cevap verdi.

Kabirleri ziyaret ediniz. Salih kimseleri de ziyaret ediniz. Hayırlı işler yapınız. Böyle yaparsanız, her şeyiniz düzelir.

Akıllı kimse ölümü düşünen ve kaderin getirdiğine razı olandır.

Kötü arkadaşları terk et. Onlara sevgi duyma, salihleri sev. Yakının bile olsa, kötü arkadaştan uzak dur. Uzak bile olsa, iyi arkadaşlarla beraber ol. Kimi seversen, seninle onun arasında bir yakınlık hâsil olur. Bu bakımdan, sevgi beslediğin kimsenin kim olduğuna iyi bak.

Kalp kitab ve sünnete göre amel ederse kurbiyet (yakınlık) kazanır. Bunu kazanınca da neyin kendi lehine ve aleyhine, neyin Allah için veya başkası için, neyin de hak ve batıl olduğunu bilir ve görür.

Bilgi hayat, bilgisizlik ölümdür.

Dünya herkesi boğacak kadar engin bir denizdir.

Derdi de yaratan o'dur, devayı da. O kendisini öğretmek için belâya mübtela kılar. Böylece hem belâ verebileceğini, hem de bunu kaldırabileceğini gösterir.

Mümin dünyada, zâhid ahirette gariptir. Ârif ise Allah'ın dışındaki her yerde gariptir.

Sûfîlerden biri demiş ki: insanlar hakkında Allah'a uy, Allah hakkında insanlara uyma!

Ârif, Allah'a her an bir öncekine göre daha yakındır.

Kulun kalbi rabbine erince rabbi onu kimseye muhtaç etmez.

Sıddık gözünün, güneş ve ayın değil, Allah'ın nuruyla bakar.

Sûfîlerden biri demiş ki: fâsığın yüzüne ancak ârif kullar güler.

Ey rabbim! Bütün şükretme acizliğimle sana şükretmek istiyorum.

Allah'ı tanıyan o'nu sever. O'nu seven o'na uyar.

Sabır, hayrin temelidir.

Sûfîler ahırete göre akıllı, dünyaya göre delidirler.

Kalp sâlih olunca dâimî zikir elde edilir ve kalbin her tarafına hakk'in zikri yazılır. Böyle bir kalbin sahibinin gözleri uyuyabilir ama kalbi rabbını zikreder.

Kazayı engelleyen dua, yine kazayı önlemesi mukadder olan duadir.

Teslim ol, rahat bul.

Veliliğin şartı gizlenmek, nebiliğin şartı açıklamaktır.

Sûfîler niçini, nasılı, yap yapma'yı unutarak, kendilerini rablerinin önüne atmışlardır.

Ârif hem dünyada, hem de ahirette yabancıdır.

Kur'an'dan, hakkında tartışarak değil, içindekilerle amel ederek faydalanın.

Akıllı kişi, işlerin başlangıcına değil, sonucuna bakar.

Bu işin başı Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet etmek, son noktası ise bütün nesneler ve davranışların birbirinin aynı olmasıdır.

Bütün insanlar seni kendi menfaati için ister, Allah ise seni senin menfaatin için ister.

Sâlihlerin kalpleri faydayı da zararı da rablerinden bilir.

Sağlam bir kalp tevhid, tevekkül, yakîn, tevfik, ilim, iman ve kurbiyet ile dolar.

Hayatta olduğunuz müddetçe, ömrü fırsat biliniz. Bir müddet sonra hayat kapısı kapanacak, bu dünyadan ayrılacaksınız. Gücünüz yettiği müddetçe hayırlı işler yapmayı ganimet biliniz. Tevbe kapısı açıkken ve elinizde bu imkân varken bunu fırsat biliniz. Tevbe ediniz. Dua etmeye imkanınız varken, dua ediniz. Salih kimselerle beraber olmayı fırsat biliniz.

Allah teâlâ rizıkların taksimini bitirmiştir. Rizikta zerre miktarı artma ve eksilme olmayacaktır.

Ey rabbim! Bütün affını isteme acizliğimle senden affını diliyorum.

Müminin adeti önce düşünüp sonra konuşmaktır. Münafık ise önce konuşur, sonra düşünür.

İnsanlara gösteriş için amel yapıp, sonra da bunu Allahü teâlânin kabul etmesini istemek yakışır mı? Hırsı, şımarıklığı, azgınlığı ve dünyaya düşkünlüğü bırak. Sevincini ve neşeni biraz azalt. Biraz hüzünlü ol. Peygamber efendimiz başkasının kalbini ferahlandırmak için tebessüm buyururlardı.

Zâhır fikhini öğren, sonra bâtin fikhina yönel.

Kalp sırra, sır da hakk'a itimat ederek şükûn bulur.

Şöyle denilmiştir: 'şeriatın şahitlik etmediği her hakikat zindikliktir.

Yolculuk, kalbin yolculuğudur. Vuslat, sırların vuslatidir.

O'nu tanısaydınız, o'nun önünde dilleriniz lâl kesilirdi; kalpleriniz ve diğer uzuvlarınız her halinde edepli olurdu.

Allah'ın takdirini o'nun aleyhine delil yapmayın; çalışın, çabalayın.

Büyük âlimlere tâbi olunuz; bidat yoluna, dinde olmayıp, sonradan çıkarılan şeylere sapmayınız. İtaat ediniz, muhalefet etmeyiniz. Sabrediniz, sızlanmayınız. Sabit kalınız, ayrılıp dağılmayınız. Bekleyiniz, ümit kesmeyiniz. Özünüzü günahtan temizleyiniz, kirletmeyiniz. Hele rabbınızın kapısından hiç ayrılmayınız.

