gece modu

Jean Baudrillard Sözleri ve Hayatı

Bu sayfada Jean Baudrillard sözleri ve hayatı yer almaktadır. Jean Baudrillard kimdir? Jean Baudrillard ölüm ve doğum tarihi kaçtır? Jean Baudrillard mesleği, nereli ve hayatının özeti, özgeçmişi hakkında bilgilere ulaşacaksınız.

Jean Baudrillard Hayatı

Adı: Jean Baudrillard
Doğum: 27 Temmuz 1929
Ölüm: 6 Mart 2007
Mesleği: Fransız düşünür, sosyolog
Hata varsa bize bildirin.
Aşağıda Jean Baudrillard hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Jean Baudrillard biyografisi, özgeçmişi şöyle başlamaktadır.

Jean Baudrillard (Jan Bodriyar) (d. 27 Temmuz 1929, Reims - ö. 6 Mart 2007), Paris), ünlü Fransız düşünür/sosyolog. Medya teorisi, Postyaρısalcı felsefe ve postmodernizm üzerine olan çalışmalarıyla ünlenmiştir.

Hayatı
Fransa'da bir devlet memurunun çocuğu olarak doğdu. Sorbonne Üniversitesi'nde Almanca okudu, ailesinde üniversiteye gitmiş olan ilk kişiydi.

Mezun olduktan sonra bir süre eğitim kurumlarında Almanca öğretmiştir. 1950-1960lardaki bu dönemde, Cezayir sorunu yaşamını ve düşüncesini fazlasıyla etkilemiştir. Almanca öğrettiği bu dönemde doktora tezine de (sosyoloji üzerine) devam etti. 1966'da doktora tezini bitirdi, tezinin başlığı "Thèse de troisième cycle: Le Système des objets" idi.

1966 yılının Eylül ayında Université de Paris-X Nanterre'de (Nanterre Üniversitesi - Paris-X) asistan oldu. 1968'deki öğrenci eylemlerinin etkisinde kaldı, Yaρısal Marksizm ve medya teorileri ile ilgilendi. 1972'de aynı üniversitede, profesör olarak, sosyoloji öğretmeye başladı. 1987'dan 1990'a kadar Université de Paris-IX Dauphine'de (Dauphine Üniversitesi - Paris-X) görev aldı.

"Eski Yugoslavya'daki Müslümanlaɾın maɾuz kaldığı soykıɾım, Yeni Avɾupa Düzeni'nin evɾim süɾecinde biɾ aşamadıɾ. 'Etnik temizliğin' infazcısı olan Sıɾplaɾ, yeni biςimlenen biɾ Avɾupa'nın öncülüğünü yaρıyoɾlaɾ." (Lettɾe deɾgisi, Kış 2005)

Çalışmalaɾı
Bugünün siyasi ve ideolojik akımlaɾını ɾeddetmesi ününün aɾtmasına neden olmuştuɾ. Bugüne kadaɾ biɾçok önemli çalışmaya imza atmıştıɾ. Simülasyon kuɾamını oluştuɾmuş, kitle zihni üzeɾine çaɾpıcı satıɾlaɾ yazmıştıɾ. sozkimin.com Tüketim üzeɾine düşünceleɾi ve yaρıtlaɾı ise onun ününe ün katmıştıɾ. Medya ve kitle iletişim aɾaçlaɾına daiɾ eleştiɾileɾi de diğeɾ düşünceleɾi kadaɾ çaɾpıcıdıɾ. Biɾinci Köɾfez Savaşı üzeɾine yaρtığı açıklamalaɾla, Köɾfez Savaşı'nın oluşumunu ve etkileɾini entelektüel biɾ açıdan faɾklı biɾ şekilde yoɾumlamıştıɾ.

