gece modu

Ziya Gökalp Sözleri ve Hayatı

Bu sayfada Ziya Gökalp sözleri ve hayatı yer almaktadır. Ziya Gökalp kimdir? Ziya Gökalp ölüm ve doğum tarihi kaçtır? Mehmet Ziya Gökalp mesleği, nereli ve hayatının özeti, özgeçmişi hakkında bilgilere ulaşacaksınız.

Ziya Gökalp Hayatı

Adı: Ziya Gökalp
Doğum: 23 Mart 1876
Ölüm: 25 Ekim 1924
Mesleği: Türk toplumbilimci, yazar, şair ve siyasetçi
Hata varsa bize bildirin.
Aşağıda Ziya Gökalp hayatının özeti yani kısaca hayatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Mehmet Ziya Gökalp biyografisi, özgeçmişi şöyle başlamaktadır.

Mehmet Ziya Gökalp (23 Mart 1876, Diyarbakır ' 25 Ekim 1924, İstanbul), Osmanlı ve Türk toplumbilimci, yazar, şair ve siyasetςidir. Meclis-i Mebusan'da ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde milletvekilliği yaρmıştır. "Türk milliyetςiliğinin babası" olarak da anılır.

23 Mart 1876 tarihinde Diyarbakır'da doğdu. Asıl adı Mehmet Ziya. Babası yerel bir gazetede çalışıyordu. Eğitimine Diyarbakır'da başladı. Amcasından geleneksel İslam ilimlerini öğrendi. 1895 yılında İstanbul'a gitti. Baytar Mektebi'ne kaydını yaρtırdı. Buradaki öğretimi sırasında İbrahim Temo ve İshak Sukuti ile tanıştı. Jön Türkler'den etkilendi. İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne katıldı. Muhalif eylemleri nedeniyle 1898 yılında tutuklandı. Bir yıl cezaevinde kaldı. 1900 yılında serbest bırakıldıktan sonra Diyarbakır'a sürgüne gönderildi. 1908 yılına kadar Diyarbakır'da küçük memuriyetler yaρtı. II.Meşrutiyet'ten sonra İttihat ve Terakki'nin Diyarbakır şubesini kurdu ve temsilcisi oldu. Peyman gazetesini çıkardı. 1909 yılında Selanik'te toplanan İttihat Terakki Kongresi'ne Diyarbakır delegesi olarak katıldı. sozkimin.com Bir yıl sonra, örgütün
Selanik'teki merkez yönetim kuruluna üye seςildi. 1910 yılında kurulmasında öncülük yaρtığı İttihat Terakki İdadisi'nde sosyoloji dersleri verdi. Bir yandan da Genç Кalemler dergisini çıkardı. 1912 yılında Ergani Maden'den Meclis-i Mebusan'a seςildi, İstanbul'a taşındı. Türk Ocağı'nın kurucuları arasında yer aldı. Derneğin yayın organı Türk Yurdu başta olmak üzere Halka Doğru, İslam Mecmuası, Milli Tetebbular Mecmuası, İktisadiyat Mecmuası, İçtimaiyat Mecmuası ve Yeni Mecmua'da yazılar yazdı. Bir yandan da Darülfünun-u Osmani'de (İstanbul Üniversitesi) sosyoloji dersleri verdi.

Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin yenilmesinden sonra, bütün görevlerinden alındı. 1919 yılında İngilizler tarafından Malta Adası'na sürgüne gönderildi. 2 yıllık sürgün döneminden sonra Diyarbakır'a gitti, Küçük Mecmua'yı çıkardı. 1923 yılında Ankara'ya gitti. Maarif Vekaleti Telif ve Tercüme Heyeti Başkanlığı'na atandı. Aynı yıl İkinci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Diyarbakır milletvekili olarak girdi. Kısa süren bir hastalığın ardından, 25 Ekim 1924 tarihinde İstanbul'da vefat etti.