Allah'tan başka herşey puttur.

Belâlar kula cenab-ı hakk'in kapısını çalmayı öğretir.

Sûfîlerin geceleri gece, gündüzleri de gündüz değildir.

Müslümanlar hakkında iyi zan sahibi ol. Onlar hakkında niyetini düzelt. Her türlü hayır işi yapmaya koş. Bilmediğin hususlarda ahireti düşünen âlimlere sor.

Dünya bir topluluğa, ahiret bir topluluğa, hak (c. c. ) da bir topluluğa aittir.

Marifet ve ilim, öz ile kabuğu birbirinden ayırır.

Ey oğul! Senin düşüncen, yiyecek, içecek, giyecek ve dünya lezzetleri olmasın. Bütün bunlar, nefsin ve insan tabiatının istediği şeylerdir. Kalbin düşüncesi nerede, nefsin ve tabiatın istekleri nerede? Kalbin düşüncesi Allahü teâlâdir. Senin düşüncen, rabbin ve onun katında bulunan nimetler olmalıdır. Dünyadan (haram ve şüphelilerden) ne terk edersen, mutlaka bunun karşılığında ahirette ondan daha hayırlısı vardır. Ömründe sadece şu içerisinde bulunduğun günün kaldığını farz et de ahiret için hazırlık yap.

Resulullah hariç her mahluk perdedir; resulullah ise kapıdır.

Acele etme. Acele eden, ya hata yapar veya hatalı duruma yakın olur. Ağır ve temkinli hareket eden, o işte ya isabet kaydeder veya isabet etmeye yaklaşır. Acele şeytandandır. Ağır ve temkinli hareket etmek, Allahü teâlâdandir. Umumiyetle aceleye sebep, dünyalık toplama hırsıdır. Kanaat sahibi ol. Kanaat bitmeyen bir hazinedir.

Bidâyetin zorluklarına sabrederseniz nihayetin rahatı size ulaşır.

Bidâyet sıkıntıdır, nihâyet ise şükûn.

Sevenle sevmeyen rıza halinde değil, hoşnutsuzluk halinde belli olur.

Sûfî bâtınını ve zâhırını Allah'ın kitabına ve resulunun sünnetine uyarak aritandır. O, sâfiyeti arttıkça vücud denizinden çıkar; iradesini, dilek ve ihtiyarini terkeder.

Bu ilim tasavvuf ilmi, kitap sayfalarından değil, Allah erlerinin ağzından alınır.

İnsanlara rehberlik eden kimsede şu hasletler bulunmazsa, o rehberlik yapamaz. Kusurları ortucu ve bağışlayıcı olması, şefkatli ve yumuşak olması, doğru sözlü ve iyilik yapıcı olması, iyiliği emredip, kötülüklerden men edici olması, misafirperver ve geceleri insanlar uyurken ibadet edici olması, âlim ve cesur olması.

Tasavvuf yolu sâlihleri görüp onların sohbetlerini ezberlemekle katedilmez.

Allah'ı bilen kimsenin o'na karşı iradesi kalmaz.

Sûfîlerin yolculukları hakk'a kurbiyet ülkesinde son bulur.

Şükrün esası, nimetin sahibini bilmek, bunu kalb ile itiraf etmek ve dille söylemektir.

Kalb dünya arzularından birine bağlı kaldığı ve geçici lezzetlerden birinin peşine takılıp gittiği müddetçe, imkâni yok, ahireti sevmiş olamaz.

Bir şeyi hatırlamak Allah'ı unutturuyorsa, o şey o kişi için uğursuzdur.

Dünya hikmettir, ahiret ise kudret. Hikmet alet ve sebeplere ihtiyaç duyar, kudret ise duymaz.

Dünya nefslerin, ahiret kalplerin, Allah ise sırların sevgilisidir.

Kaderin gelmesinden rahatsız olma, onu kimse döndüremez ve kimse engel olamaz. Takdir olunan şey mutlaka gerçekleşir.

Ey zavallı! Sana fayda vermeyen şeyler hakkında konuşmayı bırak. Dünya ve ahirette sana fayda verecek işlerle uğraş. Boş işlerle uğraşmayı bırak. Kalbinden dünya düşüncelerini çıkar. Çünkü yakında dünyadan alınacak, ahirete götürüleceksin. Dünyada rahat ve hoş bir hayat arama. Resul-i ekrem; hayat, ahiret hayatıdır.

Yorumlar 4 Adet

Perihan

Volkan

Mekanı cennet olsun inşaallah
Sayfa da ki Cenab-ı Allah ın isimlerini yazarken lütfen büyük harfler ile ve imla kurallarına uygun düzenleyiniz.
Bu kadar güzel bir sayfa yapmış olduğunuz için teşekkürler.

Admin: Hatalardan dolayı özür dileriz. Gerekli düzenlemeler yapılmıştır Volkan bey. İlgi ve alakanız için teşekkür ederiz.

Perihan

Eyüp KLMZ

Allahım onun yüzü gözü hürmetine ıyi insanları korusun inşallah

Perihan

yorgun

Mevlam gani, gani rahmet eylesin. Büyük insan.

Perihan

MUSTAFA

güzel bir uygunlama

Yorum Yaz

Kim Söylemiş Olabilir

Başkaları ile ilgilenirsen iki ay içinde birçok dostlar kazanabilirsin; başkalarının seninle ilgilenmesini beklersen, iki yılda bile tek dost kazanamazsın.

Misafirlerin Baktığı

söz kimin Alfabetik Liste