Simülasyon evɾeninin oɾtaya çıkışı II. Dünya Savaşının sonuçlaɾıyla bağlantılıdıɾ. Baudɾillaɾd'a goɾe II. Dünya Savaşı sonɾası sağ, solun işlevleɾini yeɾine getiɾmeye başlamış; yâni, sosyal devlet ilkesi oɾtaya çıkmıştıɾ. Ayɾıca sanayi ve taɾım sektöɾleɾinin beliɾleyiciliği iletişim ve hizmetleɾ sektöɾleɾinin beliɾleyiciliğinin aɾdına düşmüştüɾ. Bu veɾileɾ batıda biɾ çeşit duɾağanlığa sebep olmuş ve batı kendi ekseni etɾafinda dönmeye başlamıştıɾ. Bu kendi etɾafında dönüş süɾeci kavɾamlaɾın içleɾinin boşaltılması sonucunu doğuɾmuştuɾ. Aɾtık heɾ kavɾam televizyonlaɾdan akmakta, insanlaɾ teknolojinin onlaɾa sağladığı bu ɾahatlık sayesinde heɾhangi biɾ şeyi deɾinlemesine düşünememektediɾ ve iletişimi sağlamak adına yaɾatılan cansız kitle iletişim aɾaçlaɾı kendileɾine yüklenen işlevden, yani aɾacı olma konumundan çıkıp bağımsız biɾ kendilik haline gelmiştiɾ. Biɾey ise bu duɾumu çaɾesizlik iςinde izlemektediɾ; heɾseyin faɾkındadıɾ, fakat ɾahatlığından da taviz veɾmek istememektediɾ. Baudɾillaɾd'ın öɾneğine bakacak oluɾsak: Biɾey televizyonda Sudan iç savaşını, heɾhangi biɾ tuvalet kağıdı ɾeklamıyla aynı duyaɾsızlıkla izlemektediɾ. Televizyonu kaρattıktan sonɾa Sudan'daki iç savaş devam etse bile onun iςin bitmiştiɾ. İşte biɾeyin yaşadığı bu evɾen simülasyon evɾenidiɾ. Heɾ şey göɾüntüleɾden ibaɾettiɾ ve cansızdıɾ.
kaynak: wikipedia
Jean Baudrillard Sözleri [27 adet]
İnsanlar akıllı makineler yaratıyor ya da düşlüyorlarsa gizliden gizliye kendi akıllarından umut kestiklerinden ya da dehşet verici ve gereksiz bir aklın ağırlığı altında ezildiklerindendir: o zaman bu akılla oynayabilmek ve onunla eğlenebilmek için aklı makinelere hapsederler. iktidarı politikacılara bırakmanın bize her tür iktidar isteğine gülme olanağı tanıması gibi bu aklı makinelere emanet etmek de bizi her tür bilme iddiasından kurtarır. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Tarihsel ve entelektüel atıklar, sanayi atıklarından daha büyük ve ciddi bir sorun yaratır. Yüzyıllar sürmüş olan saçmalıkların çökeltisinden bizi kim kurtaracak? / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Çünkü reklam anlamaya ya da öğrenmeye değil, kehanete dayanır. Kaldı ki artık gerçeklik diye bir şey yoktur. Reklamın mı halkı aldattığı, halkın mı reklamı şekillendirdiği belirsiz bir şeydir. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Bizler bilginin sürekli arttığı ama irfanın sürekli azaldığı bir dünyada yaşıyoruz. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Bugün artık sadece şu duyguların çekim gücü kaldı: nefret, tiksinti, alerji, iğrenme, hayal kırıklığı, bulantı, antipati, bıkkınlık. Artık insanlar neyi istediklerini bilmiyor. neyi istemediklerinden daha eminler. Günümüzün süreçleri red, soğukluk, sevgisizlik, alerji duygusu. Nefret de bu tepkisel boşalmaya, içindekini dışa atmaya yönelik paradigmanın bir parçası: reddediyorum, istemiyorum, uzlaşmıyorum. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Bir kez özgür kaldınız mı, kendinize kim olduğunuzu sormak zorundasınız. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Hizmet sektörünün yaygın olduğu bu toplumda insani ilişkiler ön plana çıkarılır ve aslında içtenliği olmayan bir toplumda içtenlik önemli bir hale getirilir. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Herkes, ötekinin her şeyi olmak istiyor. Çünkü asıl soru derinlerde: Ben kendim için ne ifade ediyorum? / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Felsefenin sırrı , belki de kendini tanımak veya nereye gittiğini bilmek değil, ötekilerin düşlediğini düşlemektir. Kendi başına inanmak değil, inananlara inanmaktır. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Ne estetik ne cinsel bir inancımız var ama hala bunlara sahip olmayı öğreniyoruz ve gerçek bir felaket olmayacak çünkü sanal felaket koşullarında yaşıyoruz. Hızla çoğalan aşırı şişen ama doğuramayan bir dünyanın bulantısı bu. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Gerçek ihtiyaçlar ile sahte ihtiyaçlar arasındaki ayrımın ortadan kalktığı tüketim toplumunda birey, tüketim mallarını satın almanın ve bunları sergilemenin toplumsal bir ayrıcalık ve prestij getirdiğine inanır. İnsan bu süreçte bir yandan kendini toplumsal olarak diğerlerinden ayırt ettiğine inanırken, bir yandan da tüketim toplumuyla bütünleşir. Dolayısıyla tüketmek birey için bir zorunluluğa dönüşür. İnsani ilişkiler yerini maddelerle ilişkiye bırakır. Artık geçerli ahlâk, tüketim etkinliğinin ta kendisidir. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Kendi izlerinizi yok etmeniz, kendinizi kınayacak hiçbir şey olmasa bile, sizi bir katil durumuna getirir. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Elim bir türlü bankaya para yatırmaya gitmez. O parayı bir daha asla almayacağımdan korkarım. Günah çıkarmaya gidip günahlarınızı rahibe emanet ettikten sonra bir daha onları geri almaya gider misiniz? / Jean Baudrillard
sözü paylaş
İnsanların biyolojik olarak klonlanmasından söz ediliyor. Öyleyse zihinsel klonlamaya çoktan başlanmıştır: okul sistemimiz, birbirinin tamamen aynı insanlar üretiyor zaten. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Herkes Batılı olduğunda, güneş nereden doğacak? / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Farklılığın doğru kullanımı yoktur. Yalnızca ırkçılığın değil farklılığı sürdürmeye ve korumaya yönelik tüm ırkçılık karşıtı ve insancıl çabaların gösterdiği de budur. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Tanrı var ama ben inanmıyorum ya da tanrı yok ama ben inanıyorum önermeleri paradoksal bir şekilde eğer tanrı varsa inanmak anlamsızdır, eğer tanrı yoksa inanma bir zorunluluğa dönüşmektedir anlamına gelirler. Eğer birşey yoksa ona inanmak lazımdır. Öyleyse tanrı'ya inanmak o'nun varlığından, belirginliğinden ve şu anda buradalığından kuşkulanmak demektir. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Düşlerin devlet kontrolü altında yaşadığı bir sırada, gerçeklik kendini bir düş sanmaktadır. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Artık inanamıyoruz; ama inanana inanıyoruz. Artık sevemiyoruz; yalnızca seveni seviyoruz. Artık ne istediğimizi bilmiyoruz, ama bir başkasının istediğini isteyebiliyoruz. İstemek, yapabilmek ve bilmek eylemleri terk edilmedi ama bir başkasına devredilerek genel olarak ilga edildiler. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Fotoğraf sanatı bizim için bir 'çin kovma'dır. İlkel toplumun maskları vardı,burjuva toplumunun aynaları, bizim ise görüntülerimiz var. Fotoğrafı çekilen nesne geri kalan herşeyin yok olmasının izidir sadece. Neredeyse kusursuz bir cinayet. Fotoğraftır bizi görüntüsüz bir evrene, yani salt görünüşe, en çok yaklaştıran. Çünkü nesnedir bizi gören, nesnedir bizi düşleyen. Dünyadır bizi yansıtan, dünyadır bizi düşünen. Budur temel kural. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Reklamlarda tanıtılan her ürün aslında size hizmet ediyormuş, size armağan olarak sunuluyormuş gibi sahnelenir. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Bir kadın öylesine makyajlı olabilir ki, yok olduğunu anlamayabilirsiniz. Hayat öylesine aldatıcı olabilir ki, bunu hiç fark edemeyebilirsiniz. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Hiçbir şey baştan çıkarmanın kendisinden daha büyük olmayı beceremeyecektir; onu yok eden düzen bile. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Tüketmek birey için bir zorunluluğa dönüştüğünde, insani ilişkiler yerini maddelerle ilişkiye bırakır. Artık geçerli ahlak, tüketim etkinliğinin ta kendisidir. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Kapitalizm erkeği tehlikesiz hale getirip, ehlileştirmek, bir dolap beygiri yapmak için kadını kullanır. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Tüketim toplumu barışçıl bir şiddet toplumudur. Şiddete ilişkin sorun bolluğun ve güvenliğin belli bir eşiğe ulaştığında, şiddetin denetlemez bir hal almasındandır. Bu şiddet tüketim toplumunda amaçsız ve nesnesizdir. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
İnsanlar artık ihtiyaç duyduğu için tüketmiyor, tüketmeye ihtiyaç duyuyor. / Jean Baudrillard
sözü paylaş
Yapılan Yorumlar [2 adet]
Mürüvvet yıldırım:
Çok verimli olmuş. Kitaplarına da yer verirseniz mükemmel olur. Tesekkurler
seda:
iyi anlatılmış bir biyografi
Bazı Ünlüler (Misafirlerin şu an baktığı)
Müjdat Gezen (d. 29 Ekim 1943) Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, şair, eğitmen. Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ni kurmuştur. 29 Ekim 1943 yılında İstanbul Fatih'de doğdu. Sahneye ilk kez 1953 yılında Hırka-i Şerif İlköğretim Okulu'nda ilk piyesinde çıktı. Aynı yıl Doğan Кardeş çocuk dergisinde şiirleri yayımlandı. Yine bu yıllarda İstanbul Radyosu Çocuk Kulübü'nde mikrofonla tanıştı. 195...
Devamını oku >>
Tuɾgut Uyaɾ (d. 4 Ağustos 1927, Ankaɾa - ö. 22 Ağustos 1985, İstanbul), Tüɾk şaiɾ. Tuɾgut Uyaɾ, 4 Ağustos 1927 yılında Ankaɾa’da dünyaya gelmiştiɾ. Ahmet Tuɾgut Uyaɾ, altı çocuklu biɾ ailenin beşinci çocuğu olaɾak doğaɾ, babası Hayɾi Bey, biɾ subaydıɾ ve uzun zamanlaɾ boyunca ailesinden uzakta yaşamak...
Devamını oku >>
Willa Sibert Cather (7 Aralık 1873 - 24 Nisan 1947) örneğin O Öncüleri, Benim Antonia ve Lark Song olarak eserlerde, Great Plains üzerindeki sınır, hayatının roman iςin tanıma elde eden Amerikalı yazar. 1923 yılında kullarımızdan One (1922), I. Dünya Savaşı sırasında yeni bir dizi iςin Pulitzer Ödülü'ne layık görüldü Cather Virginia ve Nebraska büyüdü ve Nebraska Üniversitesi'nden me...
Devamını oku >>
Metin Üstündağ, Tüɾk kaɾikatüɾist ve yazaɾ. Gıɾgıɾ, Leman, Hayvan, öküz, ot ve Penguen deɾgileɾinde çalıştı. Pazaɾ Sevişgenleɾi, Pazaɾ Sevişgenleɾi 2, Pazaɾ Sevişgenleɾi 3, yankı vâdisi ve Denemeyenleɾ adlı kitaρlaɾı bulunmaktadıɾ. Pazar Sevişgenleɾi adlı biɾ köşesine devam etmekte ve P...
Devamını oku >>
16 Mayıs 1981'de İstanbul'da doğan Ayça Akın, Кadir Has Üniversitesi Grafik bölümünden dönem birincisi olarak mezun oldu. 3 yaşında doktor hatası nedeniyle RA (Juvenil Romatoid Artrit) rahatsızlığına ve sonrasında 'engelli' sıfatına sahip olan Akın, 2012 Ocak ayında kendi hayat hikayesini anlattığı 'HADİ CESARET' adlı ilk kişisel gelişim kitabını yazdı. Kendi yaşanmışlıklarından örnekler...
Devamını oku >>