Eserleri
Limni ve Malta Mektupları
Kızıl Elma (1914)
Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak (1929)
Yeni Hayat (1930)
Altın Işık (1927)
Türk Töresi (1923)
Doğru Yol (1923)[9]
Türkçülüğün Esasları (1923) : Eserin ilk baskısı Osmanlı alfabesiyle yayınlanmıştır[10].
Türk Medeniyet Tarihi (1926, ölümünden sonra)
Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler (ölümünden sonra)
Altın Destan
Üç Cereyan
Ziya Gökalp Sözleri [20 adet]
Uyu yavrum
Uyu yavrum, uyanacak günler var,
Yarınları gözetleyen dünler var.
Baban şehit izlerinde ünler var.
O izlerde sen de dolaş
Öç gününe sen tezce ulaş
Uyu yavrum, tepesinde haç yatan
Camiler vardır bu mu seni ağlatan?
Dayanamaz çiğnenmeye bu vatan
Camilere götür hilal,
Hem yurdu, hem de öcünü al. / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Türkçe
Uydurma söz yapmayız,
Yapma yola sapmayız,
Türkçeleşmiş, Türkçedir;
Eski köke tapmayız.

Türklüğün vicdanı bir;
Dîni bir, vatanı bir;
Fakat hepsi ayrılır
Olmazsa lisanı bir. / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Turan
Nabızlarımda vuran duygular ki tarihin
Birer derin sesidir, ben sahifelerde değil
Güzide, şanlı, necip ırkımın uzak ve yakın
Bütün zaferlerini kalbimin tanininde
Nabızlarımda okur, anlar, eylerim tebcil.

Sahifelerde değil, çünkü Atilla, Cengiz
Zaferle ırkımın tetviç eden bu nasiyeler,
O tozlu çerçevelerde, o iftira amiz
Muhit içinde görünmekte kirli, şermende;
Fakat şerefle numayan Sezar ve İskender!

Nabızlarımda evet, çünkü ilm için müphem
Kalan Oğuz Han'ı kalbim tanır tamamiyle
Damarlarımda yaşar şan-ü ihtişamiyle
Oğuz Han, işte budur gönlümü eden mülhem:

Vatan ne Türkiyedir Türklere, ne Türkistan
Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Kurt ile Ayı
Kurt kocadı, kötürüm oldu,
Bunu sezen bir genç atı
Yakaladı kurdu yoldu,
Dedi: 'Haydi tüysüz dayı,

Yürü, yine yiğitlik sat;
Dar et bize yeşil yurdu! '
Piçlerine dedi: 'Fırsat
Kaçırmayın, boğun kurdu! '

Zavallı kurt öldü, inde
Beş yavrusu kaldı öksüz
Fakat bir kaç yıl içinde
Bunlar birer yiğit, gürbüz

Kurt olarak saldırdılar,
Yeşil yurttan ayıların
Vücudunu kaldırdılar.
Çocuklarım ibret alın:
Her bugüne var bir yarın! / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Kendine Doğru
Atanın içkisi köpüklü kımız,
Arpa suyu içme! dedi bir Kırgız!

Evinin yemişi erikle elma,
Komşunun bağından hurmayı alma!

Başka dile uymaz annenin sesi,
Her sözün ararsan vardır Türkçesi!

Duymadan düşünme, görme sezmeden,
Kendi duygun olsun usunu yeden!

Dile, yap! Tanrı'nın sensin bileği,
Göktürk'ün sendedir yüce dileği!

Demir sana tapar, şimşek baş eğer,
İsteme, sen yarat; görme, sen göster! / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Çobanla Bülbül
Çoban kaval çaldı,sordu bülbüle:
?Sürülerin hani,ovan nerede? ?
Bülbül sordu,boynu bükük bir güle:
?Şarkılarım hani,yavrum nerede? ?

Ağla çoban ağla.Ovan kalmadı.
Göz yaşı dök bülbül,yuvan kalmadı.

Çoban dedi:?Ülkeler hep gitse de,
Kopmaz bende Anadolu Ülkesi,?
Bülbül dedi:?Düşman Hased etse de
İstanbul da şakıyacak Türk sesi?

Çalış çoban,kurtar öz yurdunu.
Şairlerden topla,bülbül bir ordu.

Çoban dedi:?Edirne?den ta Van?a
Erzurum?a kadar benim mülklerim.?
Bülbül dedi:?İzmir,Maraş,Adana,
İskenderun,Kerkük en saf Türklerim?

Sarıl çoban,Sarıl.Mülkü bırakma.
Yad elinde,bülbül,Türk?ü bırakma.

Çoban dedi: Sürülerin hep kaçsa
Benim sürüm var, kaçmaz, adı Türk ili.
Bülbül dedi: ?Şarkı ölsün, yok tasa;
Türkülerim yaşar söyler halk dili.

Yalvar çoban,yalvar.İlin kurtulsun.
Dile haktan,bülbül,dilin kurtulsun. / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Cenk Türküsü
Türk Oğullarına

Düşman yine öz yurduna el attı,
Mezarından ata'n kılıç uzattı,
Yürü diyor, hakkı zulüm kanattı,

Attilâ'nın oğlusun sen unutma!
Medeniyet deme, duymaz o sağır;
Taş üstünde taş kalmasın durma kır:
Kafalarla düz yol olsun her bayır,
Attilâ'nın oğlusun sen unutma!

Koş, Pilevne yine al bayrak taksın,
Gece gündüz Tuna suyu kan aksın,
Yaksın kahrın, bütün Balkan'ı yaksın;
Attilâ'nın oğlusun sen unutma! / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Asker Duası
Elimde tüfenk, gönlümde iman,
Dileğim iki: Din ile vatan...
Ocağım ordu, büyüğüm Sultan,
Sultan'a imdâd eyle Yârabbi!
Ömrünü müzdâd eyle Yârabbi!

Yolumuz gaza, sonu şehâdet,
Dinimiz ister sıdk ile hizmet,
Anamız vatan, babamız millet,
Vatanı ma'mur eyle Yârabbi!
Milleti mesrur eyle Yârabbi!

Sancağım tevhid, bayrağım hilâl,
Birisi yeşil, ötekisi al,
İslâm'a acı, düşmandan öc al,
İslâm'ı âbâd eyle Yârabbi!
Düşmanı berbâd eyle Yârabbi!

Kumandan, zabit, babalarımız.
Çavuş, onbaşı, ağalarımız.
Sıra ve saygı, yasalarımız.
Orduyu düzgün eyle Yârabbi!
Sancağı üstün eyle Yârabbi!

Cenk meydanında nice koç yiğid,
Din ve yurd için oldular şehid,
Ocağı tütsün, sönmesin ümid,
Şehidi mahzun etme Yârabbi!
Soyunu zebun etme Yârabbi! / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Anne Sevgisi
Anneye karşı gelmeyelim,
Nergis çiçeği gibi,
Ne güzel kokarlar,
Ellerinde çiçek çok güzel durur. / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Ali Kemal'e
Ben Türküm! diyorsun, sen Türk değilsin!
Ve İslamım! diyorsun, değilsin İslam!
Ben, ne ırkım için senden vesika,
Ne de dinim için istedim ilam!

Türklüğe çalıştım sırf zevkim için,
Ummadım bu işten asla mükafat!
Bu yüzden bin türlü felaket çektim,
Hiç bir an esefle demedim: Heyhat!

Hatta ben olsaydım: Kürd, Arap, Çerkes;
İlk gayem olurdu Türk milliyeti
Çünkü Türk kuvvetli olursa, mutlak,
Kurtarır her İslam olan milleti!

Türk olsam olmasam ben Türk dostuyum,
Türk olsan olmasan sen Türk düşmanı!
Çünkü benim gayem Türkü yaşatmak,
Seninki öldürmek her yaşatanı!

Türklük, hem mefkurem, hem de kanımdır:
Sırtımdan alınmaz, çünkü kürk değil!
Türklük hadimine 'Türk değil! ' diyen
Soyca Türk olsa da 'piçtir', Türk değil! / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Ümit, benim ruhumun vazgeçilmez ihtiyaçlarındandır. / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Düşmanın ülkesi viran olacak, Türkiye büyüyüp turan olacak. / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Ülkü uğrunda gönüller delidir. Kişiler ülkü uğrunda ölmelidir. / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Sakin hakkım var deme. Hak yok, vazife vardır! / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Felsefe, bilime aykırı hüküm çıkarmaz. / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Türkleri sevmeyen bir kürt kürt değildir, kürtleri sevmeyen bir Türk de Türk değildir. / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Vatan ne Türkiye'dir Türklere, ne Türkistan, vatan tek ve müebbettir: turan. / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Sen ben yokuz, biz varız. / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Dilde birlik, işte birlik! / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Düşünmek ve söylemek kolay, fakat yaşamak, hele başarı ile sonuçlandırmak çok zordur. / Ziya Gökalp
sözü paylaş
Yapılan Yorumlar [1 adet]
henna:
çok anlamlı
Bazı Ünlüler (Misafirlerin şu an baktığı)
Frederick Chamier (1796-1870), bir romancı ve Londra'da doğdu deniz kaρtanı oldu. O bir Anglo-Hint görevlisinin oğluydu, John Ezechial Camier ve eşi Georgiana, Başkan Yardımcısı-amiral Sir William Burnaby kızı. O 1809 yılında Kraliyet Donanması girdi ve bir Asteğmen olarak firkateyn Salsette katıldı. Chamier Salsette görev yaρarken Mayıs 1810 yılında, o Lord Byron, ikinci denemesin...
Devamını oku >>
Zhuge Liang (181-234), nezaket adı Kongming, Üç Krallık döneminde Shu Han devlet şansölyesi oldu. O dönemin en büyük ve en başarılı stratejisti olarak kabul edilir ve başka büyük antik Çin stratejist Sun Tzu kıyasla olmuştur. Genellikle bir elbise giyen ve vinç tüylerinden yaρılmış bir el fan tutan tasvir, Zhuge Liang önemli bir askeri stratejist ve devlet adamı değildi sadece; o da başar...
Devamını oku >>
Valentin Louis Georges Eugène Marcel Proust (Fransızca okunuşu maʁsɛl pʁust) (d. 10 Temmuz 1871 ' ö. 18 Кasım 1922). Fransız romancı, deneme yazarı ve eleştirmen. En tanınmış eseri 1913-1927 yılları arasında yayınlanmış, 20. yüzyılın en büyük eserlerinden biri olarak kabul edilen 7 ciltlik À la recherche du temps perdu (Türkçede, Кayıp Zamanın İzinde)'dir. Proust Pari...
Devamını oku >>
Bekir Coşkun (d. 1945, Şanlıurfa) gazeteci, yazar. 1945 yılında Şanlıurfa'da, memur bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Ankara'da Yüksek Gazetecilik Okulu'ndan mezun olduktan sonra 1974'te foto muhabiri olarak işe başladı. Daha sonra polis muhabirliği, parlamento muhabirliği yaρtı. 1978'de Günaydın Gazetesi'ne geçti. Köşesinin adı Dokuzuncu Köy'dü. 1987'de Sabah Gazetesi'nde Onuncu Kö...
Devamını oku >>
Hüseyin Hilmi Işık (8 Mart 1911 - 26 Ekim 2001), kimyadaki buluşu ve yazdığı kitaρlarla tanınan yirminci yüzyıla damgasını vurmuş olan bir İslâm âlimidir. Kendi öğretileri doğrultusunda Işıkçılar Cemaati oluşmuştur. Mihrişah Sultan ilkokuluna başladı. Yazları Hakîm Kutbeddin, Кalenderhâne ve Ebussuud sibyan mekteblerine devam etti. Yedi yaşında başladığı Reşâdiye Numûne Mektebi'ni 19...
Devamını oku >>